
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: can dündar
Katran karası bir geceyi Haziran bulutlarının arasından yırtarak, avuçlarında kıpır kıpır yıldızlarla odamın penceresini tıklattı dolunay... Sana Samanyolu getirdim dedi ve bütün gökkubbeyi yeryüzüne indirmiş gibi mağrur gülümsedi koltuğumun başucunda... Ayla yıkanmanın keyfini sürdüm bir müddet... Sonra penceremi açıp onu içeri aldım. Dolunay, Samanyolundan ışıklarla eteklerinde; Haydi diyordu p…

Yazar: oriana fallaci
Senden korkuyorum. Seni hiçyokluktan zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan. Seni çok beklediysem de karşılamaya asla hazır olmadım. Ama kendi kendime hep o kötü soruyu sordum: Ya doğmak hoşuna gitmezse? Ya günün birinde haykırıp suçlarsan beni: Sana kim dedi beni dünyaya getir diye? Neden dünyaya getirdin beni neden? İtalyan yazar Oriana Fallaci böyle diyor derin izler bırakan kitabı Do…

Yazar: zeki kayahan coşkun
Madde 72- Belediyenin yaptığı kazı çalışmalarında kullanılan iş makineleri etrafında kalabalığın toplanmasını sağlar... İş makinelerinin temposuna hayran olan fertler, saatlerce kazı çalışmalarını sey...

Yazar: adalet ağaoğlu
Edebiyatımızın en özgün kalemlerinden Adalet Ağaoğlu ilk kez anılarıyla buluşturuyor okuru. Ağaoğlu, 1969-1997 arasını yansıttığı Damla Damla Günlerin ilk bölümünde, TRT yıllarından, sadece yazarak hayatını sürdürme kararı aldığı yıllara, oradan da 1977ye uzanan zaman diliminde, yakın çevresiyle birlikte Türkiyenin de yakın tarihine dönüşler yapıyor. Tüm o yıllar; kişiler, mekanlar, siyasal olayl…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Bir gün ermişlerden birine sormuşlar: "Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar arasında ne fark vardır?" "Bakın göstereyim" demiş, ermiş. Bir sofra hazırlamış. Bu sofraya sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle indirmeyen kişileri çağırmışlar. Hepsi yerlerine oturmuşlar. derken, sıcak çorbalar ve arkasından da "derviş kaşığı" denilen bir me…

Yazar: anita shreve
Sahilde bir evdi. Honora yaşına ve çatlaklarına rağmen evi kiralamakta tereddüt etmemişti. Sextonla birlikte atıldıkları yeni yaşamlarına onu da katarak onarmışlardı. Esxton bir müddet sonra evi satın almanın yolunu bulmuştu ama zamanlaması tümüyle yanlıştı. Ekonomi dibe dalışa geçmişti. Finansak baskı da tırmandık.a Honora evlendiği bu adamı hiç tanımadığını ve dünyanın ne kadar acımasız olduğun…

Yazar: stephen king
Acımasız katillerin bulunduğu Could Mountain Hapishanesi E bloğuna hoş geldiniz. Buradaki mahkumlar "Yaşlı Sparky" diye bilinen elektrikli sandalye için sıralarını beklerler, sırası gelen, elektrikli sandalyeye "Yeşil Yol"dan yürüyerek giderdi. Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için ise bütün katiller aynıydı. Ta ki John Coffey adındaki siyah bir mahkumla tanışıncay…

Yazar: zeki kayahan coşkun
Ne demeli?.. Nasıl anlatmalı?.. Ne yazmalı bu dar ve parlak yüzeye?.. Sıradan bir yalnızlık benimkisi... Kiminkinden farkı var?.. Kelimelerden cümle kurma yeteneğim, benim yalnızlığımı sadece belgelenmiş bir anı yapar... Herkesinki gibi bir yalnızlık bu... Yangın yerinde hareket edememek gibi... Hiçbir teselliye boyun eğmeyen... Laftan, sözden anlamayan bir yalnızlık bu da... Asi... Onurlu... Ümi…

Yazar: jeroen brouwers
Jeroen Brouwers, Endonezya doğumlu Hollandalı bir yazar. Çocukluğunun bir dönemini Javadaki bir Japon temerkuz kampında yaşadı. Otobiyografik bir roman olan Damıtılmış Kırmızıda çocuk gözüyle İkinci Dünya Savaşını anlatıyor. O dönemdeki adı Batavia olan Endonezya, bir Hollanda sömürgesidir. Romanın dört yaşındaki küçük kahramanı, büyükannesi ve kızkardeşiyle birlikte iki yılını Japon toplama kamp…

Yazar: john verdon
Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… Küçük zarfı aç.” SENİ O KADAR İYİ TANIYORUM Kİ NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM "Aldıklarını geri vereceksin Vermiş oldukl…

Yazar: helmut krausser
Hagen: Geçmişi meçhul, rüzgâr nereye eserse oraya savrulan eski bir tavla oyuncusu. Richard: Ölümcül bir hastalığa yakalandıktan sonra işinden ayrılan ve her şeyden vazgeçen eşcinsel bir reklamcı.Lidia: Yukarıdaki ikilinin yaşamlarına birdenbire giren bir ressam; Hegenin mucizevî aşkı. Yaşamdan hiçbir beklentileri olmayan, ancak bunu dillendirmeyen bu üçlünün yaptığı yolculuğun, Richardın sıcak b…

Yazar: halil cibran
Cibran, Yakın, Orta ve Uzakdoğu'nun geleneksel öğretileriyle Batı düşüncesini karşılaştırmış, bireysel ve toplumsal olgulara çeşitli sentezler getirmiştir. Yapıtlarında şiirsel bir anlatım kullanmış, Doğu düşüncesini Batı diliyle yazmıştır. Bu nedenle Cibran'ın eserlerini okuyanlar, bir bakıma Peygamberlerin kitaplarını okuyormuş izlenimine kapılırlar. Tıpkı kutsal kitaplardaki gibi yaz…

Yazar: ayşe kulin
Birden çocuklardan biri bağırdı Şuraya bakın, iki kuş öpüşüyorlar!Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasını dönerek, aşağıda cıvıldayıp duran çocuklara baktı. Hanginiz söyledi bunu? diye seslendi. Sıska bir oğlan öne çıktı. Ben! dedi.Kuş mu gördün orada?Evet.Füreya üşenmedi, indi iskeleden. Çocuğu yanına çağırdı. Kuşu nerede gördüğünü göster bakayım.Çocuk birkaç adım geriledi. Füreya takip…

Yazar: honoré de balzac, doğan hızlan, aisopos
Lucasa göre, Balzacın gerçekliği, bir yandan tek tek tiplerin belli bireysel özelliklerinin, öte yandan onların sınıfın temsilcisi olarak tipik özelliklerinin daima tam bir biçimde verilişine dayanır. Acı ve büyük bir terkedilmişlik içinde geçen çocukluk yılları... Belki de gerçekten bir ailesi olmasa, Felix yalnızlığa, sevgisizliğe, itilmişliğe daha kolay katlanabilirdi...Henriette... Kadınla…

Yazar: recaizade mahmut ekrem
Bihruz Bey, zengin bir devlet memurunun oğludur. Babasından yüklü miktarda bir miras kalmıştır. Annesiyle birlikte yaşayan Bihruz Bey, yetersiz bir eğitim görmüş, yarım yamalak Fransızca öğrenmiş züppe bir tiptir. O dönemin kibarlık gereğinden saydığı şık faytonuyla Çamlıcada gezerken gördüğü ve soylu bir aileye mensup olduğunu düşündüğü bir kadına âşık olur. Aslında soylu olmayan bu kadın, Bihru…

Yazar: serdar özkan
Hayata kırgın bir yetişkin. Bir yunus ile “hayatın ışıklarını yakacak” çok özel bir dostluk. Karşılıksız sevgi, ümit ve hayata dair mucizevi bir yolculuk… Bugüne kadar 50 ülkede 43 dile çevrilen, tüm zamanların en çok okunan ve sevilen kitapları Simyacı, Küçük Prens ve Martı ile birlikte anılan Kayıp Gül'ün yazarı Serdar Özkan, yeni romanı Hayatın Işıkları Yanınca ile okuru gerçek hayatı…

Yazar: yekta kopan
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni." Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek iç…

Yazar: reşat nuri güntekin
Çalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin tarafından 1922 yılında yazılmış bir romandır. Türk edebiyatının en çok sevilen klasik eserleri arasında yer alır. Ağırlıklı olarak Anadolu'da geçen ve arka planda Osmanlı'nın son yıllarını anlatan bir romandır. Kitabın son kısmı hariç, ki bu bölüm dışarıdan bir gözlemcinin anlattıklarıdır, romanın ana kahramanı Feride'nin hatıra defteri şeklinde yazıl…

Yazar: adam fawer
Olasılıksız, Adam Fawer tarafından yazılmış ve 2005 yılında yayımlanmış bilim kurgu romanıdır. En iyi roman kategorisinin de aralarında olduğu çok sayıda ödül kazanmıştır. Kitap, David Caine'in bir takım deneysel tedaviler sonucunda kazandığı gelişmiş hesaplama yeteneği sayesinde, tahminlerinin geleceği görmek haline geldiğini anlamasıyla başından geçenleri konu almaktadır. Özet olarak ki…

Yazar: stieg larsson
41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larssonun zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kızı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi bundan daha iyisi yapı…

