Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: pier paolo pasolini
Babalarının işledikleri günahların cezasını çekmek, oğullara düşer Pier Paolo Pasolini Şair, hikayeci, tiyatro ve sinema adamı Pasolininin bu romanı, onun roman türündeki başarısına da tanıklık ediyor. Ragazzi, II. Dünya Savaşı ve sonrasında çocukluklarıyla ilk gençliklerini Romada yaşayan yoksul bir kesimin insanlarını anlatıyor bize. Pasolini, burada da hep aynı Pasolini olarak karşımızda; Gerç…
Yazar: jack kerouac
Yalnız Gezginde,Birleşik Devletlerde güneyden başlayıp doğu kıyısına,oradan batı kıyısı ve uzak kuzeybatıya kadar süren bir yolculuğun yanısıra,Atlantik ve Pasifik okyanuslarında yaptığım gemi yolculuklarından,Meksika,Fas,Paris ve Londrada tanıdığım ilginç insanlardan ve gördüğüm yerlerden bahsettim.Demiryolu işçiliği,denizcilik,mistisizm,orman gözcülüğü, şehvet düşkünlüğü, keyif çatma, boğa güre…

Yazar: carl gustav jung
Jung bu denemeleri kaleme aldığı 1930’larda, 65 yaşındaydı. Joyce’dan altı, Picasso’dan beş yıl daha yaşlıydı. Böylesi bir üçlünün, birbiriyle neredeyse eşzamanlı ilişkileri sanat dünyası bağlamında çok önemli bir kazanım sağlaması yanında, sonraki kuşaklarca, birbirlerine yansıtmaları nedeniyle de şans sayılmalı. Mazhar Candan’ın Önsöz’ünden...
Yazar: lawrence ferlinghetti
Kentin üzerine bir ateş topu yerleşmiş, durmaksızın dönüyordu... her masada en az iki kız ve biri sürekli konuşuyor, konuşuyor, gülüyor, etrafı gözleriyle izleyip yeniden yakalıyor konuşmayı bir yerinden. ilgiyi sürekli üzerine çekiyor. sorun o değil. sorun belki konuşmadan oturan diğer kız. önüne bakıp dinliyor, etrafı süzüyor, boşlukta salınıyor gibi. oturacağı yeri her zaman iyi seçiyor. kimse…

Yazar: lawrence ferlinghetti
''Dünya ormanın derinliklerinde beyaz bir erkeklik uzvu taşıyor, onu sokacak bir yer arıyordum, onu teslim edecek bir yer.'' Uzun gecelerde kışın en berbat zamanlarında dünyaya yayılan Piblokto, gece sokakları, çamur ve sisten oluşan uzun bir sokak, aceleyle uzaklaşan kadınlar, çözümsüz bir problem, bir kadının açık bırakılmış rahmi, önemsiz bir şairin buluşu, başladığı duyu…

Yazar: rollo may
Yaratma Cesareti, Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismi Rollo Mayin en temel yapıtlarından biri. May, psikoloji, psikoterapi, felsefe ve sanatla yakın ilişkisinden ötürü, yaratıcılık konusunu ilginç bir perspektiften inceliyor. Tüm varoluşçular gibi o da kaygı olgusuna büyük önem vererek, değişimin kaygının içine gömülerek varılacak bir yaratıcılık düzeyinde gerçekleşec…

Yazar: hermann keyserling
Estonyalı filozof Hermann Keyserling, büyükbabasının ayak izlerini takip ederek gittiği Almanyada jeoloji eğitimi gördükten sonra felsefeye yönelir. Yüzyıl başını Viyana, Paris, Berlin ve diğer Avrupa şehirleri arasında mekik dokuyarak geçiren Keyserling, bu süreçte Flaubert, Simmel, Bergson, Russell ve Schiller gibi önde gelen Avrupalı düşünürlerle iletişim halindedir; bu arada gazetelerde makal…

Yazar: şükrü erbaş
Suyum unum buğdayımBen bir iyiliğim, diyorumyitiklik duygusundan doğan.Çoğalmak istedikçe azalmaktan alırım güzelliğimi.Seçilmiş bir yalnızlığın içindenseslenirim mahcup ve özgür;sevdiği herkesi bir kederedönüştüren kalbimle.-Karlı bir boşluğa inen geceçocuk kalır odamın yanında.-Kalabalığı kanıt gösteririmkalabalığın kendine:Hiçbir yakınlık hiçbir hayalesu taşımazbuğday olmazun vermez...

Yazar: şükrü erbaş
Kalabalığın uzun sürmüş sözüneMine çiçeklerinden bir merhem edindim.Limonların denize gamzeler açtığıBir sokağı dünyaya ekleyip duruyorumAy masalı, kum masalı, nar masalıYalnızlığı seviyorum sessizce.Denizden çocuk, dağlardan çıplakBir zaman oluyor kalbimSitem yok, dağlardan çıplakBir zaman oluyor kalbimSitem yok, diyorum, hayatımademiş hiçbir hayata.Gözlerim kocaman atkestaneleriKime baksam, ıhl…

Yazar: emre kongar
Cinayet, aşk, serüven, esrar. İslam, Egzistansiyalizb, Diyalektik. Medrese öğrencilerinin kurduğu gizli örgüt. İşkence ve entrika. Rakamların sırrı. Bütün bunlar, ünlü bilim adamı Emre Kongarın, tarihsel roman biçiminde kaleme aldığı, toplumsal eleştiri alegorisinin ögeleri.

Yazar: john berger
Bir gece Bosnada, Prijedor yakınlarındaki kırlarda yürürken, otların içinde ışığı amber yeşili, kimsesiz bir ateşböceği buldum. Yerden alıp parmağımın üstüne koydum, o da bir yüzüğe oyulu elektrikli bir opal gibi ışıldayıp durdu. Eve yaklaştığımda, öbür ışıklarla yarışamadı ve ışığını söndürdü.Sonra onu yatak odasında çekmeceli bir dolabın üstünde duran birkaç yaprağın içine bıraktım. Işığı söndü…








