

Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: richard bach
İşte sana, yeryüzündeki görevinin tamamlanıp tamamlanmadığını anlaman için bir test: Eğer yaşıyorsan, tamamlanmamış demektir.

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…
9/10-İki insan ayrılırken, şefkatli konuşan taraf aşık olmayan taraftır. -Bağlandıklarımızda, her zaman başkalarının görmediği bir 'acınacak' yan bulmuyor muyduk, bize en çok acı çektirenler de bile daima bizde şefkat uyandıracak bir kırılganlık görmüyor muyduk? gibi çok iyi tespitleri olan ve kendin

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: ahmet altan
Bazen en büyük öfkeyi en çok sevdiklerimize duyarız.Bazen en yakınlarımız en çok acıtır canımızı.Bazen en tutkulu aşkla bağlı olduğumuzdan en vahşi intikamı almak isteriz.Bazen kendi duygularımızdan bile kuşkuya düşeriz.Bazen sevdiğimiz kuşkulandırır bizi.Sevgiyi, aşkı, mutluluğu saf ve lekesiz bir biçimde ele geçirmeyi başaramayız.Hayat, bütün izlerin birbirine karıştığı ürkütücü bir ormana benz…

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…
8/10
Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…

Yazar: ercan kesal
“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topr…
9/10Güçlü bir anı kitabı. Yer yer hüzünlendiren, sayfaları boğazınızda bir yumruyla okumanıza sebep olan ama umut ettirmeyi de ihmal etmeyen bir kitap.

Yazar: ercan kesal
“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topr…

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…

Yazar: ercan kesal
“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topr…

Yazar: haydar ergülen
İDİLLER GAZELİgözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgarçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezer…

Yazar: haydar ergülen
İDİLLER GAZELİgözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgarçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezer…

Yazar: haydar ergülen
İDİLLER GAZELİgözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgarçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezer…

Yazar: haydar ergülen
İDİLLER GAZELİgözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgarçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezer…

Yazar: haydar ergülen
İDİLLER GAZELİgözlerin yağmurdan yeni ayrılmışgibi çocuk, gibi büyük, gibi sımsıcaksen bir şehir olmalısın ya da narbelki Granada, belki eylül, belki kırmızıgövden ruhunun yaz gecesi mi neçok idil, çok deniz, çok rüzgarçocukluğun tutmuş da yine âşık olmuşsunsanki bana, sanki ah, sanki olur aaşk bile dolduramaz bazı âşıkların yerinidiye övgü, diye sana, diye haziranheves uykudaysa ruh çıplak gezer…

Yazar: ercan kesal
“Vicdanımız kuruyor. Babalarını erken kaybetmiş yetim çocukların masum başlarını koyacakları göğüsler çoktan çöktü, farkında mısınız? Göğüs çöktükçe zulüm tepemizde kalıyor. Kavisli ve dolaşık geçmişimizse, bozuk düzenimizin telleri olmuş. Duyduğunuz sesler bu yüzden içli ve bu kadar derinden geliyor. Şimdi bir türlü sığamayıp, delice bir kavgaya tutuştuğumuz, adına Anadolu denen şu kadim topr…


