
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: michael ende
"İnsanlar vardır, asla Fantazya’ya gidemezler," dedi Bay Koreander. "Ve insanlar vardır, gidebilirler ama sonsuza kadar orada kalırlar. Sonra bir de Fantazya’ya gidip geri dönenler vardır. Senin gibi. İşte bunlar iki dünyayı da esenliğe kavuştururlar." NE İSTİYORSAN ONU YAP, yazıyordu sınırsız güce sahip İmparatoriçe’nin sembolünde. Ancak Bastian, bu cümlenin gerçekten ne i…

Yazar: georges bataille
Bu ürkürtücü anlatı, ikiz kardeşler Charles ve Robert arasındaki yoğun ve korkutucu ilişkiyi birinci ağızdan anlatmakta. Charles, ahlaki değerlerden uzak yaşadığı hayatını kötücüllüğe adamış modern bir özgürlükçüdür, Robert ise dindar bir rahiptir ve ısrarla kardeşinin metresiyle yaşadığı şehvet dolu ilişkiyi görmezlikten gelmektedir. Buna dayanamayan Charlesın metresi onunla birlikte olmak ister…

Yazar: maurice blanchot, elçin
Maurice Blanchot, kesinlikle çağımızın en önemli yazarlarından birisidir; hem yazılarında hem öykülerinde yazma sorununu en uç noktasına kadar götürür. Ölüm Hükmü onun başyapıtıdır. Edmond Jabes

Yazar: djuna barnes
İlk olarak 1936'da yayınlanan Geceyi Anlat Bana, kitaba bir sunuş yazan ünlü ingiliz Şairi T.S. Eliot'ın Barnes için attığı zarın da katkısıyla belli bir çevrenin kült kitabı haline geldi. Eliot, "yalnızca şiirle terbiye edilmiş duyarlıkların tam anlamıyla değerlendirebileceği kadar iyi bir roman" diyordu yazdığı önsözde. Romanın olağandışı dil yapısı ve imgeci üslubu gerçekç…

Yazar: djuna barnes
İlk olarak 1936'da yayınlanan Geceyi Anlat Bana, kitaba bir sunuş yazan ünlü ingiliz Şairi T.S. Eliot'ın Barnes için attığı zarın da katkısıyla belli bir çevrenin kült kitabı haline geldi. Eliot, "yalnızca şiirle terbiye edilmiş duyarlıkların tam anlamıyla değerlendirebileceği kadar iyi bir roman" diyordu yazdığı önsözde. Romanın olağandışı dil yapısı ve imgeci üslubu gerçekç…

Yazar: margaret atwood
Baktıkları şey sarımtırak, benekli deriyle kaplı gibi görünen, ampule benzer bir nesneydi. İçinden yirmi kadar kalın et borusu çıkıyordu. Her borunun ucunda bir başka ampül büyümekteydi. Bu da ne böyle? diye sordu Jimmy. Bunlar tavuk, dedi Flurya. Tavuk organları. Ama bu yalnızca ciğer. But uzmanları da var. Normalden on iki kat hızlı but üretebiliyorlar. Ama kafaları yok, dedi Jimmy. Meseleyi ka…

Yazar: junichiro tanizaki
ALDIĞI ÖDÜLLER: (1949) İmparatorluk Ödülü Utsugi, 77 yaşında, kendini emekliye ayırmış bir işadamıdır. Bedeni dayanılmaz acılar içindedir, ama eski bir dansçı olan gelinine de dayanılmaz bir istek duymaktadır. Utsuginin güncesinde, yalnızca yaşama uğraşı veren çılgın bir ihtiyarın erotik fantezilerini değil, sevdalı bir adamın delikanlıca azgınlıklarını da okuyacaksınız. Çılgın Bir İhtiyarın Gün…
9/10Bir 'erkek' romanı olmasının yanında, hayata tutunmanın, hayatın içindeki keyif aldığımız en önemli şeyleri bulup, bunlara dört elle sarılmamız ve geri kalan şeyleri geri plana itmemiz gibi düşünceleri barındıran, önemli bir roman. Hazcılığı yücelten, espirili yapısıyla gülümseten, bir ustanın öneml

Yazar: junichiro tanizaki
ALDIĞI ÖDÜLLER: (1949) İmparatorluk Ödülü Utsugi, 77 yaşında, kendini emekliye ayırmış bir işadamıdır. Bedeni dayanılmaz acılar içindedir, ama eski bir dansçı olan gelinine de dayanılmaz bir istek duymaktadır. Utsuginin güncesinde, yalnızca yaşama uğraşı veren çılgın bir ihtiyarın erotik fantezilerini değil, sevdalı bir adamın delikanlıca azgınlıklarını da okuyacaksınız. Çılgın Bir İhtiyarın Gün…

Yazar: ıan mcewan
Micheal Beard Nobelli bir fizikçidir, ününü kullanarak yüksek ücretler karşılığında küresel ısınma gibi konularda konferanslar verir, bilim enstitülerine başkanlık eder. Özel hayatında da uslanmaz bir kadın avcısı olan Beard beşinci evliliğini kurtarabilmek için ümitsiz bir şekilde çabalar. Bu sefer roller farklıdır, o aldatan değil aldatılandır ve hâlâ karısına âşıktır. Talihsiz bir kaza Beard&#…

Yazar: donald michael thomas
Uzun yıllar sadece şiirleri ve Ahmatova, Yevtuşenko gibi Rus şairlerinden yaptığı çevirilerle tanınan D.M. Thomas, 1980 yılında Beyaz Otel'in yayımlanmasıyla birlikte usta bir romancı olarak da rüştünü ispat etti. Özellikle ABD'de büyük ilgi gören roman, postmodernizmin edebiyat alanındaki en başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirildi. Thomas'ın bütün yapıtlarında öne çıkan…

Yazar: jon mcgregor
David Carterın hayatı istediği gibi gitmiyor: Çocukluğundan beri kendine ait bir müzeye sahip olmanın hayalini kurmuştu fakat müze küratörlüğü kariyerinde istediği gibi ilerleyemedi. Hayat dolu sevgilisi Eleanor, evlendikten sonra bunalımlarla boğuşmaya başladı. Üstelik David, bebekken evlat edinildiğini öğrendi. Şimdi bütün hayatını bir yalanın çevresine inşa ettiğini düşünüyor ve geçmişiyle bug…

Yazar: james baldwin
James Baldwin'le Engin Cezzar, Baldwin'in ikinci kitabı Giovanni'nin Odası'nın yayımlanmasından bir yıl sonra, 1957'de New York'ta tanıştılar. Baldwin romanı Cezzar'la birlikte oyunlaştırdı ve başrol için de onu önerdi. Giovanni'nin Odası hiçbir zaman sahnelenmedi ama Baldwin'in Cezzar ile dostlukları Jimmy'nin otuz yıl sonraki ölümüne dek sürdü.

Yazar: jon mcgregor
Jon McGregorun Man Booker Ödülüne aday olan en genç yazar unvanını almasını sağlayan ilk romanı Önemli Şeylerden Kimse Söz Etmezse, adsız karakterler, pek az kişinin gözüne çarpan olaylar, tekrarlanan temalar ve incelikli detaylarla örülü dokunaklı bir övgü; gündelik hayatın övgüsü. Sıradan bir sokağın adsız sakinlerinin küçük mucizelerle dolu günleri, hayatının belki de en önemli kararını almak…

Yazar: jon mcgregor
Man Booker Ödülü’ne aday gösterilen en genç yazar olan Jon McGregor, yarım bırakılmış düşünceler, ihmal edilmiş noktalama işaretleri, hızlı ve akıcı bir üslupla okura dünyayı umutsuz bir bağımlının hummalı gözlerinden göstermeyi amaçlıyor. Noel’den kısa bir süre önce, İngiltere’nin büyük şehirlerinden birindeki yıkık dökük bir dairede cansız bir beden bulunur. Tanıdıklarıyla arkadaşlarının Rob…

Yazar: martin amis
Edebiyatın kötü çocuğu Martin Amisten enerjik, cüretkâr, çağdaş bir aşk ve cinnet öyküsü! Bu bir cinayetin öyküsü. Henüz işlenmedi. Ama işlenecek. (İşlense iyi olur.) Katili biliyorum, maktulü biliyorum. Zamanı biliyorum, mekânı biliyorum. Sebebi (kızın sebebini) biliyorum ve yöntemi biliyorum. Ayrıca istesem bile onları durduramam sanırım. Kız ölecek. Bunu hep istemişti. İnsanlar bir kez başladı…

Yazar: jean-louis fournier
"Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz." Jean-Louis Fournier eşinden önce ölmek istiyordu. Ama eşi ondan önce davrandı. 40 yıllık evliliğin ardından dul kalan Fournier kendini teselli etmek, belki de intikam almak için karısından söz ediyor. Ama onu anlatırken aslında bize kendisini anlatıyor.

Yazar: jean-louis fournier
Anormal bir çocuğun pek de eğlenceli bir hayatı yoktur. Her şey en başından kötü başlar.Gözlerini ilk açtığında, beşiğinin üzerine eğilmiş, ona bakan iki mahvolmuş yüz görür. Baba ve Anne. Şunu düşünmektedirler: Bunu biz mi yaptık? Pek de gururlu değildirler.Bazen sorumluluğu birbirlerine atarak ağız dalaşına girerler. Soyağaçlarında bir yerlerde saklanmış alkolik bir büyük büyükbaba ya da yaşlı…

Yazar: jean-louis fournier
Altmış yaşında olmak nasıl bir duygudur? Okurlarımızın daha önce Kimseyi Öldürmedi Benim Babam ve Nereye Gidiyoruz Baba? adlı kitaplarıyla tanıdığı Jean-Louis Fournier, altmış yaşına bastığında kaleme aldığı, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Son Siyah Saçım’da bu yaşın iyi ve kötü yanlarını kendine özgü (kara) mizahıyla anlatıyor. Üstelik, akranı ihtiyar delikanlılara cesur öğütler vermekt…
