Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gilbert keith chesterton
Merkez Kitaplar, Esrarengiz Kitaplar adlı yeni dizisinde, edebiyatın aykırı tavırlarıyla bilinen önemli yazarları, karabasanlar, gizler ve sırlarla örülü dünyaların kapılarını araladıkları kitaplarıyla okurlarla buluşuyor...Polisiye ya da bilimkurgu türlerinden farklı bir çizgide olan dizideki kitaplar, insanoğlunun imgelemindeki karanlık noktaları, gizemli öğeleri içeriyor. Dizinin amacı, değerl…

Yazar: soren kierkegaard
Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğünde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma uğraşını yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi bildik konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaarda göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresi…

Yazar: susan sontag
Savaş, iç deşer; savaş, bağırsakları boşaltır. Savaş, teni yakıp kavurur. Savaş, organları bedenden koparır. Savaş, yıkıp yok eder. Ve savaş, insan türünün doğasından gelir. Böyle diyor Susan Sontag, tefekkür nesneleri olarak savaş ve dehşet fotoğraflarından hareketle kaleme aldığı bu sarsıcı kitabında. Daha sonra da, Goyanın Savaşın Felaketleri serisinden Amerikan İç Savaşı, Birinci Dünya Savaşı…

Yazar: konstantinos kavafis
Kavafis, çağdaş Yunan şiirinin en büyük şairlerinden biri. İmgeyi yok denecek kadar az kullanması, buna karşın anlatımcı bir şair olmamasıyla, kurduğu dramatik yapıyla çağdaşlarından ayrılır. Alova ve Barış Pirhasanın dilimize kazandırdığı Barbarları Beklerken şiir düşkünlerinin belleğinde Kent, Barbarları Beklerken gibi şiirlerle yer etmiş bir başucu kitabı. Kavafisin 1910dan sonra kurduğu mitse…

Yazar: john maxwell coetzee
Yıllarca sulh yargıçlığı yapan bir adamın zaman içinde değişen duyguları, kurbanlara karşı sempati beslemeye başlaması ve hapse düşüşü. Barbarları Beklerken ezen ile ezilenin bir alegorisi. Uzak zamanlarda, izbe bir mekanda yaşayan sulh yargıcının ve adalet ve ne nezaketten uzak yöntemlerle yönetilen bütün insanların yaşadığı buhranları anlatan önemli bir yapıt. İnsanın kalbinde böylesi bir boşlu…

Yazar: jean genet
Bayan Irma, Balkon adlı lüks bir genelevin, bir yanılsamalar evinin sahibesidir. Toplumun önde gelen kişileri onun evine gelip, acınası zavallılıklarından sıyrılarak, kibir ve sahte bir acımasızlık kisvesi altında güçlü olduklarını hissetmek, dış dünyadan kaçmak isterler. Ne var ki fazla duygusal olduğu için bu genelevden kovulan Chantal'in simgesi haline geldiği bir ayaklanmayla birlikte tü…

Yazar: sevgi soysal
Bakmak, yazarın son Londra yolculuğuna çıkmadan bu tür yazıları arasından eliyle seçtiği ve düzelttiği örneklerin derlemesiyle oluşmuştur. Bakmak, Sevgi Soysalın yurduna ve sorunlarına son bakışı sayılabilir.

Yazar: david herbert lawrence
Yvette kızkardeşi ile birlikte yurtdışından baba evine dönmüştür. Rahip babanın ve evin direği Ninenin kontrolü altındaki ev, onun için boğucu, çekilmez bir ortamdır. Gençliğinin havailiğiyle bekâretinin masumiyeti arasında gidip gelen Yvette, tesadüfen karşılaştığı bir Çingeneye âşık olur. Yakışıklı Çingene, Yvettein aşkı tanımasının, cinselliğe uyanışının ve toplumsal kurallara başkaldırma iste…

Yazar: heinrich böll
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Heinrich Böll'ün Babasız Evler adlı romanı, savaşın dehşetini değişik bir bakış açısından sergiler. Kitapta savaş, cephelerden değil, fakat 'sonrasında', savaşın bitiminin ardından, o savaşta ölmüş babaların ve kocaların geride bıraktıkları insanların evlerinden yola çıkılarak anlatılır. Bu bakış açısından dış dünyada 'bitmiş' olan savaş, babas…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Babalar ve Oğullar Turgenyevin en büyük romanı olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusyanın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir. Kitap 1862de yayımlandığında, bir anda pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odak noktası haline gelmişti; ama bugün hâlâ okunmasını, bu tartışmaları hem içerip hem de aşmasını sağlayan edebi derinliğine, Vladim…

Yazar: terry eagleton
1916'da, İrlanda'nın batı kıyısında bir kulübede, sıradışı kaçaklar biraraya gelmiştir. Ludwig Wittgenstein, İngiliz dargörüşlülüğünden yorgun, felsefeden ise tamamen bitap düşmüş bir halde Cambridge'den kaçmıştır. Yol arkadaşı Mihail Bahtin, Rus devrimci hiziplerinin tartışmalarından gına getirip, kendini oburluğa adamıştır. Onlar yüksek meseleler hakkında komik gevezelikler ederl…

Yazar: neyzen tevfik
Benim sevgili dinleyicilerim ve okuyucularım! Uzun derbederlik hayatımda o kaldırımdan bu kaldırıma; o kapıdan bu kapıya; o diyardan bu diyara; ney im ve mey imle bir kuru yaprak gibi savruldum. O günlerde beni sinenize bastınız, gönlünüzde yer verdiniz, kusurlarımı affettiniz! Rica ederim, burada da müspet bir hakikat aramayınız! Hatalarıma göz yumup bunları hoş görünüz.

Yazar: attila ilhan
Epeyce kadın gizlice erkek sözde kadınlar, mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli kızlar, Sansaryan Handa sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar... Attilâ İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanıyoruz o insanları; kimi…

Yazar: bertrand russell
Çağımızın en büyük filozof, bilgin ve toplumsal eleştirmenlerinden biri olan Bertrand Russell (1872-1970), İngilterenin tanınmış liberal ve soylu bir ailesinden gelir. Cambridge Üniversitesini bitirdikten sonra bilimsel çalışmalarına 1895de gittiği Almanyada başladı. Birinci Dünya Savaşına tüm gücüyle karşı çıktığı için Cambridgedeki hocalık görevine son verildi ve altı ay hapis cezasına mahkum e…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: charles tilly
Charles Tilly, bu kitapta, Avrupa tarihinin savaş, ayaklanma ve bastırmalarla, devletlerin ve imparatorlukların doğuşu ve aralarındaki mücadeleleriyle, kentleşme, zenginleşme ve sanayileşmeyle tanımlanabilecek son beş yüz yıllık dönemini yeniden yorumluyor. Devrimlerin Avrupa, genel olarak da dünya tarihindeki yerini gösteriyor. Büyük devrimler, devrimci olmayan koşullardaki siyasetin düzenli yap…

Yazar: marguerite yourcenar
Bir aşk bunalımının ürünü olan Ateşler, bir aşk şiirleri derlemesi sayılabilir, ya da, şöyle de diyebiliriz: belli bir aşk mefhumuyla birbirlerine bağlanmış bir dizi lirik düzyazı. Bu haliyle eser hiçbir yorum gerektirmez, çünkü kurbanına hem bir illet hem bir temayül olarak kendini dayatan mutlak aşk, en eski zamanlardan beri, tecrübe edilmiş bir olgu ve edebiyatın en çok işlenmiş konularından b…

Yazar: gaston bachelard
Bechelardın bu incelemesinin büyük bölümü düşünce tarihi içindedir; özellikle on yedinci yüzyıldan on dokuzuncu yüzlıla kadar olan dönemde Batı insanının ateş konusunda ne duyduğu, düşlemlediği ve düşündükleri üzerindedir. Bachelardın bu incelemesinde duymak, düşlemlemek ve düşünmek terimlerinin nasıl birbirleriyle çakıştığı, iç içe geçtiği görülür; çünkü Bachelard bu terimlerin alanlarını sonuçt…

Yazar: philip k. dick
Rick Deckard, yatağının yanındaki uyarıcının otomatik sinyalinin yaydığı tatlı ve küçük bir elektrik akımı tarafından uyarıldı. Şaşkınca yataktan kalktı. Önceden uyarılmadan kendini uyanık bulması onu daima şaşırtırdı. Rengârenk pijamasıyla ayakta gerinirken, yatakta karısı Iran; gri ve donuk gözlerini aralayıp söylendi ve yeniden kapadı. "Penfield'ını çok hafif kurmuşsun," dedi…




