
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…
5/10Sıkılmadan okunabilen bir roman.

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…

Yazar: craig silvey
Hayat bir piyangodur: Şanslı olan kazanır, şanssızlar ise Tanrı’nın Unutulan Çocukları’dır... Cesaret, korkuya direnmek ve ona galip gelmektir. “Pencereme gelmişti. Nedenini bilmiyorum ama gelmişti işte. Belki başı dertteydi. Belki de gidecek başka yeri yoktu…” Sıcak bir yaz gecesi beklenmeyen bir misafirin penceresini tıklatmasıyla Charlie’nin sıradan hayatı tamamen değişir. Çünkü top…

Yazar: craig silvey
Hayat bir piyangodur: Şanslı olan kazanır, şanssızlar ise Tanrı’nın Unutulan Çocukları’dır... Cesaret, korkuya direnmek ve ona galip gelmektir. “Pencereme gelmişti. Nedenini bilmiyorum ama gelmişti işte. Belki başı dertteydi. Belki de gidecek başka yeri yoktu…” Sıcak bir yaz gecesi beklenmeyen bir misafirin penceresini tıklatmasıyla Charlie’nin sıradan hayatı tamamen değişir. Çünkü top…

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…
Diyalogları iyi,akıcı ve ilgi çekici.

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…

Yazar: ahmet altan
Daha orada, o anda onun en tehlikeli yanının, istediği anda şefkat uyandırabilmesi olduğunu anlamıştım. Tanrı, hep aynı emri verdi, "Şehvetten sakının," bu emre uyamadık, çelişkilerden hoşlanan Tanrı kendi emriyle bile çatışacak kadar güçlü bir şehvet duygusu vermişti hepimize, bu zavallı kullarından o görkemli yaratıcılığının ürünü olan şehvetle dövüşmesini istemişti, kim Tanrı'nı…

Yazar: necib mahfuz
Hamid Burhan ve Saniye el-Mehdi, çocukları Kevser, Muhammed ve Münire'yle birlikte, 1932 yılında Kanatir Bahçeleri'ne yaptıkları gezi sırasında bir fotoğraf çektirirler. Gelecekteki yaşamlarının dab u fotoğraftaki gibi huzurlu ve mutlu olacağını düşünürler. Ancak ne aileyi ne de ülkelerini böyle bir gelecek beklemektedir. Demokrasi denemeleri, İkinci Dünya Savaşı'nın sonuçları, 195…

Yazar: necib mahfuz
Mukattam Çölünün kıyısında, adının verildiği sokakta, yüksek duvarların çevrelediği muhteşem konağında yaşayan kudretli Cebelavi, topraklarının ve mülklerinin idaresini beş oğlundan biri olan Edhem'e bırakır. Ancak Edhem'in babasına ihaneti, konaktan kovulmasıyla sonuçlanır. Cebelavi'nin oğulları ve torunlarından Cebel, Rıfat ve Kasım, ondan aldıkları işaretler ve manevi güçle, sok…

Yazar: necib mahfuz
1970 yılında Mısır Devlet Başkanı Nasır'ın ölümünden sonra başa geçen Enver Sedat, 1973 yılındaki Arap- İsrail Savaşı'nda Sina'yı geri alarak gösterdiği başarının ardından İnfitah denilen açık kapı politikasını uygulamaya koymuştu. Devlet kurumları özelleştirilmiş, Mısır piyasası Batı'ya kapılarını açmıştı. 1981'de, zaferinin yıldönümü kutlamalarının yapıldığı gün, askeri…

Yazar: necib mahfuz
Ülkemizde daha önce Ara Sokak adıyla yayımlanan Midak Sokağı, Mahfuzun 1947de yazdığı, çeşitli dillere de çevrilen başyapıtlarındandır. Romanın kahramanı aslında, insanların yaşam biçimleri, inançları ayrıca kahvehanesi, eski evleriyle bu şark sokağının kendisidir. Mahfuz, bu küçük dünyanın olaylarını, duygu, düşünce, davranış ve yaşam felsefeleriyle insanlarını; gerçekçi, akılcı ve hoşgörülü bir…

Yazar: necib mahfuz
Yirminci yüzyılın ilk yarısında, Kahire; varlıklı, dul bir kadın: Ain hanım. Şımartarak büyüttüğü oğlu İzzet, arkadaşı Hamdun, ikisinin de âşık olduğu güzel Bedriye ve bahtsız Seyyide; bütün bir mahalle ve o mahallede Mısır’ın saklı yüzü. Necip Mahfuz, Aşk Zamanı’nda okurunu umutsuz bir aşkın çevresinde ördüğü entrikalara, yeraltı örgütlerine, örtünmeye mahkûm kadınların cesaretle adım attığı tiy…

Yazar: necib mahfuz
Yirminci yüzyılın ortalarında, Kahire'nin kalburüstü semtlerinden Abbasiye'de birlikte büyüyen beş arkadaş ve dostluklarına yıllar boyu tanıklık eden, vazgeçilmez buluşma yerleri olan kahvehane. Geçip giden zamanın anılarıyla ve etraflarını saran, sürekli gelişen bir kentin renkleriyle bezeli bir masal. Büyük değişimler yaşayan Mısır toplumunda, arkadaşlardan her birinin kendi yolund…
Yazar: erdoğan baysal
Bu kitap; kan bağlarınca dışlanan bir ana ile daha çocuk çağdaki oğlunun, yaşama tutunabilmek için yaptıkları mücadeleyi anlatmaktadır. Dar kalıplara sığdırılmış totemsel geleneklerin eskiyen kalıplarını yıkarak, düşledikleri yeni dünyayı kurabilmek için yapılan amansız bir mücadeledir bu... Mücadele kırsalda yaşanmış olması bakımından çok önemlidir. Büyük kentlerde yaşayan, daha bilinçli diye dü…

Yazar: kemal tahir
Kemal Tahir külliyatının en renkli romanlarından biridir Büyük Mal, cumhuriyetin kuruluş yıllarına ve İzmir suikasti çevresinde gerçekleşen kırsal dönüşümlere odaklanan ve kurucu mitoslara yönelik ince eleştiriler içeren roman, muhteşem bir dil, güçlü karakterler ve keskin bir dikkatle örülmüş. Kemal Tahir Türk tarihine eğilirken zengin kültür geleneğimizden esaslı bir şekilde yararlanmanın gereğ…

Yazar: kemal tahir
Memleketin gerçeklerini yazmak isteyen bir realist romancı bugünkü tarih devresinde köyü, köylüyü yanlışsız tanımak, fantezilerini kullanmadan tanıtmak zorundadır. Gerek işçi, gerek esnaf, gerekse memur, tüccar, devlet adamı olarak hepimiz hâlâ biraz köylüyüz. Köyün, köylülüğün özellikleri gözden kaçırılırsa şehirlilerin Türk milletini damgalayan özellikleri ya hiç aydınlatılmaz, ya da işe yarama…

Yazar: kemal tahir
Kemal Tahirin, bir üçleme oluşturan ve Çorum çevresinde geçer -Yediçınar Yaylası, Köyün Kamburu ve Büyük Mal adlı romanları; Tanzimatın ilanından Atatürkün ölümüne kadargeçen dönemde, Uç ayrı nesil çevresinde, toplumdaki sosyal gelişmelere uygun olarak değişen mülkiyet ilişkilerinin, toprak ağalığı düzeni ve eşkıyalık hareketlerinin gerçek yüzünü anlatır.Kemal Tahire özgü yaratıcılık ve dehayla d…

Yazar: selim ileri
''Yalnızlığım için içiyordum. İnsansızlıktan donmamak, ölmemek için. Delirmeme ramak kalıyor, yine içiyordum. İkinci Sayru, ‘Evine dön! Evine dön!’ diyordu; dinlemiyordum onu.'' Fakat neden? ''Tam o senelerde, herkesin Rus salatası olarak bildiği, patatesli, kornişonlu, mayonezli salata birdenbire Amerikan salatası oldu.'' Hayat mı dekor mu? '…



