
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…
9/10okuduğum en iyi kitaplardan biriydi..

Yazar: karen joy fowler
Cook ailesiyle tanışın! Birbirini çok seven ama kusurlu insanlardan oluşan bir aile… Anlatıcımız Rosemary Cook'un çocukken yaptığı en iyi şey konuşmakmış. O altı yaşındayken korkunç bir olay olmuş, o kadar korkunç ki, Rosemary'yi sessizleştirmiş ve ailesini mahvetmiş. Şimdi, onun hayran olduğu ağabeyi bir terörist olarak FBI tarafından aranıyor. Hayat dolu bir kadın olan annesi artı…
10/10
Yazar: karen joy fowler
Cook ailesiyle tanışın! Birbirini çok seven ama kusurlu insanlardan oluşan bir aile… Anlatıcımız Rosemary Cook'un çocukken yaptığı en iyi şey konuşmakmış. O altı yaşındayken korkunç bir olay olmuş, o kadar korkunç ki, Rosemary'yi sessizleştirmiş ve ailesini mahvetmiş. Şimdi, onun hayran olduğu ağabeyi bir terörist olarak FBI tarafından aranıyor. Hayat dolu bir kadın olan annesi artı…

Yazar: adam fawer
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu. Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum. Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir. Ama değilsem… Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir. Üstelik tek bir dünya yok. Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karış…
6/10
Yazar: adam fawer
Dorothy ilk defa öldüğünde on iki yaşındaydı. En azından bana söylediği buydu. Delirdiğini düşünmüştüm ama şimdi ona inandığım için esas deli ben miyim diye merak ediyorum. Öyleysem bunların hiçbirinin önemi yok demektir. Ama değilsem… Eh, o zaman dünya benim düşündüğüm gibi bir şey değil demektir. Üstelik tek bir dünya yok. Kafanız karıştıysa canınız sıkılmasın. Benimki de karış…

Yazar: ned beauman
Bir günü 25 saat olarak algılamasına sebep olan tuhaf bir rahatsızlıktan mustarip Londralı bir genç, korsan radyo istasyonunun vericisini korumakla görevli bir teriyer, güzelliği uyuşturucu kadar etkili –ve tehlikeli– genç bir kadın, birdenbire Londra sokaklarında beliren tilkiler, gün ortasında sokakta Burmalı avlayan beyaz minibüsler, karanlık amaçları olan bir maden şirketi ve tüm bunların bir…
9/10
Yazar: ned beauman
Bir günü 25 saat olarak algılamasına sebep olan tuhaf bir rahatsızlıktan mustarip Londralı bir genç, korsan radyo istasyonunun vericisini korumakla görevli bir teriyer, güzelliği uyuşturucu kadar etkili –ve tehlikeli– genç bir kadın, birdenbire Londra sokaklarında beliren tilkiler, gün ortasında sokakta Burmalı avlayan beyaz minibüsler, karanlık amaçları olan bir maden şirketi ve tüm bunların bir…

Yazar: umberto eco
Umberto Eco'nun yeni romanı: Kötü gazetecilik konusunda bir rehber. Tam bir "kaybeden" olan Colonna (50), gazeteci Simei'den iyi bir iş teklifi alıyor: Yazı işleri sorumlusu ya da benzeri bir şey" sıfatıyla bir yıl boyunca bir günlük gazete için hazırlanan 12 "sıfır sayı"yı yönetecek ve "asla çıkmayacak olan bir günlük gazetenin hazırlanışıyla geçen bir…
8/10
Yazar: umberto eco
Umberto Eco'nun yeni romanı: Kötü gazetecilik konusunda bir rehber. Tam bir "kaybeden" olan Colonna (50), gazeteci Simei'den iyi bir iş teklifi alıyor: Yazı işleri sorumlusu ya da benzeri bir şey" sıfatıyla bir yıl boyunca bir günlük gazete için hazırlanan 12 "sıfır sayı"yı yönetecek ve "asla çıkmayacak olan bir günlük gazetenin hazırlanışıyla geçen bir…

Yazar: jerome david salinger
Glasslar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşının yaralanmış kuşağının yedi tuhaf kardeşli tipik bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafe…
8/10
Yazar: jerome david salinger
Glasslar; öncesi, savaş ve sonrası ile 2. Dünya Savaşının yaralanmış kuşağının yedi tuhaf kardeşli tipik bir ailesi... Ölümler, intiharlar, güvence aranan mistik savruluşlar ve aşklar arasında, hayatla yaşanan yüksek voltajlı ve suskun uyumsuzluklar, sessiz çıldırma eşikleri... Biz dördümüz, birbirimize yakın kan bağıyla bağlıyız ve bir tür deruni aile diliyle, iki nokta arasındaki en kısa mesafe…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Yenişehirde Bir Öğle Vaktinde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur. Bu çerçevenin içine de, Ali, Doğan ve Olcaydan oluşan bir üçgen kurar; o dönemin sorularını, ab…
8/10
Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Yenişehirde Bir Öğle Vaktinde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur. Bu çerçevenin içine de, Ali, Doğan ve Olcaydan oluşan bir üçgen kurar; o dönemin sorularını, ab…

Yazar: sevgi soysal
Sevgi Soysal, 1974 Orhan Kemal Roman Ödülünü kazanan Yenişehirde Bir Öğle Vaktinde, çok boyutlu bir toplumsal kesiti sanki hiç zorlanmadan edebiyata aktarmış gibidir. Gözlemlediği alabildiğine gerçek insan portrelerini, birbirinden kopukmuş gibi duran hayatlarından alıp, zekice bir kurguyla buluşturur. Bu çerçevenin içine de, Ali, Doğan ve Olcaydan oluşan bir üçgen kurar; o dönemin sorularını, ab…

Yazar: chuck palahniuk
İstenmeyen yağlar. Pahalı, butik sabunlar. Maaş çekleri, güzel bir ev, zarif mobilyalar. Yalnızlık ve yabancılaşma. Tüketimin susmayan arsız çağrısı. Yalanlar ve yalanlar. Nefret ve öfke. İlk kez yayımlandığı 1996'dan beri bir yeraltı klasiği olarak anılan Dövüş Kulübü, yeni binyılın eşiğinde geçen bir anti-ütopya öyküsünü anlatıyor. Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı h…

Yazar: oya baydar
Arka Kapak "Hangisi gerçek hayatım benim? Kendi yaşadığım mı, onun anlattığı mı?" Ünü dünyayı sarmış Türkiyeli bir primadonna, bir diva... Onunla ilgili her türlü fotoğrafı, ses kaydını, gazete kupürünü toplamayı hayatının amacı edinmiş, tutkulu hayranı bir müzik öğretmeni... Annesinin izini süren genç bir kadın...Eski fotoğrafların ayrıntılarında gizli, derin bir sır: sadece Diva&#…

Yazar: oya baydar
Arka Kapak "Hangisi gerçek hayatım benim? Kendi yaşadığım mı, onun anlattığı mı?" Ünü dünyayı sarmış Türkiyeli bir primadonna, bir diva... Onunla ilgili her türlü fotoğrafı, ses kaydını, gazete kupürünü toplamayı hayatının amacı edinmiş, tutkulu hayranı bir müzik öğretmeni... Annesinin izini süren genç bir kadın...Eski fotoğrafların ayrıntılarında gizli, derin bir sır: sadece Diva&#…

Yazar: oya baydar
Arka Kapak "Hangisi gerçek hayatım benim? Kendi yaşadığım mı, onun anlattığı mı?" Ünü dünyayı sarmış Türkiyeli bir primadonna, bir diva... Onunla ilgili her türlü fotoğrafı, ses kaydını, gazete kupürünü toplamayı hayatının amacı edinmiş, tutkulu hayranı bir müzik öğretmeni... Annesinin izini süren genç bir kadın...Eski fotoğrafların ayrıntılarında gizli, derin bir sır: sadece Diva&#…

Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…
7/10
Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…

Yazar: ayfer tunç
''Hayat, kayaç katmanları gibi parçalarına ayrılan değersiz bir kütledir.'' Türkçe edebiyatın sözünü sakınmayan kalemi Ayfer Tunç, yazarlık hayatının 25. yılında sarsıcı bir romanla karşımızda. Hayatı ''yolcu'' olarak yaşamak isterken baba mirası otelin işletmecisi, ailesinin ''reisi'' olmak zorunda kalan Mürşit, her geçen gün tamahkâr…

