
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ırvin d. yalom
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyanası. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey…

Yazar: yves simon
Fransanın doğusunda bulunan Montervillede yaşayan Léo-Paul Konski için okyanuslar, çok uzaklardaki seraplardan ibaret. Léo-Paul hiç kimsenin hayal bile edemeyeceği şiirsel bir yerde, uzun bir kaçış sonrasında okyanusla karşılaşır. Tam bu noktada çocukluğundan uzaklaşır, başka bir yerde yaşamak için ailesini terk eder. Parise gider. Orada çalışma hayatı, kadınlar, aşk ve edebiyatla tanışır. Ama ay…

Yazar: iskender pala
Roman, müzayededen alınan elyazması bir kitabın hikâyesi olarak başlıyor. Okurlar, bu elyazması kitabın açtığı kapıdan içeri giriyor, bir devre adını veren lalenin izinde İskender Palanın yarattığı etkileyici ve büyüleyici bir atmosferin içinde yol alıyor. İstanbul bu romanda, karmaşası, heyecanı, isyanları, kalabalığı ile lalelere bürünüyor. Öyle ki lale sadece bir çiçek değil, bir yaşayış tarzı…

Yazar: elif şafak
Bundan uzun zaman önceydi. Bir roman düştü gönlüme. Aşk Şeriatı. Yazmaya cesaret edemedim. Dilim lal oldu, kalemimin ucu kör. Kırk fırın ekmek yemeye yolladım kendimi. Dünyayı dolaştım. İnsanlar tanıdım, hikâyeler topladım. Üzerinden çok bahar geçti. Fırınlarda ekmek kalmadı; ben hâlâ ham, hâlâ aşkta bir çocuk gibi toy...Hamuş derdi Mevlana kendine. Yani Suskun. Düşündün mü hiç bir şairin, hem de…

Yazar: zülfü livaneli
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş…

Yazar: elif şafak
Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir Güneş parçası Kararır gökyüzü bazen; kasvetli bulutlar kaplar semayı. Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir, içimizde birikir yalnızlık hissi. Nasıl özleriz güneşi o zaman, griler içinde aradığımız bir tutam renk demeti. Peri tozu gibi, inceden. Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir Güneş…
Yazar: adem özbay
Yüzyıllar boyunca kuşaklardan kuşağa taşınan en önemli mirasın ne olduğunu düşünecek olursak bunun söz olduğunu görürüz. Her ne kadar "Söz uçar yazı kalır". demişlerse de söz boşluğa değil gelecek kuşakların hafızasına uçmaktır.. Başarılarıyla nam salmış insanların hayatın manasını anlayıp sözün özü olarak ifade ettikleri her bir kelime, hayat yolumuzu aydınlatacak çok öne…

Yazar: ali çankırılı
Arabanızla büyük ve kalabalık bir şehrin sokaklarında seyahat ettiğinizi, daha önce hiç gitme-diğiniz bir adresi bulmaya çalıştığınızı, ancak kavşaklarda ve dönemeçlerde hiç levha bulunma-dığı düşünün. Aradığınız adresi bulmak için kim bilir kaç kez yanlış yola girer, kaç kez kaza atlatırsınız. Doğru ve kabul edilebilir davranışları öğrenmeye çalışan çocuklar için de durum aynıdır.

Yazar: mehmet coşkundeniz
Gizli bahçesi ruhumuzun aşk, kaçıp saklanığımız durup soluklandığımız kimi zaman nefessiz kaldığımız gizli bahçe. Orada sade seven ve sevilen yaşar, hıçkırıklarla kahkahalar dans eder. Güpegündüz düşler yaşarız, zifiri karanlıklar güneşe dönüşür aşk olunca, aşık olunca... Şarkılar yükselir içinizden, bazen acılı bir melodiyle bir sokak ortasında kalakalırsınız, ağlamak utanılası değildir, saklama…
Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İşte bütün romancıların en büyüğü -Savaş ve Barış yazarı için başka ne diyebiliriz ki...Virginia WoolfHer akşam kalkıp Savaş ve Barışı okuyorum. İnsan öyle bir merak ve öyle saf bir heyecanla okuyor ki, sanki daha önce hiçbir şey okumamışız gibi geliyor. Harikulâde güzel.Anton ÇehovBana Tolstoyun Savaş ve Barışını okuma fırsatı verdiğiniz için size teşekkür ederim. Birinci sınıf! Ne sanatçı ve ne…

Yazar: david nicholls
Aşk bazen sandığınızdan daha yakındadır… Yıllardan 1988, günlerden 15 Temmuz'dur ve DEXTER ile EMMA henüz tanışmıştır. Ama birlikte geçirdikleri tek bir gün, sürekli birbirlerini düşünmelerine yetmiştir. "Her okuyucu bu kitaba âşık olacak. Ve her yazar bu kitabı kendisinin yazmış olmasını dileyecek." Tony Parsons "Bitirmek üzereyken kitabı göğsüme bastırdığımı ve üze…

Yazar: reneta sibel yolak
Mutluluğun keşfedilmemiş köşelerine sokulmak, el değmemiş kapılarını aralamak ister misiniz? Ve yaşamın hiçbir gözün görmediği renklerine dokunmak, derinlerden kaçıp gelen tatlı sesine kulak vermek. Bu kitap bir mutluluk ansiklopedisi adeta. Ona dair yapılmış tüm tanımlar, kelimelerin biçare kaldığı anlarda mutluluğa işaret düşen hikayeler, ünlülerden sözler, gerçek hayattan sayfalara yansıyan…

Yazar: richard carlson
Dr. Richard Carlson'ın hayatımızı iyileştirmek için önerdiği 100 stratejiden birkaçının başlığı: -Unutmayın ki, öldüğünüz zaman yapmanız gereken işler listesi hala dolu olacaktır. -Kendinize şu soruyu sorun: Bir yıl sonra bunun bir önemi olacak mı? -Kimsenin sözünü kesmeyin, cümlesini siz bitirmeyin. -Kendi cenazenize katıldığınızı farzedin. -Sırf gırgır olsun diye, size yöneltilen el…

Yazar: john c. parkin
Siktir Et demek sizi iyi hissettirir. Mücadeleden vazgeçmek, ne hoşunuza gidiyorsa onu yapmak, çevrenizdekilerin sizin hakkınızda düşündüklerini umursamamak ve kendi yolunuzdan gitmek harika bir duygudur. John C. Parkin’in bu komik ve ilham verici kitabı, Siktir Et demenin; Doğunun boş verme, vazgeçme ve bir şeylerin o kadar da önemli olmadığını fark ederek gerçek özgürlüğü bulma gibi ruhani f…

Yazar: can dündar
''Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem,'' diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: ''Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun...'' ''Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşı…

Yazar: otto frank & mirjam pressler (derleyen)
Anne Frank 12 Haziran 1942 ile 1 Ağustos 1944 arasında günlük tutmuştur. Mektupları, radyoda sürgün olan Kültür ve Bilim Bakanı Bolkestein'in konuşmasını dinleyene kadar sadece kendine yazdı .Bolkestein, savaştan sonra Hollanda halkının Almanlardan gördüğü zulme şahitlik eden tüm belgelerin toplanıp yayınlanması gerektiğini söylüyordu. Örnek olarak da günlükleri veriyordu. Bu sözler Anne…

Yazar: mina urgan, mîna urgan
Mîna Urgan Bir Dinozorun Anılarını yazarken kitabının bu kadar çok okunacağını hiç beklemiyor, Benim gibi bir kocakarının hayatını kim merak eder ki... diyordu. Ama öyle olmadı. Yüzbinlerce kişi bu ufak tefek, beyaz saçlı, sigara içen, cesur, komünist ve ateist olduğunu televizyon ekranlarında söyleyen İngiliz Edebiyatı profesörünün anılarını okudu ve kendiyle alay etmeyi bilen bu zeki kadını çok…

Yazar: ahmet ümit
Aşk, imkânsızı ümit etmektir. Ahmet Ümit, Aşk Köpekliktirde bu derin gerçeği anlatıyor: aşkın göz kamaştıran yanılsamasını, muhteşem bencilliğini, karanlık cesaretini, görkemli yıkıcılığını... Kitaptaki öykülerde aşk bir kavramlar galerisi olarak yer alıyor. On ayrı öyküde, aşkın on ayrı yüzü sergileniyor. Aşk, kimi zaman kanlı bir cinayet için kâfi delil oluyor, kimi zaman bir mucize, kimi zaman…

Yazar: erdal sarızeybek
Bu kitabı mutlaka okuyunuz. Sınırlarımızın nasıl yolgeçenhanı olduğunu, PKKnın çok sayıda gümrük noktasında nasıl haraç vergi alıp semirdiğini, yanıbaşımızdaki İran ve Irak kamplarına asla müdahale edebediğimizi öğrenmiş olacaksınız. Ve İranla Kuzey Irak arasında sıkışmış Şemdinlide karakollarımıza yapılan PKK baskınları..O baskınlarda yaşanan çok acı ve kanlı olaylar. Bu kitabı okurken şaşıracak…

Yazar: john verdon
Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… Küçük zarfı aç.” SENİ O KADAR İYİ TANIYORUM Kİ NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM "Aldıklarını geri vereceksin Vermiş oldukl…

Yazar: bedirhan gökçe
Söz uçar, yazı kalır. Özdeyişi gün geçtikçe daha çok etkiler oldu beni. Çünkü... Ölüm var... Bugün radyo ve televizyonlarda seslendirdiğim şiirlerin atmosferde toplandığını bilsem de...

Yazar: jack canfield
Bir kadını tanımanın pek çok yolu vardır: Kız evlat, anne, eş, meslektaş, arkadaş, öğrenci. Her birimiz çok özel ve eşsiziz, ama her şeye karşın, hepimizin ortak yönleri var. Kadınları birbirine bağlayan, sevgi ve öğrenme konularındaki ortak deneyimleridir: Sevgiyi hissetmek; yaşam boyu süren dostluklar kurmak; seçtiğimiz kariyerin peşini bırakmamak; yeni bir yaşama can vermek; iş ve ev yaşamımı…

Yazar: philippa gregory
Masum bir kadının dinsel sapkınlık suçuyla yakılabileceğiya da cadılık suçuyla boğazlanarak öldürülebileceği birdönemde, bir hainin aşkı uğruna kraliçenin casusluğunuyapmak en tehlikeli seçimdi.Kral Edwardm ölümünden sonra tahta geçme sırası Maryde, Kanlı Maryde olacak. Boleyn kızı, Bakire Elizabeth ise bu gidişatı bozmak ve kaderini yeniden yazmak için planlar peşinde. VIII. Henrynin iki kızını…
