Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: şule gürbüz
Şule Gürbüz, şiir ve öyküleri ile tanınan genç kadın yazarlarımızdan biri. Genç yazar bu ilk oyununda, ölümün saçmalığı karşısında çaresiz kalan aklın, kendi yolunu, saçmalıklara yeni saçmalıklar üretmekle bulduğunu anlatmakta. Fausttan bir sahneyi oyunun başına koyan yazar Şule Gürbüz, Mefistonun adı geçen yapıtta, Cehennemin sınırları yoktur, kısıtlanmış da değildir. Tek bir yerdedir; çünkü biz…

Yazar: şule gürbüz
"Benden, bana kayıtsız kalınması ile benden nefret edilmesi arasında bir seçim yapmam istense, tereddütsüz, nefreti seçerim, kayıtsız kalınacak bir yanım yoktur. Ve ben söylemek isterim ki, her şey ve herkese kayıtsızım. Değilmişim gibi davrandığım durumlar, yaşıyormuşum gibi yapma zorunluluğumdandır. Bana sorulsa bir gün "Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur…

Yazar: şule gürbüz
“Hayatı anlayamamak kadınları anlayamadığını söyleyen adamın sözü kadar perişan bir ifade gelir bana. Be nabekâr, kadını anlayıp da ne yapacaksın, yapacağın değişecek mi? Peki hayatı ne yapacaktım? Onu anlayayım diye psikanaliz mi öğrenecektim, Jung’ları, Laing’leri okuyup şizofreni yolculuklarına mı çıkacaktım, şeyhleri ayrı, doktorları ayrı mı etekleyecektim, kendimle ilgili hem de bu dünyama a…

Yazar: şule gürbüz
"Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı'nın da yaptığı bu muydu? Baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek. Ve geldiğinde gelmemiş…

Yazar: berna moran
Doğu-Batı sorunsalı çerçevesinde, tarihî gelişimi içinde Türk romanının incelenmesi. Sekiz romancı, Ahmet Mithat, Recaizade Ekrem, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Halide Edip Adıvar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Peyami Safa ve Ahmet Hamdi Tanpınar ele alınıyor.

Yazar: berna moran
İncelemesinin 2. cildinde 1950-75 döneminin onbeş eserini ele alan Moran, bu dönemde düzen eleştirisi sorunsalının merkeze oturduğunu tespit ediyor. Bu etkenin geleneksel halk edebiyatına dönüşle ilişkisi ve Anadolu romanının özelliklerinin bu süreç içinde belirlenişi üzerinde duruyor. Berna Moran, Oğuz Atayın Tutunamayanları ile Yusuf Atılganın Anayurt Otelini özel olarak ele alıp inceliyor.

Yazar: berna moran
12 Mart ve 12 Eylül romanlarının toplumsal bir sorunsal çerçevesinde incelenmesi. Moran, Sevgi Soysal, Adalet Ağaoğlu, Latife Tekin, Orhan Pamuk, Pınar Kür, Bilge Karasunun romanlarını örnek alıp, yeni anlatı arayışlarını, fantastike, polisiyeye, büyülü gerçekçilike, üst kurmacaya dönük yeni eğilimleri yorumluyor. 1993te aramızdan ayrılan Moranın ölümünden sonra yayımlanan son eseri.

Yazar: berna moran
''İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dil ve Edebiyatı kürsüsündeki eleştiri derslerinden derlenmiş olan Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, yalnız bu konuyla ilgili üniversite öğrencilerinin değil, eleştirmenlerimizin de, bütün edebiyatçılarımızın da okumaları gereken değerli bir elkitabıdır. Çünkü kitabın konusuna değin bütün kuramlarla eleştiri yöntemleri birarada derli toplu verildiğinden, b…

Yazar: terry eagleton
Edebiyat kuramı, nükleer fizik kadar anlaşılmaz bir şey midir? Sadece edebiyat metinlerini içeren ve sadece onlara uygulanabilen bir edebiyat kuramından söz etmek mümkün müdür? Eagleton, edebiyat çalışmalarının neden nükleer fizikten farklı olduğunu, edebiyatın herkese ulaşabilecek sıradan bir dile sahip oluşuyla açıklıyor, işçi, avukat, antropolog, öğrenci yani hemen herkes edebiyatı okuyabil…

Yazar: füruzan
İlk yayımlandığı 1971 yılından beri okunan bir çağdaş klasik. "Ana-kız" temasından yola çıkarak genele ulaşan acılı bir öyküler kitabı. "Füruzan, sıcak, acılı, yer yer insanın içine işleyen anlatımıyla, toplumumuzdan çok iyi tanıdığı kesitler veriyor bize. Çok yazmasına karşın yavanlığa düşmemesinin nedenini, el atmış olduğu çevreyi, bu çevredeki insan kaynağını iyi tanıyor olması…

Yazar: murat menteş
... Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir. İtiraf etmeliyim ki, aziz okur, benim ömrüm, her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buzdağlarını eritmeye çalışmakla geçiy…

Yazar: yaşar kemal
Yaşar Kemal'in ünlü aşk romanı Ağrıdağı Efsanesi ilk olarak 1970 yılında yayımlandı. Bir efsane söyleyişiyle yazılan bu eşsiz romanı Ali Taygun tiyatroya uyarladı. Yaşar Kemal yüzyılımızın en büyük romancılarından biridir. (Europe, Fransa) Yaşar Kemal, Anadolu'nun halk edebiyatıyla alışveriş içindeyken başladı yazmaya. Gerçek bir yazar olduğu için de dilin duyarlığından, şiirsel…

Yazar: füruzan
Askerlerimiz geçerken bütün İzmir pencerelerden sarkmış, ağlıyor, hıçkırıyordu. Sıcağın daha yoğunlaştırdığı toz, her yanı sarmıştı. Bazı şeylerin artık eskisi gibi olmayacağı kuşkusuyla ağlamaya başlamıştım. Beni ilk öpen erkek ölmüştü. Hayatın özeti midir aşk? Nelere egemen olabilir; nelere karşı durabilir? Ne kadar sürebilir ki?.. TADIMLIKİzmirde doğmuşum. Padişahlık zamanının soylusuyuz b…

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: ludwig wittgenstein
Zengin bir ailenin çocuğuydu. Issız bir fiyord yamacına yaptırdığı kulübede inzivaya çekildi. Toplum yaşamına dönmesinin ardından babasından kalan serveti dağıttı. Çok mutsuz oldu, sık sık intiharı düşündü. Akademik felsefe düşüncesine karşıydı. 1950de kanser olduğunu öğrendi. Ona göre felsefede çözülecek bir problem, kanıtlanacak bir teorem, sınanacak bir varsayım yoktu ve dedi ki:İnsanlar iyiye…

Yazar: gaston bachelard
İmge avcısı Gaston Bachelard'ın ateş felsefesini kurduğu dizi çalışmasından önemli bir örnek: Bir Kandilin Alevi. Felsefi ve mistik metinlerin usta çevirmeni Fahrettin Aslan tarafından Türkçeleştirilen Bir Kandilin Alevi, çevirmenin aydınlatıcı dipnotları eşliğinde haz duyularak okunacak bir metin halinde sunuluyor. ...

Yazar: bilge seyidoğlu
Mitoloji mit bilimi anlamına gelir. Mitin asıl mânası gerçek hikâye ve bunun da ötesinde sahip olunan çok değerli şeyler, kutsal ve mânalı olandır. Mitolojilerin içinde kutsal hikâyeler ve merasimler bulunur. Zamanla bu kutsal vasıflar unutulur, böylece masallar ve efsaneler ortaya çıkar. Merasimlerin bir kısmı ise günümüze kadar devam etmiştir.Tiyatronun, dansın ve şarkıların ortaya çıkışında mi…

Yazar: daryush shayegan
Yaralı Bilinç, tarihte geride kalmış ve değişimler şenliğine katılmamış uygarlıklardaki zihin çarpıklıkları üzerine bir denemedir. Varlığını İrani-İslami dünyadaki kişisel deneyime borçlu olmasına rağmen, bu kitabın menzilinin yalnız o dünyayla sınırlı olmadığını ve bir bakıma, zihinsel yapıları hâlâ geleneğe bağlı olan ve modernliği sindirmekte güçlük çeken uygarlıkların çoğunu ilgilendirdiğini…

Yazar: ismail kara
Çağdaş Türk düşüncesinin ana meselelerini ele alan bu eser, çağdaş Türk düşüncesinin nasıl ele alınabileceği üzerine yoğunlaşan metedolojik bir metinle başlıyor. İlk bölümde Tarih telakkisi, ulûm-fünûn, İslah, taklit, İslâm modernizmi, felsefe ve devlet tasavvuru kavram ve meselelerine eğiliyor. Tasavvuf ve tarikatların moderleşme dönemi düşüncesindeki yeri, meşrutiyet düşüncesinin Osmanlı taşras…

Yazar: recep alpyağıl
19uncu yüzyılın sonlarından 20inci yüzyılın son çeyreğine kadar olan zaman dilimi içinde akıl, bilim, rasyonellik, nesnellik vb. kavramlar gerçekliğin ölçütü olarak ön plana çıkarken; öznellik, irrasyonalite, otorite gibi kavramlar da dini temsil eder olmuştur. Öte yandan oldukça özet bir biçimde verilen bu süreç özellikle 60lı yıllardan sonra tam tersi bir istikamet almıştır. Bu dönemde kıtasal…

Yazar: nizâr kabbânî
Ben Beyrut.Yüzüklerini, bileziklerini, gerdanlıklarını suda yitiren su kraliçesi...Ben Akdenizin ayak altına düşen incisi...Ben mitolojinin civa ile zehirlenmiş mavi balığı...Ben; ilencin, şeytanların, korsanların; denizcilerini boğazlamak, hazinelerini yağmalamak üzere kovaladığı gemi...Ben particiliğin kazurat kanallarında yüzerken boğulup ölen suçsuz kız çocuğu...Ben yavrularına fırından bir k…

