
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: elif şafak
Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir Güneş parçası Kararır gökyüzü bazen; kasvetli bulutlar kaplar semayı. Hayatın ritmi durağanlaşır, sohbetler bildikleşir, içimizde birikir yalnızlık hissi. Nasıl özleriz güneşi o zaman, griler içinde aradığımız bir tutam renk demeti. Peri tozu gibi, inceden. Gönülden yazılmış her roman, her hikâye, her kelime bir şemsparedir Güneş…

Yazar: elif şafak
Elif Şafak'ın İngilizce olarak kaleme aldığı Arafı Türkçeye Aslı Biçen çevirdi. Farklı din, çevre ve kültürlerden gelip yolları Bostonda kesişen bir grup genç insanın dokunaklı öyküsünü anlatan Araf, yalnızlık, yabancılık, dil ve zaman üzerine bir roman...Keskin bir kavrayışa ve mizah duygusuna sahip olan Araf, ait olma konusundaki sürekli özlemin ve sürgünde bir yurt arayışının öyküsü. Belk…

Yazar: elif şafak
''Öyle bir şey yap ki, bir daha buraya çöp dökmek istemesinler. Hadi şeker. Beynini çalıştır. Bulursun sen bir şeyler'' dedi rakısını gene benden önce bitirirken. Arkama yaslanıp, bir sigara yaktım. Nedense karıncalar yok bu akşam. Soluduğum duman havaya karışırken, aniden, kendiliğinden, küçük, bit kadar küçücük bir fikir geldi aklıma. Arka Kapaktan

Yazar: elif şafak
Mahrem, Elif Şafakın üçüncü romanı. Şafak, Pinhan ve Şehrin Aynalarında kendine özgü dil kullanımı ve ötekiyi romanın merkezine yerleştirme yaklaşımıyla, yeni bir tavrın da habercisi olmuştu. Mahrem, bu özellikleri bir adım öteye götürmesinin yanı sıra, kurgusal olgunluğuyla da ülkemiz edebiyatına kalıcı bir iz bırakacağını kanıtlıyor.Mahremin alt başlığı Görmeye ve Görülmeye Dair Bir Roman. Adın…

Yazar: elif şafak
Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi... Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye burada incelenen. Bu haliyle elinizde tuttuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman. (...) Annelik dünyanı…

Yazar: ahmet refik altınay
Kıskançlık, kin ve ihtirasın hüküm sürdüğü, hiyerarşinin her basamağından kadınlar ile erkeklerin birbirini yok etmek üzere tetikte beklediği kabus dolu bir hapishane, bir nevi şık köle pazarı; Bizans ve Osmanlı Sarayları. Hiçbir kadın hayal edilemez ki güzelliği, cazibesi ve ihtişamı nefretler ve alaylarla anılsın. Hiçbir şehir hayal edilemez ki İstanbul gibi tabiatın en güzel, en taze, en saf…

Yazar: mehmet polatoğlu
Tarih, ülkenin dört bir tarafında yazılan kahramanlık destanlarına şahit oldu. Tarihin şahit olduğu bu ve benzeri destanlardan İPSİZ RECEPin muhteşem destanını, Mehmet POLATOĞLU akıcı üslubuyla bizlere aktarıyor. Okurken, kimi zaman heyecanlanacak kimi zaman da o günlerin hüznüyle, sevincini bir arada yaşayacaksınız. ... üzerine yüzbaşı rütbesi takılırken, mahcup olacak; Biz bu yola makam, mevki…

Yazar: iskender pala
Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey! Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşk…

Yazar: iskender pala
Aşkın başlangıcı ”görme”, sonucu ”bakma”dır. İlk görüş anında başlayan ilginin sırasıyla sevgiye, bağlılığa, kalbin erimesine, tutkuya, özleme ve nihayet aşka dönüşmesinin bir tek gayesi vardır; sevilenin yüzüne bakabilmek, o ilk görüş anının lezzetini ve hazzını derece derece artırarak kemale erdirebilmek. Görmekten bakma derecesine yükselebilmek için aşkın binbir türlü tecellisi, sayısız çile d…

Yazar: iskender pala
İskender Pala Od romanında Yunus Emre’yi anlatıyor...Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında,…

Yazar: george orwell
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar,…
Yazar: albert einstein
Albert Einstein çağının yalnzca en büyük değil, en ünlü bilim adamıydı da. Bunun da ötesinde mektuplar yanıtlardı. İşte bu bileşim elinizdeki kitabın oluşumunu sağlamıştır. Bu bir yaşam öyküsü değildir ve Einstein'ın goruşlerini açıklamamaktadır. Bölümleri, başlıkları, dizini, hatta ilk bakışta temel bir plan ve sınıflaması bile yoktur. Kitap büy…

Yazar: münib engin noyan
Dua "Ey Rabbim! İçimi (Senin aydınlığınla genişlet; görevimi bana kolaylaştır; dilimdeki düğümü çöz ki söyleyeceklerimi tam olarak anlayabilsinler" (20 Taha 25-28)

Yazar: münib engin noyan
Kuran Günlüğünün bu ikinci cildinde yer verdiğim yazıların büyük bir kısmına yakın tarihte, içinde yaşamak durumunda bırakıldığımız şartların etkisi altında aldığım notlar kaynaklık etti. Çünkü amacım mubarek Kuranın rehberliğinin ne kadar diri, dinamik ve uyarıcı olduğunun yeniden farkına varışımı ve şartlar ne olursa olsun, mubarek Kuranı kesinlikle rehber edinmek gerektiğinin somut kanıtlarını…

Yazar: münib engin noyan
Kuran Günlükleri, asla akademik değeri olan bir çalışma olma iddiasında değil, olmazsa da -buna bencileyin fakirin ne ilmi yeter, ne görgüsü - bilgisi, ne de feraseti. Bunu herkes bilir, bilmeyenler de bilvesile öğrenmelidir.Kuran Günlükleri, Rabbine kulluk edebilme ateşiyle yanan, bunun için de Onun İlahi Kelamında, mubarek Kuranda beşer diline döktüğü Muradı İlahisini, aşk ile cehd ederek anlam…

Yazar: ibrahim murat
Kimi Şems-i Tebriziyi Mevlananın aşığı gördü. Kimi kendine aşık. Kimi Allah aşkından bahsetti, kimi Kimyaya duyulan aşk kıskançlığından. Kimi asırlar öncesinin bu aşkını, Leyla Mecnun sevdası gibi yorumlardı Kimi aşk kelimesini günümüzün bedensel sevişmeleriyle yorumladı. Kimi sapık duygularına Kimi iğrenç arzularına Şems-i Tebrizi ile Mevlana aşkında temeller aradı Ama o bir güneşti O bir Şemsti…

Yazar: murathan mungan
Anlatsam inanmazlar oğul, masal derler; masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler, sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş gibi, masala inanmayan gerçeğe inanır mı?1981-89 yılları arasında yazılmış üç öykü oluşturmuştur Lal Masalları. 2002deki 8. basımının kapak resmi Mustafa Ata tarafından Lal Masallar için özel olarak yapıldı.

Yazar: mustafa merter
Her yükseliş ve bir üst kata çıkış, terk edilen kattaki alt kişiliğimizin ölümünü temsil eder.O zaman usulca o kata inip o rolü oynayan oyuncunun kulağına sevgi, anlayış ve muhabbetle Evet sen bensin ama ben sadece sen değilim! diyerek hayatımızda o rolün hükmüne son verebiliriz. Hem onu aslında nefret ettiği bir varoluş tarzından kurtarmış hem de kendimize bir yükseliş imkânı sunmuş oluruz! Rolü…

Yazar: m. barış muslu
Kütüphanenizdeki bütün kişisel gelişim kitaplarını çöpe atın! NeuroFormat® tekniği ile daha mutlu, sağlıklı, başarılı bir hayat için beyninizi fabrika ayarlarına geri döndürün! M. Barış Muslu’nun uzun süredir beklenen yeni kitabı Beynine Format At Doğan Kitap etiketiyle raflarda. Yıka Beynini! kitabı ile çok satanlar listesinden haftalarca inmeyen Muslu, yeni kitabı Beynine Format At’da sigara…

Yazar: muriel maufroy
Mevlana, Şems-i Tebrizi ve Kimya Hatunun dünyasına mistik bir yolculuk... Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki Mevlana Henüz küçük bir kızken herkes tarafından farklı olduğu anlaşılan Kimya, ruhunun hep aradığı boşluğu ailesinden kopup uzaklardaki Mevlanaya ulaşmasıyla dolduracaktır. Aşkın yuvasında, kaderinin çizdiği çizgi üzerinde düşmeden yürüm…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: abbas maroufi
Çocukluğu boyunca babasının taşkınlıklarına maruz kalmış, kaçık bir şair olan Aydın… Onun açgözlü, kıskanç kardeşi, babasının gözdesi Orhan… Mutluluğu arayan, içe kapanık, yitik kız kardeş Ayda… Bir kaza sonucu yatağa mahkûm olan, ailesinin gözden çıkardığı, çaresiz Yusuf… Ve etrafı hastalıklı erkeklerle çevrilmiş, çocuklarının sıkıntılarından bezmiş astımlı bir anne... Sert bir doğa atmosfe…

