Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: paulo coelho
Veronika Ölmek İstiyor, Brezilyalı yazar Paulo Coelhonun yeni romanı. Yayınladığımız öbür romanlarında, olaylar hep geçmiş dönemlerde geçiyordu, oysa bu romanda olaylar günümüzde geçiyor, hem de oldukça yakınımızda: Bosa ile sınır komşusu olan Slovenyada. Veronika, görünüşte her istediğine sahip bir genç kadındır; renkli bir yaşam sürer, yakışıklı erkeklerle gezip tozar, ama mutlu değildir. Yaşam…

Yazar: paulo coelho
Gözlerden uzak, kuytu bir dağ köyü ve bu köyün dış dünyadan soyutlanmış, kendi halinde, çoğunluğu yaşlı, zamanın dışında bir yaşam süren insanları. Köydeki tek genç kadın, küçük otelin barında çalışan güzel Chantaldır. Gelip geçen avcılarla ya da turistlerle gönül eğlendiren genç kadının tek dileği bu sıkıcı yerden kurtulmaktır. Beklenmedik bir anda köye gelen, gerçek kimliğini gizleyen bir yaban…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: erdal öz
Düşünüyorum da, Odalarda l960ta yayınlanan ilk biçimiyle de, bu son biçimiyle de bir serüven romanı değil, hem hiç değil. Roman, sürükleyiciliğini olayların şaşırtıcı akışından almıyor. Öyle okunup bir başkasına kolayca özetlenip anlatılacak çarpıcı bir konusu da yok. Roman, başından sonuna, dingin bir anlatımla sürüp gidiyor. Romanın bitişi de öyle. Tıpkı başladığı gibi. Bilmiyorum, bazılarına s…

Yazar: erdal öz
Bu kitaptaki öykülerimden birkaçını 12 Mart döneminde Mamak Askeri Cezaevindeyken yazmıştım. Cezaevinden bir yolunu bulup gönderdiğim o öyküler, Yeni Dergide yayımlanma olanağı bulamadı. Sonra A Dergisindeki arkadaşlarım o öyküleri Yeni Dergiden alıp kendi dergilerinde ardı ardına yayımladılar. Tutukluluk dönemi bitince, yeni öykülerle Kanayanı oluşturdum. Sanırım, Kanayan da, Yaralısın da 12 Mar…

Yazar: can yücel
Çok Bi Çocuk Can Yücelin yaşama sevincini hınzır imgelerle döktürdüğü kitabıdır. Okurken, derin bir hazzın, sıcak bir coşkuya dönüşerek yüreğimizde kaynadığını duyumsarız. Yaşadığımız onca boğuntunun kedere, acıya dönüştüğü o umarsız anlarda bile, insan olduğumuzu, yaşama tutunmamız gerektiğini, direnmenin zorunluluğunu duyumsarız. Hatta yaşamın böyle inişli çıkışlı yolunun bizi insanlaştırdığını…

Yazar: perihan mağden
Küçük bir kızı kovası yüzünden aşağılamayı öğrenmiş çocuklar düşün, diyecek Annem yıllar sonra. O gün orda onların annelerine babalarına derslerini vermek için nasıl yanıp kavrulduğumu düşün. Gözyaşların göğsümü yaktı. Kalbimin tam üstünde ağladın. Ağlattılar seni, boş yere. Öyle çocuklarla oynamana izin vermedim bir daha. Kalbini kırmalarına izin vermedim Bambim.Annemin beni hiç kimselerin ağlat…

Yazar: andré gide
Timaş Edebiyatın Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisinden çıkan ilk kitap Pastoral Senfoni, Nobel ödüllü yazar André Gidein en iyi bilinen eserlerinden birisidir. Huzuru yakalayabilmek için çırpınarak yaşayan ruhlar için aşk, acıya dönüştürülmesi en kolay, en hassas ihtiyaçlardan biridir. Kahramanların hepsi, ya Gidein kendisi ya da hayatında önemli rolleri olan yakınlarıdır.Pastoral Senfoni, bir kitap…

Yazar: pearl s. buck
Bu kitap Annelik duygusunun yüceliğini tüm dünyaya haykıran eşsiz bir romandır. Ana (The Mother), bugüne kadar 39 dile çevrilmiş ve 2 defa da filme alınmıştır. Amerikan edebiyatın tanınmış kadın romancılarından Pearl S. Buck 26 Haziran 1892'de Amerika'nın Batı Virginia ilinin, Hilsboro kentinde dünyaya gelmiştir. Amerikan romancılığında; uzak doğuyu, özellikle Çin'i ve Çin…

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: sabahattin ali
"Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman."

Yazar: hermann hesse
1946 Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi Hermann Hesse (1877-1962), özyaşamöyküsel romanlarıyla ünlü bir Alman yazardır. Alman edebiyatına özgü oluşum romanının son temsilcisi olan Hesse, yapıtlarında bireyin toplumla bütünleşme sürecini; uyumsuzluğu, çatışmayı, olgunlaşmayı ve uyuşmayı anlatır. Bu yaşanan sürece de kişiliğin oluşumu adını verir. Sürekli arayışta olan kahramanlarına kendi yaşam deneyl…

Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…

Yazar: natalia ginzburg
Kente Giden Yol, ünlü İtalyan romancısı Natalia Ginzburg'un, yazarın kendine özgü dilinin bütün özelliklerini de taşıyan ilk romanıdır. Romandaki genç kız: Nini, başından geçenleri , anlamsızlıklarla örülü kendi öyküsünü anlatmaya çalışır. Yalın bir anlatımla gelişen bu romanın sarsıcı gerçeği , Nini'nin aşkıdır. Bu ünlü İtalyan kadın romancı, insan ilişkilerini anlamanın gerçek bir ust…

Yazar: canan tan
Bu kez yazar, aşkın yanı sıra organ nakli konusuna da dokundurmuş kalemini. Yaşamla ölümün kıyasıya savaştığı yol ayrımında ge-çen çarpıcı bir öykü. Yanı başımızda yaşanıyormuşçasına gerçek... Sen, gözlerinden ateşler saçarak, zehirli oklarını bana yöneltirken, ben sana âşık oldum Nehir...Sen, tüm şatafatlı tanımlardan sıyrılıp en doğal halinle, yaramazlık yapan çocuklar gibi boynunu bükmüş bağış…

Yazar: emile zola
Doğal (Natüralist) Edebiyatın en usta yazarı olan Emile Zola 1840-1902 yılları arasında yaşadı. İnsan iradesinin önemsizliğini, yaşamı asıl belirleyenin doğa ve toplumsal çevre olduğunu savunan Zola, tüm yapıtlarında bu görüşünü kanıtlamaya çalıştı. Kitle hareketlerini ve kitlenin ruhsal durumlarını, ele aldığı çeşit çeşit tiplerle aktaran Zola, 1885te yazdığı Germinalde yeraltından kömür çıkaran…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Turgenyev bu uzun öyküde, görünüşte bir aşk üçgeni çıkartıyor karşımıza. Ama aslında bir aşk-çokgeni bu; çökmeye yüz tutmuş taşradaki aristokrat bir ailenin genç kızı çevresinde defile yapan lüzumsuz entelektüeller, ömrünü doldurmuş, varlık nedenini yitirmiş, cesaretsiz, irade yoksunu bir sosyal katmanın temsilini sunuyorlar. Kendinden epey büyük, çok canlı, hareketli ve çekici bu kıza âşık olan…

Yazar: ha jin
Sevilen, önemli bir edebiyat profesörü olan Yang felç geçirince, en gözde öğrencisi ve kızının nişanlısı olan Jian hocasına bakmak zorunda kalır. Beynindeki yıkım nedeniyle zihinsel yetilerinin bir kısmını yitirmiş olan profesörün, zaman zaman garip heyezanlara kapılması; geçmişteki hayal kırıklıklarını, uğradığı ihanetleri vurgulayarak toplumun saygı duyduğu kurumları acımasızca yargılayıp lanet…

Yazar: aşık veysel
Aşık Veysel, halkça düşünüp konuşuyor. İşte yeni Türk şairlerinin, çok başka yollardan gelip halk şiiriyle ve Veysel ile buluştukları nokta da budur. Hem halktan hem kendinden olma; hem düpedüz Türkçe hem de kendince konuşma; kaybolmadan kaynaşma, çokluğa katılma. Ondan alınacak ders, sanatına tertemiz bir gönül ve bir ömür vermesi, içinde ve dışında olup biteni açık gözlerden daha iyi bilmesi, S…

Yazar: nevzat çelik
Müebbet Türküsü (...) bu türkü hiç bitmeyecek karanlık sular akıyor içime her dizesi bir fırtına belki soluğum yetmeyecek korkarım teninden avuçladığım buğu uçup gidecek yastığım sımsıkı yastıkta aralanmıyor dutakların kış üşümesiyle durma sırtını dönüyor yatağım bir yangından çıkmışım tepeden tırnağı yanık çekip almışım bir çocuğu çığlığı bende kalmış yana yana dost kapılardan yüzgeri olmuşum su…
Yazar: nikolay vasilyeviç gogol
Gogol, 1842 yılında Rus edebiyatında neredeyse belli bir gelişmenin başlangıç noktasını oluşturan, Palto adlı uzun öyküsünü kaleme alır. Rus edebiyatının özellikle de gerçekçi kolunun oluşmasında önemli bir kilometre taşı olan ve küçük adam temasının işlendiği bu uzun öykü haklı olarak Palto'dan sonra Rus edebiyatı ifadesinin nedeni olmuş, sonraki günlerde Dostoyevski "Hepimiz Gogol…




