
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: tim burton
Çöp Çocuk bayılıyordu Kibrit Kız'a hele çok ateşli duran sevimli hatlarına ama ne kadar sürebilirdi bir çöple kibritin aşkı? Çöp Çocuk'tan geriye sadece külleri kaldı.

Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…
7/10
Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…

Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…

Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…

Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…

Yazar: stefan zweig
Zweig bu novellasında bir kadının yaşamını bütünüyle değiştiren yirmi dört saatlik deneyimini anlatırken, insanda içkin saplantıların ve dayanılmaz arzuların sınırlarında gezinir. Özgürce ve tutkuyla içgüdülerinin peşine takılan bir kadının bu kısa ve yoğun hikâyesi, kadın kalbinin sırlarına ermiş ustanın kaleminde olağanüstü bir anlatıya dönüşür. Yapıtı için mekân olarak muhteşem atmosferiyle Fr…

Yazar: charles bukowski
Charles Bukowski'nin ölümünden sonra bulunmuş, daha önce hiç yayınlanmamış öyküleri ilk kez Türkçe'de. "İzahı güç. Aşk kötü bir sözcük fakat sözün tam anlamıyla, âşıktık. Bir kadınla sevişmeden onu gerçekten tanımanın mümkün olmadığından hiç kuşkum yok. Ve ne kadar çok sevişirseniz birbirinizi o kadar iyi tanırsınız. Ve iş görmeye devam ediyorsa, bunun adı aşktır. İş görmez oldu…
5/10
Yazar: charles bukowski
Charles Bukowski'nin ölümünden sonra bulunmuş, daha önce hiç yayınlanmamış öyküleri ilk kez Türkçe'de. "İzahı güç. Aşk kötü bir sözcük fakat sözün tam anlamıyla, âşıktık. Bir kadınla sevişmeden onu gerçekten tanımanın mümkün olmadığından hiç kuşkum yok. Ve ne kadar çok sevişirseniz birbirinizi o kadar iyi tanırsınız. Ve iş görmeye devam ediyorsa, bunun adı aşktır. İş görmez oldu…

Yazar: tim burton
Çöp Çocuk bayılıyordu Kibrit Kız'a hele çok ateşli duran sevimli hatlarına ama ne kadar sürebilirdi bir çöple kibritin aşkı? Çöp Çocuk'tan geriye sadece külleri kaldı.

Yazar: william shakespeare
Shakespearein ülkemizde şimdiye kadar hiç yayınlanmamış bir komedyası. Oyunda, genç Navarre Kralı ile üç arkadaşı bir yıl süreyle kadınlarla ilişkilerini tamamen kesip kendilerini okumaya ve bilime vermeyi kararlaştırırlar. Ancak Fransa Prensesi, üç güzel nedimesiyle İngiltereyi ziyarete gelince işler karışır. Sürekli aldatmacalarla ve gülmeceyle gelişen oyun, Fransadan gelen bir haber üzerine so…

Yazar: charles bukowski
Amerika'nın her bir yanındaki sabahın üçü sarhoşları nihayet pes etmiş olarak duvarları seyrediyorlardı. Acı çekmek için ayyaş olmak, bir kadın tarafından sıfırlanmak gerekmiyordu , ama acı çekip ayyaş olunabilirdi. Bir süre, gençlikte özellikle, talihin senden yana olduğunu sanabilirdin, bazen senden yanadır da gerçekten. Ama senin farkında bile olmadığın ve senin aleyhine işleyen birtakım…

Yazar: charles bukowski
Yapıtlarında işlediği konular ve yazın stili bazı eleştirmenlerce bayağı, saldırgan ve hatta edebiyat dışı bulunan Bukowski, abartılmış erkeksi bir rol takınarak, yaşamın bütün katmanlarına sinmiş olan maço tutumla inceden inceye alay etmektedir aslında. Bukowskinin her şeye meydan okurcasına yükselttiği sesi otobiyografiktir; yoksulluk, acı ve başarısızlık karşısında çaresiz kalan, toplum tarafı…

Yazar: charles bukowski
Charles Bukowskinin son romanı. Gerçek bir Pulp Fiction. Kendi halinde bir dedektifin Kırmızı Kırlangıçın peşine düşmesinin öyküsü. Dedektifimiz Kırmızı Kırklangıçın peşine düşmesinin öyküsü. Dedektifimiz Kırmızı Kırlangıçı ararken hayatla ve ölümle ilgili bir çok kavramı da sorguluyor, yani hayatın anlamını arıyor.

Yazar: charles bukowski
1991 yılı bir yandan Charles Bukowski'nin yazarlığında doruk noktasında olduğu, yaşam şartları açısından rahata erdiği yıl. Bir yandan da yaşlılıkla hesaplaştığı, ölümü düşünmeye başladığı günler... Son romanı Pulp'u (Parantez yay.) yazıyor, son şiirlerini kitaplaştırıyor. Günleri masanın başında, bilgisayarının karşısında ve hipodromda at yarışlarını izleyerek geçiyor. İçkiyi azaltmış.…

Yazar: charles bukowski
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izi…

Yazar: anthony burgess
Müziğin bir süsten, bir oyuncaktan, boş hayatlarınızı süsleyen sesli bir duvar kağıdından daha fazla bir şey olduğu bilmem hiç aklınıza geldi mi krallar, kraliçeler, asilzadeler? İlahınıza ulaşmak için dua etmek, tespih çekmek yetmez. Bu ancak müzikle olur - duanın dilinden daha yükseğe erişen o dil, insan ruhunu ilahi varlığa bağlayan o narin zincir. Sizin için bir kulak şekerlemesi, yutup unutt…

Yazar: serkan koktay
Valizimde Gölgeler, ince ve derinlikli bir şekilde işlenmiş hayatların romanı. Kimlik arayışından daha çok insan olabilmenin öyküsü. Karakter, zaman ve mekan çeşitliliği içinde çağıldayan, yaşamın her rengini bulabileceğiniz bir baş yapıt. Okuyanın iç sesiyle hemen buluşabileceği kıvrak bir üslübun sahibi Serkan Koktay'ın karakterleri, toplumsal baskılara maruz kalmış kadınlar, erkekler, eşc…

Yazar: serkan koktay
"Ben büyümeyi hiç istemedim. Küçük bedenimde çok daha mutluydum. İsteklerim bedenim gibi küçüktü. Fazlasını bilmiyordum, düşünmüyordum da. Yettiği kadarıyla mutluydum. Büyüdükçe her şey değişti. İstemenin daha çok istemeyi de getirdiğini ezberledim. Yetinmemeyi öğrendim büyümek ile birlikte. Ve öğrendikçe küçüldüm. Mutluluğun akvaryumda dolaşan balıkta olmadığını öğrettiklerinde yıkıldım. Mu…

Yazar: aimee bender
Bir gün, mutsuzluğu, acıları ve arzuları, en derindeki sırları görme yeteneğin olduğunu keşfetseydin... Bir gün, sana gülümseyen yüzlerin ardını görüp sana en yakın kişinin yüreğinde kilitlediği kapıları aralasaydın, ne yapardın?.. Büyümenin eşiğindeki Rose için hayat, bir sabah geri dönülmezcesine değişir. Zira annesinin yaptığı limonlu pastadan aldığı bir lokmayla, sadece yemeği değil, on…

