Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: halit ertuğrul
Sevda; aşk. hayal ve gençlik rüyaları peşinde hayatını çıkmazlara atan bir genç kızın dram dolu. acı dolu ve ibret dolu hayatını dile getirmektedir. Olaylar zinciri o kadar etkileyici. o kadar şaşkınlık verici ve o kadar ibret dolu ki. insan kendini tutamıyor Bu kadar da olur mu? diyerek kendinden geçiyor.Aslında bu kitap günümüz gençliğinin yaşamakta olduğu hayatı anlatmaktadır. Bir anlamda her…

Yazar: halit ertuğrul
Selim ve Hande... Yine bir Halit Ertuğrul klasiği... Kendini Arayan Adam, Düzceli Mehmet ve Aysel adlı kitaplarıyla gönülleri fetheden, satış rekorları kıran Halit Ertuğrul yine yüreğinizi titretecek bir esere daha imza atıyor. Zengin bir hayat yaşarken, babasının kumar ve kadın tutkusu yüzünden yoksul bir hayata sürüklenen Selimin ve ailesinin dramı gözlerinizi yaşartacak. Ablasının kötü yola dü…

Yazar: halit ertuğrul
Yirmibeş yıla yaklaşan öğretmenlik hayatımda, ilkokuldan üniversiteye kadar eğitimin her kademesinde görev yapmak nasip oldu.Bu süre zarfında bir çok öğretmen ve eğitimci tanıdım. Bunların içinde oldukça etkilendiğim, bana rehber olan, yol gösteren fedakar öğretmenlerle karşılaştım.Kendilerini toplum hizmetine adamış ve ömürlerini öğrencilerini yetiştirmek uğruna feda etmiş bu kahraman öğretmenle…

Yazar: halit ertuğrul
Her okuyanın kendini bulduğu ve Allaha yöneldiği bu eser, satış rekorları kırmakta ve elden ele dolaşmaktadır. Ünlü bir ateistin dönüşünü anlatan ve Kuranla kucaklaşmasını dile getiren bu kitap, özellikle de gençlerin manevi bunalımlarına bir ilaç gibi gelmektedir.

Yazar: halit ertuğrul
Baştan sona yaşanmış bir hayat hikayesi...Kitapta insanın dünyasını alt üst eden ve duygu seline boğan öyle acı dolu, öyle ibret ve öyle gözyaşı dolu olaylar var ki, okuyanlar gözyaşlarını tutamayacaklardır.Bu kitap yalnız bir kişiyi değil, bir toplumu ve bir dönemi anlatıyor. Çok daha önemlisi de; toplumdaki karışıklığa, düzensizliğe ve çirkinliğe çıkış yolu sunuyor ve çok önemli çözümler öneriy…

Yazar: halit ertuğrul
ATEŞTE YESERDIMBU KİTAP NİÇİN YAZILDI?Geniş bir okuyucusu olan biryazarm hayatından önemli sahnelerin de yer aldığı bu kitap; her insana ibret olacak kadar şaşırtıcı, düşündürücü ve duygu yüklü konulardan oluşmaktadır.Bütün olumsuz şartlara rağmen azmin, ümidin ve fedakârlığın sonunda elde edilen başarı, herkese örnek olması niyetiyle kaleme alınmıştır. Yürekleri titreten bu amansız yaşam mücadel…

Yazar: halit ertuğrul
Elinizdeki bu kitap, daha önce Kendini Arayan Kadın adıyla sizlere sunulan eserin devamıdır. Yani büyük bir duygu yoğunluğu ve ibretle okuduğunuz Nilüfer Hanımın öyküsünün ikinci bölümü... Kendini Arayan Kadın okurlardan büyük bir ilgi gördü. Okuyanların yoğun talepleri sonucu da, kitabın ikinci kısmı olan Aradığını Bulan Kadın hizmetinize sunduk. Aradığını Bulan Kadının neyi aradığını ve neyi bu…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İnsanın var olduğu yerde eksik olmayan aşk, hırs, iyilik, düşmanlık ve entrika... Bir yanda ne için yapıldığı bilinmeyen ve onca insanın ölmesine sebep olan savaşlar: diğer yanda barışın küçük bir sınıfın daimi kaderi oluşu... Savaşta da barışta da dürüstlüğü ilke edinmiş kahramanlar...19. yüzyıl başlarında Napolyon orduları ile Rus askerleri arasında yaşanan savaş panoraması altında adeta bir b…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Yavuz Sultan Selim diyor ki: Bu seferlerimiz, bu sıkıntılarımız ve bu perişanlıklarımız, hep gönülleri birleştirmek, İslam birliğini temin etmek içindir. Mülk Allah`ındır. Kim Allah`ın yardımı olmadan istediğini elde etmede zafere ulaştığını söylerse, Allah onu kahreder ve aşağı derecelere indirir. Vükela ve ümeranın süslü elbiseler giymesi, padişahlarına tazimden ileri gelir. Biz Allah`tan başka…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Zaten kahraman olan birini kahramanlaştırmak gibi bir iddiamız yok... Selahaddin Eyyubi bütün dünyanın tanıdığı büyük bir kahraman... Bu kitapta onun hayatını bile değil, anlatılması hatta anlaşılması güç hayatından yalnızca bazı kesitler aldık... Bunda maksadımız, her türlü davanın büyük ölçüde insan unsuruna dayandığını göstermektir. İmanlı, kararlı, idealist bir avuç insanın gerçek bir lider e…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Tarihimizle bizim aramızı açan, ilkokuldan itibaren zihinlerimize yerleştirilen yanlı ve yanlış bilgilerle gerçekleri unutturan zemin kimin ve kimlerin ürünü? Tarihe bakışımız hâlâ neden karışık, bulanık ve önyargılı? Henüz birkaç yüzyıl öncesine kadar, yaklaşık yirmi milyon kilometrekarelik bir coğrafya üzerinde kurumlaşmış, üç kıtaya hükmeden bir devletimiz vardı. Ancak bu kadar yakın geçmişte…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Yavuz Bahadıroğlu, tarihi romanlarıyla tanınmış bir yazar olmasına rağmen, edebiyatın her alanında ürün veren bir isim. Romanları kadar hikayelerininde sayısı çok. Hayata Dair Öyküler, Yavuz Bahadıroğlunun en çok okunan, bilinen öykülerinden bir demet oluşturuyor. Zamanın Kıskacında, Ölüme Çeyrek Kala, Üçüncü Basamak, İstasyonda Gölgeler, O Bebek ve O Direk, Orada Bir Köy Daha Var, Sarı Zarf, İş…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Bu küçük hacimli eserde bilineni tekrarlamaktan çok, bilinmeyeni yahut şimdiye kadar üstünde durulmayanı aramak emelindeyiz. Fatihi yetiştiren unsurlardan birçoğu, günümüzde de gerekli olan büyük insan yetiştirme metodunun ipuçlarını vermektedir. Büyük insan yetiştirmede hayli çorak bir ülkenin eğitimcilerine, büyük insanlar yetiştirmiş formülleri göstermenin faydalı olacağını düşünüyoruz. Her bi…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…

Yazar: a. ali ural
Ben siliyorum çizmişler her şeyiBuğulu cam taşımıyor planlarımıAteş piramitten geçip renklere ayrılıyorBütün renkler kırmızıBütün mumyalar kundaklanmış, bütün bebekler bin yaşında

Yazar: a. ali ural
Beyaz önlükleriyle sardılar masanın çevresini. Ben varım masada. Boylu boyunca varım. Bir otopsi masası bu. Hayır ölmedim. Vücudumun içini kurcalamayacaklar. Ne kalbimle işleri var ne ciğerlerimle. Gözlerimin peşindeler. Evet gözlerimin. Uyumamı bekliyorlar. Gözlerimi oyup kör bir zengine satmayacaklar, korkmayın. Rüyalarımı yakalayacaklar kıskıvrak. Balina avcıları gibi suyun yüzüne çıkmasını be…

Yazar: tarık tufan
Önceden söyleyebilecek bir sözüm yok... Söylenmesi gereken ne varsa söylemeye çalıştım. Bu benim gibi biri için çok kolay değil. Bir çırpıda anlatmaya çalıştım her şeyi. Durup düşünürsem anlatmaktan vazgeçebilirdim. Bazı şeyleri, anlatmaktan ötürü de pişman olacağımın farkındayım. İnsan, duygularının apaçık bir biçimde başkalarınca bilinmesini istemez sonuçta. Bir öykü kahramanı olmanın rahatlığı…

Yazar: tarık tufan
Gözlerini alabildiğine uzakları görebilmeli baktığında. Şehrin herbir köşesini ve her köşesinde başka bir hayata dönüşen gölgeleri farkedebilmeli. Sahici olan ne varsa ve içinde yaşamak adına bir giz taşıyan ne varsa farkedebilmelisin. Böylece zaman senin kollarında uzamalı. Bazen akrebi sımsıkı avuçlarında tutmalısın. Kimi zaman da bir yelkovanın sırtında savaşmalısın ara sokakların içinde.Gözle…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: tarık tufan
Camlardan ölesiye sarkan gündelikçi kadınlar, elindeki eczane poşetleriyle çaresiz bekleyen yaşlı adamlar, pazar yerlerinden artık toplayanlar, eskimiş kıyafetleriyle düğün salonlarında şarkı söyleyenler, sefer tasından utanan genç adam ve diğerleri. Şehrin ötekileri yani. Biraz Raif Efendi, biraz Maria Puder, Sartre, Bachelard, Anna ve biraz Kudüs. Karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, ço…
