Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mine sota
Bu kitabı alın... Çünkü bu kitap ne bir kişisel gelişim kitabıdır ne de ütopik bir hayat felsefesi.Okunduktan sonra dertlerimizi kaldığımız yerden çekebilme gücümüzü arttıran ve gerçekçi gülüşlerle yola devam azmi veren sadık bir yol arkadaşıdır.Bu kitabı alın çünkü; gülmek artık insanların para verip alacakları kadar azaldı. Bu kitabı alın çünkü; dünyanın yer üstü gülüş rezervleri tükenmek üzere…

Yazar: mine sota
Gerçek Hayattan düşündüren, eğlendiren, didikleyen, gıcıklayan, güldüren, insana kendini gösteren yazılar... Bu kitabı seveceksin bana güven. (Bir Dost) Baylar, bayanlar! Şu elimde görmüş olduğunuz kitap; her kitapçıda bulunmakla beraber, içindeki şaşırtıcı, afallatıcı, yer yer gülerken gözden yaş getirtici hikâyeler bu kitaptan başka hiç bir yerde bulunmamaktadır. Kitabı ilk açtığınızda içi…

Yazar: fulya taşçeviren
Bu kitapta ne tipler var ne tipler... Öğrenci Tipleri... Öğretmen Tipleri... Âşık Tipleri... Anne-baba, karı-koca, komşu tipleri... Dinledikleri müzik türüne, mesleklerine, çağlara göre tipler... Türk tipi... Psikolojide tipler... Nesli tükenen insan tipleri... Tipitipler... Hadi, tipler içinden kendine bir tip beğen... Şöyle diyebilirsin, Ben kimseye benzemem. Evet, elbette özgünüz her birimiz,…

Yazar: kerem toprak
Biraz acı, biraz tatlı...Biraz aynı, biraz farklı...Biraz deli, biraz dolu...Biraz eğri, biraz doğru...Sevgi desen var. Umut desen var.Gençlik desen var. Tepki desen var.Coşku desen var.Hayat gibi kıssacık yazılar...Şu yuvarlak dünyanın bin türlü düzeninebazen ayak uydurup bazen sıkılıyorsa canın...Tamam işte, al bu senin kitabınHatalıysam cep telefonuna hata yazıp bir boşluk bırak, 6699a gönder…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: elif şafak
Mahrem, Elif Şafakın üçüncü romanı. Şafak, Pinhan ve Şehrin Aynalarında kendine özgü dil kullanımı ve ötekiyi romanın merkezine yerleştirme yaklaşımıyla, yeni bir tavrın da habercisi olmuştu. Mahrem, bu özellikleri bir adım öteye götürmesinin yanı sıra, kurgusal olgunluğuyla da ülkemiz edebiyatına kalıcı bir iz bırakacağını kanıtlıyor.Mahremin alt başlığı Görmeye ve Görülmeye Dair Bir Roman. Adın…



Yazar: elif şafak
Mahrem, Elif Şafakın üçüncü romanı. Şafak, Pinhan ve Şehrin Aynalarında kendine özgü dil kullanımı ve ötekiyi romanın merkezine yerleştirme yaklaşımıyla, yeni bir tavrın da habercisi olmuştu. Mahrem, bu özellikleri bir adım öteye götürmesinin yanı sıra, kurgusal olgunluğuyla da ülkemiz edebiyatına kalıcı bir iz bırakacağını kanıtlıyor.Mahremin alt başlığı Görmeye ve Görülmeye Dair Bir Roman. Adın…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Osmanlı yürekli olmak Fatihler nasıl yetişir? Devlet, milletle nasıl bütünleşir? Amerikadan nasıl vergi alırdık? Padişahlar diktatör müydü? Farklı kültürler nasıl bir arada yaşardı? Tarih sürekli bir başlangıçtır. Şimdi Osmanlı zamanı Osmanlı toplumu, bir sevgi, şefkat ve yardım toplumuydu. Devlet, hayat ve hayrat devleti, insan hayrat ve hasenat insanıydı. Osmanlıda hayat ahirete dönüktü. Ah…

Yazar: suzanne collins
Bütün engellere rağmen, Katniss Everdeen Açlık Oyunları'ndan iki kez sağ çıkmıştır. Ama şimdi kanlı arenadan sağ çıkmayı başardığı halde hâlâ güvende değildir. Capitol kızgındır. Capitol rövanş istemektedir. Uğradıkları bozgunun bedelini ödetmek istedikleri kişi kimdir? Katniss. Daha da beteri, Başkan Snow başka hiç kimsenin de güvende olmadığını açıkça belirtmiştir. Ne Katniss'in ailes…

Yazar: suzanne collins
Kıvılcımlar Parlıyor Alevler Yayılıyor Ve Capitol İntikam İstiyor! Her şeye rağmen, Katniss Açlık Oyunları’nın galibi oldu. O ve 12. Mıntıka’dan arkadaşı Peeta Mellark hayatta kalabilmeyi başarabildiler. Her şeyden sonra Katniss, ailesine ve en yakın dostu Gale’e geri döndü. Gale ona karşı soğuk davranmaktadır. Peeta ise ona tamamen sırtını dönmüştür ve Capitol’e karşı bir isyan olduğuna dai…

Yazar: suzanne collins
Bir zamanlar Kuzey Amerika olarak bilinen bir yerin yıkıntıları içerisinde Panem ulusu yaşamaktadır. Başkent Capitol'ün etrafında 12 bölge bulunmaktadır. Capitol şiddetli ve acımasızdır ve bölgeler bir hat boyunca sıralanmıştır. Onların her biri her yıl yapılan Açlık oyunlarına katılmak zorundadır. Yarışma için her bir bölgeden yaşları 12 ila 18 arasında değişen birer erkek ve bir kız çocuğu…

Yazar: alper canıgüz
'Bilirsiniz, insanlar doğar, ölür ve sonra büyür.' Dünyanın en küçük dedektifi geri döndü. Alper Kamu 9 yıl sonra, halâ 5 yaşında. Alper Canıgüz'ün eşsiz kahramanı Alper Kamu'yla birlikte her türlü şiddetin hüküm sürdüğü bir atmosferde, kırık hayatların, küllenmiş aşkların ve daha nice esrarın peşinde kara mizahla yüklü yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. Kahramanımız, bu kez bir ço…

Yazar: cahit zarifoğlu
Yeni Türkçe deki hatıra türünün en yetkin örneklerinden biri olan Yaşamak, toplumsal olarak bir ışığa dönüştürmek istediğimiz acıya, bireysel bir dünyada aydınlık sağlamaktadır. Zarifoğlu, çevremizde gelişen olayların gözümüzü yorduğu ve bizim, hayatın bütünsel akışıyla olan bağlarımızı güçlükle koruduğumuz dönemde, o bağlara canlılık veren birkaç şairimizden biridir. Yaşamak, şiirindeki derinli…

Yazar: vehbi vakkasoğlu
Asırlardır ilahileriyle gönül kubbemimizi çınlatan Yunus Emre, anadoluyu İslamlaştıran manevi güneşlerden allah aşkıyla yumuşamış, erimiş, melekleşmişolan Yunus, İslam ahlakının bütün esaslarını yaşamış ve söylemiş, asla benlik ve bencillik tuzağına düşmemiş bir gönül sultanı. Kibirlenmemeyi ve toprak gibi mütevazi olmayı önce kendine öğütlemiş, nefsini yerden yere vurmuş, adeta Allah aşkıyla eri…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Osmanlı yürekli olmak Fatihler nasıl yetişir? Devlet, milletle nasıl bütünleşir? Amerikadan nasıl vergi alırdık? Padişahlar diktatör müydü? Farklı kültürler nasıl bir arada yaşardı? Tarih sürekli bir başlangıçtır. Şimdi Osmanlı zamanı Osmanlı toplumu, bir sevgi, şefkat ve yardım toplumuydu. Devlet, hayat ve hayrat devleti, insan hayrat ve hasenat insanıydı. Osmanlıda hayat ahirete dönüktü. Ah…

Yazar: elif şafak
Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir Güneş parçası Kararır gökyüzü bazen; kasvetli bulutlar kaplar semayı. Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir, içimizde birikir yalnızlık hissi. Nasıl özleriz güneşi o zaman, griler içinde aradığımız bir tutam renk demeti. Peri tozu gibi, inceden. Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir Güneş…

Yazar: murat menteş
İstiklal Harbi’nin son gazisi, 100 yaşındaki millî kahraman RUHİ MÜCERRET; bir dünya starına nasıl dönüşüyor? Zaten ecelin menzilindeyken, esrarengiz psikopat MASUM CİCİ’yi haklayabilecek mi? Mabet filozofu AVNİ VAV'dan daha neler öğrenecek? NAZLI HİLAL’e, 70 yaş farka rağmen nasıl açılacak? Ve son nefesinde kelime-i şahadet getirebilecek mi? Bir gözü mavi, diğeri kahverengi avare Cİ…

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: sandy tolan
Bir Arap, Bir Yahudi ve Ortadoğunun Kalbi... 1967 yılının yaz aylarında, Altı Gün Savaşından uzak olmayan bir tarihte, genç bir Filistinli adam ve iki arkadaşı İsrail'in Ramla kasabasına giderler. Onlar kuzendir ve yaklaşık yirmi yıl önce ailelerinin terk etmek zorunda kaldığı, çocukluklarının geçtiği evi görmek isterler. Bir kuzenin yüzüne kapı kapanır, diğerinin ailesinin evi okula dönüştü…

Yazar: nazan bekiroğlu
Bir gün Sabâ Melikesi Belkıstan, Âdemle Havvanın hikâyesini anlamanın bütün bir insanlığın da hikâyesini anlamak manasına geldiğini öğrendim. İnsanın bütün halleri Âdemde gizliydi ve bütün macera onun hikâyesinde özetlenmişti.Bu cümleyi yıllarca içimde gezdirdim de bir türlü kalemi elime alamadım, anlatmaya kalkışamadım.Ne zaman ki, kalmak için değil uğrayıp geçmek için kadem bastığımız, kök attı…



