
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: catherine lowell
Tarihteki tüm hikâyeler, içinde bizim için değerli olan bir hazine saklar ve onu okuyan kişide asla silemeyeceği derin bir iz bırakırlar. Babasını trajik bir şekilde kaybeden, ünlü Brontë Kardeşlerin yaşayan son akrabası Samantha Whipple da işte böyle bir hikâyenin peşindeydi. Edebiyat tarihindeki en ünlü kadınlardan üçüyle akraba olduğundan herkes, Samantha’ya gizli ve muazzam bir miras kald…

Yazar: halit ziya uşaklıgil, halid ziya uşaklıgil, handan inci
Bihter hepsini unutmak isteyerek, kandili hâlâ bütün bütüne yakmadığı için birtakım karartılar yansıtan aynanın karşısına geçiyor, çıplak gövdesine bakıyor, nergisçe bir tutumla hazdan sarsılıyordu. Başkaları ne düşünürdü bilmem, ama bu, kendi kendine tatmine giden yol, Bihteri büsbütün yalnızlıkla sarıp sarmalardı. Hazlarda söze dökülemeyecek uçurumlar hissederdim. Romancı, Bihter için, Evet bu…

Yazar: kristina mcmorris, jenna blum, kristin hannah, pam jenoff, sarah jio, amanda hodgkinson, karen white, alyson richman, melanie benjamin, sarah mccoy
O gün binlerce kişi New York’un Grand Central Terminali’nden geçer. Burası insanların hoş geldin ya da elveda demek için geldiği yerdir. Burası yitik kalplerin istasyonudur. Buraya gelen herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır. Yitik Kalpler İstasyonu’nda hayat bir tren gibi kontrolden çıkmıştır sanki. Nereye gittiğinizi, nereden geldiğinizi, bir sonraki köşede sizi ne gibi bir tehlikenin bekl…

Yazar: hazel gaynor
En büyük hikâyeleri zaman anlatır, kaybolan hayallerinizi ise kalbiniz… İrlanda 1912… Küçük bir köyün on dört sakini, Amerika’da daha iyi bir hayat kurma umuduyla rüyalar gemisi Titanic ile denize açılır. Ancak bu yolculuk, on yedi yaşındaki Maggie Murphy için acıdan ibarettir. Geleceği, bilinmeyenlerin ülkesine bağlıyken kalbi İrlanda’da, ardında bıraktığı sevdiğindedir. Batmaz denilen gemi o…

Yazar: julia quinn
Amelia Willoughby kendini bildi bileli Wyndham Dükü'yle nişanlıydı. Evlilik sözleşmeleri imzalandığında sadece altı aylıktı ve hayatının geri kalanını bekleyerek geçirmişti. Thomas Cavendish'in, son derece mağrur ve meşgul dükün, onunla evlenmeye zaman ayırmasını bekleyerek... Ancak Amelia'nın içinde, dükün onu hiç düşünmediğine dair bir şüphe vardı… Aslında bu doğruydu; Thomas,…

Yazar: dinah jefferies
Hint Okyanusu'nun incisi olarak adlandırılan Seylan'a giden bir gemi ve içinde, sevdiği adam uğruna ülkesini terk eden genç bir kadın... Gwen, gemisi Seylan kıyılarına vardığında, mutluluğun eliyle uzanıp tutabileceği kadar yakınında olduğuna inanıyordu. Yeni evlenmiş, âşık bir genç kadındı ve eşi Laurence'ın da kendisini aynı şekilde sevdiğine emindi. O ana kadar hiç bilmedi…

Yazar: julia quinn
“Aşk böyle bir şey miydi? Başkasının acısı kendi acından daha mı çok yakardı canını?”Anne Wynter belki de olduğunu söylediği kişi değildir…Ama yine de soylu bir ailedeki üç genç hanımın mürebbiyesidir ve işini çok iyi yapmaktadır. Mesleğinin cilvesi gereği bir gece kendini geleneksel Smythe-Smith müzikalinde piyano başında, daha sonra enstrümanlarla dolu bir odada saklanırken, ardından da Lord Wi…
8/10
Yazar: julia quinn
“Aşk böyle bir şey miydi? Başkasının acısı kendi acından daha mı çok yakardı canını?”Anne Wynter belki de olduğunu söylediği kişi değildir…Ama yine de soylu bir ailedeki üç genç hanımın mürebbiyesidir ve işini çok iyi yapmaktadır. Mesleğinin cilvesi gereği bir gece kendini geleneksel Smythe-Smith müzikalinde piyano başında, daha sonra enstrümanlarla dolu bir odada saklanırken, ardından da Lord Wi…

Yazar: julia quinn
“Aşk böyle bir şey miydi? Başkasının acısı kendi acından daha mı çok yakardı canını?”Anne Wynter belki de olduğunu söylediği kişi değildir…Ama yine de soylu bir ailedeki üç genç hanımın mürebbiyesidir ve işini çok iyi yapmaktadır. Mesleğinin cilvesi gereği bir gece kendini geleneksel Smythe-Smith müzikalinde piyano başında, daha sonra enstrümanlarla dolu bir odada saklanırken, ardından da Lord Wi…

Yazar: julia quinn
“Aşk böyle bir şey miydi? Başkasının acısı kendi acından daha mı çok yakardı canını?”Anne Wynter belki de olduğunu söylediği kişi değildir…Ama yine de soylu bir ailedeki üç genç hanımın mürebbiyesidir ve işini çok iyi yapmaktadır. Mesleğinin cilvesi gereği bir gece kendini geleneksel Smythe-Smith müzikalinde piyano başında, daha sonra enstrümanlarla dolu bir odada saklanırken, ardından da Lord Wi…

Yazar: julia quinn
“Aşk böyle bir şey miydi? Başkasının acısı kendi acından daha mı çok yakardı canını?”Anne Wynter belki de olduğunu söylediği kişi değildir…Ama yine de soylu bir ailedeki üç genç hanımın mürebbiyesidir ve işini çok iyi yapmaktadır. Mesleğinin cilvesi gereği bir gece kendini geleneksel Smythe-Smith müzikalinde piyano başında, daha sonra enstrümanlarla dolu bir odada saklanırken, ardından da Lord Wi…

Yazar: julia quinn
Her hayatta bir dönüm noktası vardır. Bu öyle muazzam, keskin ve belirgin bir andır ki insan şüphenin en ufak gölgesi olmaksızın hayatının bir daha asla aynı olmayacağını kesinlikle bilir. Londranın Neşeli Hovardası Michael Stirling için bu dönüm noktası, Francesca Bridgertonu ilk kez gördüğü andır. Evet, kalbinin hiçbir zaman birine bağlanmasına müsaade etmeyen Michael ona bir kez bakmış…
10/10
Yazar: julia quinn
Penelope Featherington en yakın arkadaşının ağabeyine âşık olmuştur. Ömrünün yarısını onu uzaktan izleyerek geçiren Penelope, onun hakkındaki her şeyi bildiğini düşünmektedir, ta ki en gizli sırrını öğrenip aslında genç adamı hiç tanımadığının farkına varana dek. Colin Bridgerton tutkuları ve unvanları yüzünden içten içe ağabeylerini kıskanan, Leydi Whistledown''ın Cemiyet Gazetesi…

Yazar: julia quinn
Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgertonun meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensinin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgertonun güçlü kollarının arasın…
10/10
Yazar: julia quinn
Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgertonun meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensinin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgertonun güçlü kollarının arasın…

Yazar: julia quinn
Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgertonun meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensinin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgertonun güçlü kollarının arasın…

Yazar: julia quinn
Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgertonun meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensinin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgertonun güçlü kollarının arasın…

Yazar: julia quinn
Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgertonun meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensinin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgertonun güçlü kollarının arasın…

Yazar: julia quinn
Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgertonun meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensinin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgertonun güçlü kollarının arasın…

Yazar: julia quinn
Yazarınız 1814'ün olaylarla dolu bir sezon olacağına inanıyor, özellikle de bugüne kadar evlenmeyi düşündüğüne dair hiçbir işarette bulunmayan, Londra'nın en gözde bekârı Anthony Bridgerton için. Aslında neden evlensin ki? Söz konusu eksiksiz bir zampara gibi davranmak olduğunda, ondan daha iyisi bulunamaz... Leydi Whistledown'ın Cemiyet Gazetesi, Nisan 1814 Ne var ki ded…
10/10
Yazar: julia quinn
Yazarınız 1814'ün olaylarla dolu bir sezon olacağına inanıyor, özellikle de bugüne kadar evlenmeyi düşündüğüne dair hiçbir işarette bulunmayan, Londra'nın en gözde bekârı Anthony Bridgerton için. Aslında neden evlensin ki? Söz konusu eksiksiz bir zampara gibi davranmak olduğunda, ondan daha iyisi bulunamaz... Leydi Whistledown'ın Cemiyet Gazetesi, Nisan 1814 Ne var ki ded…

Yazar: julia quinn
Yazarınız 1814'ün olaylarla dolu bir sezon olacağına inanıyor, özellikle de bugüne kadar evlenmeyi düşündüğüne dair hiçbir işarette bulunmayan, Londra'nın en gözde bekârı Anthony Bridgerton için. Aslında neden evlensin ki? Söz konusu eksiksiz bir zampara gibi davranmak olduğunda, ondan daha iyisi bulunamaz... Leydi Whistledown'ın Cemiyet Gazetesi, Nisan 1814 Ne var ki ded…