Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nizamülmülk
Nizamülmülkün meşhur eseri, hem muhteva hem de etkileri itibariyle siyasetname ve vasiyetname türünün en iyi örneği. Doğrudan sultana hitaben kaleme alınan metin aynı zamanda bir siyasî düşünce ve siyasî üslup metni. Selçuklular devrinde İslâmın çatısı altında İslâmiyet öncesi Türk ve İran siyasî geleneklerinin, Maveraunnehir kültür havzasının, Hint bilgeliğinin, Bizans siyasî kurumlarının harman…

Yazar: şeyh galib
Şeyh Galib (1757-1799): Sadece 23 yaşında tertib ettiği Dîvanının (1780) yanı sıra iki yıl sonra yazdığı Hüsn ü Aşk (İyilik ve Aşk) adlı mesnevisiyle de Dîvan Edebiyatının son büyük ustası olarak adlandırılan 18. yüzyıl şairidir. Galibin, yaklaşımıyla Dîvan Edebiyatının daralan ufkunu açtığı kabul edilen Hüsn ü Aşkı, Gölpınarlının çeviri, günümüz diline aktarım, açımlama ve Galibin el yazısı ile…

Yazar: şeyh sadi şirazi, şirazlı sadi, sâdi şirâzî, can alpgüvenç, sadi-i şirazi
Eski zamanlarda şairler için sevgili, al al yanaklarıyla, goncamsı ağzıyla ve bahar geldiğinde tomurcuklanan çiçekleriyle bir Gülistân yani bir çiçek bahçesi anlamına gelirdi. Gülleriyle meşhur Şirazda doğan ve dünya edebiyatının en zarif ve en güçlü ozanlarından olan Sadî, Osmanlı şairleri için de çağlar boyu esin kaynağı olmuştur. Kısa hikâyeciklerden oluşan bu eseri okurken kendinizi usta bir…

Yazar: şeyh sadi şirazi, şirazlı sadi
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: jean de la fontaine, zeki kuş, la fontaine
Millî Eğitim Bakanlığınca Türk ve dünya edebiyatında 100 Temel Eser in önce ortaöğretimde ardından ilköğretimde belirlenmiş olmasını, ülkemizdeki okuma oranını artırmaya yönelik bir çaba olarak görüyoruz. Bir başlangıç olarak ilköğretimde 100 Temel Eser ümit vericidir; ilköğretim seviyesindeki çocuklarımıza bu eserleri okutmayı başarabilirsek, okuyan toplum olma yolunda önemli bir adım atılmış ol…

Yazar: aleksandr sergeyeviç puşkin
Aleksandr Puşkin (1799-1837); Topu topu 38 yıl süren ömrü komploya çok benzeyen bir düelloyla son bulduğunda Puşkin, çoktan ulusal Rus şiirinin dâhi kurucusu olmayı başarmıştı. Elinizdeki kitaptaysa, Kurana Öykünmelerden Yevgeni Onengine, günümüzü de etkilemeyi sürdüren bu büyük şairin şiirinin tüm cepheleri yetkinlikle temsil edilmektedir. Ataol Behramoğlu (1942): Şiirimizin son 40 yılındaki en…

Yazar: aleksandr sergeyeviç puşkin
Geldi bu gönlün uyanma ânı:Yine önüme çıktın birden,Hem görünendin, hem de bir sanı,Saf güzelliğin dehâsı sen.Ve yürek mest olmuş çarpıyordu.Ve onun için dirildi bakBir kez daha hem ilham, hem Tanrı,Hem hayat, hem gözyaşı, hem aşk.

Yazar: rainer maria rilke
Rainer Maria Rilke (1875-1926): 20. Yüzyılın ilk çeyreğinin hangi türde yazarsa yazsın en şair kalan yazarlarından biridir. Malte Laurids Briggenin Notlarından Genç bir Şaire Mektuplara, Rodinden Sancaktara pek çok yapıtı dilimize çevrilmiş olan Rilkenin şiir başyapıtı sayılan Duino Ağıtlarıysa toplam on yıla yayılan bir sürede (1912-1922) yazılmıştı. Can Alkor (1936); Şiirinin ve çevirisinin mük…

Yazar: murat başaran
Ben orta şekerli kahveyi çok severim. Sonra şafak vakti yağan yağmurun serinliğini... Gün daha doğmamışken, eski bir İstanbul sokağında yokuş tırmanmayı...Siz alçak bacalardan tüten dumanla haşir neşir olmuş daracık İstanbul sokaklarını bilir misiniz? Veya eski bir mezarlıkta, üç yüz sene önceki asaletiyle bügüne tavır koyan, yıkılmaya yüz tutmuş sarıklı mezar taşlarını... Sonra çocuk duygularını…

Yazar: cezmi ersöz
Uzun ve yorucu yolculuklardan sonra denize varmayı çok severim.Hayatın tam içine girip, göze aldığım ne varsa dibine kadar yaşayıp sonra yine kendime dönmek bana hep iyi gelir.Neresi olursa olsun yola çıkmayı severim. Yola çıkmak aşka benzer çünkü. Sonunda er geç yol da aşk da hakkını ister.Ya bir ödül kazanırsın ya da büyük bir diyet ödersin. Ya emeklerin, inançların geri döner sana ya da terk…

Yazar: cezmi ersöz
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi... Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı. Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyidim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden. Ben…

Yazar: asım zihnioğlu
Bir Yeşilin Peşindede Asını Zihmoğlu ülkemiz çaycılığının geçirdiği evreleri akıcı bir dille anlatıyor. Üzerine az yazılmış bir konunun, çayın hikâyesinin, Doğu Karadeniz Bölgesinin ekonomik ve sosyal yaşamından kesitler verilerek ele alınması kitabın ilgi çekici yönlerinden büi. TÜBiTAK tarafından verilen 1903 yılı Hizmet Ödülünün de sahibi olan Asını Zihnioğlunun bir ömrü adadığı çalışmalarının…

Yazar: a. turan oflazoğlu
620 senelik bir medeniyetin, dünyaya mührünü vurmuş büyük bir ustası, Mimar Sinan... Bu büyük ustanın hayatından bir kesit, bir başka usta Turan Oflazoğlunun kaleminden aktarılıyor. Tiyatroseverlerin bir solukta okuyacağı lezzette...

Yazar: serdar akinan
Bir Destanın Sırları İlk Kez AnlatılıyorBayrağımız oradaydı... devlet yoktu... bir kurmay albay görevi kabul etti... Binlerce Mehmetçik ise destan yazdı!- Ankara, İstanbul ve Adapazarında olmak üzere toplam 108 saatlik röportaj yapıldı.- Tamamı ilk kez yayınlanacak olan 150 saatlik görüntü deşifre edildi- İki yüzden fazla fotoğraf ve gazete kupürü incelendi- Montajı 250 saatten fazla sürdü- Yayın…

Yazar: oktay akbal
Yazar Bir Tanıktır, olup bitenin, gelip geçenin arasında unutulanların, atlananların, kimi zaman önemsenmeyen, kimi zaman kulak arkası edilen olayların izdüşümlerinden oluşuyor, bir bakıma. Oktay Akbalın 1999-2002 yılları arasında tanıklık ettiği olaylara yalnızca o ânın gözüyle bakmaması, tersine geçmişle olan iyi ya da kötü akrabalıkları bulup çıkarması, onların bir boyutsuzluk içinde yitip git…

Yazar: oktay akbal
Düş Ekmeğinde Oktay Akbal, İkinci Dünya Savaşı yıllarında bir lise öğrencisinin tuttuğu günceden parçalar sunuyor. İlkgençlik uyanışları, ilk aşklar, duygulanmalar, cinsel dürtüler, sanatsal arayışlar, dostluklar, küçük serüvenler... Bir şiir havası içinde yaşanan günler geceler...Daha önce, bu değerli yazarımızın Garipler Sokağı, Suçumuz İnsan Olmak, İnsan Bir Ormandır adlı üç romanını da yayınl…

Yazar: oktay akbal
Oktay Akbalın ilk öykü kitabı Önce Ekmekler Bozuldu 1946da yayımlanmıştı. Sonra Aşksız İnsanlar (1949) çıktı. 1953 yılında ilk basımı yapılan Bizans Definesi, yazarın üçüncü öykü kitabıdır. Yıllar sonra yeni basımını yaparken, değerli çizerimiz Fethi Karakaşın bu öyküler için çizdiği resimleri de kitaba aldık.

Yazar: oktay akbal
İnsan Bir Ormandır, değerli yazarımız Oktay Akbalın üçüncü romanı. Bu romanda, evlilikte mutluluğu bulamayan bir insanın dramını buluyoruz. Müthiş bir dramdır bu. Birini istemeyeceksin, ama o istemediğinle, yasalar ve çevre hayır dediği için, ilişkini sürdüreceksin. Neden? İşte bu nedenin ve daha bir sürü sorunun karşılığı verilmekte bu romanda. Muzaffer Buyrukçu Bu romanda her yanıyla insan var…

Yazar: uğur mumcu
Ellerin dert görmesin Uğur Mumcu! Sakıncalı Piyadeyi yazdığın için, eline sağlık, ağzına sağlık, canına sağlık. Kendi yazdıklarıma gülemem. Ama senin yazdıklarını gülerek okudum. Acı acı gülmek deyimi vardır ya, işte öyle acı acı güldüm.

Yazar: tarık akan
Sana hiçbir şey olmayacak, göreceksin bak. Elini kolunu sallayarak dışarı çıkacaksın. Uçak havaalanına yaklaşırken Müjdat (Gezen) beni yatıştırmaya çalışıyordu. Onu duymuyor gibiydim. Tutuklanacak olursam onun neler yapması gerektiğini düşünmeye çalıştım; tanıdık birkaç kişinin adını saydım. Onları hemen ara, avukatını devreye sok, dedim; bir de bütün gazeteleri aramasını tembihledim. Durduk. Her…

Yazar: aziz nesin
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz. Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkarıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük&#…


