
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: federico garcia lorca
İspanyol Edebiyatının en önemli şair ve oyun yazarlarından Federico Garcia Lorcanın hemen her dile çevrilmiş, çeşitli tiyatrolarca sahnelenmiş oyunu Kanlı Düğün, Carlos Saura tarafından da sinemaya uyarlanmıştır.Artık bir tiyatro klâsiği kabul edilen Kanlı Düğünde, görünürde küllenmiş bir kan davası, Gelinin, düğün günü Güveyin hasmı olan eski aşığı ile kaçmasından sonra yeniden alevlenir. Bu kaç…

Yazar: soren kierkegaard
Sören Kierkegaard (1813-1855): Topu topu 42 yıl süren yaşamında, 30lu yaşlarının başında yayımladığı Ya / Ya da ve Korku ve Titreme gibi yapıtlarıyla sivrilen ve etkisini hem felsefeci hem de yazar olarak günümüze dek sürdüren önemli bir 19. yüzyıl düşünürüdür. 1843te yayımladığı Kaygı Kavramıysa, Kierkegaarddan son yıllarda dilimize aktarılanlar arasında özgün dilinden çevrilişiyle de farkını ol…

Yazar: djuna barnes
İlk olarak 1936'da yayınlanan Geceyi Anlat Bana, kitaba bir sunuş yazan ünlü ingiliz Şairi T.S. Eliot'ın Barnes için attığı zarın da katkısıyla belli bir çevrenin kült kitabı haline geldi. Eliot, "yalnızca şiirle terbiye edilmiş duyarlıkların tam anlamıyla değerlendirebileceği kadar iyi bir roman" diyordu yazdığı önsözde. Romanın olağandışı dil yapısı ve imgeci üslubu gerçekç…

Yazar: stanislaw lem
İnsanın Bir Dakikası, olmayan üç kitap hakkındaki eleştirilerden oluşan bir eser. Eleştirilen kitaplardan ilki, bir dakika içinde yeryüzünde kaç şimşek çaktığı, kaç ton su fışkırdığı, kaç kişinin seviştiği, kaç kişinin doğal nedenlerle öldüğü gibi niceliksel bilgiler veriyor. Tersine Evrim adını taşıyan ikinci kitap klasik Lem metinlerine en çok benzeyeni; büyük usta yirmibirinci yüzyılın askerî…
Yazar: thomas bernhard
Thomas Bernhard hayatının dönüm noktalarını sakınmasızca açtığı otobiyografik beşlemesinin üçüncü kitabı Nefes – Bir Karar’da, yine önemli bir kesite tanık ediyor okuru. Adeta ölümüne çalıştığı Kiler’den ağır bir hastalık nedeniyle kopmak zorunda kalan genç Thomas kendini, bütün entelektüel gelişimini borçlu olduğu dedesinin yatırıldığı hastanede bir ölüm koğuşunda bulur. Hayatının son demlerini…

Yazar: thomas bernhard
“İnsan insanlarla sadece kirlenir.” Konrad, beş yıl boyunca kendini ve tekerlekli sandalyeye mahkûm eşini hapsettiği, metruk kireç ocağında tuhaf işitme deneyleri yürütürken İşitme başlıklı sanatsal-bilimsel-yazınsal başyapıtını yazmaya hazırlanır. Sonunda, kaç kurşunla olduğu bilinmemekle birlikte, karısını öldürür. Gün geçtikçe karanlığa gömülen bir ses labirentini andıran, dış dünyadan yalı…
Yazar: eugenio borgna
Eugenio Borgna bu kitabında insan olma halinin iki yapıtaşını, bekleyişi ve umudu fenomenolojik bir yönelimle ele alıyor. Klinik deneyimlerinin sağladığı içgörüyle ruhun kuytularına nüfuz etmenin yollarını arayan yazar, okuru bekleyiş ve umudun felsefi ve edebi imgeleri arasında umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor. “Sadece günlük hayattaki karşılaşmalarımızda değil, kaygı ve huzursuzluğa kapılm…

Yazar: elizabeth farrelly
Mutluluğun Sakıncaları'nda doyumsuz bir tüketim toplumuyla karşı karşıyayız… Aynı zamanda göz alabildiğine uzanan beton yığınlarının, asfaltların ve reklam panolarının arasına serpiştirilmiş, mantar gibi bitiveren muazzam ve şaşaalı alışveriş merkezlerinin, geniş arabalarla süslü kocaman evlerin diyarındayız. İnsanların gitgide daha da miskinleşip televizyon karşısında pineklediği bir dünya…

Yazar: thomas bernhard
Ungenach, Thomas Bernhard’ın Avusturya’nın suçlu belleğine ilişkin saptamalarını başlatan kitabıdır; anlatının tümü “aidiyet travması” çevresinde gelişir. Ülke dışında yaşayan Avusturyalı bir akademisyen, büyük bir mirasın vârisi, bu mirası akrabalarına “bölüştürerek” ondan bir an önce kurtulmak ister. Genç adam miras meselesini halletmek için memlekete dönüp de geçmişle yüz yüze gelince, geçm…

Yazar: david markson
Dünya nedir? David Markson, Wittgenstein'ın bu sorusuna, elli dört kez reddedilen fakat sonra bir "kült"e dönüşen romanı Wittgenstein'ın Metresi'nde kurduğu "yeni bir dünya" ile cevap veriyor. Anlatıcı dışında bir insan yoktur bu dünyada. Fakat ikinci bir insanın olmaması, orada hiç kimsenin olmadığı anlamına gelmez: Filozoflar, yazarlar, ressamlar, müzisyenlerd…
Yazar: martin cohen
Böceklerden mi daha çok korkarsınız, felsefeden mi? Wittgenstein’ın Böceği aralarında Newton’ın kovası, Lukretius’un kargısı, Salvatius’un gemisi, Platon’un mağarası ve elbette Wittgenstein’ın böceği bulunan capcanlı örneklerle bezeli eşsiz bir tarih anlatımı eşliğinde, okuru felsefe tarihinin en önemli alanlarından “düşünce deneyi” geleneğine katılmaya davet ediyor. Son bölümdeyse Cohen, yeni ke…

Yazar: david e. cartwright
19. yüzyılın en özgün ve kışkırtıcı düşünürlerinden Arthur Schopenhauer (1788-1860), ömrünü ıstırap ve ölümle dolu bir dünyada yaşamanın anlamını kavramaya ve “varoluşun daima endişe verici esrarını” çözmeye çalışarak geçirmiştir. Modern edebiyat, müzik, felsefe ve psikolojide derin yankı bulan ve Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar, İsteme ve Tasarım Olarak Dünya, Aşkın Metafiziği gibi kitapları…
Yazar: niklas luhmann
Aşkın kaçınılmaz olduğunu düşünenler için güzel bir Sevgililer Günü hediyesi! “Bireyin aşksız bir yaşam sürmesi ve buna rağmen dünyada kendini kabul ettirmesi düşünülebilirse de, bir toplumsal mekanizma olarak aşkın yerine başka bir şeyin konması kesinlikle mümkün değildir.”

Yazar: victor hugo, rina mehyo
Bir İdam Mahkumunun Son Günü, dünya edebiyatının ölümsüzlerinden Victor Hugonun (1802-1885) yirmi altı yaşında yazdığı bir gençlik eseridir. Victor Hugonun içerik olarak bu romandaki amacı çok yalın, çok açık: İdam cezasının hem trajik, hem de saçma yanını göstermek. Onun büyüklüğünde, onun dehasında bir yazar için böyle bir tezi insani ve etik boyutlarıyla sergileyerek kanıtlamak hiç de güç deği…
Yazar: thomas bernhard
Thomas Bernhard’ın “taşralılık-yurt çatışması”, “intihar”, “delilik” gibi karakteristik temalarını işlediği, erken dönem eserleri olarak görülebilecek Amras (1964) ve Watten (1969) başlıklı iki anlatısı bir arada. Amras’ta bir Innsbruck trajedisi konu alınıyor: “Tirol sarası”ndan mustarip annenin krizlerinden kaçışı sürekli kumarda arayan bir baba, ailenin bütün servetini kumarda kaybedince artık…
Yazar: tony judt
Yirminci yüzyılı düşünmeye nereden başlayabiliriz? Onu biçimlendiren düşünceler, olaylar, kişiler toplamına nasıl anlam verebiliriz? Onun başarılarını ve dehşetini zihnimizde nasıl açık seçik bir senteze ulaştırabiliriz. Verdun ve Hiroşima’nın, holokost ve İsrail’in, Hitler ve Stalin’in, Keynes ve Hayek’in, Sartre ve Aron’un, Reagan ve Gorbaçov’un dünyalarını nasıl anlayabiliriz? Daha önemlisi…
Yazar: samuel butler
Servet edinmek için ülkesini terk eden bir gezgin, bu amaçlarla yola çıktığı bir gezinin sonucunda kendisini sıra dışı bir ülkede bulur. Muhteşem arazisi, olağanüstü yakışıklı ve yapılı erkekleri, ayrı bir güzelliği olan kadınlarıyla insan soyu için görünüş olarak âdeta ideal bir ülkedir burası. Görünüşte kusursuz olan bu ülkenin âdet ve görenekleri ise olağanın oldukça dışındadır. Burada hastalı…
Yazar: samuel butler
Bir devam romanı olan Erewhon’a İkinci Ziyaret, Erewhon’u servet edinebilmek için yaptığı bir gezide tesadüfen bulan Bay Higgs’in, bu sefer sırf merakından ötürü bu ülkeye yaptığı ikinci ziyareti anlatır. İlk anından itibaren tehlikeli olmaya başlayan bu ziyarette Bay Higgs, ülkeyi oldukça değişmiş bulur. Bu değişimin fitilini ateşleyen şey ise onun Arowhena ile beraber ülkeden kaçışının olağanüs…

Yazar: eugenio borgna
Modern psikiyatrinin soğuk, bilimsel ve insana mesafeli, yabancılaştırıcı duruşuna karşı her zaman eleştirel bir tavır koyduğu pek çok kitabı bulunan İtalyan psikiyatr ve akademisyen Eugenio Borgnanın ilk kez Türkçede bir kitabı yayımlanıyor: Ruhun Yalnızlığı. Kitaplarında, hakikatin insanın içinde olduğunu söyleyen Augustinus düşüncesine dayanan Borgna, psikiyatrinin inceleme odağının hastalı…


