
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: haruki murakami
Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek... Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. Bir kadının özlemini çeken…

Yazar: ayşe akaltun
Melankoli şimdiye kadar bir kadın hastalığı olarak düşünülmüş ve histeriyle yan yana anılmış. Ama artık yapılan akademik araştırmalardan ya da melankoliye kafa yoran sanat eserlerinden biliyoruz ki her kadın ataerkil toplumda yaşadığı travmalarla hüzünlü, melankolik olmaya adaydır. İşte bu yüzden artık kadınlar hüzünlerine sahip çıkıyor. Melankolik kadının acısı içsel olmaktan çok dışsaldır.…

Yazar: ayşe kulin
Ayşe Kulin, Dönüşün ardından yeni kitabı Hayalde 1983ten bu yana yaşamında yer alan renkli olaylara ve ilginç anekdotlara yer veriyor. Bu kitapta yazarlık hayaliyle başlayan bir yaşamın günümüze uzanan renkli görüntüleri yer alıyor. Özgün çizimlerle desteklenmiş olan Hayal aynı zamanda Kulinin günümüze uzanan yazarlık serüveninin de bir öyküsü… Ünlü işadamı Asil Nadirden reklamcı Tunca Yöndere…

Yazar: ayşe kulin
Ayşe Kulin, Dönüşün ardından yeni kitabı Hayalde 1983ten bu yana yaşamında yer alan renkli olaylara ve ilginç anekdotlara yer veriyor. Bu kitapta yazarlık hayaliyle başlayan bir yaşamın günümüze uzanan renkli görüntüleri yer alıyor. Özgün çizimlerle desteklenmiş olan Hayal aynı zamanda Kulinin günümüze uzanan yazarlık serüveninin de bir öyküsü… Ünlü işadamı Asil Nadirden reklamcı Tunca Yöndere…

Yazar: ayşe akaltun
Melankoli şimdiye kadar bir kadın hastalığı olarak düşünülmüş ve histeriyle yan yana anılmış. Ama artık yapılan akademik araştırmalardan ya da melankoliye kafa yoran sanat eserlerinden biliyoruz ki her kadın ataerkil toplumda yaşadığı travmalarla hüzünlü, melankolik olmaya adaydır. İşte bu yüzden artık kadınlar hüzünlerine sahip çıkıyor. Melankolik kadının acısı içsel olmaktan çok dışsaldır.…

Yazar: ayşe akaltun
Melankoli şimdiye kadar bir kadın hastalığı olarak düşünülmüş ve histeriyle yan yana anılmış. Ama artık yapılan akademik araştırmalardan ya da melankoliye kafa yoran sanat eserlerinden biliyoruz ki her kadın ataerkil toplumda yaşadığı travmalarla hüzünlü, melankolik olmaya adaydır. İşte bu yüzden artık kadınlar hüzünlerine sahip çıkıyor. Melankolik kadının acısı içsel olmaktan çok dışsaldır.…

Yazar: ayşe akaltun
Melankoli şimdiye kadar bir kadın hastalığı olarak düşünülmüş ve histeriyle yan yana anılmış. Ama artık yapılan akademik araştırmalardan ya da melankoliye kafa yoran sanat eserlerinden biliyoruz ki her kadın ataerkil toplumda yaşadığı travmalarla hüzünlü, melankolik olmaya adaydır. İşte bu yüzden artık kadınlar hüzünlerine sahip çıkıyor. Melankolik kadının acısı içsel olmaktan çok dışsaldır.…

Yazar: maeve binchy
Sakin bir İrlanda kasabasında dost olan iki küçük kız ve onların genç kızlık yılları... Maeve Binchynin Türkçeye kazandırdığımız yeni romanı Aşkı Yarın Yaşayacaksın, büyümenin getirdiği sancıları, gençlik hayallerini ve hayal kırıklıklarını anlatıyor. Sıcak bir yuvada büyüyen, iriyarı, cömert yürekli Benny ile deli dolu, anne ve babasını yitirmiş, rahibeler tarafından büyütülmüş Evein arkadaşlığı…

Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…

Yazar: haruki murakami
Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek... Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. Bir kadının özlemini çeken…
7/10Bağımsız Organ, Kino ve Aşık Samsa beni en çok içine çeken hikayeler oldu. Murakami çabuk tüketilmemesi gereken yazarlardan benim için. Öykü yazarlığını da sevdim.

Yazar: haruki murakami
Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek... Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. Bir kadının özlemini çeken…

Yazar: ıain banks
Fay Weldon' ın ''çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu'' diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks' in ilk romanı Eşekarısı Fabrikası , 1980' li yıllarda İngiltere' de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplarından biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazd…

Yazar: emrah serbes
Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin. Tamam Galip. Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin. Tamam Galip. İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin. Tamam Galip. Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal`ı boklu dereye…

Yazar: marc levy
Amerikalı ünlü sanat tarihçisi Jonathan Gardner, Rus ressam Vladimir Radskinin yapıtlarına çocukluğundan beri tutkulu bir hayranlık beslemektedir. Ressamın yüz yıldan uzun bir zamandır kayıp olduğu düşünülen başyapıtının bulunduğunu haber alınca, nişanlısı Annayı Bostonda düğün hazırlıklarıyla baş başa bırakıp Londraya doğru yola çıkar. Ama bu gizemli tablonun peşine düştüğünde, kendi yaşamının g…

Yazar: erich fromm
Bu kitap, sevme sanatı konusunda hazır bilgi isyetenleri umut kırıklığına uğratacaktır. Tersine, burada gösterilmek istenen şey sevginin, belli bir olgunluğa erişmeden, rastgele herkesin tadabileceği bir duygu olmadığıdır. Kitabın amacı okuyucuya, bütün kişiliğini yaratıcı yönde geliştirmedikçe sevme çabalarının boşa çıkacağını, komşusunu sevme yetisi, gerçek alçakgönüllülük, gözüpeklik, inanç ve…

Yazar: haruki murakami
Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek... Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. Bir kadının özlemini çeken…

Yazar: haruki murakami
Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek... Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. Bir kadının özlemini çeken…

Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…
7/10Barış Bıçakçı, uzun zamandır ertelediğim yazarlardandı. Seyrek Yağmur'un adından mıdır Rıfat'ı tanıtan arka kapak yazısından mıdır bilmiyorum, zamanı geldi dedim ve Barış Bıçakçı'ya merhaba dedim. Yazarın dilinin sadeliğini sevdim. İnsanı yormayan, basit ama keyif veren bir anlatımı var. Seyrek

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: barış bıçakçı
Bir pazar sabahı Rıfat günlerin aynı kaba damlamadığını fark etti. “Günler damlıyor ama aynı kaba değil,” dedi. Gökyüzüne baktı: Boştu. Hiç bulut yoktu, aslında hiçbir şey yoktu. Çağımızın çıplak güneşi her şeyi yok etmişti, enginliği, bulutları ve kuşları… Maviyi bile yok etmişti, sonra da sırasıyla diğer renkleri, bazı sesleri, kelimeleri ve anlamları. İnsan bu yoklukta yeni bir şey söyleyemez,…

Yazar: tezer özlü
Doğumum bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığını sandım... Kırk yaşındayım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum…
6/10Tezer Özlü'den kalanlar, çocukluğunun soğuk geceleri kadar etkilemedi beni. Belki birkaç Tezer Özlü kitabından sonra okumalıydım. Sevmedim değil, yeteri kadar sevemedim.

Yazar: tezer özlü
Doğumum bile bir kökünden kopma idi. On yaşıma kadar, çevremi, özellikle çevremdeki sessizliği kavramaya çalıştım... Yirmi yaşım ile otuz yaşım arasında aklın bittiği yerleri ve çıldırmanın sınırlarını aradım... Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne de çılgındım. Dünyayı kavradığını sandım... Kırk yaşındayım. Bugün, gecenin bazı saatlerinde kitlenin anlamsız gürültüsü içinde boğuluyorum…
