
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: wulf dorn
Hep seni düşünüyorum, yakında sen de beni aklından çıkaramayacaksın… Psikiyatr Jan Forstner bir gün beklenmedik bir anda, kimden geldiği belli olmayan güller alır. İlk başta güllerin, kitabını okuyan bir hayranından geldiğini düşünen Jan bir süre sonra kasabadaki korkunç cinayetler ile evinin kapısına bırakılan imzasız mektuplar ve hediyeler arasında bir bağlantı kurar. Ona sırılsıklam âşık ol…

Yazar: fatih murat arsal
Onu üç yıl önce görmüştü. Güzel heyecanlı bir genç kızdı. Onun biraz daha büyümesi için bekledi... Ama artık bekleyecek zamanı yoktu. İSTEĞİ DE...İki şey için onu zorlamak zorunda kaldı. Evlilik... Bebek... Özellikle bebek önemliydi. İki genç yürek birbirleriyle mücadeleye girdi. Genç kız ne onu ne de bebeği istemiyordu... Genç adam ise çok inatçıydı. Birisi kazanacaktı elbette! BELKİ DE…
7/10
Yazar: fatih murat arsal
Onu üç yıl önce görmüştü. Güzel heyecanlı bir genç kızdı. Onun biraz daha büyümesi için bekledi... Ama artık bekleyecek zamanı yoktu. İSTEĞİ DE...İki şey için onu zorlamak zorunda kaldı. Evlilik... Bebek... Özellikle bebek önemliydi. İki genç yürek birbirleriyle mücadeleye girdi. Genç kız ne onu ne de bebeği istemiyordu... Genç adam ise çok inatçıydı. Birisi kazanacaktı elbette! BELKİ DE…

Yazar: fatih murat arsal
Onu üç yıl önce görmüştü. Güzel heyecanlı bir genç kızdı. Onun biraz daha büyümesi için bekledi... Ama artık bekleyecek zamanı yoktu. İSTEĞİ DE...İki şey için onu zorlamak zorunda kaldı. Evlilik... Bebek... Özellikle bebek önemliydi. İki genç yürek birbirleriyle mücadeleye girdi. Genç kız ne onu ne de bebeği istemiyordu... Genç adam ise çok inatçıydı. Birisi kazanacaktı elbette! BELKİ DE…

Yazar: fatih murat arsal
Onu üç yıl önce görmüştü. Güzel heyecanlı bir genç kızdı. Onun biraz daha büyümesi için bekledi... Ama artık bekleyecek zamanı yoktu. İSTEĞİ DE...İki şey için onu zorlamak zorunda kaldı. Evlilik... Bebek... Özellikle bebek önemliydi. İki genç yürek birbirleriyle mücadeleye girdi. Genç kız ne onu ne de bebeği istemiyordu... Genç adam ise çok inatçıydı. Birisi kazanacaktı elbette! BELKİ DE…

Yazar: richelle mead
AŞKA HER ZAMAN GÜVENDİ ÖLÜMLERDEN ÖLÜM BEĞENDİ Rose’un önünde iki seçenek vardı. Ya ölecek, ya öldürecekti. Kalbinin sesini dinledi ve yanlışı seçti. Rose, önce Dimitri’nin doğduğu topraklara, Sibirya’ya, uzun ve talihsizliklerle dolu bir yolculuk yaptı. Ardından St. Vladimir Akademisi’ne döndü. Böylece en yakın arkadaşı Lissa’ya da kavuşmuş olacaktı. Ama Rose’un kalbi halen Dimitri için a…

Yazar: şebnem burcuoğlu
"Türkiye'de kadınların DNA'larına kodlanmış olan evlenme saplantısı, ne yazık ki bizim ailede daha yoğun. Millete ailesinden genetik miras olarak mavi göz kalır, bize bu evlenme saplantısı kalmış. 'Sinek kadar eri olanın dağ kadar feri olurmuş' atasözü, anneannem Peyker'in lafıdır. Yani o sözü söyleyen ata, bizzat benim anneannem. Sözün özü, kocan varsa varsın, yo…
8/10Daha önce hiç bir kitabın başkahramanına bu kadar sinir olduğumu hatırlamıyorum. Eğer Kürk Mantolu Madonna'yı okumadıysanız ve okumayı düşünüyorsanız bu kitabı okumanızı tavsiye etmem. Resmen sonunu söyledi!! Yine de kitap oldukça akıcı ve eğlenceliydi. Biraz Pucca tadın da olsa da bel altına vurma








