Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: droe ze'evi
Büyük Evlenme adlı oyunun eğlenceli bir yerinde, ince dümenleri her zamanki gibi ters giden Karagöz, kendisinin damat olacağı bir düğün tertiplemek isteyen bir grup kadınla karşılaşır. Muhataplarını tanımayan kadınlar, ona Karagöz hakkında ayrıntılar sorarlar. Kadınları bu düğünden caydırmaya çalışan Karagöz, O hırsızdır der. Kadınlar Biz de hırsızız diye cevap verirler. Karagöz, Her gece Beyoğlu…

Yazar: şefika kurnaz
Türk ilim ve fikir tarihinde müstesna bir yeri olan, İlber Ortaylının deyimiyle medresenin son gülü, ünlü siyasetçi ve hukukçu Ahmet Cevdet Paşanın küçük kızı... Ahmet Mithat Efendinin övgüsüne mazhar olmuş, ilk Türk kadın romancı Fatma Aliyenin kız kardeşi... Babasına, topluma, padişaha aykırı duran, kendisinden sonraki nesillerin kadınları için hür bir hayatın yolunu açan fedai... Gelenekten ye…

Yazar: serpil çakır
Son zamanlarda Osmanlı kadınlığı can sahibi olduğunu, var olduğunu gösterdi. Onun her an iniltiler içinde kopup gelen sadasını işitiyoruz. Biz varız, uyanıyoruz, kalkacağız, kalkınız, yol gösteriniz diyor. Bu hareketi kadınlığın bütün tabakalarında müşahade ediyoruz. Düşünenler eski hayattan bıktı, düşünemeyenler de bıktı. Artık başka bir hayata girmek ihtiyacı, hemen kadınlığın her tarafında his…

Yazar: fatmagül berktay
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde d…

Yazar: fatmagül berktay
Sabit kimliklerin olmadığı, kimlik dediğimiz şeyin her an bozulup yapılabilen bir kurgu olduğu gerçeği, kimlik politikalarının geçerliliğini çok kuşkulu hale getiriyor. Öte yandan, henüz özneleşme mücadelesi vermekte olan kıyıda kalmışların, kendi öznelik konumları dahil her şeyin bir dil oyunundan ibaret olmadığını unutmaları mümkün değil dünyayı ellerinde tutanlar, bunu onlara sürekli hatırla…

Yazar: judith butler
1990da yayımlandığında feminist kuramda ve toplumsal cinsiyet araştırmalarında çığır açan, queer kuramın öncü metinlerinden sayılan Cinsiyet Belası nihayet Türkçede. Judith Butlerın cinsiyetin ne ölçüde doğal olduğunu sorgulayarak cinsiyetin performatif yapısına dair kışkırtıcı savını ilk kez ortaya koyduğu bu metin, birbiriyle bağlantılı pek çok tartışmayı birden barındırıyor: Feminist düşünce v…



Yazar: judith butler
1990da yayımlandığında feminist kuramda ve toplumsal cinsiyet araştırmalarında çığır açan, queer kuramın öncü metinlerinden sayılan Cinsiyet Belası nihayet Türkçede. Judith Butlerın cinsiyetin ne ölçüde doğal olduğunu sorgulayarak cinsiyetin performatif yapısına dair kışkırtıcı savını ilk kez ortaya koyduğu bu metin, birbiriyle bağlantılı pek çok tartışmayı birden barındırıyor: Feminist düşünce v…

Yazar: judith butler
1990lardan bu yana feminist kuramın önde gelen isimlerinden biri olan Butler, ABDye yapılan 11 Eylül saldırısının ardından gelen yas ve şiddetin kamusal alandaki kısıtlayıcı etkilerini değerlendiriyor. ABD hükümetinin hukuk dışı uygulamalarını Michel Foucault ve Giorgio Agambenin egemenlik, iktidar ve yönetimsellik kavramları ışığında tartışan yazar, uluslararası yasaları ve yurttaşlık haklarını…

Yazar: anne phillips
Liberal olsun, cumhuriyetçi olsun, bu yüzyıla damgasını vuran demokrasi anlayışlarının temeli erkektir. Cinsiyetten arınmış gibi sunulan insan ve birey kavramları kuramda da, pratikte de erkeğe işaret eder. Feminizm bu aldatmacaya meydan okudu; politikanın alanı sayılan kamusal alanla, politika dışı tutulan özel alan arasındaki sınırları sorguladı. Özel olan politiktir savıyla, en azından kuramsa…

Yazar: ahu antmen
Yakın geçmişe kadar müze koleksiyonlarına ve sanat tarihi kitaplarına baktığımızda, tarih boyunca hemen hiç kadın sanatçının yaşamamış olduğu, yaşamışsa da herhangi önemli bir sanatsal katkıda bulunmadığı kanısına varabilirdik. Bugün durum pek de öyle değil. ABD ve Avrupada 1960lı yıllardan itibaren yaşanan toplumsal feminist dalga, çok geçmeden etkisini sanat pratiği ve kuramında da gösterdi. Ba…

Yazar: r. w. connell
Döllenme anında basit bir mekanizmaya bağlı olarak belirlenen cinsiyet, toplumsallaşma sürecinde insan denen toplumsal hayvanın başına bela olmuştur. Tarihsel süreç içinde iki cins arasında, dişinin doğurganlığına bağlı olarak gelişen işbölümü, kadın ile erkeğe toplumsal yaşam, kültür, psikoloji vb. alanlarda da tamamen ayrı roller biçti. Kural olarak biyolojik cinseyetle örtüşmesine -daha doğrus…

Yazar: raymond queneau
1947de yayımladığı Biçem Alıştırmaları, Queneaunun adının duyulmasına yol açan kitabı. Queneau, bu kitabın ilhamını Bachın Füg Sanatının çalındığı bir konserden almış: Basit bir motiften yola çıkarak sonsuz sayıda çeşitleme yapmanın mümkün olması fikri, onu bu kitabı yazmaya yöneltmiş. Sıradan bir hikaye parçasının 99 değişik biçimde anlatılmasına dayan bu ufak kitap, Queneaunun en önemli, en çok…

Yazar: jean paul sartre
Sartre Yöntem Araştırmalarını, 1960 yılında yayımlanan ve tarihle hesaplaştığı başyapıtı Diyalektik Aklın Eleştirisine bir ön metin olarak kaleme almıştır. Kitap, Marksçılık ve Varoluşçuluk, Dolayımlar Sorunu ve Yabancı Disiplinler, İleriye Gidişli-Geriye Dönüşlü Yöntem ve Sonuç başlıklarını taşıyan dört denemeden oluşmaktadır. Sartre, Marksçılık ve varoluşçuluk arasında bira köprü kurmaya çalışı…

Yazar: raymond geuss
Yirminci yüzyılın en önemli düşünce geleneklerinden biri olan Frankfurt Okulu, eleştirel teoriyi radikal anlamda yeni bir bilgi biçimi olarak sunmuş ve bu bilginin bizleri gerçek veya doğru çıkarlarımız konusunda aydınlatacağını ve çoğu zaman farkında olmadığımız baskı biçimlerinden, zorlamalardan kurtaracağını savunmuştur.Faşizmin en güçlü olduğu dönemde bir direniş söylemi olarak geliştirilmiş…

Yazar: jean paul sartre
Baudelarie: kendisinin uçurum olduğunu hisseden adam. Gurur, sıkıntı, başdönmesi: kendini ta kalbinin derinliklerine dek gören, kimseyle kıyaslanmaz, kimsenin iletişim kuramayacağı, yaratılmamış, saçma, yararsız, tam bir yalnızlık içine bırakılmış, kendi yükünü tek başına taşıyan, tek başına varoluşunu doğrulamaya mahkum edilmiş ve durmadan kendi ellerinden kaçan, kendi avuçları arasından kaya, k…

Yazar: nurdan gürbilek
Yer Değiştiren Gölgede Gürbilekin Tanpınarda Görünmeyen, Kemalizmin Delisi Oğuz Atay, Taşra Sıkıntısı ve Yazı ve Arınma başlıklı denemeleri yer alıyor.Bir sözcüğe ne kadar yakından bakarsanız, o kadar uzaktan dönüp bakacaktır size. Edebi metinler için de geçerli bu. Bu yüzden denemeler, Ahmet Hamdi Tanpınarın, Oğuz Atayın, Yusuf Atılganın, Bilge Karasunun yazdıklarını aydınlatma çabası olduğu kad…

Yazar: nazan aksoy
Bu kitap yazarın Rus Biçimciliği, Bakthin, edebiyatta kadın açısı, kültürel farklılık, postmodernizm konularındaki incelemelerini bir araya getiriyor. Bu yazıların ortak bir yönü var. Hepsi de, Avrupa merkezli kuramlara ve görüşlere daha eleştirel bir açıdan bakılması gerektiğini gösteriyor; merkezi Avrupa düşüncesinin geri plana ittiği edebiyatta biçim, çok-dillilik, çok-kültürlülük, başkası, ka…

Yazar: samuel beckett
Proust, Beckettin yayımlanmış ilk kitabıdır. Beckett, 1930da yazdığı bu eleştirel monografide, doğrudan doğruya, Proustun romanının merkezinde yer alan zaman sorununa hücum eder. Arzu, ölüm ve alışkanlık gibi ikincil izlekler, bu kök sorunun çevresinde çözümlenir. Proust, Proustun ilginç yaşamıyla ilgili söylentileri bir yana iterek Kayıp Zamanın İzindenin kendisine yönelen ilk sistemli çalışmala…

Yazar: gilles deleuze
Marxa göre nasıl metaların üretim ve yeniden-üretim döngüsü toplumu en temelinden biçimlendiriyorsa, Deleuzee göre de Proustun başyapıtının gösterdiği gibi insan ilişkileri göstergeler üzerinden okunabilir: Sevilen-kadın ve seven-erkek, kıskanan-erkek; biri göstergeler yayar, öteki bu göstergeleri yorumlar.Dolaşıma giren göstergelerin kökenleri nedir, bağımsız en azından özerk olabilirler mi? İns…

Yazar: jean paul sartre
Sartre Yöntem Araştırmalarını, 1960 yılında yayımlanan ve tarihle hesaplaştığı başyapıtı Diyalektik Aklın Eleştirisine bir ön metin olarak kaleme almıştır. Kitap, Marksçılık ve Varoluşçuluk, Dolayımlar Sorunu ve Yabancı Disiplinler, İleriye Gidişli-Geriye Dönüşlü Yöntem ve Sonuç başlıklarını taşıyan dört denemeden oluşmaktadır. Sartre, Marksçılık ve varoluşçuluk arasında bira köprü kurmaya çalışı…

Yazar: gürsel aytaç
Ülkemizde karşılaştırmalı edebiyat biliminde, Batı filolojilerindeki meslektaşlarımıza büyük görevler düştüğüne inanıyorum. Bunlardan biri, edebi çeviri konusunda etkili olmaktır. Bizzat çeviri yapmak ve yapılanları denetlemek, desteklemek tarzında bir etkili oluş. Keza yazarlarımız yetişmelerinde ve kendilerini geliştirmede milli edebiyatla yetinmeyeceklerinden ve ufuklarını genişletmek için dış…

Yazar: cemal kafadar
Cemal Kafadar bu kitapta bir araya getirdiği dört denemede, on altıncı ve on yedinci yüzyıllar Osmanlı dünyasından dört kişiyi ele alıyor: Babasından kalan arazi üzerindeki haklarını korumak için divan-ı hümayuna başvuran Mustafa adlı Yeniçeri; İstanbul'da günce tutan Seyyid Hasan adlı derviş; ticaret için gittiği Venedik'te ölen Ayaşlı Hüseyin Çelebi; rüyalarını kaleme alarak şeyhine m…

