Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: robin goldstein
Ana babaların geniş bir ailenin öğüt ve desteğinden yoksun olduğu bir çağda, Ana Babalık Sanatı, aşağıdaki sorunlarla başetmek için hem güven sağlıyor, hem de yardımcı olabilecek öğütler veriyor: * Ağladığında bebeği kucağıma almalı mıyım?* Bebeğim ne zaman gece uyanmadan uyuyacak?* Çocuğum ne zaman kaşık ve çatal kullanmaya başlamalı?* Dayak gerçekten işe yarar mı?* Çocuğumun korkuları konusunda…

Yazar: ali kemal meram
I Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi: Leh Yahudisi Helga II. Selim'in annesi: Rus kızı Roksalan III. Murat'ın annesi: Yahudi Raşel III. Mehmet'in annesi: Venedikli Bafo I. Ahmet'in annesi: Yunanlı HelenI. Mustafa'nın annesi: İspanyol Violetla II. Osman'ın annesi: Evdoksiya Evet, liste böylece uzayıp gidiyor. Yazar, girişte kitabının belgelere day…

Yazar: helen fielding
Bridget Jonesun Günlüğü bekar bir kızın optimist ama çelişkilerle dolu kişiliğini güçlendirme çabasının eğlenceli hikayesini anlatıyor. Otuzlu yaşlar sendromunu yaşayan Bridget; bekarlığın keyfini doyasıya yaşamak isterken bir taraftan da yaşlanıp yalnız ölmekten korkmakta. Feminizme gönül vermiş arkadaşları Jude, Shazzer ve yumuşak Tomla birlikte hayatı seslenen, Kendini Beğenmiş Evlilerin akşam…

Yazar: gülüm omay
Merhaba, ben bir yazar değilim. Yalnızca 1995 yılında tanıştığım ve o günden beri birlikte yaşadığım Reiki Evrensel Yaşam Enerjisi hakkında aralıksız olarak yaptığım çalışma ve araştırmaları bu kitabın ulaştığı herkese aktarmak istedim. Amacım yazarlar arasında anılmak değil, sadece ve sadece bilgi ve deneyimlerimi paylaşmak...Gülüm OmayBugün, özellikle bugün öfkelenme.Bugün, özellikle bugün endi…

Yazar: gülse birsel
Ne oldu? Aldınız birinci kitabı, pişman oldunuz mu? Eğlenmediniz mi? Benimle konuşurken gözümün içine bakın! Gayet Ciddiyim adlı birinci eserim yüzünden mutsuz olan var mı? Asla! Başta korsan yayıncılar olmak üzere, herkes çok memnun! E o zaman? Alın size ikincisi. Yok İşi ticarete döktü, efendim, Birşey tutulunca cılkını çıkarıyorlar, Ayıp, ayıp falan, bu laflar, birgün yalan olacak. Geriye sade…

Yazar: inci aral
Mor, küçük bir Ege kasabasında yaşayan dört çocuklu bir çiftçi ailesinin yıllara yayılmış trajik hikâyesini sürükleyici bir aşk ve entrika çerçevesinde günümüze taşıyarak yirmi dört saatlik bir zaman diliminde anlatan bir roman. 68 kuşağından, sistemin bir parçası haline gelmiş işadamı ve turizmci İlhan Sacit, kızı yaşındaki Renginura tutulup ondan bir de çocuk sahibi olunca karısını yıkmış, hır…

Yazar: john gray
Kadınların ve erkeklerin birbirleriyle olan ilişkilerine farklı yaklaşımlarını sergiliyor. John Gray, kişilerin Aşk Mektupları tekniğiyle duygularını daha kolay ve dürüstçe açıklayabileceklerini öne sürüyor. Erkekler Marstan, Kadınlar Venüsten karşı cinsle iletişiminizi geliştirecek ve ilişkilerinizden elde etmek istediklerinizi sağlayacak pratik bir rehberdir... Karşı cinsle doyurucu ilişkiler k…

Yazar: brian l. weiss
Bazen biriyle tanıştığınızda, onun hakkında çok şey bildiğinize dair bir duyguya kapılırsınız ya da tüm benliğinizi müthiş sıcak bir çekim dalgasının kapladığını duyumsarsınız. Bir de bakarsınız, onunla şimdiye değin hiç karşılaşmadığınız halde yığınlarca ortak özelliğiniz varmış...Hayatınızdan kimler kimler geçmiştir, ne sevdalar, ne aşklar yaşamışsınızdır, ama şimdi durum farklıdır. Sanki, çocu…

Yazar: erdoğan aydın
Nasıl müslüman olduğumuzu sormadık kendimize. Çünkü din ve hidayet aşkıyla kendiliğinden islamiyeti benimsediğimiz yolunda koşullandırılmıştık. Oysa doğruyu aradığımızda, Müslümanlaştırılma tarihimizin, insanı irkilten bir vahşet süreci olduğu soğuk gerçeğiyle karşılaşıyoruz. Resmi ve geleneksel söylem ise bu gerçeği ısrarla gizlemeye çalışıyor. Bu sorunun aydınlığa kavuşturulması, şeriatçılığın…

Yazar: onur öymen
1998 yılında yayınlanan ve üç baskısı yapılan Türkiyenin Gücü, İnglizce ve Almancaya da çevirildi. Cumhuriyetin elde ettiği başaralıran en etkileyici ve en iyimser anlatımı Onur Öymenin kaleminden yazıldı. Öymen eserinde sadece Avrupanın değil, dünyanın da önde gelen ülkelerinden biri olması nedeniyle Türkiyenin Avrupada yaşayan ve dilleriyle dinleri değişik fakat aynı uygarlık kavramını benimsey…

Yazar: murathan mungan
Şair ve yazar Murathan Munganın bu ilk romanı.Bu hacimli kitap orta yaşın kıyısındaki yalnız bir kadının 5 yaşında bir kız çocuğuyla başbaşa geçirdiği beş günde geçiyor. Kolay üstesinden gelinmiş bir zaman dilimi değil ama. Adeta minyatür bir günümüz kadın prototipi olan minik Tuğde ile yaşadıkları roman kahramanı açısından zengin ama ıstıraplı bir deneyime dönüşüyor ilerleyen sayfalarda. Yüksek…

Yazar: turan dursun
Kulleteyn, İki kulle (yaklaşık 13 ton) su demek. Durağan bir suyun temiz (tahir) sayılabilmesi için Şafii mezhebine göre bu kadar olması yeterliydi. Daha az olamazdı. Bu kadar oldu mu, içinde ne bulunursa bulunsun temiz di artık. Pislik lerle dolu bile olsa... Doluydu zaten. İlk görüşte bataklık bile sayılabilirdi.... Ama madem ki Şeriat temiz demişti, temizdi. Şeriat neye pis diyorsai pis olan d…

Yazar: turan dursun
Turan'ım...On dört bin kilometreden bağırıyorum sana.Kutlarım. Gece karanlıkta kara nadasın içinde, kara koyunun kara kuzusunu gören gözlerinden öperim. Ali Akbaba, Sydney.İslam dinin tezyif eden, Diyanet'i ihanete ve hıyanete çeviren çıkarcı ve ilahiyat mezunu kimilerinin yüz kızartıcı şeriat meczupluklarına meydan okuyan yazılarınızın hayranıyım. Ellerin dert görmesin. Ben, yaşı sekse…

Yazar: emre kongar
Tarihe bakarken genellikle hangi yanlışlar yapılır? Türkler isteyerek mi Müslüman oldular? İslama laikliği kimler getirdi? Osmanlıda inançları yüzünden kimler yakıldı? Osmanlı İmparatorluğu Müslüman olduğu için mi çöktü? Ermeni trajedisi bir soykırım mıdır? Niçin? Abdülhamit: Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı? Vahdettin hain miydi? Amerika hangi Lozanı kabul etmedi? Atatürk niçin yalnız bir liderdi?…

Yazar: derleme
Saygılı köpekler, sadık köpekler, asi köpekler, hatta dans eden köpekler.Hepsini bu derlemede bulacaksınız.Labradorlardan Spanyellere,Bulldoglardan Çoban köpeklerine dek yirmiden fazla çok özel köpek.

Yazar: giovanni scognamillo
Bu araştırmanın amacı alternatif, belki az bilinen, unutulmak üzere olan, sararmış yapraklarda, kaynaklarda kalmış bir İstanbul portresini çizmektir, içinde yaşadığımız bu kentin doğaüstü, düşündürücü ola ki eğlendirici kimliğini saptamaktır, dününü ve bugününü karanlıklarını ve tedirginliklerini başka ve değişik bağlantılarla bağlamak ve imkanların dahilinde, resimlendirmek.İstanbul kendi başına…

Yazar: lord kinross
Bu kitap çağdaş Türkiye'yi yaratan ve tarihin akışını değiştiren büyük önder hakkındaki birçok bilgi eksiğini giderecek bir araştırma ürünüdür. İşte, şimdiye kadar yayınlanmış en kapsamlı Atatürk incelemesi... Atatürk büyüleyici ve gizemli bir kişilik olarak belleklerde kalıyor. -The Times- Son zamanlarda yayınlanmış yaşam öykülerinden pek azı Lord Kinross'un Atatürk'ü kad…

Yazar: orhan pamuk
On iki yıldır Almanya’da sürgün olan şair Ka Türkiye’ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars’ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: nükhet demiray
Ülkemizde her yıl çok sayıda prematüre bebek doğuyor. Bu bebeklerin aileleri, çözümüne ulaşmakta güçlük çektikleri benzer sorunlar yaşıyorlar. Bu kitap, erken doğan bebekler konusunda bir aile tarafından yapılan ilk çalışma. Minik Canerin annesi Nükhet Demiray hamilelik sürecini, bebeğinin erken doğumunu, doğum sonrasında yaşadıklarını, umut dolu ve umutsuz anlarını, doğrularını-yanlışlarını ve z…

Yazar: reyhan bull
Bu kitap, avucunuzun içine alabildiğiniz kadar ufak bebeklere ana babalık etmek zorunda kaldığımız, böyle bir ağırlığın altında ezilip un ufak olduğumuz, hastane koridorlarında kan bulabilmek için oradan oraya koşturduğumuz ve doktorlardan aynı gün içinde dört değişik sonuç aldığımız günlerin hikâyesi. Bu, bir hamilelik günlüğü mü? Tam olarak değil. Doğum mu? O da pek sayılmaz... Yazmaya başlarke…