Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: kristin hannah
Aynı Şeyin Özlemini Çeken İki Kadın... Ailenin Ne Anlama Geldiğini Öğrenecekleri Duygusal ve Dokunaklı Bir Yolculuk... Yıllar süren uğraşına rağmen çocuk sahibi olamaması Angie Malone'u çok üzmüştür. Acı dolu bir boşanmanın ardından Pasifik Northwest'teki kasabasına döner ve aile restoranının yönetimini devralır. Hayatın dalgalar gibi yükselip alçaldığı West End'de, problemli ge…


Yazar: kristin hannah
Aynı Şeyin Özlemini Çeken İki Kadın... Ailenin Ne Anlama Geldiğini Öğrenecekleri Duygusal ve Dokunaklı Bir Yolculuk... Yıllar süren uğraşına rağmen çocuk sahibi olamaması Angie Malone'u çok üzmüştür. Acı dolu bir boşanmanın ardından Pasifik Northwest'teki kasabasına döner ve aile restoranının yönetimini devralır. Hayatın dalgalar gibi yükselip alçaldığı West End'de, problemli ge…

Yazar: kristin hannah
Aynı Şeyin Özlemini Çeken İki Kadın... Ailenin Ne Anlama Geldiğini Öğrenecekleri Duygusal ve Dokunaklı Bir Yolculuk... Yıllar süren uğraşına rağmen çocuk sahibi olamaması Angie Malone'u çok üzmüştür. Acı dolu bir boşanmanın ardından Pasifik Northwest'teki kasabasına döner ve aile restoranının yönetimini devralır. Hayatın dalgalar gibi yükselip alçaldığı West End'de, problemli ge…

Yazar: kristin hannah
Aynı Şeyin Özlemini Çeken İki Kadın... Ailenin Ne Anlama Geldiğini Öğrenecekleri Duygusal ve Dokunaklı Bir Yolculuk... Yıllar süren uğraşına rağmen çocuk sahibi olamaması Angie Malone'u çok üzmüştür. Acı dolu bir boşanmanın ardından Pasifik Northwest'teki kasabasına döner ve aile restoranının yönetimini devralır. Hayatın dalgalar gibi yükselip alçaldığı West End'de, problemli ge…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…
7/10
Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: mitch albom
Geriye dönüp yaşamınızda yaptığınız hataları düzeltmek için elinize bir fırsat geçse, ama yalnızca bir fırsat, ne yapardınız? Ve hatalarınızı düzeltebilecek gücü kendinizde bulabilir miydiniz? Mitch Albom bu yeni romanıyla neden en sevdiğim yazar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Albom, büyük iyiliklerin korkusuz bir kaşifi, sevginin gücünün inançlı bir savunucusudur. Bir Gün Daha sizi güldürecek…
8/10
Yazar: mitch albom
Geriye dönüp yaşamınızda yaptığınız hataları düzeltmek için elinize bir fırsat geçse, ama yalnızca bir fırsat, ne yapardınız? Ve hatalarınızı düzeltebilecek gücü kendinizde bulabilir miydiniz? Mitch Albom bu yeni romanıyla neden en sevdiğim yazar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Albom, büyük iyiliklerin korkusuz bir kaşifi, sevginin gücünün inançlı bir savunucusudur. Bir Gün Daha sizi güldürecek…

Yazar: mitch albom
Geriye dönüp yaşamınızda yaptığınız hataları düzeltmek için elinize bir fırsat geçse, ama yalnızca bir fırsat, ne yapardınız? Ve hatalarınızı düzeltebilecek gücü kendinizde bulabilir miydiniz? Mitch Albom bu yeni romanıyla neden en sevdiğim yazar olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Albom, büyük iyiliklerin korkusuz bir kaşifi, sevginin gücünün inançlı bir savunucusudur. Bir Gün Daha sizi güldürecek…

Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…
8/10
Yazar: sabahattin ali
Büyük sıkıntıların yaşandığı çalkantılı dönemlerde bile ailesinin sorumluluğunu taşıyan bir yazarın eş ve baba olarak portresini çizen bu mektuplar, Sabahattin Ali'yi yakından tanımamızı sağlıyor. "Bundan sonra hiç kimse sana benim kadar yakın olmayacak. Beraber Almanca öğreneceğiz, ben İngilizce öğrenmek istiyorum, beraber İngilizce dersi alacağız, ben kitaplar tercüme edeceğim, bu…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: markus zusak
Liesel Meminger, Münih'in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann ailesinin yanına evlatlık olarak verilir. 1933 yılında Almanların yüzde 90'ı Adolf Hitler'i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel'in üvey babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar. Erkek kardeşi gözlerinin önünde ölen küçük kız Liesel k…
9/10
Yazar: markus zusak
Liesel Meminger, Münih'in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann ailesinin yanına evlatlık olarak verilir. 1933 yılında Almanların yüzde 90'ı Adolf Hitler'i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel'in üvey babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar. Erkek kardeşi gözlerinin önünde ölen küçük kız Liesel k…

Yazar: markus zusak
Liesel Meminger, Münih'in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann ailesinin yanına evlatlık olarak verilir. 1933 yılında Almanların yüzde 90'ı Adolf Hitler'i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel'in üvey babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar. Erkek kardeşi gözlerinin önünde ölen küçük kız Liesel k…

Yazar: markus zusak
Liesel Meminger, Münih'in varoşlarında yaşayan yoksul Hubermann ailesinin yanına evlatlık olarak verilir. 1933 yılında Almanların yüzde 90'ı Adolf Hitler'i gözlerini kırpmadan desteklerken, Liesel'in üvey babası Hans Hubermann kalan yüzde on içindeydi. Üstelik, evlerinin bodrumunda bir Yahudi saklamak zorunda kaldılar. Erkek kardeşi gözlerinin önünde ölen küçük kız Liesel k…

Yazar: ayşe kulin
Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken... Daha sonra yüzleşirken... Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda... Kendimle barışırken... Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken... Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken... Yoruldum! Acımasız günlerin gölgesinde geçen çocukluğunun yaralarını sarmak ve geçmişini silmek için İstanbul…
5/10
Yazar: ayşe kulin
Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken... Daha sonra yüzleşirken... Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda... Kendimle barışırken... Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken... Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken... Yoruldum! Acımasız günlerin gölgesinde geçen çocukluğunun yaralarını sarmak ve geçmişini silmek için İstanbul…

Yazar: ayşe kulin
Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken... Daha sonra yüzleşirken... Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda... Kendimle barışırken... Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken... Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken... Yoruldum! Acımasız günlerin gölgesinde geçen çocukluğunun yaralarını sarmak ve geçmişini silmek için İstanbul…

Yazar: harper lee, ülker ince
Amerikada 1930ların Güney Eyaletlerinden birinde bir zenci, beyaz bir kızın ırzına geçmekle suçlanır. Önyargılar, şiddet ve riyakarlıkla beslenen Güneyli erişkinlerin ırk ve sınıf ayrımı konusundaki mantıksız yaklaşımlarını Scout ve Jem Finch adlarındaki iki çocuğun ağzından keyifli bir dille bize aktaran roman, aynı zamanda kent halkının vicdanına karşı tek başına karşı koyan bir erkeğin mücadel…
8/10
