
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…
8/10
Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…

Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…

Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…

Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…

Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…

Yazar: mustafa armağan
“Türkiye’de 1923 yılından itibaren yürürlüğe konulan programın adını koyuyorum:Osmanlısızlaştırmak. Elinizdeki kitap, ülkemizde 1918-23 yıllarında ama daha kesin olarak 1924’ten sonra adım adım sahneye konulan bu Osmanlısızlaştırma politikasının tersine çevrilmesini, yani Yeniden Osmanlılaştırma yöneliminin altını çizilmesini ama en önemlisi de aslında birer barbarlık ürünü olan bin yıllık alfabe…

Yazar: mustafa armağan
TÜRKİYE YAKIN TARİHİNİ BU SERİDEN ÖĞRENİYOR... Tarihle birlikte düşünmek için yola çıkan Mustafa Armağandan tartışmalara yol açacak kışkırtıcı bir kitap!Mustafa Armağanın KÜLLER ALTINDA YAKIN TARİH serisi adı altında başladığı yakın tarih yolculuğu, EFSANELER VE GERÇEKLERle devam ediyor. Kitabın satırlarında ilerlerken yakın tarih örtülerinden sıyrılışına tanık olacaksınız.1930lu yıllar Cumhuriye…

Yazar: mustafa armağan
Mustafa Armağanın Küller Altında Yakın Tarih ile başladığı yakın tarih yolculuğu, Yakın Tarihin Kara Deliklerinde çapını genişleterek devam ediyor. Kitabın satırlarında ilerlerken yakın tarih örtülerinden sıyrılışına tanık olacaksınız.* Vahdettin Sevr Antlaşmasını imzaladı mı? * Misak-ı Millî sınırları var mıydı? * Atatürk hangi mektubunu unutturmak istedi? * Mustafa Kemalin Kerkükn mesaj neydi?*…
7/10
Yazar: mustafa armağan
Mustafa Armağanın Küller Altında Yakın Tarih ile başladığı yakın tarih yolculuğu, Yakın Tarihin Kara Deliklerinde çapını genişleterek devam ediyor. Kitabın satırlarında ilerlerken yakın tarih örtülerinden sıyrılışına tanık olacaksınız.* Vahdettin Sevr Antlaşmasını imzaladı mı? * Misak-ı Millî sınırları var mıydı? * Atatürk hangi mektubunu unutturmak istedi? * Mustafa Kemalin Kerkükn mesaj neydi?*…

Yazar: mustafa armağan
Mustafa Armağanın Küller Altında Yakın Tarih ile başladığı yakın tarih yolculuğu, Yakın Tarihin Kara Deliklerinde çapını genişleterek devam ediyor. Kitabın satırlarında ilerlerken yakın tarih örtülerinden sıyrılışına tanık olacaksınız.* Vahdettin Sevr Antlaşmasını imzaladı mı? * Misak-ı Millî sınırları var mıydı? * Atatürk hangi mektubunu unutturmak istedi? * Mustafa Kemalin Kerkükn mesaj neydi?*…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu şiirden hikâyeye, günlükten çocuk masallarına kadara birçok alanda at koşturmuş bir şairimizdir. Bununla beraber kalem oynattığı her alanın ön sırasında yer almıştır. Her zaman Zengin Hayâller Peşinde koşan merhum şairin, elinizde bulunan düşünce ve sanat yazıları, O nun bilinen yönlerini daha bir zenginleştirirken, bilinmeyen yönelerini ve çok az tanıdığımız taraflarını da ortay…

Yazar: mustafa armağan
Mustafa Armağanın Küller Altında Yakın Tarih ile başladığı yakın tarih yolculuğu, Yakın Tarihin Kara Deliklerinde çapını genişleterek devam ediyor. Kitabın satırlarında ilerlerken yakın tarih örtülerinden sıyrılışına tanık olacaksınız.* Vahdettin Sevr Antlaşmasını imzaladı mı? * Misak-ı Millî sınırları var mıydı? * Atatürk hangi mektubunu unutturmak istedi? * Mustafa Kemalin Kerkükn mesaj neydi?*…

Yazar: mustafa armağan
Mustafa Armağanın Küller Altında Yakın Tarih ile başladığı yakın tarih yolculuğu, Yakın Tarihin Kara Deliklerinde çapını genişleterek devam ediyor. Kitabın satırlarında ilerlerken yakın tarih örtülerinden sıyrılışına tanık olacaksınız.* Vahdettin Sevr Antlaşmasını imzaladı mı? * Misak-ı Millî sınırları var mıydı? * Atatürk hangi mektubunu unutturmak istedi? * Mustafa Kemalin Kerkükn mesaj neydi?*…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu'nun Hikayeleri, özellikle İns anlatısı, edebiatımızda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlatı türünde bu denli yoğun öne çıktığı nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayısı da sınırlıdır. Şiirin hemen yanıbaşında yer alan öyküleri, şiiri gibi imge yüklüdür. Bu bakımdan Zarifoğlu öyküsü de, şiiri gibi güç anlaşılır. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarz…


Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğlu'nun Hikayeleri, özellikle İns anlatısı, edebiatımızda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlatı türünde bu denli yoğun öne çıktığı nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayısı da sınırlıdır. Şiirin hemen yanıbaşında yer alan öyküleri, şiiri gibi imge yüklüdür. Bu bakımdan Zarifoğlu öyküsü de, şiiri gibi güç anlaşılır. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarz…

Yazar: necip fazıl kısakürek
REİS BEY: (3 Perde) 1948den 1960 yılına kadar geçen sürede tiyatro eseri kaleme almayan Necip Fazıl, 1960 ihtilaliyle girdiği hapiste, üç piyes yazmıştır: Ahşap Konak, Kumandan ve Reis Bey. Piyesin ana karakteri Reis Bey, bir ağır ceza reisidir. Ömrü otel odalarında geçmiş, yapyalnız ve tuhaf bir adam. Taş kalpli bir kanun tatbikçisi... Onun nazarında merhamet, idamlık bir suçtur ve cemiyette bir…

Yazar: necip fazıl kısakürek
REİS BEY: (3 Perde) 1948den 1960 yılına kadar geçen sürede tiyatro eseri kaleme almayan Necip Fazıl, 1960 ihtilaliyle girdiği hapiste, üç piyes yazmıştır: Ahşap Konak, Kumandan ve Reis Bey. Piyesin ana karakteri Reis Bey, bir ağır ceza reisidir. Ömrü otel odalarında geçmiş, yapyalnız ve tuhaf bir adam. Taş kalpli bir kanun tatbikçisi... Onun nazarında merhamet, idamlık bir suçtur ve cemiyette bir…

Yazar: necip fazıl kısakürek
REİS BEY: (3 Perde) 1948den 1960 yılına kadar geçen sürede tiyatro eseri kaleme almayan Necip Fazıl, 1960 ihtilaliyle girdiği hapiste, üç piyes yazmıştır: Ahşap Konak, Kumandan ve Reis Bey. Piyesin ana karakteri Reis Bey, bir ağır ceza reisidir. Ömrü otel odalarında geçmiş, yapyalnız ve tuhaf bir adam. Taş kalpli bir kanun tatbikçisi... Onun nazarında merhamet, idamlık bir suçtur ve cemiyette bir…

Yazar: mustafa kutlu
Yoksullar bizi bekliyor. İzbelerde, harabelerde, barakalarda, küflü-nemli karanlık odalarda bekliyorlar. Naylon çadırlarda, toprak damlı evlerde, kuş uçmaz-kervan geçmez yerlerde ve şehrin göbeğinde. Kanlı gözlerini ufka dikmiş, bir heykel gibi hareketsiz, sessiz, dalgın bekliyorlar. Bebeler açlıktan ağlıyor, anaların gözpınarlanndan yaş yerine kan akıyor. Çocukların dargın bakışlarından çelik pa…
9/10