
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: boris vian
Bu roman, muhtelif esin kaynaklarının melezidir ve bu durum onu bir nevi neşeli, sürükleyici, orijinal ve her düzeyde parodik bir yaratık haline getirir. Bir arkadaş çevresi için özel bir dalga geçiş ya da private joke olmakla... birlikte, okuyucu kitlesi için de itiraf edilmiş bir parodi olan Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek, suçun, bilimsel konjonktürün ve önsezgisel fütürolojinin büyük balıkları…

Yazar: boris vian
Bu roman ilk kez 1946da Vernon Sulivan takma adıyla yazıldı. Ve 1949da ahlaki değerlere hakaret ettiği gereçeksiyle yasaklandı. Nedeni, erotizmin aşırı gerçekçi bir biçimde betimlenmesiydi. 1940lı... yılların başında Amerikada yaşanan ırkçılık, şiddet ve hoşgörüsüzlükle dalgasını geçen Mezarlarınıza Tüküreceğim, döneminin ve 20. yüzyılın en ünlü ve çarpıcı romanlarından biridir.Boris Vian, pek ço…


Yazar: boris vian
Bu roman, muhtelif esin kaynaklarının melezidir ve bu durum onu bir nevi neşeli, sürükleyici, orijinal ve her düzeyde parodik bir yaratık haline getirir. Bir arkadaş çevresi için özel bir dalga geçiş ya da private joke olmakla... birlikte, okuyucu kitlesi için de itiraf edilmiş bir parodi olan Ve Bütün Çirkinler Öldürülecek, suçun, bilimsel konjonktürün ve önsezgisel fütürolojinin büyük balıkları…

Yazar: boris vian
Bu roman ilk kez 1946da Vernon Sulivan takma adıyla yazıldı. Ve 1949da ahlaki değerlere hakaret ettiği gereçeksiyle yasaklandı. Nedeni, erotizmin aşırı gerçekçi bir biçimde betimlenmesiydi. 1940lı... yılların başında Amerikada yaşanan ırkçılık, şiddet ve hoşgörüsüzlükle dalgasını geçen Mezarlarınıza Tüküreceğim, döneminin ve 20. yüzyılın en ünlü ve çarpıcı romanlarından biridir.Boris Vian, pek ço…

Yazar: leylâ erbil
Mektup Aşkları, düşlenen aşkla gerçek aşk arasındaki uçurumun acımasız mizahını dile getiriyor. Platondan günümüze, Hegelin aşkın karşımızdakinin isteğini istemek olduğu kuramından başlayarak, J.P. Sartreın özgürlükçü aşkını, W. Reichı, Sadeı vb. çeşitli kuramları ve İslami aşkın şizofrenik döngüsünü yorumluyor Leyla Erbil. İnsan hayatının bütününü kendisiyle meşgul eden aşktan elde kalan, mektup…

Yazar: marquis de sade
Evet, ben bir libertenim, itiraf ediyorum, bu konuda akla gelebilecek her şeyi düşündüm; ama düşündüğüm, tasarladığım şeyleri elbette yapmadım ve kesinlikle de yapmayacağım. Ben bir libertenim, adi, suçlu ya da katil değil. Tüm zamanların en lanetli yazarı Narquis de Sade kendini böyle ifade etmişti. O ömrü boyunca tüm Fransız politik rejimlerinin zindan müdavimiydi. Monarşi koşullarında demokrat…

Yazar: charles bukowski
Bukowskinin ağzından anlatmaya çalışalım onu ve kitabını: Geçmiş yüzyıllarda yazılanlar beni pek açmadı; aşırı ciddi buldum. Birkaç istisna dışında yapaylığa çok yakın. Bu bana devam etme gücü verdi... Yazmayı sürdürüyorum. Çoğunluk underground ve pek zengin değil. Olması gerektiği gibi. Haftada bir-iki, at yarışlarına giderim. Klasik müzik (Stravinsky ve Mahler) ve birayı severim. Romantik…

Yazar: iclal aydın
Sanki hiç vedalaşmamışım herhangi biriyle... Sanki artık hiç özlemiyorum... Kimseyi... Yazlıklardan ayrılanlar güneşten solmuş tişörtlerinin omuzlarında getirirlerdi küçük yaz aşkının ayrılığını... Mektuplarla, arada bir güçlükle açılan telefonlarla yaşatılırdı biraz daha... Yaz bitimi, 20li yaşlarım başlayana dek daha derin acıtırdı kalbimi ve o zamanlar daha çabuk onarabilirdi kalbim kendini. B…

Yazar: jehan barbur
Hissettiklerimiz ağızdan çıkınca, tortuları kalıyor elimizde. Hislerin ölüleri gibi duruyor sözler, asılı bir yerlere. Büyüdüm sonra, utandım büyüdüğüme... Çekmecelere yazdım, dolap raflarına. Evlerim değişti, sevdiklerim, sevmediklerim; anlattım dost sohbetlerinde; yetmedi, kendime yazdım. Mahremimdir bu size. Eski usul bir güncenin ifşası... Ne bir öyküdür ne de kişisel bir hikâye. Akıl düşümü,…

Yazar: jehan barbur
Hissettiklerimiz ağızdan çıkınca, tortuları kalıyor elimizde. Hislerin ölüleri gibi duruyor sözler, asılı bir yerlere. Büyüdüm sonra, utandım büyüdüğüme... Çekmecelere yazdım, dolap raflarına. Evlerim değişti, sevdiklerim, sevmediklerim; anlattım dost sohbetlerinde; yetmedi, kendime yazdım. Mahremimdir bu size. Eski usul bir güncenin ifşası... Ne bir öyküdür ne de kişisel bir hikâye. Akıl düşümü,…

Yazar: jehan barbur
Hissettiklerimiz ağızdan çıkınca, tortuları kalıyor elimizde. Hislerin ölüleri gibi duruyor sözler, asılı bir yerlere. Büyüdüm sonra, utandım büyüdüğüme... Çekmecelere yazdım, dolap raflarına. Evlerim değişti, sevdiklerim, sevmediklerim; anlattım dost sohbetlerinde; yetmedi, kendime yazdım. Mahremimdir bu size. Eski usul bir güncenin ifşası... Ne bir öyküdür ne de kişisel bir hikâye. Akıl düşümü,…

Yazar: atilla atalay
Bi keresinde Oğuz Abi söylediydi, Herşeyi yazıp çizdikten sonra bir çeki taşı kalır insanın içinde, dediydi. Çeki taşı nedir bilmiyorum. Ama tüm o komikliklerden sonra, insanın içine oturan, ağır ve kıpırdatılamaz acıklı bişeylerin kaldığı doğrudur.Yazarsın, çizersin, bunlar hakkaten birilerini güldürür ama Oğuz Abinin söylediği gibi: Senin içinde, bütün güldürücü, sevindirici coşkulu bileşenleri…
6/10
Yazar: atilla atalay
Bi keresinde Oğuz Abi söylediydi, Herşeyi yazıp çizdikten sonra bir çeki taşı kalır insanın içinde, dediydi. Çeki taşı nedir bilmiyorum. Ama tüm o komikliklerden sonra, insanın içine oturan, ağır ve kıpırdatılamaz acıklı bişeylerin kaldığı doğrudur.Yazarsın, çizersin, bunlar hakkaten birilerini güldürür ama Oğuz Abinin söylediği gibi: Senin içinde, bütün güldürücü, sevindirici coşkulu bileşenleri…

Yazar: atilla atalay
Bi keresinde Oğuz Abi söylediydi, Herşeyi yazıp çizdikten sonra bir çeki taşı kalır insanın içinde, dediydi. Çeki taşı nedir bilmiyorum. Ama tüm o komikliklerden sonra, insanın içine oturan, ağır ve kıpırdatılamaz acıklı bişeylerin kaldığı doğrudur.Yazarsın, çizersin, bunlar hakkaten birilerini güldürür ama Oğuz Abinin söylediği gibi: Senin içinde, bütün güldürücü, sevindirici coşkulu bileşenleri…

Yazar: atilla atalay
Bi keresinde Oğuz Abi söylediydi, Herşeyi yazıp çizdikten sonra bir çeki taşı kalır insanın içinde, dediydi. Çeki taşı nedir bilmiyorum. Ama tüm o komikliklerden sonra, insanın içine oturan, ağır ve kıpırdatılamaz acıklı bişeylerin kaldığı doğrudur.Yazarsın, çizersin, bunlar hakkaten birilerini güldürür ama Oğuz Abinin söylediği gibi: Senin içinde, bütün güldürücü, sevindirici coşkulu bileşenleri…

Yazar: cesare pavese
İtalyan edebiyatında yenigerçekçilik akımının kurucusu sayılan Cesare Pavese, bu yapıtında kadınların dünyasına eğiliyor ve günlük gerçeklerin ötesine geçerek, insanı saran büyük yalnızlığın ve hüznün romanını yazıyor. Çocukluk yıllarını geçirdiği Torinoya, bu kez bir iş kadını olarak dönen Clelianın resim sergilerinde, bohem çevrelerde karşılaşıp dostluk edeceği genç, orta yaşlı ve yaşlı kadınla…
5/10
Yazar: cesare pavese
İtalyan edebiyatında yenigerçekçilik akımının kurucusu sayılan Cesare Pavese, bu yapıtında kadınların dünyasına eğiliyor ve günlük gerçeklerin ötesine geçerek, insanı saran büyük yalnızlığın ve hüznün romanını yazıyor. Çocukluk yıllarını geçirdiği Torinoya, bu kez bir iş kadını olarak dönen Clelianın resim sergilerinde, bohem çevrelerde karşılaşıp dostluk edeceği genç, orta yaşlı ve yaşlı kadınla…

Yazar: ernesto gòmez abascal
1898de Sultan Abdülhamit bir memurunu Kübaya gönderdi. Görevin amacı, Kübanın İspanyaya karşı verdiği mücadelenin, o günlerde karmaşa halindeki bir başka ada olan Giritteki mücadeleyle benzerliklerini saptamaktı. Osmanlı İmparatorluğunun başkenti İstanbuldan Havanaya uzanan bu yolculuğunda Yaver Ahmet Paşa, hem birbirinden çok uzaktaki iki farklı ülkeyi izliyor, hem de aşkın ve inancın dünyanın b…

Yazar: nikos kazancakis
Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hes…

Yazar: goce smilevski
Bağlayıcı olması beklenir kardeşliğin. Öyle umulur. Kardeşler birbirlerine borçludur ya; bir soluk, bir omuz, bir teselli... Yine de düşünceler karmaşıklaşınca zihinde, unutulabilir borçlu addedildiğimiz görevler. Bu kitap, dünyaca ünlü psikanalist Sigmund Freud'un ve onun dört kız kardeşinin gerçekte de yaşanmış sarsıcı öykülerini anlatmaktadır. Freud, İkinci Dünya Savaşı döneminde Vi…

Yazar: barış bıçakçı
Bir şey sunulmuştu bana, bir hediye, bir meyve. Ama ben o meyveden tadamadım, gök erik gibi kaldı avcumda dünya. Şimdi ben uykusuzum, yalınayağım, kendimle meşgulüm. Kapımın önünde boş peynir tenekeleri, yağmur suyu biriktiriyorum. Kendi kendime, sanatçı tecrübe edinemeyen insandır, diyorum, bu dünyada hiçbir tecrübesi olmayan insandır ama şimdi sen karala bunun üstünü, yırt sen bunu, olmadı çünk…

Yazar: cesare pavese
İtalyan edebiyatında yenigerçekçilik akımının kurucusu sayılan Cesare Pavese, bu yapıtında kadınların dünyasına eğiliyor ve günlük gerçeklerin ötesine geçerek, insanı saran büyük yalnızlığın ve hüznün romanını yazıyor. Çocukluk yıllarını geçirdiği Torinoya, bu kez bir iş kadını olarak dönen Clelianın resim sergilerinde, bohem çevrelerde karşılaşıp dostluk edeceği genç, orta yaşlı ve yaşlı kadınla…
