
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: thomas de quincey
Ondokuzuncu yüzyıl Batı edebiyatının en büyük ve en ihmal edilmiş yazarlarından biri olan Thomas de Quinceynin bu üç parçalık uzun denemesi, en dehşet verici insani eylemlerden birine, cinayete, hiç beklenmedik bir gözle bakıyor: İnce ince tasarlanmış, her ayrıntısı düşünülmüş sanatsal bir ürün olarak. Bir tablo, şiir ya da beste gibi. İsmet Birkanın mükemmel çevirisinden okuyacağınız bu şaşırtı…

Yazar: murathan mungan
Yazıhane, Murathan Munganın Ressamın Sözleşmesi ve Çocuklar ve Büyükleri kitaplarının ardından hazırladığı üçüncü seçki kitabı.Niye, niçin, neden yazdığımız hem bize çok sorulan sorulardan biridir, hem de bizim kendimize sorduğumuz sorulardan biri... Bu konuda bizden önce söz almış olanların söylediklerinde bizi de açıklayabilecek bir karşılık ararken ya da kendimiz bir açıklama yapmaya çalışırke…

Yazar: raymond carver
Katedral, Kirli Gerçeklik akımının öncüsü ve günümüz Amerikan edebiyatının ilk akla gelen öykücülerinden Raymond Carverın en ses getiren öyküsü. Yaşamının son zamanlarında yazdığı bu öykü, Carverın ulaştığı yazınsal düzeyin de şaşırtıcı bir göstergesi.Sıradan insanın yalnızlığı, alkol ve televizyonla örülmüş yaşamın sıkıntıları...Umulmadık bir günde eve gelen kör adamın sıra dışı davranışının değ…

Yazar: edgar allan poe
"Çağımızın en güçlü yazarı... Sarhoş, yoksul, ezik, dışlanmış Edgar Allan Poe, dingin ve erdemli bir Goethe'den ya da Walter Scott'tan çok daha fazla hoşuma gidiyor. O ve onun gibi özel yapıdaki adamlar için şöyle diyeceğim: Bizler adına acı çektiler."…

Yazar: ali teoman
Aslında herkes aşk için bir öykü yazar. Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun, Sevinç? Kimisi şiir yazar. Kimisi şiir yazdığını sanır. Dizeler, ölçüler, uyaklar, ince ince düşünülmüş söz sanatları, pek seçkin imgeler... Gözü yaşlı hislenişlerden yıvış yıvış olmuş ya da yapaylıktan kazık gibi kaskatı kesilmiş gülünesi şiircikler, aşınmış aşk öyküleri... Sen de yazdın, Sevinç, aşk için öyküler yazdın. Ken…

Yazar: philippe djian
Erojen Bölge, yırtıcı bir aşkın anlatıldığı Betty Bluenun da, Eşiktekilerin de ana teması olan, bir yazarın hayat karşısında bocalamasının romanı. Kendisini tuhaf sözcüğüyle adlandıran anti-kahraman bir yazarın kadınlarla, yazıyla ve hayatla ilişkisi anlatılıyor Erojen Bölgede.Parayla ilişkisini minimum düzeyde tutan, gerektiğinde şoförlük yapan, yük taşıyan, hırsızlık yapmaktan çekinmeyen bir ya…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: ray bradbury, tim hamilton
“Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı. İlk okuduğumda, yarattığı dünyayla kâbuslar görmeme sebep olmuştu.” -Margaret Atwood “Öyle bir eser ki, hakkında ne söylesem eksik kalır.” -Neil Gaiman Hugo En İyi Roman Ödülü Prometheus Şeref Kürsüsü Ödülü Ray Bradbury sadece bilimkurgunun değil fantastik edebiyatın ve korkunun da yirminci yüzyıldaki ustalarından biri. Bilimkurgunun “iyi edebiyat”…

Yazar: sevan nişanyan
Latince kalem torbası anlamına gelen kalamar ile bizim Arapçadan aldığımız kalem aynı kökten iki sözcük. İtalyanca berber saç değil sakal traş eden kişinin adı, barbunya ise aslında sakallı demek. Put Buddhanın Eski Türklerdeki adı, pagoda ise Budist tapınaklarına verilen putkede adının Portekizcesinden Batı dillerine giren bir sözcük. Boğaça ateşte pişmiş hamurişi anlamına gelen Latince foc…

Yazar: oğuz atay
Oğuz Atay'ın hikayeleri, gündelik hayatı kavrayış derinliği, anlatım zenginliği ve okurunu alıp götürmedeki enerjileri bakımından romanlarından geri kalmıyor. Kitaba adını veren hikayenin "Korkuyu Beklerken" kendini evine hapseden kahramanı, Atay'ın edebiyat güzergahındaki farklılığının en büyük kanıtlarından. Yazarın bu kitaptaki ilk hikayeyle var ettiği "beyaz mantolu a…

Yazar: murathan mungan
Murathan Munganın yaşama dair derin ve incelikli gözlemlerle zenginleştirdiği bu öyküler, kadınlar hakkında, erkekler hakkında, ilişkilerin gerilimi hakkında, ebeveynler hakkında, zamanın geçiciliği ve bazen de oturup kalıcılığı hakkında, tesadüfler hakkında kısaca hayat hakkında... Eldivenler, hikâyeler, 10 öyküden oluşuyor. Eldivenler, Ansızın her şey, Kaset, Yaz gibisi var mı?, Kötü adamla köt…

Yazar: hakan günday
Bu çağın zor ve acımasız şartlarından kendi şartlarını yaratan dört genç... Onların farklı, heyecanlı, düzensiz dünyası. Düzenin dışında, karşısında kurmuşlar hayatlarını. Onlar, yazarın deyimiyle, birer piç. Babaları belli olmadığı için değil, babalarının yaşam şartlarını reddettikleri, babalarına ihanet ettikleri için. Hakan Günday, Türk edebiyatının genç ve Batılı sesi olduğunu bu yeni romanın…

Yazar: sait faik abasıyanık
Saitin hayattaki bileti lüks mevki bileti idi. Ama o da tıpkı Barba gibi lüks mevkiden, birinciden, ikinciden hoşlanmıyor, soluğu hep üçüncüde, personel koğuşunda alıyordu.Haldun Taner... O, Orhan Veli ile beraber, son neslin en kuvvetli simalarından biridir. Yaşayışları, hayatın güzelliğini duyuşları, avarelikleri ve Türkçenin şiirini buluşları ne kadar birbirine benzer. İstikbalin edebiyat kita…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Ben de dün akşamdan beri Hasana uyduracak hikâye düşünüyorum. Saatlerce düşündüm. Sabahleyin ilk vapurda yine düşündüm. Ne dersin?.. Bu sefer benim hikâyemi anlatırsın... Yağmurlu gecede bir adam geldi, dersin...diyen büyük yazarın; ilk kez 1940 yılında yayımlanan hikâye kitabı Şahmerdan yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKPaşazadeAyşelerin evi sur haricindedir. Bizimki,…

Yazar: sait faik abasıyanık
Önümüzde hayat... Her gün bir başka uykuya yatıp bir başka rüya göreceğiz. Halbuki her zaman, ağır ağır bizimle beraber akan nehir, bir göle varıyordu. Bu gölde artık biz akmıyor, dalgalanmıyorduk. Yahut bana öyle geliyordu.diyen büyük yazarın ilk kez 1939 yılında yayımlanan hikâye kitabı Sarnıç yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKSarnıçDağın eteğine beyaz minareleriyle sarı…

Yazar: sait faik abasıyanık
Riyakârlık aşağılığın en son haddidir. Sahiden iyi insanlar, kötüler hakkında laf söylemezlerdi. (...) Riyayı kaldırırsanız mesele yoktur, kötüler hemen saflarına iyiyi alıverirler. Önemli olan kötülüğü iyilikle beraber ortadan kaldırmaktır. O zaman insanlık denilen şey kafasını kaldırır: Durun bakalım, der, biz de varızdiyen büyük yazarın; ilk kez 1953 yılında yayımlanan romanı Kayıp Aranıyor ye…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: sait faik abasıyanık
Ben hikâyeciyim diye sizlerden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikâyesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, nolur?diyen büyük yazarın; ilk kez 1948 yılında yayımlanan hikâye kitabı Lüzumsuz Adam yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı. TADIMLIKBen Ne Yapayım?Dün akşam soframda yediğim yemeğin bana dört…

Yazar: ali teoman
Bu kitabı er ya da geç mutlaka yazacağını biliyordun. Denebilir ki, bilmenin de ötesinde, bir uğursuzluğu önsemek, tedirgin edici bir kaçınılmazlığın bilincinde olmak gibi bir şeydi bu. Onu hem özlüyor, hem de ondan bucak bucak kaçıyordun. Ancak bütün ürkütücü şeyler gibi, o da ağır ağır kendisine çekiyordu seni. Bu şeytansı çekiciliğin ayartıcılığına uzun süre karşı koyamayacağının sen de ayırda…

Yazar: sait faik abasıyanık
“Hafif bir rüzgâr, köpeğin sarı tüylerini, adamın sarılı beyazlı sert saçlarını oynatıyordu. Adamın yüzünde manalı hatlar vardı. Sevilmemişlerin, çok üzülmüşlerin, sarhoşların, bir zaman güzelken çirkinleyivermişlerin, okumuşların, hasılı iç rahatsızların yüzlerindeki ifade… (…) Gözlerinin etrafında yedi sekiz çizgi, hayatında çok güldüğünü değil, yüzünü güneşe verip mavi gözlerini kıstığını i…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.diyen büyük yazarın; ilk kez 1936 yılında yayımlanan hikâye kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek hazırlandı. TADIMLIKSemaver-- Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın.Ali nihayet iş…

Yazar: sait faik abasıyanık
Sait Faik Abasıyanıkın sağlığındayken yayımlanan son kitabı olma özelliğini taşıyan Alemdağda Var Bir Yılan, yazarın milyonlar içindeki yalnızlığını etkileyici bir dille anlatıyor. Bu kitapla hikâye anlayışına ve anlatımına yenilikler getiren yazar; topluma, doğaya, hayata yepyeni açılardan bakarak, birtakım duygularını apaçık ortaya koyması açısından önem taşıyor. Alemdağda Var Bir Yılan yeniden…

Yazar: vüs`at o. bener
YİNE öldürgen bir intihar sabahı, yirmi miligram nobraksin almama karşın, ellerimin titremesini önleyemiyorum; kaydın bay Muannit Sahtegi, yapma, seni konuşmak değil, yazmak kurtarır derken, yani günlük adı altında ilk üç beş tümcenin yazıldığı günden tam üç yıl sonra, yeniden başlamayı deniyorum. Yoksa, galiba, dün gördüğüm, yanıbaşında sulandırılmış rakı şişesi, dilenen ihtiyardan beter yıkılmı…

Yazar: sait faik abasıyanık
''Sevgilim! (...) Cıgara içmekten vazgeçilebilir mi? Hikâye yazmaktan da, köralası, vazgeçemiyoruz. İşte bir müddettir ben de, elimde cigara, adam arıyor giibiyim. Ne kadar üstü başı düzgünler, suratı ciddiler, hali azametliler içinde kalmışım ki bir türlü hikayeme yanaşamıyorum.'' Sait Faik Abasıyanık'ın ''Dört Zait'' adlı hikayesinden. ''…