Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: josé saramago
Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışçasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83'ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğu…
8/10Tabi körlük kitabını okuduktan sonra biraz sönük kalıyor bu kitap ama yazar dili o kadar karmaşık ve güzel ki acaba o karmaşıklıktan dolayı mı güzel onu da tam oturtamama rağmen benim için tatmin edici idi, körlük kitabındaki karakterleri görmekte güzeldi...

Yazar: josé saramago
Adı belirsiz bir ülkenin başkentinde seçim günü bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlayınca kimse oy atmaya gitmez. Öğleden sonra yağmur durunca, saat tam dörtte, seçmenler sanki emir almışçasına sandıkların başına koşarlar. Ama sandıklar açıldığında, kullanılan oyların yüzde 83'ünün boş olduğu ortaya çıkar. Bunun bozguncu bir grubun, dahası uluslararası bir anarşist örgütün işi olduğu…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…
10/10Bir anda kör olan biri, daha sonra bir körlük salgını, hiç kimsenin adı yok, hiç kimsenin ada ihtiyacı da yok, devletin bu körleri bir yere yerleştirmesi, komün hayatının zorlukları, güçlülerin güçsüzleri ezmesi, kaos, kaos, kaos, hayvanlasan insanlar, ölümler ve bu dünyada görebilen tek insan... Be

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: mario mazzanti
Riondino’nun arkasında kanlı izler bırakarak rehabilitasyon kliniğinden kaçabildiğini öğrenen Doktor Claps, uzun sürecek bir kâbusun başladığının farkındadır. 7 yıl önce, Başkomiser Sensi ile tanışmasını sağlayan bu Riondino Vakası aynı vahşetiyle yeniden su yüzüne çıkıyordu. 7 yıl önce art arda kaçırdığı 2 kadına işkence eden ve sonunda onları öldüren Riondino yakalandığında…
8/10Öncelikle kitabın sonu alışık olduğumuz polisiye kitaplarınki gibi değil bununla başlayalım, bazı eksik noktalar var, sanki bir kitabın orjinal metnini kısaltıp 400 sayfaya sığdırmışlar gibi onun dışında mazzanti için başarılı bir polisiye performansı daha, kendisi hiç bir kitabında hayal kırıklığın

Yazar: mario mazzanti
Riondino’nun arkasında kanlı izler bırakarak rehabilitasyon kliniğinden kaçabildiğini öğrenen Doktor Claps, uzun sürecek bir kâbusun başladığının farkındadır. 7 yıl önce, Başkomiser Sensi ile tanışmasını sağlayan bu Riondino Vakası aynı vahşetiyle yeniden su yüzüne çıkıyordu. 7 yıl önce art arda kaçırdığı 2 kadına işkence eden ve sonunda onları öldüren Riondino yakalandığında…

Yazar: peyami safa
Peyami Safa edebiyat - roman Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insaın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.
7/10
Yazar: peyami safa
Peyami Safa edebiyat - roman Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insaın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.

Yazar: tess gerritsen
Parlak bir araştırmacı olan Dr.Emma Watson, yaşamı boyunca düşlediği bir göreve seçilmiştir. Ağırlıksız ortamın farklı canlı türleri incelemek için Uluslararası Uzay İstasyonu`na gönderilir. Fakat organizmaların, yer çekimi engelinin ortadan kalkmasıyla kontrolden çıkabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Deney, çok geçmeden ölümcül bir savaşa dönüşür ve zaman hızla tükenirken, mürettebat bu benz…
8/10Bilindik Tess Gerritsen kitaplarından değil polisiye yok bol bol uzay ve bilim var, polisiye beklentisiyle okuyacaksaniz yazarın diğer kitaplarını tavsiye ederim, uzaya ve bilime meraklıysanız ise beğeneceğinize eminim, çok fazla tıbbi terim var bazen rahatsız ediyor ama bu kitap için kabul edilebil

Yazar: tess gerritsen
Parlak bir araştırmacı olan Dr.Emma Watson, yaşamı boyunca düşlediği bir göreve seçilmiştir. Ağırlıksız ortamın farklı canlı türleri incelemek için Uluslararası Uzay İstasyonu`na gönderilir. Fakat organizmaların, yer çekimi engelinin ortadan kalkmasıyla kontrolden çıkabileceği kimsenin aklına gelmemiştir. Deney, çok geçmeden ölümcül bir savaşa dönüşür ve zaman hızla tükenirken, mürettebat bu benz…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…
8/10Kitap hakkındaki duygularımı çok karışık zaman zaman sevdim zaman zaman nefret ettim ama kitaptan değil kitabın içindeki yaşamdan zaman zaman da kendi hayatımdan ve hayatı boş yaşadığımdan nefret ettim, bilemiyorum ya kitabın herhalde herkeste uyandırdığı duygu farklı olacak, belki hayatı sorgulayac

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: stephen king
22 Kasım 1963'te Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu, başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı. Peki, ya geçmişi değiştirme şansınız olsaydı? Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantasının kileri geçmişe, 1958'e açılan bir geçittir ve Al, Jake&#…
9/10Tipik King romanlarından farklı korku-gerilim öğeleri çok fazla içermeyen ama konusu ve dili itibariyle özgün ve insanı içine çeken bir roman, 50 lerin sonu 60 ların başı Amerika'sinin tasviri kuvvetli, roman uzun ama dil akıcı ve sıkmıyor, meraklısına tavsiye edilir...

Yazar: stephen king
22 Kasım 1963'te Dallas'ta üç el silah sesi duyuldu, başkan Kennedy öldü ve tarih yeniden yazıldı. Peki, ya geçmişi değiştirme şansınız olsaydı? Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantasının kileri geçmişe, 1958'e açılan bir geçittir ve Al, Jake&#…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…
10/10Sanırım ilk defa yaklaşık 17-18 sene evvel lisede okumuştum bu kitabı o zaman da etkilendigimi hatırlıyorum ama yeniden okuyunca kendime 17-18 senedir neden hiç okumadım ki diye sordum, dostoyevskinin öyle bir dili var ki; bazen bir film izler gibi, bazen romanın kahramanlarından birinin yerine kend

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…
Yıllar sonra yeniden...

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Bir yanda budala, anlamsız, önemsiz, hastalıklı, herkese yarardan çok zararı dokunan, niçin yaşadığını kendi de bilmeyen, yarın nasıl olsa ölecek bir kocakarı; öte yanda yardım görmedikleri için boş yere sıkıntı çeken körpe güçler.Kocakarıyı öldür, parasını al, sonra bu parayı tüm insanlığın yararına harca. Bir hayırlı ölüme karşı binlerce yaşam.Kocakarıyı öldürdükten sonra paraya el sürmeden ruh…

Yazar: wulf dorn
Fobi kapıları kilitle! Korku soğuk hava gibi içeri sızmak istiyor… Dondurucu bir kış gecesi kocasının arabası evin önünde durur. Sarah kocasını karşılamaya iner ama mutfaktaki adamın o olmadığını anlar. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş ve onun gibi giyinmiştir. Sarah'nın ise yüzünde yara izleri olan ve kendisine karısıymış gibi davranan bu adama inanmış…
10/10Wulf durn'ün okuduğum 4.kitabı diğer 3 kitabı da sipariş etmeme yetti, gerçekten gerilim konusunda kendini çok geliştirdi, bu kitabında korkular üzerine sanki bir inceleme yazmış gibiydi, ilk sayfadan itibaren kitap sizi içine alıyor son sayfaya kadar da bırakmıyor, kan ve vahşet olmadan bunları yap

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…
7/10Küçükken okuma fırsatı bulamadığım burada o kadar çok okunmuş ve güzel yorum yapılmış ki merak edip okumak istediğim bir kitaptı, ufak tefek olaylar hariç beni çok etkileyemedi, belki de çocukken okumak gerekirdi, belki de çok büyümüştüm...

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…
9/10Tolstoy insanın toplum üzerine çatışmalarını din ve ahlak temelli kısa hikayelerle anlatmış, genelde iyi kalpli olmayı, sabretmeyi, kötü konuşmamayı, aç gözlü olmamayı öğütlüyor, ben hikayeleri sevdim, zaten dil sade ve akıcı çeviri güzel tavsiye edilir...

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, hüseyin karaca
Tolstoy İvan İlyiçin Ölümü, Kreutzer Sonat, Şeytan gibi eserlerinde olduğu gibi, bu uzun öyküsünde de hayata direnmenin manevi kaynağını arıyor. Feodal ilişkilerin gitgide çözüldüğü, tüm toplumsal katmanların bir altüst oluş yaşadığı Çarlık Rusyasında, yoksulluk ve baskı altında ezilen insanın, Tanrının verdiği sevgi için yaşaması gerektiğini hatırlatan Tolstoy, kutsal kitaplarda sıkça rastlanan…

Yazar: wulf dorn
Hep seni düşünüyorum, yakında sen de beni aklından çıkaramayacaksın… Psikiyatr Jan Forstner bir gün beklenmedik bir anda, kimden geldiği belli olmayan güller alır. İlk başta güllerin, kitabını okuyan bir hayranından geldiğini düşünen Jan bir süre sonra kasabadaki korkunç cinayetler ile evinin kapısına bırakılan imzasız mektuplar ve hediyeler arasında bir bağlantı kurar. Ona sırılsıklam âşık ol…
10/10Sonunu tahmin edemediğim polisiye-gerilim kitaplarını çok seviyorum, kim lan bu diye diye kitabın sonu geldi, olay örgüsü çok iyi, çeviri çok iyi, korku var gerilim var polisiye var, bu tarz kitapları sevenlerin beklentisini kesinlikle karşılar...