Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: oruç aruoba
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yay…

Yazar: jean paul sartre, melda zirek
Jean-Paul Sartreın ilk romanı olan Bulantı, Alain Roquentin adlı kahramanının günlüğü biçiminde yazılmıştır. Uzun yolculuklardan sonra, on dokuzuncu yüzyılda yaşamış birinin hayatını araştırmak üzere Bouville kentine dönen Roquentin, yalnız bir insandır. Günlük tutmaya başlamasına neden olan tuhaf bir değişim geçirir. Çevresindeki nesneler karşısında bulantı duymaya başlar. Nesnelerin adları, anl…

Yazar: alfred brauchle
Binden fazla ruhsal toplu tedavi seansı gerçekleştiren ve elli bine yakın hastayı telkinle tedavi eden Alfred Brauchle, seanslarında yalnızca hastaları tedavi etmeyi değil, onları kimi zaman mucizevi bir deva etkisi gösterebilen kendi içlerindeki ruhsal güçlerden yararlanacak biçimde eğitmeyi de amaç edindi. Bilimsel gözlemlerinin sonuçlarını, tıp çevrelerinde büyük övgü ile karşılanan, geniş hal…

Yazar: oruç aruoba
Hani, yana yana dibine varmış bir mumun içinde oluşan oyuğun çeperi bir noktasında çatlamış, eriyik madde dışarı akmış, fitili de açıkta kalıp tükenmişken, çatlağı akmış maddeyle doldurup tıkayarak bitkin fitili yeniden yakınca, ufacık, güçsüz, belli belirsiz; ama, pırıl pırıl, yoğun, direngen -altı canlı mavi; üstü parlak sarı- bir alev elde edersin ya - onun gibi işte... Oruç Arıobahani, Oruç…

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: richard bach
Durgun denizin minik dalgacıkları üzerinde, güneşin altın gibi ışıldadığı pırıl pırıl bir sabahtı. Sahilden bir mil uzaklıkta, denizi kucaklarcasına ilerleyen bir balıkçı teknesi, martılara kahvaltı zamanının geldiğini haber veriyordu. Binlerce martı, bir lokma yiyecek için mücadeleye girişmişti bile. İşte zor bir gün daha başlıyordu.

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: jerome david salinger
Pek çok insanın hakkında konuştuğum için üzgünüm. Bildiğim tek şey; size anlattığım herkesi biraz özlüyorum. Bizim Stradlater'ı ve Ackley'i bile, sözgelimi. Sanırım o lanet Maurice'i bile özlüyorum. Sakın kimseye bir şey anlatmayın. Herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra. Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger'ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine…

Yazar: orhan pamuk
Galip, çocukluk aşkı, arkadaşı, amcasının kızı, sevgilisi ve kayıp karısı Rüya'yı karlı bir kış günü İstanbul'da aramaya başlar. Okuyucu, bir esrarlı alemin işaretleriyle dolu İstanbul'da Galip'in araştırmalarını ve karşılaştığı kişileri izlerken, bir yandan da bu araştırmaları değişik işaretler ve tuhaf hikayelerle tamamlayan köşe yazarı Celal'in satırlarıyla karşılaşır.…

Yazar: david wells
''Siz de Matematikçi Olabilirsiniz''. Doğrular, kareler ve sayılar gibi en basit matematiksel kavramları herkes bilir. Bir matematikçi olmak için yapmanız gereken tek şey bunlara düşgücü ve anlayışla bakmak, belki birkaç deney de yapmak ve anlamlı sonuçlara varabilmektir. Bir öğretmene orta öğretime yeni başlayan öğrencilerin daha ilk günden aritmetik hakkında ne bilmele…

Yazar: john allen paulos
Bu kitapta John Allen Paulos, ilkçağlardan günümüze mizaha, gülme edimine yüklenen anlamları ve bunların matematikle bağlantılarını inceliyor.Mizahi olanın içeriğinin, kültürden kültüre, dilden dile, durumdan duruma değişiklik gösterdiğini ancak yapısının evrensel olduğunu varsayarak yola çıkan Paulos; Aristoteles, Platon, Thomas Hobbes, James Beattie, Lewis Carroll gibi felsefe ve bilim alanında…

Yazar: erwin brecher
Bu kitapta ayrıntılara ne kadar dikkat ettiğinizin ipuçlarını bulacaksınız.

Yazar: theoni pappas
Matematik zevkini tatmak için matematiğin çevremizdeki nesnelerle çok az ilgisi olmadığını kavramak gerekir. Matematik, gelir-gider dengesini bulmak için kullanılan ya da karmaşık hesaplamalarıyla bizi sıkan bir konu değildir. Çok az kişi matematiğin çevremizle ve yaşamımızla iç içe olan gerçek doğasını kavrar. Çevremizdeki pek çok olgu matematikle anlatılabilinir. Matematiksel kavramlar, canlı h…

Yazar: barry f. clarke
Eğer düşünmeyi seviyorsanız ÇÖZ BAKALIM tam size göre bir kitap. Her tür beyin zevkine uygun bulmacalarla karşılaşacaksınız bu kitapta: Mantık problemleri, kelime bulmacaları, cebirsel oyunlar, görsel-uzamsal bilmeceler, mantıkdışı çözümlü sorular...Kitaptaki hiçbir öykü lise düzeyinin üstünde bir matematik bilgisi gerektirmiyor - güçlü bir zekanın dışında tabii...ÇÖZ BAKALIMda güçlük durumuna gö…

Yazar: zeki tez
''Matematik''... Tek başına bir kelime olarak, ismini verdiği esrarengiz dünyayı oldukça yetkin bir biçimde anlatıyor: ''Matematik''... İ.Ö. 550`li yıllarda, Pisagor Okulu üyelerince, ''öğrenilmesi gereken her şey'' anlamına gelecek şekilde kullanıldı. Aklın doğaya, dünyaya belirli bir düzen çerçevesinde yaklaşabilmesi, insanoğlunun y…

Yazar: sigmund freud
Avusturyalı nörolog ve psikanalist Sigmund Freud (1856-1939), Viyana Üniversitesinde tıp öğreniminin ardından ruhsal kökenli hastalıklar, özellikle isteri üzerinde araştırmalara yöneldi. Bir süre Viyanalı tıp doktoru Josef Breuer ile çalıştı. 1900lerde psikanalitik kuramını geliştirdi ve nevrozların tedavisi ile uğraştı. 1902de profesör oldu. 1908de, sonraki yıllarda birçok ünlü psikanalist yetiş…

Yazar: alfred adler
Alfred Adler (1870-1937) Viyanada doğdu. Tıp eğitimi gördükten sonra uzun yıllar Viyanada hekim olarak çalıştı. Freudun daveti üzerine 1902de onun çalışma grubuna katıldı. Freudla yaptığı ortak çalışmalar sırasında psikanaliz üzerine kendi görüş ve düşüncelerinin geliştirdi, bu da her iki bilim adamının 1911de birbirlerinden kopmasına neden oldu. Daha sonra Adler, kendi ekolü ve kendi dergisi ile…

Yazar: sigmund freud
...Psikanaliz, çocukların ruhsal yaşamından kalkarak erişkinlerin ruhsal yaşamını ele geçirmeye çaba harcamış, çocuk erişkinin babasıdır kuralına önem ve ağırlık kazandırmıştır. Erişkin ruhunun çocuk ruhunun bir uzantısı olduğunu saptamış, çocuk ruhunun erişkin ruhuna dönüşürken geçirdiği erişikliği ortaya koymuştur. Çocuklarımızın ilk yılları söz konusu olunca, pek çoğumuzun belleği bir boşluğu…









