
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: attila ilhan
Epeyce kadın gizlice erkek sözde kadınlar, mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli kızlar, Sansaryan Handa sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar... Attilâ İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanıyoruz o insanları; kimi…

Yazar: ahmet telli
Sesinden ışık bakışlarındanZifirî karanlık sızan deli tayŞimdi sana hangi dağın yeliHangi uçurumun uğultusu Hangi suların yıldız şavkları...

Yazar: ahmet telli
Günlüğünü eksik tutan güz Usulca çekilmiş de kıyıya Bütün gürültülerden uzaktaEğiriyor suların köpüğünüUğuldayan yalnızlığını

Yazar: ahmet telli
Söz ve eylem diyalektiği öznesinin yüzleşeceği olgu, etiktir. Sözün sahiciliği azalmayı; eylemin sahiciliğiyse, azalarak çoğalmayı göze alıştır, ki etik, burada, bu sahicilik ile hayat buluyor. Meşruiyet kazanma yerine eleştirelliği, egemen olma yerine eşitlikçi duruşu yeğlemek, belli ki sistemle aramıza koyacağımız mesafeyle mümkün olacaktır. Bu süreç, söz ile eylemin sorgusunu bir vicdan olarak…

Yazar: ahmet telli
Kalbim dedim sonra, aşk daBozkırdaki yangınlar misaliYeşerse de arsız otlar yenidenNe dağların eflatun ufku ne deKırlangıçların esmerliği görülürKi her ömrün ezberindedirBu hecenin bütün harfleriEprimiş anılar kalıyor gerideBir de ceylanların ürkekSıçrayışları tetik boşluğundaVe unutuluyor işte bu kadarÇok sevilmişse sevilenin adı

Yazar: ahmet telli
Kent kocamış bir mandaGibi duygusuzİri gövdesiyleUzanırken ışıklı bir çamur gölüneApansız açılıyor yurdumun tarihindenKoyu bir cinayet sayfasıİrin gibi akıyor zamanın penceresindenSokaklara yapraklar ürperiyorVe kıpkızıl kesiliyor yıldızlar utançtanArtık kendi dalına küskün Bir ağaç gibi hayat sanki hiç yel esmiyorYaprak kıpırdamıyorTutuyor soluğunu bu cinayet filminin sonunuDehşetle bekleyen ken…

Yazar: ahmet telli
Bir söz bazen, düşünülenin dışında bir anlam kozası oluşturabiliyor ve bu koza, söz ile eylem, eylem ile amaç, amaç ile algılanış arasında devinerek, kendi kelebeğini gün ışığına salıveriyordu. Söz kelebeklerinin özgürce uçuştuğu, insanın doğayla, doğanın insanla uyum kurduğu bir yaşam biçimi: Bir ütopya! Ütopyamızdan yaşamımıza ne taşıyabiliyoruz ki? Yaşayabilmeliyiz oysa. Yoksa yazdıklarımız su…

Yazar: ahmet telli
Büyük aşklar yolculuklarla başlarVe serüvenciler düşer bu yollara ancakOnlar ki dünyanın son umuduSoyları tükenen birer çılgındırlarNe bir adresleri vardı onların yeryüzünde Ne de aşktan başka bir sığınaklarıAma yaşarlar dünyanın dört bir yanında Ölümle alay ederler sanki................Derler ki, Son büyük serüvenci yaralıdır hâlâ

Yazar: ahmet telli
Polisle çatışırken bitti galiba çocukluğum ve ilkgençliğim Yoldaşlık günleriydi; Kardeşler! diyordu içimizden biri Dağın geyiği, dilin şiiri tanık olsun; anamızın ak sütü

Yazar: ahmet telli
Dövüşen anlatsınAcının miladıylaÇeliğin sessizliğinde Yol ayrımıMülkümüz kederdirEfkarlı olduğumuz doğrudurBir sevda kiBel bağlamadık sevdadan gayrısınaElveda kederZulmün defteri eksik tutulmuşturGünlüğü yoktur hüznün Acının sarnıcıZamanı ve sevdayı kollamaktayızSeher türküleriHer seher yeniden Direniş günleriKavgalar büyüdükçe Bir hazin hikayeZulüm de biterGün ağarırken

Yazar: ahmet telli
Aşklar mı diyordun, anladımSenin incindiğin benimseYollara düştüğümdür benimseBiten bir aşk içinSöylenecek söz şu olmalıGüzeldi yine deHiç kimse bir aşkıOnarmaya kalkmasınKaybedilmeye değerEn güzel anında bitirilmişse eğer

Yazar: ahmet telli
Bir yanılma, yanılsama ve kendini aldatma oldu sanat alanını kuşatan.Öyleyken, yani şiir, roman, öykü, sinema, heykel, tiyatro, dar bir alanda dolaşımdayken niye şiir yazıyoruz, niye gazetelerin lütfen ayırdıkları kültür sayfalarında yazmayı sürdürüyoruz? Yazmakta olduğum şiir niye beni geceyarısı uyandırıp masaya sürüklüyor, onu yeni baştan yazmakla yüzyüze getiriyor?Elbette kimse beni şiir ya d…

Yazar: ahmet telli
Dudaklarımı kanatırcasına ısırıyorum günlerdirHer sözcük dilimin ucunda küfre dönüyor çünküBir gök gürlese bari diyorum bir sağnak patlasa bitse bu sessizlik, bu kirli yapışkanlık bitseAma bir tufan az mı gelir yoksa yine deYırtılan ve parçalanan bir şeyler olmalı mutlakaHiç durmadan yırtılan ve parçalanan bir şeyler

Yazar: ahmet erhan
Bedenini bir dünya haritası gibi dizlerime Serip de yollar aradım yürümek içinİçime çekmek için hava, koklamak için çiçek Ve bir kadın, yaşamı benimle bölüşecekSevdiğim şeyleri sevecek, bir incir ağacından Damlayan süt dolarken memelerineÇocuklar doğuracak, kara gözleri Dünyaya bıkıp usanmadan sorular soranKendiyle yüzleşmekten çekinmeyen, doğayla Ve insanla sonuna dek barışkın...Yüzünü ak bir ki…

Yazar: ahmet erhan
Ahmet Erhan, ülkesini; ülkesinin denizlerini, dağlarını, ırmaklarını çok sevdiğini ama yalnızlığı çileden çıkaracak kadar yalnız olduğunu belirttikten sonra haykırıyor: Şairler başkaldırın! Şairler başkaldırın! Şairler başkaldırın!

Yazar: ahmet erhan
İlk yayımlandığında yoğun tartışmalara neden olan bu kitap, son dönem şiirimizin öncülük sıfatını en çok hak eden kitaplarından biridir. Ahmet Erhan, bu kitabıyla Behçet Necatigil Şiir Ödülünü almıştır.

Yazar: ahmet erhan
Ahmet Erhanın 12 Eylülün karanlık günlerinde yazdığı bu kitap, bir anlamda umut-umutsuzluk, yaşam-ölüm arasında gidip gelirken, ozanın kendi kuşağının her şeye karşın başkaldıran ahlakının da bir savunusuna dönüşüyor. Ateşi Çalmayı Deneyenler İçin, Ahmet Erhanda daha sonraki yıllarda somutlaşacak olan kimi izleklerin kaynağına inmekte önemli ipuçları veren bir kitap.

Yazar: ahmet erhan
Ahmet Erhan söylemini, imgelerini, temalarını yaşamın kendisi kadar çeşitlendirebilen bir şair. Şiiri o yüzden devingendir: Zamana, duyarlılığa, sevgiye, acılara, doğaya, gelişmeye doğru yürür. Sevda Şiirleri şairin aşka ve doğaya bakışını öne çıkaran kitabıdır.

Yazar: ahmet erhan
Resimli Ahmetler Tarihi, Ahmet Erhanın on birinci şiir kitabı ve onun şiirinin değişik boyutlarını sergilemek açısından da önemli ipuçları veren bir kitap. Şairin 1998-2000 yılları arasında yazdığı bu şiirler içinde Türkiye, Ayağa Kalk! adlı ve daha önce hiçbir yerde yayımlanmamış bir toplam da yer alıyor.

Yazar: ahmet erhan
Kiraz mevsiminde rakı içmedimYatmadım olmadık kuytuluklardaSerumlarla doldur boşalt yaparken bedenimBekledim sessizce gönlümün ücrâlarındaDünyaya yine de bir ağırlıkmış hacmimİzmitte bir sevgili, ölüm oruçlarında iki çocuk yitirdimNe ilgisi var, Türkiye buralarAlnımı toprağa yapıştırıp yürüdümŞairler, hükmüm bir kör tırnak kadarKalksam attığım her adım kan kuyusuOtursam sağım solum uçurumKimyama…

Yazar: ahmet erhan
Oğlum unutma adınıSana boşuna konulmadı oOğlum unutma adınıGöğe çizilen resimleri hatırlaOğlum unutma adınıDağları teyelleyen sularıOğlum unutma adınıKardeşliği, cesareti ve yanılgıyıOğlum unutma adınıTarihe karşı yürüyen bedenleri hatırlaOğlum unutma adınıVe tarihi olan sonraOğlum unutma adınıHep ipte olacak boynunOğlum unutma adınıYaralı, acılı bir yurdunOğlum unutma adınıKanı, çiçeği olarakDen…

Yazar: ahmet erhan
Köpek Yılları: İyi düşünülürse bu acımasız bir deyimdir. Her şeyden elini eteğini çekme, yalancı duyarlık, ölgünlük; genellikle yaşlılarda görülen hayvan karşısında bir tür aptalca hayranlık anlamına gelebilir. Ayrıca kimse sevgisiz, okşamadan ve okşanmadan yaşayamaz. Güneşe ve suya gereksinmem olduğu gibi, sevgi gösterilerine de gereksinmem vardı. Soğuktan, arabalardan korkmaya, yağmuru lanetlem…

Yazar: ahmet erhan
İnsanlardaki kederin dem vaktini şehirlere kim söyler? Elbette ki uyumsuz bir keder içindeki şairler.O, alacakaranlık bir ülkede doğduğunun bilincindeydi, Alacakaranlıktaki Ülkeyi yazdı. Uyumsuz benliğini ve insanın kalbine kalbine işleyen yağmurlarla ıslandığı şehrini şiirle güzelleştirdi.Karamsarlığı yüzünden umutsuzlukla itham edildi. Oysa onun kusuru, sadece iyimser olmamasıydı. Umutluydu, am…

Yazar: ahmet erhan
BUGÜN DE ÖLMEDİM ANNEYüreğimi bir kalkan bilip, sokaklara çıktımKahvelerde oturdum, çocuklarla konuştumSıkıldım, dertlendim, sevgilimle buluştumBugün de ölmedim anneKapalıydı kapılar, perdeler örtükSilah sesleri uzakta boğuk boğukBir yüzüm ayrılığa, bir yüzüm hayata dönükBugün de ölmedim anneÜstüme bir silah doğruldu sandımRüzgâr, beline dolandığında bir dalınKorktum, güldüm, kendime kızdımBugün…