Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dostoyevski vicdansız yayıncısı Stellovskiyle yaptığı sözleşme gereği Kumarbazı bir ay içerisinde bitirmek zorundadır. Aksi halde gelecekteki tüm romanlarının yayın hakkını elden çıkarmış olacaktır. Acelesi yüzünden romanı kendi eliyle yazamaz ve yanına daha sonra evleneceği Anna Grigoryevnayı alır.Kumarbaz, yirmi beş günde bitirilmiş olsa da tüm yaşama yayılmış bir deneyimin, Dostoyevskinin kend…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Gözlerini yere dikmiş olan Katyuşa gözlerini birden jüri üyerlerin çevirdi.Dmitriynin üzerinde durdu.Bu esnada yüzü ciddileşmiş, sertleşmişti.Tuhaf tuhaf parıldayan hafif şehla gözleri bir süre Dmitriynin üzerinde takılı kaldı.Dmitriy korkuyordu ama yine de başını başka tarafa çeviremiyordu.Birden o korkunç geceyi, buzların çatırdayışını, her tarafı kaplamış sisi ve hilal biçimindeki ayı anımsadı…

Yazar: şeyh galib
Şeyh Galib (1757-1799): Sadece 23 yaşında tertib ettiği Dîvanının (1780) yanı sıra iki yıl sonra yazdığı Hüsn ü Aşk (İyilik ve Aşk) adlı mesnevisiyle de Dîvan Edebiyatının son büyük ustası olarak adlandırılan 18. yüzyıl şairidir. Galibin, yaklaşımıyla Dîvan Edebiyatının daralan ufkunu açtığı kabul edilen Hüsn ü Aşkı, Gölpınarlının çeviri, günümüz diline aktarım, açımlama ve Galibin el yazısı ile…

Yazar: ibn arabî
Muhiddin-i Arabi tarafından kaleme alınan Hikmetlerin Özü olarak adlandırabileceğimiz Fususül Hikem, yazarın çeşitli dillere çevrilen en önemli eserlerinin arasındadır. Eserin ilgi çekici yanı, Muhiddin-i Arabinin, kitabın içindeki bilgilerin rüyasına giren Hz. Muhammed tarafından ona birebir aktarılmış olduğunu kitabın başında ifade etmesidir. Muhiddin-i Arabi kitabında olağan¬üstü bilgiler veri…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Dünya edebiyatının en büyük üç eserinin, Sophokles'in Oedipus Rex'inin, Shakespeare'in Hamlet'inin ve Dostoyevski'nin Karamazov Kardeşleri'nin aynı konuyu, yani "baba katilliğini" ele alması rastlantı olarak açıklanamaz. Üstelik, bu üç eserde de sözkonusu davranışın kaynağı, yani bir kadın yüzünden doğan cinsel düşmanlık açıkça ortaya konulmuştur. Sigmund…

Yazar: selim ileri
Aşk karışıktır, karmaşıktır. Hüzünlüdür çoğu kez. Geldiği heyecanlarla değil, hırpalanmalarla, yaralarla çekip gider. Yarın Yapayalnız, bize aşkı anlatıyor. Ayrıksı bir aşkı. Farklı dünyaların aşkta erimesini, sonra yeniden tüm gücüyle ortaya çıkmasını anlatıyor. Gözyaşını, direnci, yenilip yenilip yine de ayakta kalma ısrarını anlatıyor. Kalabalıklar içinde dimdik bir kadının, aşkta bile yapayal…

Yazar: orhan pamuk
İstanbul'da, Orhan Pamuk hem 22 yaşına kadarki kendi hayat hikâyesini, hem de kendi bildiği İstanbul şehrinin ilginç hikâyesini bir roman tadıyla birleştirerek okura sunuyor. Pamuk'un kendini 'ben' olarak ilk hissedişinden, annesine, babasına, ailesine yönelen hikâye, bir hüzün ve mutluluk kaynağı olarak İstanbul sokaklarına açılıyor. Günümüzün büyük romancısının gözünden 1950…

Yazar: orhan pamuk
Pamuk, yazı yazmanın ve romancılığın otuz beş yıllık meslek sırlarını, Harvard Üniversitesi’nde verdiği Norton derslerinde açıklıyor. Daha önce T. S. Eliot, Borges, Calvino ve Umberto Eco gibi yazarların da verdiği bu derslerde, Pamuk edebiyat ve sanat anlayışını bir bütün olarak sunuyor. Bir romanı okurken kafamızda ne gibi işlemler yaparız? Roman kahramanlarıyla gerçek insanlar arasındaki i…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: orhan pamuk
17. yüzyılda Türk korsanlarınca tutsak edilen, astronomiden, fizikten ve resimden anladığına inanan bir Venedikli köle... Aynı ilgileri paylaşan, Batı bilimini öğrenmek isteyen bir Türk: efendi... Aralarında garip bir benzerlik bulunan bu iki insanın, hikayeleri ve serüvenleri, onları, veba salgınının kol gezdiği İstanbul sokaklarına, Çocuk Sultan’ın düşsel dünyasına, inanılmaz bir silahın yapımı…
Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit Zarifoğluna ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. - Alim Karaman Türkçede hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna avucunda kor tutmayı eklemişti. Halini iyiye doğru…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: jean paul sartre
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransaya renk ve bütün dünyaya ses veren Jean-Paul Sartreın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel…

Yazar: jean paul sartre
20. yüzyılın en etkili düşünürlerinden Jean-Paul Sartreın gözüpek özyaşamöyküsü Sözcükler, birçoklarınca Jean-Jacques Rousseaunun ünlü İtiraflarıyla kıyaslanmıştır. Sartreın 59 yaşında kaleme aldığı ve alışılmış özyaşamöykülerinden apayrı bir nitelik taşıyan bu kitap, bir yazarın kendi çocukluk çağını görülmemiş bir cesaretle yorumlaması açısından bir başyapıttır. Şaşı ve ufak tefek olduğu için y…

Yazar: özdemir asaf
Özdemir Asafın Kırılmadık Bir Şey Kalmadıda bir araya getirilen aforizma niteliğindeki etikaları, anı-deneme türünde yazıları ve öyküleri en az şiirleri kadar etkileyici, sıra dışı ve şaşırtıcı. Kim bilir kaç yıllık büyücek bir defter. İçinde aforizma, şiir, öykü taslakları, tasarımları, bir sürü düş ve düşünce kırıntısı. Ben hep öyle yaptım. Şiirlerimin, öykülerimin, aforizmalarımın, günlük notl…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Beyaz Geceler Dostoyevski’nin en hafif, en saf, en lirik kitabıdır. Saflık kelimesiyle karmaşık ve karışık olmayan bir şeyi kastediyorum. Kitap sözü de okuyucuyu yanıltmasın: Dostoyevski Beyaz Geceler’i bir gazetede yayımlanacak basit ve çoşkulu bir hikâye olarak tasarlamıştı. Hikâye saflık ve yalınlığını, kahramanlarının hep aynı kumaştan ve renkten yapılmasından alır. Onlara, dile getirdikleri…

Yazar: ece temelkuran
Müjdeliyorum:Yeni çağın yeni kıtası, içtir.Kıpırtısız seyahatlerin vakti gelmiştir. Pek yakında insan,kendi içine gidecektir.Ve:Kendimden bir melek kopartıp, fırlattıysam bile sözlü âleme, yine de hiçbir şey onu bir karıncaya çeviremeyecektir.işte bu yüzden, atıp çözdüğüm düğümleri, bu iç yolculuk hikâyesini -elbette hâlâ taşıyorsa meleksi kıpırdanışları- busözleri, sadece melekler sevecektir.

Yazar: ece temelkuran
Ece Temelkuran "inatla" kayda geçsin diye tarihe not düşüyor!.. "Umut pek güven duyduğum bir sözcük değil, ben inadı tercih ederim. Umudum yok olsa bile inadım var. İnsanın, yine de, her şeye rağmen iyi olabileceğine, bu ülkenin içinde, dövüldükçe içinin çok derinine kaçmış bir iyilik tohumu olduğuna dair bir inatçı imanım var. Benim de, benim gibilerin de bu ülkeye dahil old…

Yazar: franz kafka, peter kuper
Franz Kafkanın 1915 yılında yayımlanan Dönüşüm adlı romanı, yazarın, anlatım sanatının doruğa ulaştığı bir yapıtıdır. Küçük burjuva çevrelerindeki tiksindirici aile ilişkilerini en ince ayrıntılarına kadar irdeleyen bu roman, aynı zamanda toplumun kalıplaşmış, işlevini çoktan yitirmiş akışına bilinç düzeyinde başkaldıran bireyin tragedyasını çarpıcı biçimde dile getirir. Romanın kahramanı Gregor…

Yazar: emrah serbes
Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin. Tamam Galip. Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin. Tamam Galip. İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin. Tamam Galip. Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal`ı boklu dereye…

Yazar: emrah serbes
AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz...Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi...İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu,…

Yazar: emrah serbes
Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliğinde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı... Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır'ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını ve tabii dellenmeleriyle... Bu…
