Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: kurt vonnegut
III. Dünya Savaşı sürerken, Amerikalı müdürler ve mühendisler, hiç insan emeği kullanmadan üretim yapmanın yollarını geliştirdiler. Bu yöntem o kadar kazançlıydı ki, savaş bittikten sonra da aynı minval üzre devam etmekte bir sakınca görmediler. Bir tek sorun vardı; o da savaş bittiğine göre artık bir işi gücü kalmayan insanlar ne yapacaktı? Herkes işsizlik sigortasından parasını alıyordu (tükete…

Yazar: stephen king
Kötü talihi Edgar Freemantleyi inşaat alanında yakalar. Üstüne düşen vinç sağ kolunu koparır, konuşma ve düşünme yetisini hasara uğratır. Mutlu evliliği aniden biter, nekahet dönemi karabasana dönüşür. Edgar kazadan sağ kurtulduğuna pişmandır. Coğrafi bir deği-şiklik yapıp çok uzaklara gitmesini öneren psikiyatrı, Neyin onu mutlu ettiğini, sorar. Resim yapmak, yanıtını alır. Edgar, Florida sahi…

Yazar: alexei panshin
Dünyanız dev bir uzay gemisinden ibaret. Eğer çocukluktan genç kızlığa geçmeye çalışan biri değilseniz büyük bir sorun sayılmayabilir bu!Dünya nüfus fazlası ve savaşlar sonucu kendini imha ettiğinde, sağ kalanlar ikiye ayrıldı: Galaksideki diğer gezegenleri kolonileştiren ve bu gezegenlerde tarıma ve geri teknolojiye dayalı bir hayat sürdüren kolonistler (Çamur-yiyenler) ve dev uzay gemilerinde b…

Yazar: robert a. heinlein
Dünya'nın ve Mars'ın kaderi, Büyük Lorenzo'nun rolünü iyi oynamasına bağlıydı. Kapının ağzında kabuslarımdaki zehirli mantarlara benzeyen bir Marslı duruyordu. Bu bir anlık şiddetli heyecan süresinde yalnızca Marslı'yı görebildim. Ne arkasındaki insanı ne de sözde uzvuyla tuttuğu Yaşam Asası'nı fark etmiştim. Derken Marslı içeri süzüldü ve kapı gıcırtısı sesiyle sordu: &q…

Yazar: poul anderson
Dünya ve Mars arasındaki savaş bitmiş, Dünya yenilmişti. Mars, Dünyayı işgal etmiş, iletişimi, ulaşımı ve sanayii yavaş yavaş ortadan kaldırmaya başlamıştı. Bir Dünyalı ve bir Marslı, David Arnfeld ve Regelin dzu Koruthan, iki gezegeni de mahvolmanın kıyısına getiren savaşın göründüğü kadar masum olmadığından şüphelenmeye başladılar. Neden iki taraf da bu kadar çok hata yapmıştı? Neden tara…

Yazar: henry miller
Henry Millerin ikinci karısı olan June Smith, lezbiyen sevgilisiyle 1927de Avrupaya kaçtığında, yazar çok uzun süren bir ruhsal çöküntü yaşar. Beş parasız ve aşağılanmış bir durumda baba evine döner, umutsuz ve huzursuzdur. Bir gün daktilonun başına oturur ve hiç ara vermeden yazmaya başlar. Bu yazılar daha sonra Henry Millerin üçüncü romanı olan Çılgın Üçlüye dönüşecektir. Romanlarının konusunu…

Yazar: amy tan
Çin ve Amerika birbirinden uzak iki ülke, çok farklı kültürler. Amy Tan, Mutfak Tanrısında, Çinden Amerikaya göçmüş Çinli bir anne òWinnieò ile onun Amerikada doğmuş, bir Amerikalı olan kızı Pearlü romanının eksenine yerleştirmiş, böylece bu iki farklı ve yabancı kültürü yan yana getirmiş. Roman boyunca yabancılığın yalnızca orada kalmadığı, sessiz bir gerilim ve uzlaşmazlık biçiminde Winnie ile…

Yazar: minette walters
Kocası on yıl önce ortadan kaybolan Phoebe Mayburynin çiftlik evinde, bahçedeki buz odasının içinde çıplak bir erkek cesedi bulunur. Ceset, tanınmaz durumdadır. Yüzü parçalanmıştır. İki kadın arkadaşıyla birlikte yaşadığı evde bulunan ceset, Phoebe in başına işler açar. Olayı soruşturmaya başlayan, cesedin de Phoebein kayıp kocasına ait olduğunu düşünen müfettişler, Phoebeden ve birlikte yaşadığı…

Yazar: yann martel
Piscine Molitor Patel, herkesin bildiği adıyla Pi, Hindistan'ın Pondicherry kentinde yaşayan küçük bir çocuk. Babasının burada bir hayvanat bahçesi var. Pi on altı yaşına geldiğinde, ailesi, hayvanların bir bölümünü de yanlarına alarak Kanada'ya göç etmeye karar verir ama asıl trajedi, onları taşıyan yük gemisinin korkunç bir fırtınada batmasıyla başlar. Pasifik Okyanusunun masmavi sula…

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…

Yazar: ısaac asimov
Nebula, Hugo gibi dünyaca ünlü ödüllerin yanısıra 14 Bilim-Kurgu ödülü kazanan Asımov’un bu romanını da ilgiyle okuyacak, uzay üzerine merak ettiğiniz birçok bilgiyi bu satırlarda bulacaksınız.

Yazar: emrah serbes
Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin. Tamam Galip. Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin. Tamam Galip. İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin. Tamam Galip. Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal`ı boklu dereye…

Yazar: emrah serbes
Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin. Tamam Galip. Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin. Tamam Galip. İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin. Tamam Galip. Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal`ı boklu dereye…

Yazar: samed behrengi
Bir zamanlar bir Küçük Kara Balık annesiyle birlikte küçük bir derede yaşamaktaymış... Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen, İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Samed Behrengi'nin en ünlü kitabıdır Küçük Kara Balık. Küçük Kara Balık, çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, 7'den 70'e herkesin okuması gereken adalet, eşitlik ve özgürlük üzerine yazılmış b…

Yazar: ısaac asimov
"Altın! Williard çelişkiye düşmüştü. Elektronik makinelerle bir hesaptan diğerine aktarılan para ona hiçbir şey ifade etmiyordu. Böyle hesaplarla kendini zengin hissetmek mümkün değildi. Dünya plastik kartlarla (bu kartların hepsinin birer nükleik asid kodu vardı) ve bankamatiklerle idare ediliyor, herkes durmadan bir hesaptan diğerine transfer yapıyordu. Ama altın farklıydı, onu hissetmek…

Yazar: ısaac asimov
"Altın! Williard çelişkiye düşmüştü. Elektronik makinelerle bir hesaptan diğerine aktarılan para ona hiçbir şey ifade etmiyordu. Böyle hesaplarla kendini zengin hissetmek mümkün değildi. Dünya plastik kartlarla (bu kartların hepsinin birer nükleik asid kodu vardı) ve bankamatiklerle idare ediliyor, herkes durmadan bir hesaptan diğerine transfer yapıyordu. Ama altın farklıydı, onu hissetmek…

Yazar: ısaac asimov
"Altın! Williard çelişkiye düşmüştü. Elektronik makinelerle bir hesaptan diğerine aktarılan para ona hiçbir şey ifade etmiyordu. Böyle hesaplarla kendini zengin hissetmek mümkün değildi. Dünya plastik kartlarla (bu kartların hepsinin birer nükleik asid kodu vardı) ve bankamatiklerle idare ediliyor, herkes durmadan bir hesaptan diğerine transfer yapıyordu. Ama altın farklıydı, onu hissetmek…




