
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: terry eagleton
Edebiyat kuramı, nükleer fizik kadar anlaşılmaz bir şey midir? Sadece edebiyat metinlerini içeren ve sadece onlara uygulanabilen bir edebiyat kuramından söz etmek mümkün müdür? Eagleton, edebiyat çalışmalarının neden nükleer fizikten farklı olduğunu, edebiyatın herkese ulaşabilecek sıradan bir dile sahip oluşuyla açıklıyor, işçi, avukat, antropolog, öğrenci yani hemen herkes edebiyatı okuyabil…

Yazar: bilge karasu
Önceleri, bildiklerini günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini çizmişti.İşin, eksiksiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşündü. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlarla kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, g…

Yazar: michel foucault
Michel Foucault, Deliliğin Tarihinde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağdan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği on sekizinci yüzyıla kadar, Batıda deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında…

Yazar: michel foucault
Michel Foucault, Deliliğin Tarihinde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağdan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği on sekizinci yüzyıla kadar, Batıda deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında…

Yazar: e. m. forster
Çağımızın ünlü İngliiz romancılarından E.M. Forster'ın bu yapıtı 1927 yılında, Cambridge üniversitesi'nce düzenlenen bir dizi konuşmadan oluşmuştur. Kuralcılıktan uzak, bir söyleşi havası içinde geçen bu konuşmalarda E.M. Forster, roman sanatının "öykü", "kişiler", "olay örgüsü", "düşsellik", "biçim ve ritim" gibi temel konularında ilgin…

Yazar: charles baudelaire
Les Fleurs du Mal / Kötülük Çiçekleri, ilk kez yayımlandığı 1857 yılından bu yana modern şiirin başlangıcı sayılmaktadır. Romantizmin coşkulu temalarından ayrılarak büyük kentin sancı dolu çelişkilerini ilk kez şiire sokan Baudelaire, devrimcilik-tutuculuk, tensel hazlar-gizemcilik, toplumsal yaşam-içe kapanış, dindarlık-tanrıtanımazlık gibi karşıtlıkları sınırsız bir içtenlik ve çarpıcılıkla işl…

Yazar: e. m. forster
Çağımızın ünlü İngliiz romancılarından E.M. Forster'ın bu yapıtı 1927 yılında, Cambridge üniversitesi'nce düzenlenen bir dizi konuşmadan oluşmuştur. Kuralcılıktan uzak, bir söyleşi havası içinde geçen bu konuşmalarda E.M. Forster, roman sanatının "öykü", "kişiler", "olay örgüsü", "düşsellik", "biçim ve ritim" gibi temel konularında ilgin…

Yazar: mine söğüt
“Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…” Mine Söğüt’ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle kar…

Yazar: tomris uyar
Odada bir nezle kokusu vardı yalnız. Gözleri alışınca yatağı seçti. İki iskemleyle tahta bir masa duruyordu yatağın yanında. Karşıki duvara babaannenin beyaz elbiseli bir gençlik resmi asılmıştı. Saçları örülüydü. Bir iskemleye dayanıyordu. Çizmeli bir adam oturuyordu iskemlede. Eski bir oda görmenin ezikliği çöktü Şükrüyenin üstüne. O sırada yataktaki gölge doğruldu: Kimsin sen?

Yazar: mine söğüt
“Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…” Mine Söğüt’ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle kar…

Yazar: bilge karasu
14 Temmuz 1995te yitirdiğimiz Bilge Karasu, ölümünden sonra yayımlanabileceğini düşündüğü metinleri Füsun Akatlıya teslim etti. Okunacak, taranacak, ayıklanacak, bazen yeniden inşa edilecek bir bavul ve irice bir seyahat çantası dolusu yazılı kâğıt...Akatlının iki buçuk yıllık titiz çalışmasının sonucunda iki kitap çıktı ortaya: Lağımlaranası ya da Beyoğlunda anlatı ya da kurmaca genel kategorisi…

Yazar: annemarie schimmel
1954-59 yılları arasında Ankara İlahiyat Fakültesi'nde dinler tarihi dersleri veren Annemarie Schimmel, ayrıca Berlin, Marburg, Bonn ve Harvard Üniversitelerinde de çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Birçok uluslararası ödülün sahibi olan ve çeşitli bilimsel kuruluşların başkanlığını yapan Schimmel, Almanca, İngilizce ve Türkçe çok sayıda esere imza attı; Arapça, Farsça, Urduca, Türkçe ve Si…

Yazar: murat uyurkulak
''Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilim…

Yazar: bilge karasu
14 Temmuz 1995te yitirdiğimiz Bilge Karasu, ölümünden sonra yayımlanabileceğini düşündüğü metinleri Füsun Akatlıya teslim etti. Okunacak, taranacak, ayıklanacak, bazen yeniden inşa edilecek bir bavul ve irice bir seyahat çantası dolusu yazılı kâğıt...Akatlının iki buçuk yıllık titiz çalışmasının sonucunda iki kitap çıktı ortaya: Lağımlaranası ya da Beyoğlunda anlatı ya da kurmaca genel kategorisi…

Yazar: philippe aries
Philippe Ariès'in klasikleşmiş, tarih yazımında ve özellikle zihniyet tarihinde çok önemli bir yer tutan bu kısa ve yoğun kitabı, tarihe, insan bilimlerine, kültüre merakı olan, dünü öğrenip bugünü anlamaya çalışan herkesin zevkle, keyifle okuyacağı, elinden düşüremeyeceği bir eser. Ariès'in, genellemelerle ayrıntılı özel vakalar arasında gidip gelerek, niceliksel ile nitelikseli bir…

Yazar: annemarie schimmel
1954-59 yılları arasında Ankara İlahiyat Fakültesi'nde dinler tarihi dersleri veren Annemarie Schimmel, ayrıca Berlin, Marburg, Bonn ve Harvard Üniversitelerinde de çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Birçok uluslararası ödülün sahibi olan ve çeşitli bilimsel kuruluşların başkanlığını yapan Schimmel, Almanca, İngilizce ve Türkçe çok sayıda esere imza attı; Arapça, Farsça, Urduca, Türkçe ve Si…

Yazar: murat uyurkulak
''Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilim…

Yazar: yıldız ecevit
Edebiyatımızın kilometre taşlarından olan Oğuz Atay özellikle son yirmi yıldan bu yana büyük bir okur kitlesine ulaştı ve benimsendi. Yazarın gerek yaşamı gerekse eserleri hakkında yazılanlar ise makalelerle sınırlı kaldı.Modern Türk edebiyatı konusundaki ciddi ve kapsamlı araştırmalarıyla tanınan, aynı zamanda önemli bir Oğuz Atay uzmanı olan Yıldız Ecevit, ilk defa Oğuz Atayın yaşamını ve eserl…

Yazar: murat uyurkulak
''Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilim…







