
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: charles dickens
Bir çocuğun yüreğine, düşlerine, çocuksuluklarına, korkularına sahip olamadan yaşayan çocuklar... İnsanları, rakamlarla, kurallarla, biçimlerle değerlendiren; her şeyin, yaşamların bile her santiminin parayla alınıp satılan bir mal olduğunu savunan bir yaşam felsefesinin kentsoylu savunucuları ve uygulayıcıları... Bunların boyunduruğunda ve kömür madenleriyle dokuma fabrikalarında yaşamaya çalışa…

Yazar: adnan yücel
Ölmeden Önce Güneşteydi Gözleri, İşte Bu Yüzden Ölürken Işıl Işıldı Son Sözleri aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni


Yazar: barış bıçakçı
Bu berbat şehirde görüp görebileceğiniz en güzel şeyin terk edilmiş bir fabrikanın kara yıkıntısı olması saçma ya da gülünç mü? Değil! İnsana özgü bir yavaşlığı, sakarlığı hatırlatan tek şey bu yıkıntı çünkü. Şehirde otomobiller, yollar ve binalar, sonunda bütün sıcaklıkların evrenin ölgün sıcaklığıyla aynı olacağı bir geleceğe doğru son hızla gidiyor, uzanıyor, yükseliyor. Ama aralarında banka m…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…


Yazar: ıtalo calvino
Italo Calvinonun 50li ve 60lı yıllarda yazdığı ikiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye adlı romanlarını, hayattayken Atalarımız başlığı altında toplamasının nedeni, yazarın kendi deyişiyle çağdaş insanın atalarının soyağacını çıkarmaktır. Çevremizdeki her insanın, kendimizin dahi yüzünde onların izleri saklıdır çünkü... Ağaca Tüneyen Baronun ilk kez özgün dilinden yapılan…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: wilhelm reich
Hitlercilerin milyonlarca insanı öldürmelerinden sonra, kalkmış onları asıyorsun. Milyonları öldürmelerinden önce nerdeydin peki, o zaman ne düşünüyordun? Düzinelerle ceset oturup düşünmen için yeterli neden değil miydi? İnsanlığının kıpırdanması için milyonlarca ceset mi gerekliydi? --- Ne kurşun sıkma ne de darağacına çekme seni içinde bulunduğun bataklıktan çekip çıkaramaz. Şöyle bir kendine b…

Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…



Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…

Yazar: sâdık hidâyet, sadık hidayet
Modern İran edebiyatının kurucularından Sadık Hidayet'in 1936'da Bombay'da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle "özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu" ve "her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş" Kör Baykuş (Buf-i Kur) , öteki yapıtları gibi, pek çok dile çevrildi, sadece Fransa'da (Andre Rousseaux: "Bu roman bence ülkemizin edebiyat t…










