
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: djuna barnes
İlk olarak 1936'da yayınlanan Geceyi Anlat Bana, kitaba bir sunuş yazan ünlü ingiliz Şairi T.S. Eliot'ın Barnes için attığı zarın da katkısıyla belli bir çevrenin kült kitabı haline geldi. Eliot, "yalnızca şiirle terbiye edilmiş duyarlıkların tam anlamıyla değerlendirebileceği kadar iyi bir roman" diyordu yazdığı önsözde. Romanın olağandışı dil yapısı ve imgeci üslubu gerçekç…

Yazar: thomas bernhard
"(...) Ülkem hep sapkın bir çoraklık ve korkunç bir duyarsızlık olarak göründü bana. Sadece gri, kötürüm şehirler ve insanı yıldıran bu manzara içinde hain ve yalancı ve alçak insanlar. Bu şehirleri öyle kötürümleştiren, bu toprağı o kadar çoraklaştıran, bu insanları o kadar hain ve alçak yapan ne idi, anlaşılamıyordu. Manzara da insan kadar haindi, öyle kötürüm, öyle alçak, o da beriki gibi…

Yazar: gregory dart
Şehirde bekârlık nasıl bir şeydir? Şehir bize nasıl aşklar vaat eder? Birbirimize gösterdiğimiz ilgi hangi noktadan sonra rahatsız edici olmaya başlar? Normal aşk ile patolojik fanteziler arasındaki çizgiyi nasıl çekmeli? Günümüz tacizcileri neden internet, cep telefonu gibi araçlara bu kadar meraklılar? Londralı bekâr romantik edebiyat okutmanı yazarımızın başından garip bir aşk hikâyesi geçer.…

Yazar: thomas bernhard
1983 yılında yayımlanan Bitik Adam, Bernhardın son dönem romanlarından. Yazarın bir dostluk üçgeni ekseninde koyu bir mutsuzluğun izini sürdüğü roman, sarmal anlatımıyla okuru sarsacak bir derinlik taşıyor. Bernhardın yekpare dökümünde gene zamanlararası gelgitlerle insanın varoluşuna dokunuluyor. Dâhi Glenn Gould, onun gölgesindeki Wertheimer ve anlatıcının Salzburg Mozarteum Akademisinde başlay…

Yazar: thomas bernhard
Bir insanı umutsuz bir durumda gözlemliyoruz, durumun umutsuz olduğunu biliyoruz ve umutsuz durum kavramını da biliyoruz, ama bu insanın umutsuz durumuna karşı hiçbir şey yapmıyoruz, çünkü bu insanın umutsuz durumuna karşı bir şey yapamayız, çünkü biz kelimenin tam anlamıyla böyle bir insanın umutsuz durumu karşında aciziz, oysa böyle bir insanın ve onun umutsuz durumu karşısında aciz olmamak zor…

Yazar: kolektif
Nermi Uygur, Ayfer Tunç, Çetin Altan'la Söyleşi, Artun Unsal, Sevin Okyay, Selim İleri, Gürkal Aylan, M. Mukadder Yakupoğlu, Hüsrev Hatemi, Korkut Yaltkaya, lan D. Suttie, Halil Gökhan, Yıldırım Türker, Cem Akaş, Tomris Uyar, Hulki Aktunç, İskender Pala, ibrahim Agâh Çubukçu, Kanuni Sultan Süleyman, Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi, İbn Hazm, İlhan Güngören, Ihara Saikaku, Ksemendra, Deniş de…

Yazar: gilbert adair
Geçirdiği trafik kazasında gözlerini kaybeden ünlü yazar, yıllar sonra tekrar yazmaya karar verir. Ama ihtiyacı olan tek şey vardır: Gözleri olabilecek biri. Kitabın yazılmasıyla başlayan esrarengiz olaylar zinciri, her gün yeni bir korku ve gerilim halkasının eklenmesiyle uzar gider. Ta ki geçmişe ait son halka eklenene kadar...Ünlü İngiliz yazar Gilbert Adairin Kapalı Kitapı Türkçede ilk defa y…

Yazar: teo grünberg
Ülkemizde pek çok düşünce insanının yetişmesine katkıda bulunan Teo Grünbergin 1963 yılında kaleme aldığı doktora tezi Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme anlam kavramı ile felsefe arasındaki göbek bağını örneklerle belgeleyen bir çalışma. Modern mantığın Türkiyede yaygınlaştırılması, kurumsallaşması ve gelişmesi için verdiği hizmetler nedeniyle 1998 yılında Türkiye Bilimler Akademisi Hizmet Ödülüne…

Yazar: magda szabo
Ne acımasın bir şefkatiSevgi her zaman bu kadar sahipleniridir belki de!Sarsıcı bir köklerinden kopanlış hikâyesi; günlük hayatta yaşanan kırgınlıkların, yaralanmaların, düş kırıklıklarının, suçluluk hissinin, sürgünlük duygusunun, anlayışsızlığın, iletişim güçlüklerinin, duygusal geçirimsizliklerin, pişmanlıkların, yasın ve metanetin, şefkat ve sevginin-romanı. Gücünü, birbirinden öylesine farkl…

Yazar: cem akaş
Kavramlar ve Bağlamlar Arasında; Fredric Jameson, Jürgen Habermas, Alain Tourain, Claude Levi-Stausse, François Hartog, Cyril Mango gibi 20. yüzyıl düşünce yapısına yön veren önemli düşünürlerin Cogitoda yayımlanmış seçme yazılarına yer veriyor. Yirminci yüzyıl düşüncesinin en belirleyici özelliklerinden biri, dünya savaşları ve kıyımlar yaşayan bir dünyada, ne düşünmek ve ne yapmak gerektiğini b…
Yazar: john gray
Ölümsüzleştirme Kurulu’nda siyaset felsefecisi John Gray insanoğlunun ölümü yenme ve ölümsüz olma saplantısının iki farklı coğrafyada, farklı güdülerle ortaya çıkan iki sözde bilimsel versiyonunu parlak ve ürkütücü bir bakışla ele alıyor. Birincisi on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başları İngiltere’sinde bir sevgi nesnesinin ölümünü kabul etmeyen ve onlarla medyumların otomatik yazı…
Yazar: john gray
Ölümsüzleştirme Kurulu’nda siyaset felsefecisi John Gray insanoğlunun ölümü yenme ve ölümsüz olma saplantısının iki farklı coğrafyada, farklı güdülerle ortaya çıkan iki sözde bilimsel versiyonunu parlak ve ürkütücü bir bakışla ele alıyor. Birincisi on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başları İngiltere’sinde bir sevgi nesnesinin ölümünü kabul etmeyen ve onlarla medyumların otomatik yazı…

Yazar: thomas bernhard
Yapı Kredi Yayınları, ünlü Avusturyalı yazar Thomas Bernhardın ilk romanı Donu yayımladı.Edebi öfkenin çocuksuz babalarından Thomas Bernhardın ilk romanı Donda, Schwarzachta asistan doktorluk yapan bir tıp öğrencisi, tıp stajı için Weng köyüne gönderilir. Görevi, asistan Strauchun erkek kardeşi ressam Strauchu gözlemlemektir. Bu çukurlukta, coğrafyanın ışık-gölge arası gelgitlerinde, karanlığın h…

Yazar: alain touraine
Eski paradigmalar dünyanın fethine yönelikti, yenisi baştan aşağı kendimizle ilgili. Bu arada, erkeklerin yönettiği bir dünyanın parçalanıp dağıldığını gözlemlerken, bir yandan da bir kadınlar toplumuna giriyoruz. Bu noktada Alain Touraine yaşamsal önemde iki sorunun izini sürüyor: Yeni bir modernleşme modeli mümkün müdür? Gevşemiş toplumlarımızda yeni bir dinamizm ortaya çıkabilir mi?

Yazar: djuna barnes
İlk olarak 1936'da yayınlanan Geceyi Anlat Bana, kitaba bir sunuş yazan ünlü ingiliz Şairi T.S. Eliot'ın Barnes için attığı zarın da katkısıyla belli bir çevrenin kült kitabı haline geldi. Eliot, "yalnızca şiirle terbiye edilmiş duyarlıkların tam anlamıyla değerlendirebileceği kadar iyi bir roman" diyordu yazdığı önsözde. Romanın olağandışı dil yapısı ve imgeci üslubu gerçekç…

Yazar: agota kristof
Agota Kristoftan savaş, yıkım, göçmenlik, kimlik, insanlık ve yazmak üzerine tüyler ürpertici bir üçleme... Zamanın ve adın olmadığı bir coğrafyada, savaşın, felaketin, yoksulluğun ortasında anneannelerine emanet edilmiş küçük ikizler, bir yandan hayatı anlamaya çalışırken bir yandan da ne pahasına olursa olsun hayata sıkı sıkı tutunmaya çalışırlar. Gün gelir ikizlerin yolu ayrı düşer. Bir daha g…
kitap düzenlemesi yaptı
Sevgi - Biçimleri, Boyutları ve Paradoksları
Yazar: ilham dilman
İlham Dilman 2003 yılında yaşama veda ettiğinde Wittgenstein, dil felsefesi, psikanaliz, ahlak felsefesi üzerine çok sayıda makale ve kitaba imza atmış dünya çapında üne sahip bir felsefeciydi. Bu çalışmasıysa bütün boyutları, biçimleri ve paradokslarıyla sevgiyi Platon’dan Freud’a, Proust’tan Fromm’a, Kierkegaard’dan D.H. Lawrence’a çeşitli yazar ve düşünürlerin görüşleriyle çalışmaları ışığında…

Yazar: djuna barnes
İlk olarak 1936'da yayınlanan Geceyi Anlat Bana, kitaba bir sunuş yazan ünlü ingiliz Şairi T.S. Eliot'ın Barnes için attığı zarın da katkısıyla belli bir çevrenin kült kitabı haline geldi. Eliot, "yalnızca şiirle terbiye edilmiş duyarlıkların tam anlamıyla değerlendirebileceği kadar iyi bir roman" diyordu yazdığı önsözde. Romanın olağandışı dil yapısı ve imgeci üslubu gerçekç…

Yazar: john gray
Tanrı ve ölümsüzlük, ilerleme ve hümanizm masalını bıraktığımız anda yaşamlarımızdan ne anlarız?Eğer söz konusu olan hakikat değil de mutluluk ve özgürlükse, felsefe neden son sözü söylemek zorundadır?İnsanoğlunun mükemmelliğinden daha iç karartıcı başka bir şey olabilir mi?Diğer hayvanlar hayatta bir amaca gerek duymazlar. İnsan denen hayvanın onsuz yapamaması, kendi içinde çelişkidir. Hayatın a…
Yazar: john gray
Ölümsüzleştirme Kurulu’nda siyaset felsefecisi John Gray insanoğlunun ölümü yenme ve ölümsüz olma saplantısının iki farklı coğrafyada, farklı güdülerle ortaya çıkan iki sözde bilimsel versiyonunu parlak ve ürkütücü bir bakışla ele alıyor. Birincisi on dokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başları İngiltere’sinde bir sevgi nesnesinin ölümünü kabul etmeyen ve onlarla medyumların otomatik yazı…
