Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: kevser yeşiltaş
Anadolu'da önemli etkisi olan Muhyiddin İbn-i Arabi'nin batıni öğretisi, kökeni binlerce yıl öncesine giden çok köklü bir bilgi edinme ve bilgi aktarma sistemine bağlıdır ve Sufizm'in önemli temel taşlarından biridir. Sufizm'iniçinde kendine özgü bir üslupla batıni öğretinin sırlarını kuşaktan kuşağa aktarmada Muhyiddin İbn-i Arabi'nin çok önemli bir fonksiyonu olmuştur.…

Yazar: aldous huxley
Algı kapıları temizlenseydi her şey insana olduğu gibi görünürdü: Sonsuz. William Blake İçinde hayal mumu kendiliğinden yanmayanlar için, bu mumu yakmanın yollarını denemiş ünlü bir yaratıcının kaleminden kendi anlılığının bilinmeyen bölgelerine, başka yaratıcıların derinliklerine vuran ışık... Aldous Huxley'in yeni bir düşsel / düşünsel kavrayışın sonuçlarını ortaya koyduğu Algı Ka…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: michel foucault
Michel Foucault, Deliliğin Tarihinde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağdan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği on sekizinci yüzyıla kadar, Batıda deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: virginia woolf
Dünya roman geleneğinde öncü bir rol oynamış Virginia Woolfun olgunluk dönemi eserlerinden biri. Woolf 1925de yayımlanan bu kitabında bilinçlilik akışı tekniğinin ilk ve en başarılı örneklerinden birini verir. Mrs. Dalloway, modern romanın hala aşılmamış bir klasiğidir.Hiç şüphesiz, İngiliz romanıyla ilişkisi olanların içinde onunki en duyarlı zihin ve hayalgücü. Jorge Luis BorgesVirginia Woolf h…

Yazar: yusuf atılgan
"Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Anayurt Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın, otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin i…

Yazar: jean paul sartre
Yaşanmayan Zaman, çağımıza damgasını vurmuş büyük Fransız yazarı ve düşünürü Jean-Paul Sartreın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında çok büyük bir yeri olan Özgürlük Yolları başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı. Üstelik bu üçleme, yazarın yapıtları arasında tek gerçekçi bir örnek. Romanın kahramanı Mathieu, üçlemenin ilki olan Akıl Çağında özgürlük tutkusu ve birey olarak kendi kendi…

Yazar: jean paul sartre
Yaşanmayan Zaman, çağımıza damgasını vurmuş büyük Fransız yazarı ve düşünürü Jean-Paul Sartreın, edebiyat alanında kaleme aldığı yapıtları arasında çok büyük bir yeri olan Özgürlük Yolları başlıklı üçlemesinin ikinci kitabı. Üstelik bu üçleme, yazarın yapıtları arasında tek gerçekçi bir örnek. Romanın kahramanı Mathieu, üçlemenin ilki olan Akıl Çağında özgürlük tutkusu ve birey olarak kendi kendi…

Yazar: aziz nesin
Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşamazı önce radyo oyunu olarak yazdı. Kazandığı büyük başarı üstüne sahne oyunu haline getirdi. Israrlar üzerine senaryosunu yazdı; çoğu tiyatrocudan olduğu gibi, bu kez de filmciden telif hakkını alamadı. Bir haftalık gazetede çizgi romanı yayımlandı. Ardından televizyon senaryosunu yazdı. okurların isteği, çevrenin baskısı artınca sonunda Yaşar Yaşamaz, şu anda bu roman ol…

Yazar: lucius annaeus seneca
Tanrısal Öngörü, Senecanın Diyaloglar adlı eserinin ilk kitabı. Filozofun bu bölümü sürgün dönemindeyken Korsikada yazmış olduğu düşünülmektedir. Eser, konusunu Senecanın öğrencisi ve arkadaşı Luciliusun sorduğu Tanrısal Öngörü doğaya hakim olmasına rağmen iyi kimselerin neden kötülüklerle karşı karşıya kaldığı sorusuna verdiği cevaptan alır.

Yazar: victor hugo
1. BölümDans Eden KızÇok üşüyorum, açlıktan da bayılacağım, diyerek kendi kendine söyleniyordu Pierre Gringoire. Üstelik bir şeyler alacak beş param bile yok cebimde. Hiç kimse ne şiirlerimi ne de yazdığım oyunları istiyor, gerçi beni de kimsenin istediği yok ya!1482 yılının Noelinden on iki gün sonra, Paris soğuk günlerinden birini yaşıyordu. Burada oturanların hemen hepsi şair Pierre Gringeoire…

Yazar: sophokles
Klasik Yunan tragedyalarının olduğu gibi Elektra tragedyasının seyircisi de, kraliçe Klytaimnestranın, donanmasından rüzgârı esirgeyen tanrılara öz kızı Iphigeniayı kurban eden Agememnondan korkunç bir intikam aldığını ve sonrasını bilmekteydi. Çünkü Yunan tragedyası, toplumsal inancın temeli olan dinsel-mitolojik söylencenin kendine çizdiği sınırların dışına çıkamaz, yarı tarihsel, yarı mitoloji…

Yazar: dido sotiriu
Dido Sotiriu Elektrada, hayali bir kişiyi kurgulama gereğini duymamıştır. Kadın kahramanı gerçek biridir. Savaşımı, heyecanı ve sonu yaşanmış gerçeklerdir. Dido, kahramanın ölümsüzlüğe doğru gidişini izler. Onu hapislerde ziyaret eder, hücrede çocuğunun ilk adımlarında minik ellerinden tutar, firar ettiğim görünce şaşırır; onun yorulmak bilmez gündelik temposunda nefesi daralır ve sonunda üzgün b…

Yazar: molière
Molière kahramanlarında onların doğal dengelerini bozan, mantıklı davranmalarını engelleyen, karşı koyamadıkları eğilimlerin akıntısında gülünç duruma düşüren takıntılar, kusurlar bulunur. Hemen hepsi, başlangıçta doğal, mantıklı düşünen insanlarken, nasıl olmuşsa olmuş, kanser tümörü gibi dejenerasyona uğramış, giderek ruhu ve aklı kötürümleştiren kötü bir ruha dönüşmüş bir gücün denetimi altına…











