Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ömer seyfettin
Ömer Seyfettin, küçük hikayeyi bizlere sevdiren yazar. Duru bir Türkçe ile yazdığı hikayeleri onca yıl geçmesine rağmen hala çok okunuyor. Ülkemizde en çok baskı yapan ve okunan kitapların başında Ömer Seyfettin in eserleri gelir.Yazarın çeşitli konularda hikayeleri var. Çocukluk anıları, menkıbe, tarihi ve toplumsal konulardan oluşan hikayeler. Kaşağı, Ömer Seyfettinin en meşhur hikayesidir. Bir…

Yazar: ömer seyfettin
Ömer Seyfettin, öykücülüğümüzün büyük ustası ve sade dilcilik akımının öncüsüdür. Rumelide bulunduğu yıllarda Yunan, Sırp, Bulgar ayrılıkçı komitelerinin gizli çalışmalarını sezmiş, ileride yazacağı yapıtlar için gözlemler yapıp malzemeler toplamıştı. Ulusçu ve idealist bir yaklaşımla, birçok öykülerinde bunları işledi. Doğru bulduğu tarihsel ve toplumsal değerleri savundu, yanlış bulduklarını el…

Yazar: ömer seyfettin
Efruz Bey, 1908den Birinci Dünya Savaşı ortalarına kadar uzanan devrin romanıdır. Edebiyatçılarımız arasında, Ömer Seyfettinin Don Kişotu diye anılan bu eserde, Türkiyenin o çağındaki siyaset, bilim, Türkçülük, eğitim, felsefe vb. akımları ele alınmış ve bu akımların temsilcisi olan kişiler adları değiştirilerek, Efruz Beyin kişiliğinde birleştirilmiştir. ****** Küçük bir kalem dairesinde g…

Yazar: ömer seyfettin
Dar kapısından başka aydınlık girecek hiçbir yeri olmayan dükkanında, tek başına, gece gündüz kıvılcımlar saçarak çalışan koca Ali, tıpkı kafese konmuş terbiyeli bir arslanı andırıyordu. Uzun boylu, iri pençeli, kalın pazılı, geniş omuzlu bir pehlivandı. On yıldır bu karanlık içinde ham demirden dövdüğü kılıç namluları bütün Anadoluda, bütün Rumelide, serhat boylarına kadar büyük bir nam kazanmış…

Yazar: ömer seyfettin
Duvarları ve tavanı uzun bir kışın isleriyle kararmış bu yer odasında mahpus gibi duran bodur ve çirkin ocak, içindeki odunları sanki öfkeyle yakıyor, bir an evvel yutmaya çalışıyordu. Hızla tutuşarak, uzanan ve sönen alevler mandolinle heyecanlı bir sosyalist marşını çalan genç Borisi, karşısında ezeli, nihayet bulmaz milli çorabını ören güzel karısı Mağdayı, akıcı bir kırmızıya boyuyor, bütün o…

Yazar: ömer seyfettin
..... o akşam Demirhisardan Cumayıbalaya geç ve yorgun gelmiştim. Gündüz hava pek sıcaktı. Baş ağrısı bana eski, pis otelin aç tahtakurularını bile duyurmadı. Fakat sabahleyin zurna, davul seslerine karışan naralar, türküler beni uyandırdı. Gözlerimi açtım. ****** Ömer Seyfettin, yaşadığı dönemin geleneksel dil ve edebiyat anlayışına bağlı kalmayan yenilikçi kişiliği ile düz yazımızın geliş…

Yazar: ömer seyfettin
Ömer Seyfettin, öykücülüğümüzün büyük ustası ve sade dilcilik akımının öncüsüdür. Rumelide bulunduğu yıllarda Yunan, Sırp, Bulgar ayrılıkçı komitelerinin gizli çalışmalarını sezmiş, ileride yazacağı yapıtlar için gözlemler yapıp malzemeler toplamıştı. Ulusçu ve idealist bir yaklaşımla, birçok öykülerinde bunları işledi. Doğru bulduğu tarihsel ve toplumsal değerleri savundu, yanlış bulduklarını el…

Yazar: ömer seyfettin
Küçük salonun fes renginde kalın, ağır perdeli geniş penceresinden dışarısı muhteşem, parlak bir suluboya resmi gibi görünüyordu. Saf, mavi bir gökyüzü. Çiçekli ağaçlar... Uyur gibi sessiz duran deniz... Karşı sahilde mor, fark olunmaz sisler altında dağlar... korular, beyaz yalılar... Bütün bunların üzerinde bir esatir rüyasının havai gerçeği gibi uçan martı sürüleri! Pencerenin önündeki şişman…

Yazar: ömer seyfettin
Kısa öykünün en tanınmış ustalarından Ömer Seyfettinin en güzel öykülerinden bir demet bulacaksınız bu kitapta. Genellikle yazarın çocukluk yaşantısından izlenimleri içeren bu öyküler, bugün büyüklerin bile belleğinde derin izler bırakmıştır. Her çocuğun büyük bir zevkle okuyacağı kanısındayız.

Yazar: ömer seyfettin
Hikâyeler’in Hikâyesi… Modern türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan, dilde sadeliği seçen ve Türk kısa öykücülüğünün başlangıcı olarak nitelendirebileceğimiz Ömer Seyfettin’in, bütün öyküleri Yapı Kredi Yayınları Delta Serisi ile çıkmıştır.

Yazar: aldous huxley
Cesur yeni Dünya bizi Forddan sonra 632 yılına götürür. Bu dünyanın cesur insanları kapısında Cemaat, Özdeşlik, İstikrar yazan Londra Merkez kuluçka ve Şartlandırma Merkezinde üretilirler. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, annelik ve babalık pornografik birer kavram olarak görülür. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya uykuda eğitim ile sağlanır. Hipnope…

Yazar: mario mazzanti
Suç psikiyatristi olarak polise destek vermekte olan Claps’in suçluların davranış profilini inceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibi çetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız, kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulu rüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır. Çözüm hep avuç içinde gibidir ama bir türlü ulaşılamamaktadır,…

Yazar: nedim şener
3 Kasım 1996 Susurluk kazası nasıl siyasetçi - mafya - polis üçgenini ayyuka çıkardıysa, ekonomide Susurluk da diyebileceğimiz Türkbank yolsuzluğu, siyasetçi - mafya - işadamı - bürokrat dörtgenini ortaya çıkardı. Susurluk kazasında Mercedes´in kamyona çarpması ne anlama geliyorsa, Alaattin Çakıcı-Korkmaz Yiğit arasındaki telefon konuşmalarının ortaya çıkışı da, aynı anlamı ifade ediyordu. Böylec…

Yazar: soner yalçın
1875 yılında başlıyor hikâyemiz. Bir ailenin hikâyesi bu. Ama ardında bir ülke gizli bu hikâyenin. Soner Yalçın, Efendi adlı yeni çalışmasında, bir ailenin köklerini araştırıyor, bunu yaparken de Türkiyenin geçmişindeki gizleri ortaya çıkarıyor ister istemez. Çünkü bu ailenin de gizleri var. Evliyazadeler İzmirin seçkin ailelerinden. Kitap onların soyağacıyla başlıyor. Ailenin üyeleri bu ülkenin…

Yazar: peyami safa
Peyami Safa edebiyat - roman Roman, yalnız ve hasta bir çocuğun ızdırabını, çocukça aşkını ve kıskançlığını; mesud olmak isteyen bir genç kızın temiz sevgisini; inanmak arzusu bütün benliğini saran bir insaın kuruntularını ve çıplak hastahane duvarı gerisindeki hıçkırıklarını anlatır.

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund…
Güncelleme: Bekir Sert

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Sayfa: 135/795
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund Freud Bana göre geçen binyılın kitabı…
Kişisel ve ruhsal tasvirler hemen hemen her karaktere olağanüstü bir gerçekçilik kazandırmış. Şimdiye kadar okuduğum kısımda hiç sıkılmadım diyebilirim. Dili ağır değil ama, çok fazla karakter var ve bu karakterlerin bir de ikinci isimleri olduğu düşünülünce takip etmesi başlarda zor gelebilir. Kesinlikle okunması gereken bir baş yapıt olarak görüyorum.

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund…




