Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: john berger
Türkiye'de bütün kitaplarıyla her zaman kendisine geniş bir okur kitlesi bulan John Berger'ın klasiğidir Görme Biçimleri. Dokuz basım yapan kitap, Berger'ın bir ekip çalışmasıyla BBC için yaptığı bir televizyon dizisinden kitaplaştırılmıştır. Yayımlandığı 1972'den günümüze, yağlıboya resimden reklamlara, görselliği ve imgeleri anlamanın, eleştirel bir görme biçiminin manife…

Yazar: emine çaykara
Pırıl pırıl parlayan gözleri hayata odaklanmıştı; yaşam her ne olursa olsun tadına doyulmaz tatlarla doluydu, öğrenecek ne çok şey vardı... Tüm sağlam ilişkilerde olduğu gibi önce biraz mesafeliydik... birbirimizi tanıdıktan ve birbirimize güvendikten sonra yeni ve son derece keyifli bir kapı açıldı önümüzde. O kapının arkasında her şeyi konuşabildiğiniz bir dost vardı artık. Yaşam enerjisi, disi…

Yazar: marcel proust
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktasına geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilemesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını farketmeyişimizdir.1919da Goncourt ö…

Yazar: henryk sienkiewicz
Bu roman, adını bir efsaneden almıştır. Bu efsaneye göre Hazreti İsanın havarisi Petrus, zamanın tevhit dini olan Hıristiyanlığın en önemli temsilcisidir. Neronun zulmünden ötürü Romada dini telkinlere devam etmekten ümidini keser. Romadan kaçarken Appienne yolunda bir ışık buketi içinde Hazreti İsayı görür. Oysa mesih göğe çekileli yıllar olmuştur. Havari hayretten ne diyeceğini şaşırarak: Quo v…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: mario vargas llosa
1990 seçimlerinde 'Demokratik Cephe'nin 'Başkan' adayı olarak düşünülen Latin Amerika'nın en ünlü yazarlarından LIosa, bu romanında Peru Ordusu'nu 'düzen' ve 'disiplin' anlayışını askerler için açılan bir 'genelev' aracılığı ile işler. Peru Ordusu'na mensup askerler izin günlerinde çevre köy ve kasabalardaki kadın ve kızların ır…

Yazar: christian jacq
I. Seti, güçlü ve sevilen bir hükümdardır. Akıllı yönetimi sayesinde, ülkesini dünyaın en güçlü imparatorluğu yapar. Ancak tahtı devretme zamanı yaklaştığı için iki oğlu arasında bir seçim yapmak zorundadır. Henüz on dört yaşında olan Ramses, azimli, dürüst ve akıllıdır; ancak gençliğinin verdiği heyecan zaman zaman hata yapmasına yol açmaktadır. Genç Ramsesin rakibi olan, kurnaz ve hain ağabeyi…

Yazar: nihat behram
1968ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, Gerçekçi ol, imkânsızı iste, diye haykırdığı günlerdi...Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiyede yükseklere taşıdılar. ABDye, NATOya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek istey…

Yazar: suzanne collins
Bütün engellere rağmen, Katniss Everdeen Açlık Oyunları'ndan iki kez sağ çıkmıştır. Ama şimdi kanlı arenadan sağ çıkmayı başardığı halde hâlâ güvende değildir. Capitol kızgındır. Capitol rövanş istemektedir. Uğradıkları bozgunun bedelini ödetmek istedikleri kişi kimdir? Katniss. Daha da beteri, Başkan Snow başka hiç kimsenin de güvende olmadığını açıkça belirtmiştir. Ne Katniss'in ailes…

Yazar: mustafa balbay
Kitaplarda, belgelerde, gözlemlerde en çok Yemende yitirdiğimiz Memet sayısını aradım. Farklı rakamlar çıktı ortaya. Üzerinde birleşilen rakam 300 bin! Bir ansiklopedideki not ise kaybın büyüklüğünü anlatmak için rakamı gereksiz kılıyordu:Tarih, Yemende ölen Türklerin sayısını bilmiyor, öğrenmekten de ürküyor!Kitabın adını bu durum belirledi.Sanada, ortaokul öğrencisi Şerifle sohbet ederken sordu…

Yazar: erol toy
Bir sanayi devi olan iş adamının,yaşam öyküsü ile ülkemizin siyasetine ve gelişimine etkilerini anlatan bu kitap,1970 lerde en çok sözü edilen-tartışılan bir eserdir. İmparator, modası geçmeyen bir egemenlik oyunudur. Çokzade Fehmi, 1920 Ankara´sında çiçeği burnunda bir bakkal olarak oyuna girdiğinde, Türkiye Cumhuriyeti de kuruluş günlerini yaşamaktadır. Roman bir küçük dükkandan ekonomik pol…

Yazar: sunay akın
Nâzım sayısız dostlarından biri olarak, Pablo Nerudayı ziyaret etmeye karar verir. Ne de olsa, Neruda onun evine gelmiş, yanında da armağan olarak kırmızı renkte bir kadeh getirmiştir... Avrupadaki bir arkadaşına telefon açar ve ondan Nerudanın adresini ister. Bu istek, bir gün bile yaşamaz yorgun yüreğinde; çok değil, ertesi gün sırtı duvara dayalı bir şekilde yere oturur ve kalakalır öylece!..…

Yazar: sunay akın
Sunay Akının yazdığı tür şiir değiştirilmezse, yani aynı şairde değiştirilmezse tıkanmaya yazgılı bir tür. Ama onda tıkanmıyor. Şiirleri çoğaldıkça bende bir şaşırma duygusu yaratıyor. Bu da onun başka bir erdemi elbet. Her gün, düşünüyorum, yarın ne yapacak, ne diyecek diye.

Yazar: sunay akın
Trabzonun en ünlü terzilerindendi Tuncay Bey... Dükkânının rafları aldığı siparişlerin kumaşlarıyla doluydu. Genç adam modayı takip eden, yenilikçi biri olduğu için onun diktiği bir elbiseye sahip olmak isteyenler, araya hatırı sayılan insanları koyarlardı: Şu bizim komşunun mantosunu bir zahmet sıkıştırıver!.. Kedilerinin pençelerinin balık koktuğu bu kentte, bir gün, on yedi yaşında bir genç kı…

Yazar: sunay akın
Kardeşiyle sokaklarda hepbir örnek giydirilen sennasıl sevmezsin eşitliğiyürürken düşen çoraplarınıaynı hizaya getirmek içinannen değil miydi önünde diz çöken

Yazar: sunay akın
...Ölü askerin miğferinden güvercineserin su içirten bir mizah,işte Sunay Akın tavrı....O matara, o miğfer,o su, o güvercin...Daha ne diyeyim...Zarı atıyorumCemal Süreya

Yazar: sunay akın
Tanıtım: ALACAK Yol kenarlarındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp harçlığımı atardım bu yüzden en çok denizden alacaklıyım -Sunay Akın- Hiçbir zaman didaktik olmayan bir düşünce... Ve her zaman düşünce... Lirizme ve dünya sularına batırılmış bir düşünce... Budur gibi geliyor bana Sunay Akının şiiri. O matara, o miğfer, o su, o güvercin... Daha ne diyeyim... Zarı atıyorum.…

Yazar: sunay akın
Önce Çocuklar ve Kadınlar mı? Önce Kadınlar ve Çocuklar mı? Ya da kimse bu gemiyi terk etmek istemez mi? Sunay Akın tarihimizin kıymetli batıklarını: gemilerini, şairlerini, gezginlerini, aşıklarını vd. okurunu saran, sarmalayan üslubuyla adeta karaya çıkarıyor kaleme aldığı öykülerde. Bu kitabı okurken çalan çanları, acele içinde koşuşturup bağrışan miçoları ve hatta ayaklarınızı ıslatan dalgal…

Yazar: sunay akın
Saraylardan haber uçar bizi de yaz diye, duymazlıktan gelir.İnadına gecekonduları, Kız Kulesini, işçi kahvelerini yazar.Yağmur pencerede sırasını beklerken; o şemsiyeleri yazar.Pembe dizilerde balonlar uçarken; işçi sigaralarının ucunu yazar.İncili boncuklu kadınlar aynalarda gezerken; o, lambalı kadını yazar.Birileri Hırsızistana damat olurken; hiç üşenmez, Berberistanın kanaryalarını yazar.Yarı…

Yazar: sunay akın
İşte Sunay Akının beklenen kitabı... Kız Kulesini, batan gemileri, Kızılderilileri, bayrakları, İstanbulu, zürafaları yazarken, kıyıya, köşeye itilmiş, kırılmış, unutulmuş oyuncakların da izini sürdü. Bir edebiyat dalgıcı gibi, anı denizinin en derin köşelerindeki oyuncakları okurlar için günışığına çıkardı. Andersenin İstanbul yolunda karşılaştığı kız çocuğunun elindeki oyuncaktan, Nâzım Hikmet…

Yazar: sunay akın
Sunay Akının tüm canlıları ve evreni kucaklayan yüreği gibidir kağıt gemisi de; benzersiz düşlerin, düşüncelerin ve adaletin taşındığı... Bu kez yolcuları insanoğlunun yıkıcılığından kaçan zürafalar, geyikler, gergedanlar, aslanlar ve daha bir çok hayvan. Kağıt gemisini Nuhun Gemisine dönüştürüyor Sunay Akın. Yolculuk boyunca hayvanların, insan yaşamına karışmış, ama hep gölgede kalmış öykülerine…

Yazar: sunay akın
Bir adam var bilir misiniz? Her gece deniz ilk dalgalarla uyanana değin, umutları, hüzünleri, bekleyişleri ve ruhun ışığını, eski kitapların hamuruna katarak rengarenk ayçörekleri yaratan; özgürlük adına, barış adına, emek adına...Peki, hiç yediniz mi onun bu sihirli ayçöreklerinden? Eğer kocaman bir parça ısıracak olursanız, kendinizi bir anda, küçücük ışıklardan oluşmuş bir gemide bulabilirsini…

Yazar: sunay akın
Sunay Akın, bu kez Bir Çift Ayakkabı'yla çıkıyor insanlık tarihinin bilinmeyen tozlu yollarındaki macerasına. Bir Çift Ayakkabı kimi zaman boya sandıklarındaki hayat ağacı imgesine dönüşüyor, kimi zaman koskoca bir padişahın imdadına yetişiyor. Ay'ın, sinemanın, sanatın, aşkın, savaşın, vd. tarihine ışık tutuyor. Muhtaç olmasın diye, evden kaçan karısının ayakkabısının içine par…
