Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Görüşme Odası
Bir yere kadar ağır aktığı doğru ama daha sonra öyle açılıyor öyle insanı gerginliğe sürüklüyor ki sanki göğsünüzün üstüne kocaman bir taş yerlestirmisler gibi nefes almanızı engelliyor, genel olarak konu ve işleyişi de beğendim...
Baskı: Görmek
Tabi körlük kitabını okuduktan sonra biraz sönük kalıyor bu kitap ama yazar dili o kadar karmaşık ve güzel ki acaba o karmaşıklıktan dolayı mı güzel onu da tam oturtamama rağmen benim için tatmin edici idi, körlük kitabındaki karakterleri görmekte güzeldi...
Baskı: Körlük
Bir anda kör olan biri, daha sonra bir körlük salgını, hiç kimsenin adı yok, hiç kimsenin ada ihtiyacı da yok, devletin bu körleri bir yere yerleştirmesi, komün hayatının zorlukları, güçlülerin güçsüzleri ezmesi, kaos, kaos, kaos, hayvanlasan insanlar, ölümler ve bu dünyada görebilen tek insan... Beklentim çok yüksek değildi ama öyle bir dünya çıktı ki karşıma okuması hem güzel hem dehşet vericiydi, kitabın yazılış şekli de bu dünyaya çok uygundu, sanki bir monolog gibiydi, Nobel ödüllü kitaplar genelde hayal kırıklığı olur ama bu kitap onlardan değil... Not: filmi de çekilmiştir 2008 yapımı blindness (körlük)
Baskı: On - İçimdeki Katil (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #3)
Öncelikle kitabın sonu alışık olduğumuz polisiye kitaplarınki gibi değil bununla başlayalım, bazı eksik noktalar var, sanki bir kitabın orjinal metnini kısaltıp 400 sayfaya sığdırmışlar gibi onun dışında mazzanti için başarılı bir polisiye performansı daha, kendisi hiç bir kitabında hayal kırıklığına uğramadığım bir yazar..
Baskı: Yörünge
Bilindik Tess Gerritsen kitaplarından değil polisiye yok bol bol uzay ve bilim var, polisiye beklentisiyle okuyacaksaniz yazarın diğer kitaplarını tavsiye ederim, uzaya ve bilime meraklıysanız ise beğeneceğinize eminim, çok fazla tıbbi terim var bazen rahatsız ediyor ama bu kitap için kabul edilebilecek bir şey bu...
Baskı: İçimizdeki Şeytan
Kitap hakkındaki duygularımı çok karışık zaman zaman sevdim zaman zaman nefret ettim ama kitaptan değil kitabın içindeki yaşamdan zaman zaman da kendi hayatımdan ve hayatı boş yaşadığımdan nefret ettim, bilemiyorum ya kitabın herhalde herkeste uyandırdığı duygu farklı olacak, belki hayatı sorgulayacak belki de pöh bu neymiş diyecek, karar okuyucunun...
Baskı: 22/11/63
Tipik King romanlarından farklı korku-gerilim öğeleri çok fazla içermeyen ama konusu ve dili itibariyle özgün ve insanı içine çeken bir roman, 50 lerin sonu 60 ların başı Amerika'sinin tasviri kuvvetli, roman uzun ama dil akıcı ve sıkmıyor, meraklısına tavsiye edilir...
Baskı: Suç ve Ceza
Sanırım ilk defa yaklaşık 17-18 sene evvel lisede okumuştum bu kitabı o zaman da etkilendigimi hatırlıyorum ama yeniden okuyunca kendime 17-18 senedir neden hiç okumadım ki diye sordum, dostoyevskinin öyle bir dili var ki; bazen bir film izler gibi, bazen romanın kahramanlarından birinin yerine kendini koyar gibi okuyorsun kitabı, yoksulluk ve bu yoksulluğu gerçekten yaşamış olduğunu bilmek, kitapta hissetmek belki de kitaplarını bu kadar çok sevme nedeni, bilemiyorum hiç bitmesin istiyorum, diyaloglar, kahramanların ruh hali, duygu karmaşası, inişler, çıkışlar beni benden alıyor, her 5-10 senede bir tekrar tekrar okunması gereken bir kitap...
Baskı: Fobi
Wulf durn'ün okuduğum 4.kitabı diğer 3 kitabı da sipariş etmeme yetti, gerçekten gerilim konusunda kendini çok geliştirdi, bu kitabında korkular üzerine sanki bir inceleme yazmış gibiydi, ilk sayfadan itibaren kitap sizi içine alıyor son sayfaya kadar da bırakmıyor, kan ve vahşet olmadan bunları yapıyor olabilmesi daha da korkutucu, okuduğum hiçbir kitabından pişman olmadım, iddialı olacak belki ama j.c.grange'a tarz olarak en çok benzeyen yazarlardan biri, en azından polisiye olmasada gerilim konusunda...
Baskı: Küçük Prens
Küçükken okuma fırsatı bulamadığım burada o kadar çok okunmuş ve güzel yorum yapılmış ki merak edip okumak istediğim bir kitaptı, ufak tefek olaylar hariç beni çok etkileyemedi, belki de çocukken okumak gerekirdi, belki de çok büyümüştüm...
Baskı: İnsan Neyle Yaşar
Tolstoy insanın toplum üzerine çatışmalarını din ve ahlak temelli kısa hikayelerle anlatmış, genelde iyi kalpli olmayı, sabretmeyi, kötü konuşmamayı, aç gözlü olmamayı öğütlüyor, ben hikayeleri sevdim, zaten dil sade ve akıcı çeviri güzel tavsiye edilir...
Baskı: Oyunbaz (Jan Forstner, #2)
Sonunu tahmin edemediğim polisiye-gerilim kitaplarını çok seviyorum, kim lan bu diye diye kitabın sonu geldi, olay örgüsü çok iyi, çeviri çok iyi, korku var gerilim var polisiye var, bu tarz kitapları sevenlerin beklentisini kesinlikle karşılar...
Baskı: Vadideki Zambak
Klasikleri okumalıyım artık diyerek elime aldığım kitap lakin zor bitirdim, birinci sebebi aşk ve dramdan boğuldum (bana göre değil) ikinci sebebi de ağdalı dil, geçişleri de pek anlamadım hep beraberken ortam bir anda nasıl boşalıyor bu kadar rahat konuşuyorlar onu da anlamadım, kitapları yarım bırakmayı sevmediğim için bitirdim...
Baskı: Ay Işığı Sokağı
Kitap bittiğinde 75 sayfada amma da çok kan, ihtiras, intihar, cinayet ve ölüm vardı demek geliyor insanın içinden ki bu bir polisiye roman değil. Buna rağmen gerçekten karakter tahlilleri ve tasvirler çok kuvvetliydi, bazı yerleri film izler gibi okudum. Özellikle leporella hikayesi beni çok gerdi belki de okuduğum en iyi Stefan Zweig hikayesiydi...
Baskı: Babaya Mektup
100 yıldan önce yazılmış bir mektubun, köyde büyümüş olan baba ve şehirde büyümüş olan oğlu arasındaki görüş farklılıklarını günümüzde dahi benzerliklerinin olduğunu göstermesi gerçekten çok enteresan...
Baskı: Küçük Burjuvalar
Piyes şeklinde yazılmış, sonradan görme Rus aile hayatını işlemiş ama diyalogların bir çoğuna ve duygu geçişlerine anlam veremedim, biraz çorba kivamindaydi kitap Rus edebiyatını sevdiğim için yarım bırakmadım...
Baskı: Buzullar Arasında Bir Kış
İnanılmaz akıcı ve yormayan bir serüven, tasvirleri çok kuvvetli sanki okumuyorsunuzda yaşıyor gibisiniz, kutuplardaki yaşamı merak edenler muhakkak okumalı...
Baskı: O
Kurgu çok iyi, dil inanılmaz akıcı, çeviri altın kitap evi olmasına rağmen çok başarılı, yani 1212 sayfalık bir romanın abartısız 1100 sayfasında sıkılmak imkansız devamlı gerilim devamlı macera, belki de Stephen King'in en iyi kitabı...
Baskı: Kızıl
Tipik bir Stefan Zweig kitabı, bol bol karakter tahlili, mutluluk, hüzün ve ölüm bir arada, yine beklenmedik ( yazarı tanıyanlar için belki de beklendik ) bir son...
Baskı: Psikiyatrist
Yazarın ilk kitabı, ilk kitap için oldukça başarılıydı, konu ve anlatış güzel, polisiye kitaplardaki en önemli olgunun sonunun vurucu olması olduğunu düşünüyorum, bu kitapta bunu görebiliyoruz, kitabı okurken bir çok kez tahmin etmeye çalıştım, bir yere kadar tahmin de edilebilir ama hepsinin tahmin edilebileceğini sanmıyorum, sonuç olarak polisiye-gerilim tarzını sevenler okursa pişman olmaz...
Baskı: Olağanüstü Bir Gece
Kitabın ilk yarısı ruhumu kararttı çok kasvet doluydu, sonrasında ise harika bir psikolojik çözümleme vardı, ruh halindeki geçişler çok iyiydi, genel olarak fena değildi ama zaman zaman da açıkçası sıktı...
Baskı: Kızıl Veba
Dünyayı bir salgın hastalık vurmuştur ve nüfusun çok büyük bir kısmı ölmüştür, kalan insanların vahsilesmesini anlatan tipik bir Jack London kitabı, gerçekçi, sert ve tasvirler çok kuvvetli... Coronadan 100 yıl önce yazılması ve bazı insan davranışlarının da birebir uyduğunu görmek insanı da şaşırtıyor...