Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jules gabriel verne
Transilvanyadaki Werst Köyünde, terk edilmiş bir şatoda endişe verici olaylar yaşandığına dair söylentiler dolaşmaktadır. Kont Franz de Telek opera sanatçısı nişanlısı La Stillanın ölümünü unutabilmek için yolculuk etmektedir. Kont, Werste gelir. Şatonun, La Stilla ölürken kendisin lanetleyen Rodolphe de Gortza ait olduğunu öğrenir. Telek uzun uğraşlar sonunda bu korkunç şatonun esrarını keşfeder…

Yazar: leo perutz
Benim işim tamamlandı. 1909 sonbaharının olaylarım, alabildiğine tuhaf bir ilişki içinde bulunduğum o trajik hadiseler silsilesini yazdım. Bütün hakikati yazdım. Hiçbir şeyi atlamadım, hiçbir şeyi saklamadım - bunu neden yapacaktım ki zaten?Böyle başlıyor Baron von Yoschun, ünlü tiyatro oyuncusu Eugen Bischoffun şaibeli ölümü etrafındaki esrarengiz gelişmeleri aktardığı anlatısı. Bischoff, bu kan…

Yazar: miroslav penkov
Batının Doğusu’nda Penkov, Bulgaristan’ın kargaşa ile geçen yüzyıllarını (direnişçileri, komünizmin gelişini ve çöküşünü, değiştirilen isimleri) içten bir duygudaşlıkla yazıyor; bu öykülerin kimlikler, idealler ve sınırlar arasına sıkışan kahramanları geçmişin yasını tutuyor ve hiç gerçekleşmeyecek bir şimdinin özlemini çekiyorlar. Amerika’ya göç etmiş bir torun, komünist dedesine Ebay’dan L…
7/10
Yazar: viktor frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı‘nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl'ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavr…
8/10
Yazar: viktor frankl
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı‘nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır. Okurlar, Frankl'ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavr…

Yazar: ıtalo svevo
“Sadece Aghios’a dokunaklı geldi bu hal. İnsanın kendisini yolculuğun içinde göremiyor olmasının acısını biliyordu. Trenin o tarlaların arasından yılan gibi süzüldügünü ve motorunun oflaya puflaya çalıştıgını görebilse yolculuktan aldığı keyif bambaşka olurdu. İnsanın manzarayı, kendisini ve treni aynı anda görebilmesi – işte yolculuk diye buna denirdi!”
10/10
Yazar: ıtalo svevo
“Sadece Aghios’a dokunaklı geldi bu hal. İnsanın kendisini yolculuğun içinde göremiyor olmasının acısını biliyordu. Trenin o tarlaların arasından yılan gibi süzüldügünü ve motorunun oflaya puflaya çalıştıgını görebilse yolculuktan aldığı keyif bambaşka olurdu. İnsanın manzarayı, kendisini ve treni aynı anda görebilmesi – işte yolculuk diye buna denirdi!”

Yazar: ıtalo svevo
“Sadece Aghios’a dokunaklı geldi bu hal. İnsanın kendisini yolculuğun içinde göremiyor olmasının acısını biliyordu. Trenin o tarlaların arasından yılan gibi süzüldügünü ve motorunun oflaya puflaya çalıştıgını görebilse yolculuktan aldığı keyif bambaşka olurdu. İnsanın manzarayı, kendisini ve treni aynı anda görebilmesi – işte yolculuk diye buna denirdi!”

Yazar: friedrich dürrenmatt
Emekli komiser Barlach bir ameliyat geçirmiş ve kısa bir ömrü kaldığını öğrenmiştir. Hastanedeyken okuduğu dergide gözüne ilişen bir fotoğraftan; Stutthof toplama kampında narkozsuz ameliyat yapan kötü şöhretli Doktor Nehle ile Zürihteki özel bir kliniğin müdürü Doktor Emmenbergerin aynı kişi olduğu kuşkusuna kapılır. Komiser yeni emekli olmuştur, üstelik ömrünün son yılını keyfince geçirmeye hak…
10/10
Yazar: jerome k. jerome
Bu kitabın esas güzelliği ne edebi üslubunda, ne de faydalı bilgiler içermesinde. Onu bu kadar güzel kılan yan, alabildiğine dürüst oluşu. Bu sayfalarda gerçekten de yaşanmış olaylar anlatılıyor. Yazarın tek yaptığı bu olayları biraz daha renklendirerek katkıda bulunmak; ... George, Harris ve Montmorency şiirsel varlıklar değil etten kemikten canlılar (özellikle de yaklaşık seksen kiloluk cüssesi…

Yazar: saki
Edgar Allan Poe kadar zengin bir düşgücü, Andersen'den daha gerçekçi, O. Henry'den daha eğlenceli... "Saki, İngiliz edebiyatının en komik, en iğneli öykülerini yazdı." Alberto Manguel "I. Dünya Savaşında bütün askerler siperlerde Saki okuyordu..." William Drake "Kıs kıs gülen, kezzap gibi bir mizah, çok eğlenceli öyküler. Saki'nin hicvi, I. Düny…

Yazar: jerome k. jerome
Bu kitabın esas güzelliği ne edebi üslubunda, ne de faydalı bilgiler içermesinde. Onu bu kadar güzel kılan yan, alabildiğine dürüst oluşu. Bu sayfalarda gerçekten de yaşanmış olaylar anlatılıyor. Yazarın tek yaptığı bu olayları biraz daha renklendirerek katkıda bulunmak; ... George, Harris ve Montmorency şiirsel varlıklar değil etten kemikten canlılar (özellikle de yaklaşık seksen kiloluk cüssesi…

Yazar: saki
Edgar Allan Poe kadar zengin bir düşgücü, Andersen'den daha gerçekçi, O. Henry'den daha eğlenceli... "Saki, İngiliz edebiyatının en komik, en iğneli öykülerini yazdı." Alberto Manguel "I. Dünya Savaşında bütün askerler siperlerde Saki okuyordu..." William Drake "Kıs kıs gülen, kezzap gibi bir mizah, çok eğlenceli öyküler. Saki'nin hicvi, I. Düny…

Yazar: alfredo castelli
SANTA CLAUS 9000 - DENİZKIZLARININ ŞARKISI - YUNUSLARIN GÜNÜ - AKILALMAZ EVRENLER
kitap düzenlemesi yaptı
Martin Mystere Klasik Maceralar Dizisi Cilt: 20
Yazar: carter dickson, john dickson carr
Sofraya derin ve sıkıcı bir sessizlik çökmüştü. Hepsi de çektikleri iskambil kâğıtlarını tabaklarının yanına koymuş, hareketsiz bekliyorlardı... En büyük kağıdı çeken, evvelce dört kişinin canına kıymış olan odada -Kızıl Dul'un odasında, iki saat yalnız başına oturacaktı. (Arka Kapak)

Yazar: carter dickson, john dickson carr
Sofraya derin ve sıkıcı bir sessizlik çökmüştü. Hepsi de çektikleri iskambil kâğıtlarını tabaklarının yanına koymuş, hareketsiz bekliyorlardı... En büyük kağıdı çeken, evvelce dört kişinin canına kıymış olan odada -Kızıl Dul'un odasında, iki saat yalnız başına oturacaktı. (Arka Kapak)

Yazar: maksim gorki
Gorki bize Matvey Kojemyakin tipinde yeni bir Oblomov tipi sunar. Kojemyakin in hayatını değiştirme isteğinin başarısızlığa uğramasının temelinde, kendi içine kapalı taşra kasabasında, kendini dıştan bencilce soyutlayan insanı buluruz. Matvey Kojemyakin o çirkin, iğrenç, asalak yaşadığı huzurlu, barış içindeki taşra dünyasından çıkarak güzel, sahici bir insanlık dünyasında yaşamayı arzu eder.vBir…
10/10
Yazar: maksim gorki
Gorki bize Matvey Kojemyakin tipinde yeni bir Oblomov tipi sunar. Kojemyakin in hayatını değiştirme isteğinin başarısızlığa uğramasının temelinde, kendi içine kapalı taşra kasabasında, kendini dıştan bencilce soyutlayan insanı buluruz. Matvey Kojemyakin o çirkin, iğrenç, asalak yaşadığı huzurlu, barış içindeki taşra dünyasından çıkarak güzel, sahici bir insanlık dünyasında yaşamayı arzu eder.vBir…




