Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: stefan zweig
Belki de ilk gençlik dönemlerimden bu yana beni meşgul eden büyük bir eser yazmayı denerim Balzac hakkında kalın bir kitap, bir yaşamöyküsü ve eleştiri. Muhtemelen üç, hatta dört yıl gerektireceğini biliyorum. Ama geriye kalıcı bir şey bırakmak istiyorum, on yıllarca etkisini yitirmeyecek bir eser ... Otuz yıldır Balzac okuyorum, hayranlığımdan hiçbir şey kaybetmeden tekrar tekrar okuyorum.1939d…

Yazar: comte de lautreamont
Maldororun Altıncı Sarkısını okuyunca kendi yapıtlarımdan utandım Andre Gide Maldororun birazcık tadına bakınca, bütün şiir yavanlaşıyor. Louis Aragon Maldororun Şarkıları olmasaydı Fransız kültürü eksik ve tamamlanmamış kalırdı. Marcelin Pleynet

Yazar: niyazi zorlu
Sinsi ya da açık politikaların, aile, okul gibi kurumların, kısacası hayatın yalanlarına isyan eden iki gencin öyküsü... Tanrının verdiği harfleri dilediklerince kullanmaya karar verince başlarına gelenler... Tanrı bize A vermiş... Bak, Tanrı bize B vermiş. Sonra C, D, sonra bize E vermiş. F vermiş, G, H, I, İ, J, K. Tanrı bize taaaaaaaaaA Zye kadar, sonuna kadar söz vermiş. Biz tA…

Yazar: yusuf eradam
Sevgili Sivvy, İyi ki doğdun Sivvy! 27 Ekim yaklaşıyor. Bedeninle de aramızda olsaydın, tam 60 yaşında olacaktın. Doğum günün kutlu olsun! Yaklaşık üç yıldır seninle içli dışlıyım, şiirlerini çevirmek zor, fakat zorunlu. Şiirlerinin çevirilerini bitirdikten sonra seninle bu kara telefon hattını kesip atacağım. Tehlikelisin çünkü insan çok çabuk seviyor karanlığı. Sana yeterince zaman ayırdım artı…

Yazar: yusuf eradam
Modern zamanların dayattığı vücut ölçülerine ulaşmak için ne çok kitap okuduk. Ama gözden kaçırdığımız bir şey var: Yeni lezzetlerin keşfi. YEradam, aradığı tadı insan etinde bulmuş ve yaratıcılığını bu yemeğin lezetini veren bir baharat olarak kullanmış. Mehmet Ulusel ve Pietro da Cartonanın illüstrasyonları da kitabın doyulmaz sosunu oluşturuyor. Bir yamyam-gurme olan YEradam, bilinmeyen dünyas…

Yazar: yusuf eradam
Ahkâm Vakti Tohumları, yazarın Latife adıyla hitap ettiği 25 yıllık dostu, öykü yazarı Gülseren Tuğcu Karabuluta adanmış şiirlerinden seçki sunuyor okurlara. Kitapta bulunan şiirlerin çoğu, 21 Ekim gecesi, dostunun bilincini yitirdiği andan ölümüne kadar geçen birkaç saat içinde yazılmış. Yazarın bu kitabı aynı zamanda Latifeli Kitaplar olarak adlandırdığı üçlemesini de tamamlıyor. Eradam, gerçek…

Yazar: joseph campbell
Bu kitapta biraraya getirilen iki ortaçağ İzlanda destanı keşifler tarihinin en büyüleyici öykülerinden birini anlatıyor. Vikinglerin, Cristoforo Colombodan beş yüzyıl önce, Amerikayı bulup yerleşmesinin öyküsünü. Kızıl Eirikin İzlandadan kovuluşu, Bjarni Herjolfssonun fırtınanın önünde bilinmeyen bir ülkeye sürüklenişi, Eirikin oğlu Leifin yeni bulunan toprakları adlandırışı. Vinland, Üzüm Ülkes…

Yazar: yusuf eradam
Bu kitapta bulacağınız öykülerin çoğu kısa kısa ya da miniminnacık tanımına uygun öyküler, uzunlukları açısından. Yaşamın latiflerini, muammalarını, insanın güzelliklerini, çirkinliklerini anlatan, hiçbirimizin muaf olmadığı çelişki ve çıkmazları, süprizleri çoşkuyla karşılayan, başımıza gelmiş yada gelebilecek öyküler. Anlatılanlar, bazen anlatıcıyı da şaşırtacak denli tuhaf ama öylesine de anlı…

Yazar: sylvia plath
Sırça Fanus (The Bell Jar), edebiyat dünyasına şiirleriyle ve öyküleriyle giren Amerikalı kadın yazar Sylvia Plathin yazdığı tek romandır. Kendi özgeçmişine dayalı bu romanında yazar, genç bir üniversite öğrencisinin kişisel sorunlarından, bunalımlarından yola çıkarak, McCarthy dönemi Amerikasının toplumsal sorunlarına uzanır. Plathin bu ilk romanı, şaşırtıcı bir akıcılığı ve yazma rahatlığını se…

Yazar: sylvia plath
Sylvia Plath, İngiliz ve Amerikan şiirinin cadı tanrıçası. Lanetli gizdökümcü şair. Yaşantılarını ve dilini kendine karşı şiddete dönüştüren şiir kuyumcusu. Kendine kıyma tutkusunu bu kuyumculuk içinde otuz yaşında gaz soğurarak noktalayan ve geride kalanlara zehir zemberek yapıtlarını armağan bırakmış güzel kadın, anne, sevgili. Sırça fanusu içinde onu bunaltan bütün kimliklerinden, toplumsal ro…

Yazar: sylvia plath
Yazılmış onca güzel şiir.. Olağanüstü bir kişisel tanıklığa dayanan bir roman: Sırça Fanus.. Başarılı hikayeler... Sıkı bir eğitim... Ünlü bir İngiliz şairle Ted Hugles'le yapılmış evlilik. İngiltere'de ve Boston'da geçen güzel günler... Ama bütün bunlardan sonra çok genç yaşta gelen ve hayranları ile dostlarını şaşırtan (belki de yakınlarını hiç şaşırtmayan) bir intihar. Sylvia Pl…

Yazar: william shakespeare, paul duffıeld
Fırtına, Shakespeare'in veda oyunu olarak kabul edilir. Shakespeare oyundaki Prospero karakteriyle kendini özdeşleştirmiştir. Nasıl Prospero adadaki yaşamın iplerini elinde tutup büyü gücüyle yaşama yön verirken, bu gücünü bırakıp adadan ayrılıyorsa, Shakespeare de tiyatro yaşamının iplerini elinde tutup sanatıyla hayata yön verirken tiyatroyu bırakıyor. Shakespeare bu oyunda doğa ile sanat…

Yazar: william shakespeare, louis b. wright, virginia a. lamar
İlk kez 1609 yılında topluca basılan 154 sone, denebilir ki, İngilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Dünya edebiyatının en güzel örnekleri arasında yer alan bu şiirlerde, sevgi, kuşku, özlem, ihanet, kıskançlık, umut, hayal kırıklığı, karamsarlık, suç ve günah, sevgili önünde benliğin değersizliği, sevgi uğrunda her acıya katlanma, ölüm karşısında korku duygulu ve lirik bir sesle dile getirilmiştir.

Yazar: william shakespeare
Yazarın olgunluk dönemine ait eserlerindendir ve en başarılı üç komedyasından biri sayılır. Yanlış anlamalar üzerine kurulan oyunda iki ayrı aşk ilişkisi gelişirken, kişiler karşıtlıkları ile ele alınmış, insan doğasının değişmez olduğu öne sürülen özelli

Yazar: william shakespeare
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Kral Learde yozlaşan dünyanın çaresi olmayan çöküşünü ele alır.Bu oyunun kurgusu, karakterleri, felsefeli konuşmaları, evrenselliği ve zaman aşımına uğramayacak insani boyutuyla ortaya çıkan görünüm, Shakespear…

Yazar: william shakespeare, manga shakespeare
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar, büyük olasılıkla 1606 yılında yazdığı Macbeth’le "yükselme arzusu ve politik hırsın" kişiyi neye dönüştürebileceğini dünü, bugünü ve yarını kapsayacak bir derinlikle öngörmüştür. Shakespeare…

Yazar: william shakespeare
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren efsanevi yazar, Yanlışlıklar Komedyası'nda olay dizisini ikiz kardeşler ve onların ikiz uşaklarının benzerliğinden kaynaklanan yanılgılar üzerine kurmuştur. Birbirini izleyen yanılgıları gülerek izleyen seyirci, oyunun ba…

Yazar: william shakespeare
Antonious ve Kleopatra Atinalı Timon Bir Yaz Gecesi Rüyası Coriolanus IV. Henry Fırtına Hamlet Huysuz Kız Julius Caesar Kral Lear Macbeth Onikinci Gece Othello Romeo ve Juliet Size Nasıl Geliyorsa Soneler III. Richard Venedik Taciri Windsor´ın şen Kadınları Yanlışlıklar Komedyası Yeter ki Sonu ıyi Bitsin Yok Yere Yaygara

Yazar: hakan günday
Hiç uykum yok. Hiç uyuyamıyorum. Domuz gibi içiyorum. Ama gözlerimi kapalı bile tutamıyorum. Sabaha beş saat var. Annemi düşünüyorum. Nerededir şimdi? Aynada kendime bakıyorum bazen. Ve tek kelime etmesem bile vücudum yaşadıklarımı, hayattan ne anladığımı anlatmaya yetiyor. Sağ omuzuma kendi çizdiğim kelebek, beğenmediğim için üzerine attığım çarpı işareti ve altında aynı kelebeğin bir Japon tara…

Yazar: hakan günday
Kimsenin birbirine bakmadığı, yalan, ihanet, şiddet, tecavüz ve acımasızlıkla yoğrulan, yalnızca hayallerin göz göze geldiği bir hayattan intikam almanın en iyi yolu yaşamaktır. Anlam aramak boşunadır ve her şeyin hiçe dönüşmesi gerekir. Henüz on ikisinde, Berlinde dört kişinin tecavüzüne uğrayan Zargana, böylece kendisini insan sınıfından sıyırır. Ne var ki, insan olmaktan uzaklaşıp hiçe yaklaşt…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ihsan oktay anar
Kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. Yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. Esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu İsrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. ...Ne var ki, sürme iskelenin kay…

Yazar: oriana fallaci
Senden korkuyorum. Seni hiçyokluktan zorla çekip alan, gövdeme ekleyen rastlantıdan. Seni çok beklediysem de karşılamaya asla hazır olmadım. Ama kendi kendime hep o kötü soruyu sordum: Ya doğmak hoşuna gitmezse? Ya günün birinde haykırıp suçlarsan beni: Sana kim dedi beni dünyaya getir diye? Neden dünyaya getirdin beni neden? İtalyan yazar Oriana Fallaci böyle diyor derin izler bırakan kitabı Do…
