Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: sevan nişanyan
Bu çıkmazı aşmak için, bir zihin devrimine gerek vardır. Türkiyede çağdaş ve özgürlükçü düşünce, kendisini yetmiş vrya seksen yıldan beri cenderesine alan ipoteği atmalı, Türk modernleşmesinin tarihi, eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmelidir. Ancak bu kambur atıldıktan sonradır ki, Kemal Atatürk adındaki parıltılı ve trajik insan, gerçek boyutlarında ele alınabilir; Türkiye gibi toplumla…

Yazar: umberto eco
Gülün Adı ve Foucault Sarkacı gibi yoğun içerikli romanların yazarından zekice yazılmış bir keyifli parodiler toplamı Yanlış Okumalar. Striptiz üzerine yazılan bir denemeden Nabokovun Lolitasına, insanın ayda ilk yürüyüşünden bir yayınevine gelen ve sözde editörce geri çevrilen Homerosun, Marcel Proustun ya da Dantenin ünlü yapıtlarına kadar çeşitli konuları işlediği hicivlerden, benzeklerden der…

Yazar: zygmunt bauman
Bugün entelektüelin konumu nedir? Toplumun yazgısını değiştirmeye, hatta etkilemeye gücü var mıdır? Böyle bir gücü hiç olmuş mudur? Entelektüel kavramı nasıl ortaya çıkmış, işlevi ve anlamı nereden nereye gelmiştir?Bauman, Yasa Koyucular ile Yorumcularda, modernite ve postmodernite kavramlarını, entelektüel rolün yerine getirildiği birbirinden tamamıyla farklı iki bağlama ve bunlara yanıt olarak…

Yazar: zygmunt bauman
Özellikle modernlik ve post-modernlik üzerine incelemeleriyle son dönemin en dikkate değer düşünürlerinden biri haline gelen Zygmunt Bauman, sosyal bilimler alanında son derece faydalı bir kitap unuyor bizlere.Sosyolojik Düşünmek, sadece sosyoloji öğrenimi görenler için kaleme alınmış bir çalışma değil. Konuya ilgi ve merak duyan genel okurun da sosyolojinin anlamı ve işlevi, sosyolojide değişik…

Yazar: zygmunt bauman
Dünyada neler oluyor, biz bu gidişe seyirci kalmak zorunda mıyız, yapabileceğimiz hiçbir şey yok mu? Bugün muhalefetin imkânları nerede yatıyor? Bireysel özgürlüğe kolektif bir çalışmayla ulaşabileceğimizi, oysa günümüzde bunun araçlarının elimizden alındığını söyleyen Zygmunt Bauman, bu soruların yanıtını arıyor.

Yazar: arthur schopenhauer
Arthur Schopenhauer (1788-1860): Felsefe tarihinin, Batı kadar Doğuya da en açık, hayatın temel soru(n)ları hakkında en iyi ve en gerçekçi biçimde yazan filozoflarından biridir. Felsefe sistemini ortaya koyan ve başyapıtı sayılan İstenç ve Tasarım Olarak Dünyayı (1818) yayımlandığında henüz otuz yaşında olan filozofun bu yapıtı koyu bir sessizlikle karşılanmış; değeriyse, 1851de, altmış üç yaşınd…

Yazar: murathan mungan
İlk kez yayımlandığı 1992den bu yana birçok yaz mevsimi geçti ama Yaz Geçere okurun ilgisi sönmedi, tersine giderek büyüdü. Yaz Geçer, Munganın 1986-1992 yılları arasında yazdığı ve üç alt bölümde topladığı, farklı uzunluklarda 10 şiirden oluşuyor.

Yazar: edip cansever
Edip Cansever'in yayımlanmasına izin verdiği bütün şiirlerini içeren iki ciltlik 'Toplu Şiirleri' derlememizin birincisi olan bu kitapta yayım sırasına göre şairin şu yapıtları yer almaktadır: Dirlik Düzenlik (1954); Yerçekimli Karanfil (1957); Umutsuzlar Parkı (1958); Nerde Antigone (1961); Tragedyalar (1964); Çağrılmayan Yakup (1966); Kirli Ağustos (1970); Sonrası Kalır (1974).…

Yazar: ursula k. le guin
Sanırım Yerdeniz Büyücüsünün en çocuksu yanı, konusu: Büyümek. Büyümek, benim yıllarımı alan bir süreç oldu; bu süreci otuz bir yaşımda tamamladım ne kadar tamamlanabilirse; o yüzden de çok önemsiyorum. Çoğu genç de önemser. Ne de olsa esas işleri budur: Büyümek. Ursula K. Le Guin

Yazar: ursula k. le guin
Ursula Le Guin'in kılavuzluğunda, Yerdeniz Takımadalarında yeni bir geziye çıkıyoruz. Yerdeniz dizisinin son kitabı olan Tehanu'dan on iki yıl sonra yayımlanan bu beş öykü, takımadaların dört bir yanında dolaştırıyor bizi; Roke'taki Büyücülük Okulunun kurulmasından başlayıp, Ged'in gidişinden sonra Okulda gerçekleşen değişimlere kadar geniş bir zaman yelpazesinde, Yerdeniz…

Yazar: noam chomsky
Aziz Augustine Büyük İskenderin esir aldığı bir korsanın hikayesini anlatır. İskender korsana Hangi cesaretle denizlerde saldırganlık yapabildin? diye sorar. Korsan Sen hangi cesaretle tüm dünyaya saldırabildin? diye cevaplar. Ve konuşmasını şöyle sürdürür: Ben sadece çok küçük bir gemiye sahip olduğum için korsan diye adlandırılıyorum sense aynı şeyi çok büyük bir donanmayla yaptığın için impara…

Yazar: noam chomsky
Yıllar önce, zavallı bir kuşun petrole bulanmış, çaresiz görüntüsü karşısında dehşete kapılıp lanetler yağdıracak kadar hassas olduğumuz günlerde, çoğu kadın ve çocuk, 100 bine yakın insanın gökyüzünden yağan bombalar altında ölümünü, sıcak odalarımızda kahvemizi yudumlayıp koltuğa yayılırken, havai fişek gösterileri gibi izlemiştik. Anlaşılan, kıyamet habercilerinden Guy Debordun 1968lerde öngö…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: soren kierkegaard
İbrahim'in seyahati Kierkegaard'ın Korku ve Titreme'sinin merkezî temasıdır. Kierkegaard'ın İbrahim'i, iman sınavında çektiklerinden dolayı yücedir. Ve İbrahim'in bu ıstırabı çekişi ve yüceliği, sosyal değerlerin tipik örneği olmasının aksine, onu kendi toplumundan ve sosyal usullerinden çok radikal bir biçimde koparmaktadır. Kierkegaard&#…

Yazar: stefan zweig
Her koşul altında iç özgürlüğünü koruma uğrunda çaba harcamak, kimsenin efendisi olmaya kalkışmamak, fakat kimseye de boyun eğmemek; hiçbir sav ya da düşünceye baştan düşmanca yaklaşmamak, ama buyurgan nitelik almaya başladığı anda her savın ya da düşüncenin karşısına dikilmek. Bütün bunlar gerek Erasmusun, gerek Zweigın kişiliklerinde birbiriyle bütünüyle örtüşen niteliklerdir.AHMET CEMALStefan…

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig, "Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar" da pek çok açıdan birbirinden farklı üç yazarın, Casanova, Stendhal ve Tolstoy'un hikâyesini anlatıyor. Bu üç farklı şahsiyetin yaşamlarını biyografik, duygusal, felsefi ve insani bir yönden gözlemliyor. İlk bakışta Casanova gibi rahat, ahlak kurallarına uymayan bir çapkınla, yaptığı ve yapmadığı her davranışın kökenini kendi Ben…

Yazar: stefan zweig
İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar, tarihteki belirleyici anlar üstüne kısa denemelerden oluşuyor. Stefan Zweig, çevrelerindeki geçici koşulların dayattığı sınırları aşabilen Fatih Sultan Mehmet, Händel, Dostoyevski, Tolstoy, Lenin gibi yaratıcı bireylerin o benzersiz anlarını anlatıyor. En iyisi, kendisinden dinleyelim:Çağları aşan bir kararın bir tek takvime, bir tek saate, çoğu kez de yalnı…

Yazar: homeros
Her şey, Parisin sihirli elmayı Afroditeye vermesiyle başlar. Afrodite elma karşılığinda Parise dünyanın en güzel kadınının sevgisini vaat etmiştir. Parisin güzeller güzeli Helena ile karşılaşması ve elmayı almayan Hera ile Athenenin yüreklerindeki öfkenin kine dönüşmesi, Troyayı alevler içinde birakacak bir savaşı başlatır. ****** İlyada ve Odysseia, Egeli bir ozan olan Homerosun yarattığı…

Yazar: homeros
Egeli büyük ozan Homerosun destanlarından İlyada bir olayın, Odysseia ise bir kişinin destanıdır. Çağdaş okurlar, İlyadadan daha sonra yaratıldığı anlaşılan Odysseiayı bir destandan çok çağdaş bir romana, bir filme benzetirler. Gerçekten de konusuyla romanı, kurgusuyla filmi andırır bu destan. Her iki destan, anlatım tekniği açısından da değişiktirler. Troya kentinin destanı olan İlyadada olaylar…

