
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun
Bu kitabı okuduktan sonra Dita Pepe'nin Self Portraits With Men adlı çalışmasına bakabilirsiniz. Farklı kültürlerden ve mesleklerden adamlarla evli olsam nasıl görünürdüm demiş ve çeşitli fotoğraflar çekmiş. Kitapla birlikte güzel bir kombo olabilir.
Baskı: Yabancı
‘’Oysa onun güvendiği şeylerden hiçbiri bir kadın saçının bir tek teline bile değmezdi.’’ Peh pehh… Bana bir kadın memesine vatan satan Ahmet Altan’ı hatırlattı. Fazla yorum yapmaya bile gerek görmüyorum aklımda kalan sadece şu: - Anam ölmüş bugün. + Kim ölmüş kim? * http://img.sizcene.com/anan_54336.jpg
Baskı: Erebos
Okurken Skyrim oynuyormuşum hissine kapıldım neden bilemiyorum. Kılıçlar, kalkanlar, büyüler, ırk seçmece… Hayatımın şu döneminde ben de Sarius gibi 2. derecede bir oyuncuyum galiba. Bir türlü yükselemiyorum. Dilek kristali mi arasam kırdığım kalplerde ne yapsam? Yorumum anlamsız geldiyse bu kitabı okuyun ;) Felsefe, oyun, fantastik canavarlar, aşk ne ararsanız var...
Baskı: Kocan Kadar Konuş
Sabahattin Ali olmasaydı bu kitap var olamazdı gibi geldi bana. (Ben çok önceden okuduğum için sorun etmedim, ama okumadıysanız öncelikle Kürk Mantolu Madonna'yı okuyun derim) Onunla konuşması, o gerçeküstücülük, çok hoşuma gitti. Böyle çıtır çerez bir kitaptan beklemediğim şekilde zevk almamı sağladı. Ayrıca kitap çok güncel geldi bana; nasıl desem, şarkıcılar, yazarlar, magazin… Sanki dün yazılmış bugün basılmış gibi hissettim okurken. Kitap akıcı, sürükleyici falan değil resmen koşucu! Efsun karşınıza oturuyor ‘’Bak şimdi sana hayatımı özetleyeyim’’ diyip anlatmaya başlıyor sanki ve hiç susmuyor! Benim 3,5 saatimi aldı okumak ve çok keyifliydi. Kezbanmış şuymuş buymuş laflarına, etiketlere takılmayın, 80-90 kuşağı kızlarının gayet severek okuyacakları bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Baskı: İtiraflarım
Her yetişkin bireyin okuması gereken bir çeşit hayat reçetesi. Tolstoy yaşamış, düşünmüş, yazmış, ölmüş. Hayatının özünü ise bu kitapla geleceğe bırakmış. Okunmalı.
Baskı: Gizliajans
- Absürt - Sürükleyici - Değişik New York Times’ın kapak arkası yorumları gibi bir giriş yaptım ama kitap bu sıfatları hak ediyor gerçekten. Adını çokça duyduğum Canıgüz’ün okuduğum ilk kitabı. Karakterleri sıfatlandırması bana doğrudan Fırat Budacı’yı anımsattı. Tek fark Alper Canıgüz birden fazla sıfat kullanırken Budacı tek sıfat kullanıyor. (Örneğin kahramanının adı Ahmettir. Budacı, ‘’yeşil şapkalı’’ der öyküde ismi öyle kalır. Canıgüz, ‘’yeşil şapkalı’’ der, ‘’Ahmetlerin yüz karası’’ der, ‘’yılların dostu’’ der. Kısaca yazarı sevdiyseniz Budacı’yı da seversiniz.). Bunun dışında kitapta filmlerden, kitaplardan, ünlülerin sözlerinden çokça alıntılar/göndermeler var. (yani kitabı okumadan önce bazı kültlerden haberdar iseniz daha zevkle okursunuz). Bazısını kendisi açıklamış bazısını paraphrase yapmış. Pek sevmedim aslında bunu. Ama kullandığı kelimeleri keyifle okudum, hele müstehzi gülüşle ilgili laf soktuğu kısma bayıldım :) Bu kitabı erkeklerin daha çok seveceğini düşünüyorum nedense.
Baskı: Herkes İçin NLP
Klasik pohpohlayıcı giriş: Siz muhteşemsiniz. Harikasınız. Başarısızlık diye bir şey yoktur. Geri bildirim vardır. Einstein’a öğretmeni aptal demişti; Edison ampulü bulmak için yıllarca uğraşmıştı, yılmamıştı; Charles Dickens’a yazar olamazsın demişlerdi; Beethoven’a besteci olman imkansız demişlerdi ve daha bin tane klişe başarı öyküsü örneği… Eee NLP ne? Ne işe yarar? Nasıl kullanacağım? Teknikleri var mı? Somut olaylar, örnekler verebilir misiniz? Cevabı yok. Bol bol başarı hikayesi. ‘’……..herkesin kendi yöntemlerini yaratmasını sağlayacak örnekler……’’ Bi nevi self servis NLP. İnternetten NLP’yi birazcık araştırırsanız çok daha faydalı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Baskı: Küçük Aptalın Büyük Dünyası (Pucca Günlük, #1)
‘’Kışın elinde montları olmayan çocukları keserdik çünkü onların arabası vardır ve montlarını arabalarına koyup çıkarlar.’’ Hani şeytanın aklına gelmez derler ya aynen öyle. İnsanı kadın olmaktan utandıracak cümleler okudum bu günlükte. İntihar girişimleri, bolca küfür, fetişist sevgili deneyimleri vb de cabası. Genç bir kızım olsa okumasını istemezdim şahsen. Tek başarılı yönü akıcılığı. Kadınların neler düşündüğünü, ilişkilere bakış açılarını, pişmanlıklarını, umutlarını merak ediyorsanız okuyun.
Baskı: Patasana
Ahmet Ümit’in okuduğum ilk kitabı. Güzel kurgulanmış, tarihi şeyler okumaktan hoşlanmamama rağmen sıkılmadan okudum. Ancak defalarca tekrarlanan ‘’-e karşın’’ zarfı çok gözüme battı. Ayrıca kitap buram buram testesteron kokuyordu fikrimce. Kadın karakterin bazı cümleleri bunu çok belli ediyordu. Bu fazlaca erkeksi üslup; Patasana’nın bölümlerine ne kadar yakışıyorsa, kadın karakterlerin üzerinde de o kadar eğreti duruyordu. Son olarak kitaptan altını çizdiğim bir cümleyle yorumumu bitireyim: ‘’Anlatmanın bir tür sevişmek olduğunu anlayıncaya kadar, anlatmanın yetmediğini kanıtlayacak olan açlık teninde uyanana kadar, bıkıp usanmadan anlatacağım.’’ -Aşmunikal
Baskı: Zehir Dolabı
Zehir Dolabı, Ceyda Kılınç'ın Çilekteki Nefret kitabını hatırlattı bana ilk başta. Tam gece yatmadan önce okunacak bir kitap. Bölüm sonları çok naif bitirilmiş. Sürükleyici, diğer bölümde hikaye nasıl ilerleyecek ne olmuş merakta bırakıyor insanı. Yazarın Sevdiklerimin Kelleleri adlı kitabını da okumayı planlıyorum. Özetle; sürükleyici, çok kafa yormayan, hoş bir kitap.
Baskı: Eksik
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Üslubunu çok temiz buldum. Her bölüm kısa tutulmuş, sıkılmaya fırsat bulamadan diğer bölüme geçiyorsunuz ki; bu da kitabı çok akıcı yapıyor. Hamilelerin okuması için pek uygun değil bence. Eğer okumayı düşünen anne adayları varsa doğumdan sonraya ertelesinler derim. Genel olarak sürükleyici, her bölüm sonunda merakta bırakan ve başarılı bir roman olduğunu söyleyebilirim.