
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
kitap düzenlemesi yaptı
Leonardo'nun Yahuda'sı
Yazar: ronald duncan
Pierre Abelard (1079-1142), Fransız tarihinin Rönesansın doğmasına ışık tutan filozof ve şairlerinden biridir. Şair, ders vermek için 20 yaşlarında, genç, güzel, kültürlü ve akıllı bir kadın olan Heloise ile tanışır; bu tanışma giderek aralarında ömür boyu sürecek bir aşka dönüşür. Bu yakınlaşma sonucunda ikisinin bir erkek çocukları doğar; evlenmemiş olduklarından, bu durum Heloisenin dayısı tar…

Yazar: ronald duncan
Pierre Abelard (1079-1142), Fransız tarihinin Rönesansın doğmasına ışık tutan filozof ve şairlerinden biridir. Şair, ders vermek için 20 yaşlarında, genç, güzel, kültürlü ve akıllı bir kadın olan Heloise ile tanışır; bu tanışma giderek aralarında ömür boyu sürecek bir aşka dönüşür. Bu yakınlaşma sonucunda ikisinin bir erkek çocukları doğar; evlenmemiş olduklarından, bu durum Heloisenin dayısı tar…
kitap düzenlemesi yaptı
Ablamın Mutluluk Fotoğrafı
Yazar: virginia woolf
... güçlü kuvvetli, enerji dolu, yaşama sevinci içinde genç Robert Browning bir bomba gibi patlamıştı Elizabeth Barrettin sessiz hasta odasında. İngiliz edebiyatının en ünlü aşk öyküsüdür onların aşkı. Tiyatro oyunları yazılmış, filmler yapılmıştır bu konuda. Nasıl mektuplaştıklarıı, Robert Browningin Wimpole Sokağındaki bir evde divanda yatan Elizabethi nasıl görmeye geldiğini, bu ziyaretten son…
10/10
Yazar: wolfgang borchert
Savaşın acımasız bir sesi vardır. Yakıcı, yıkıcı, yok edici bir siren sesi. Wolfgang Borchert, yıllarca bu ses kulağından eksilmeden yaşamış bir kuşağın Alman edebiyatındaki en önemli temsilcilerinden biri. Edebiyat tarihçilerinin yıkıntı edebiyatı adını verdikleri bu akımın tüm gücü var onun şiir ve hikâyelerinde. İkinci Dünya Savaşının ardından yanmış yıkılmış bir ülkeye dönen bir yazar olarak…

Yazar: wolfgang borchert
Savaşın acımasız bir sesi vardır. Yakıcı, yıkıcı, yok edici bir siren sesi. Wolfgang Borchert, yıllarca bu ses kulağından eksilmeden yaşamış bir kuşağın Alman edebiyatındaki en önemli temsilcilerinden biri. Edebiyat tarihçilerinin yıkıntı edebiyatı adını verdikleri bu akımın tüm gücü var onun şiir ve hikâyelerinde. İkinci Dünya Savaşının ardından yanmış yıkılmış bir ülkeye dönen bir yazar olarak…

Yazar: alois hotschnig
Süddeutsche Zeitung gazetesi tarafından “kuşağının en iyi yazarı” olarak tanımlanan Alois Hotschnig ilk kez Türkçede. “Okurun aklını çelip elinden tutarak bir ormana sürüklemek ve onu orada karanlıkta tek başına bırakmak istiyorum.” -Alois Hotschnig- Çağdaş Avusturya edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Alois Hotschnig ilk kez Türkçede. Hotschnig’in öyküleri bedenine ve çevresine yabanc…
kitap düzenlemesi yaptı
Seksin Yeniden Doğuşu (Rönesans ve Sonrasında Sanat ve Cinsellik)
Yazar: andré gide
Dünya Nimetlerinin daha ilk satırlarında, Andre Gide: Utanmadan, hiçbir yapmacığa kaçmadan kendimi koydum bu kitaba der. Böylece, bir yandan sınırsız içtenliğini kesinlerken, bir yandan da başlıca konusunun kendi benliği, kendi deneyimleri, kendi düşleri olduğunu belirtir. Dünya Nimetlerinden yaklaşık kırk yıl sonra yazdığı Yeni Nimetlerinde ortaya koyduğu temel yönelimleri yansıtır.
kitap düzenlemesi yaptı
Dünya Nimetleri ve Yeni Nimetler
Yazar: emily bronte
Romantizm akımının önemli eserlerinden olan Uğultulu Tepeler, birbirine aşık olan, ama zaman içinde farklı yerlere sürüklenen iki insanın çocuklarının da birbirlerine aşık olmaları ile iyice sarpa saran bir/birçok aşk öyküsünü konu alıyor...Uğultulu Tepeler, yazarın hayatı boyunca yazdığı tek kitap olmasının yanı sıra bir kadının edebiyat dünyasında varlığını ispat etmesi açısından oldukça dikkat…

Yazar: laurence sterne
Geçen yüzyılda Dostoyevski, Rus edebiyat geleneğinin içindeki yazarlık çizgisini vurgulamak amacıyla Hepimiz Gogolun paltosundan çıktık! demişti. Bizler de yirminci yüzyılda onun bu nükteli deyişine benzer bir analoji kurmaya kalkışarak şöyle diyebiliriz belki; Bütün modern edebiyat Laurence Sterneün cübbesinden çıkmıştır! Evet, deyim yerindeyse bütün modern edebiyat bu cübbeden çıkmıştır. Çünkü…

Yazar: laurence sterne
Geçen yüzyılda Dostoyevski, Rus edebiyat geleneğinin içindeki yazarlık çizgisini vurgulamak amacıyla Hepimiz Gogolun paltosundan çıktık! demişti. Bizler de yirminci yüzyılda onun bu nükteli deyişine benzer bir analoji kurmaya kalkışarak şöyle diyebiliriz belki; Bütün modern edebiyat Laurence Sterneün cübbesinden çıkmıştır! Evet, deyim yerindeyse bütün modern edebiyat bu cübbeden çıkmıştır. Çünkü…

Yazar: ırmgard keun
Beyazperdede anlatılan şaşaalı hayatlara bir cevap olarak yazılan Yalancı İpek Kız, Weimar döneminin altın yıllarında Berlin’de bir genç kadın olmayı hem eğlenceli hem de hüzünlü yönleriyle anlatıyor. On sekiz yaşındaki Doris, taşradan kaçıp zengin ve başarılı olma hayaliyle Berlin’e gider. Şehrin umduğu gibi görkemli ve pırıltılı değil, karanlık ve kasvetli yüzüyle karşılaşan Doris’in başarı…

Yazar: ırmgard keun
Beyazperdede anlatılan şaşaalı hayatlara bir cevap olarak yazılan Yalancı İpek Kız, Weimar döneminin altın yıllarında Berlin’de bir genç kadın olmayı hem eğlenceli hem de hüzünlü yönleriyle anlatıyor. On sekiz yaşındaki Doris, taşradan kaçıp zengin ve başarılı olma hayaliyle Berlin’e gider. Şehrin umduğu gibi görkemli ve pırıltılı değil, karanlık ve kasvetli yüzüyle karşılaşan Doris’in başarı…

Yazar: ırmgard keun
Beyazperdede anlatılan şaşaalı hayatlara bir cevap olarak yazılan Yalancı İpek Kız, Weimar döneminin altın yıllarında Berlin’de bir genç kadın olmayı hem eğlenceli hem de hüzünlü yönleriyle anlatıyor. On sekiz yaşındaki Doris, taşradan kaçıp zengin ve başarılı olma hayaliyle Berlin’e gider. Şehrin umduğu gibi görkemli ve pırıltılı değil, karanlık ve kasvetli yüzüyle karşılaşan Doris’in başarı…
10/10
Yazar: ırmgard keun
Beyazperdede anlatılan şaşaalı hayatlara bir cevap olarak yazılan Yalancı İpek Kız, Weimar döneminin altın yıllarında Berlin’de bir genç kadın olmayı hem eğlenceli hem de hüzünlü yönleriyle anlatıyor. On sekiz yaşındaki Doris, taşradan kaçıp zengin ve başarılı olma hayaliyle Berlin’e gider. Şehrin umduğu gibi görkemli ve pırıltılı değil, karanlık ve kasvetli yüzüyle karşılaşan Doris’in başarı…

Yazar: édouard levé
Édouard Levé bu eserinde hiçbir gizlisi saklısı olmadan tüm benliğini okura açıyor. Hatta diyebiliriz ki, samimiyet mefhumunu da aşarak okur karşısında sahiden çırılçıplak kalıyor. Okuru yer yer kendisiyle özdeşleştiren, yer yer kıskandıran, utandıran, kızdıran bir üslup var karşımızda. Nefes almadan yazılan, cümleleri akla geldiği gibi sıralanan, gerçeklikle kurmacanın iç içe geçtiği Otoport…

Yazar: charles bukowski
Kadınlar, Bukowski'nin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı. Kadınlar, Bukowski'nin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati…

Yazar: édouard levé
Édouard Levé bu eserinde hiçbir gizlisi saklısı olmadan tüm benliğini okura açıyor. Hatta diyebiliriz ki, samimiyet mefhumunu da aşarak okur karşısında sahiden çırılçıplak kalıyor. Okuru yer yer kendisiyle özdeşleştiren, yer yer kıskandıran, utandıran, kızdıran bir üslup var karşımızda. Nefes almadan yazılan, cümleleri akla geldiği gibi sıralanan, gerçeklikle kurmacanın iç içe geçtiği Otoport…

Yazar: charles bukowski
Kadınlar, Bukowski'nin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı. Kadınlar, Bukowski'nin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati…

Yazar: kay redfield jamison
Bu tür deliliğin çok kendine özel bir iç sızısı, çoşkunluğu, yapayalnızlığı, dehşeti var. Uçtuğunuz zaman harikasınız. Düşünceler olsun, duygular olsun müthiş bir hızla, yoğunlukla üst üste geliyor, aynı kayan yıldızlar gibi siz bu yıldızların peşine düşüp her an daha iyisini daha parlağını buluyorsunuz. Çekingenlik diye bir şey kalmıyor, aradığınız sözcükleri, jestleri tak diye buluyorsunuz, baş…
10/10
Yazar: kay redfield jamison
Bu tür deliliğin çok kendine özel bir iç sızısı, çoşkunluğu, yapayalnızlığı, dehşeti var. Uçtuğunuz zaman harikasınız. Düşünceler olsun, duygular olsun müthiş bir hızla, yoğunlukla üst üste geliyor, aynı kayan yıldızlar gibi siz bu yıldızların peşine düşüp her an daha iyisini daha parlağını buluyorsunuz. Çekingenlik diye bir şey kalmıyor, aradığınız sözcükleri, jestleri tak diye buluyorsunuz, baş…

