
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: peter elbling
On altıncı yüzyıl İtalyasında, zalim Dük Federico'nun topraklarında, karısını genç yaşta kaybettikten sonra küçük kızıyla birlikte güç koşullar altında, açlık ve yokluk içinde yaşamaya çalışan Ugo DiFonte, hayatta kalabilmek için her çareye başvurur. Ölümden kurtulmak için, hiçbir şey bilmediği bir konuda çalışmak üzere Dük'ün emrine girmeyi bile göze alır: Dük'ün, dilini kopardığı…

Yazar: peter elbling
On altıncı yüzyıl İtalyasında, zalim Dük Federico'nun topraklarında, karısını genç yaşta kaybettikten sonra küçük kızıyla birlikte güç koşullar altında, açlık ve yokluk içinde yaşamaya çalışan Ugo DiFonte, hayatta kalabilmek için her çareye başvurur. Ölümden kurtulmak için, hiçbir şey bilmediği bir konuda çalışmak üzere Dük'ün emrine girmeyi bile göze alır: Dük'ün, dilini kopardığı…

Yazar: peter elbling
On altıncı yüzyıl İtalyasında, zalim Dük Federico'nun topraklarında, karısını genç yaşta kaybettikten sonra küçük kızıyla birlikte güç koşullar altında, açlık ve yokluk içinde yaşamaya çalışan Ugo DiFonte, hayatta kalabilmek için her çareye başvurur. Ölümden kurtulmak için, hiçbir şey bilmediği bir konuda çalışmak üzere Dük'ün emrine girmeyi bile göze alır: Dük'ün, dilini kopardığı…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…
Yazar: a. ali ural
Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmediğinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; a…

Yazar: nicholas seare, trevanian (rodney william whitaker)
Çok gezmiş, çok görmüş sokak satıcısıyla onun aydın arkadaşının yolunun, soğuktan donmamak için gizlice girdikleri boş bir malikaneye düşmesiyle başlıyor masalımız. Tahmin edileceği üzere malikane boş değildir. Yalnızca sakinleri köşelerine çekilmiş Tanrıya dua etmektedirler. Niye mi? Çünkü bu gece dünyanın sonudur ve yarın olmayacaktır. Dolayısıyla cennet ile cehennem arasında bir tercih yapmak…

Yazar: markus zusak
“Yenilginin rengi gözbebeklerini bogsa da, hepimiz gibi yoluna devam et ve inatla gülümse. Gülümse ve karanlık kuytuların en karanlıgında yaralarını yala. Parmaklarınla yaralarına dokun ve onları hatırla.” Kendilerini birer başarısızlık örneği olarak gören Wolfe kardeşler, kaderlerini baştan yazmak için daha önce hiç denemedikleri bir yola baş koyarlar. Bu yol kimilerinin para, kimilerini…

Yazar: markus zusak
Yalnızca gözyaşlarıyla yıkananlar kazandım diyebilir! ''Gençlik, hırs, başarı ve saygınlık duygusu... Gençleri biraz olsun anlamak için bu kitabı mutlaka okuyun.'' -Booklist- Adım Cameron Wolfe. Şehirde yaşıyorum. Okula gidiyorum. Kızlarla aram hiç iyi değil. Biraz akıllıyım. Pek fazla sağduyum yok. Markus Zusak, Köpek Düşleri'nde hiç istemediği bir hayata…

Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…


Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…

Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…

Yazar: peter elbling
On altıncı yüzyıl İtalyasında, zalim Dük Federico'nun topraklarında, karısını genç yaşta kaybettikten sonra küçük kızıyla birlikte güç koşullar altında, açlık ve yokluk içinde yaşamaya çalışan Ugo DiFonte, hayatta kalabilmek için her çareye başvurur. Ölümden kurtulmak için, hiçbir şey bilmediği bir konuda çalışmak üzere Dük'ün emrine girmeyi bile göze alır: Dük'ün, dilini kopardığı…

Yazar: edip cansever
Yapi Kredi Yayinlarindan bugüne dek yayimlanmis en kapsamli Edip Cansever külliyati!Basta, Edip Canseverin, gençlik hatasi degerlendirmesiyle reddettigi ilk kitabi Ikindi Üstü olmak üzere, kitaplarinin sonraki basimlarina girmeyen siirleri ve dergilerde kalmis birçok siiri de gnyüzüne çikaran toplu siirlerinin bu yeni basimi, Sairin tüm siirlerini ilk kez bir araya getiriyor. TADIMLIKMENDILIMDE…
