
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: yusuf duman
Sen benim hüzün yanımsın. Güneşin vurmadığı gölgede kalan yanım. Kimselerin bilmediği kendime sakladığım. En çok ayazda kalmış olup da rüzgara savuramadığım, alıp alıp defalarca sineme sardığım yanımsın. En çok kanayan yarama sarmaya çalıştığımsın. Sardıkça kanayan kanadıkça sardığımsın. Sen benim hüzün yanımsın. Her doğan günle bir kez daha ümidimi yıkan tarafımsın. "Olmadı olmayacak"…
9/10Yazar: yusuf duman
Sen benim hüzün yanımsın. Güneşin vurmadığı gölgede kalan yanım. Kimselerin bilmediği kendime sakladığım. En çok ayazda kalmış olup da rüzgara savuramadığım, alıp alıp defalarca sineme sardığım yanımsın. En çok kanayan yarama sarmaya çalıştığımsın. Sardıkça kanayan kanadıkça sardığımsın. Sen benim hüzün yanımsın. Her doğan günle bir kez daha ümidimi yıkan tarafımsın. "Olmadı olmayacak"…
Yazar: yusuf duman
Sen benim hüzün yanımsın. Güneşin vurmadığı gölgede kalan yanım. Kimselerin bilmediği kendime sakladığım. En çok ayazda kalmış olup da rüzgara savuramadığım, alıp alıp defalarca sineme sardığım yanımsın. En çok kanayan yarama sarmaya çalıştığımsın. Sardıkça kanayan kanadıkça sardığımsın. Sen benim hüzün yanımsın. Her doğan günle bir kez daha ümidimi yıkan tarafımsın. "Olmadı olmayacak"…

Yazar: erzurumlu ibrahim hakkı
Marifatname, bir Mukaddime ile üç Fen ve bir Hatime olmak üzere beş ayrı bölüm üzerine tertip olunmuştur. Bu kısımlar da kendi içlerinde Bab, Fasıl, Nevi olarak ayrılmıştır. Bunların dışında başta ve sonda, bir kaç sayfalık yazılar vardır.

Yazar: ismail bilgin
Kendisinden her bakımdan üstün düşmana karşı Osmanlı Devletinin son kalesi İstanbulu kaybetmemek için canını dişine takarak yaptığı, âdeta küllerinden yeniden doğduğu zaferdir.Çanakkale Savaşı, bir dizi yenilgi ve başarısızlıklardan sonra gelen büyük bir zaferdir. Kendisinden her bakımdan üstün düşman karşı Osmanlı Devletinin son kalesi İstanbulun ele geçmemesi için canını dişe takarak yaptığı, â…

Yazar: yavuz bahadıroğlu
Osmanlı yürekli olmak Fatihler nasıl yetişir? Devlet, milletle nasıl bütünleşir? Amerikadan nasıl vergi alırdık? Padişahlar diktatör müydü? Farklı kültürler nasıl bir arada yaşardı? Tarih sürekli bir başlangıçtır. Şimdi Osmanlı zamanı Osmanlı toplumu, bir sevgi, şefkat ve yardım toplumuydu. Devlet, hayat ve hayrat devleti, insan hayrat ve hasenat insanıydı. Osmanlıda hayat ahirete dönüktü. Ah…

Yazar: halit ertuğrul
Her okuyanın kendini bulduğu ve Allaha yöneldiği bu eser, satış rekorları kırmakta ve elden ele dolaşmaktadır. Ünlü bir ateistin dönüşünü anlatan ve Kuranla kucaklaşmasını dile getiren bu kitap, özellikle de gençlerin manevi bunalımlarına bir ilaç gibi gelmektedir.

Yazar: elif şafak
Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur…

Yazar: s. muhammed saki erol
Ailenizde mutluluk ve saadeti yakalamak isteyenler için ilaç gibi gelecek bir kitap

Yazar: nazan bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu'ndan Trabzon-Tebriz-Tiflis-Batum-İstanbul hattında geçen muhteşem bir roman. Balkan Savaşı döneminde başlayıp I. Dünya Savaşı'na uzanan bir öykü... Trabzon'dan ve Tebriz'den doğup birbirlerine doğru yol alan iki hayat; önce deli akan sonra durgunlaşan iki ırmak... Aslında çok ırmak... Tebriz'in en büyük, en asil halı tüccarının deli fişek oğlu Setta…

Yazar: ahmed günbay yıldız
Yıllardır beklenendi Can.. Nergisçe yolu gözlenendi. Ansızın çıkıp gelişiydi bir genç kızı yeniden dirilten. Nergis′e can vermeyi kim istemezdi... Dilde destanlaşan bir çocukluk aşkının öyküsü bu. Kalbur üstü yüreklerin ihanete boyun eğişi değil. Yüreklerden mektuplara arz edilen bir sevdanın dost eliyle parçalanışıydı bu. Bin parçaya bölünen bir yüreğin ve hep bekleyen bir çift nemli gözün öyküs…

Yazar: hilmi aydın
Biliyorum, gözyaşı sana yakışıyor. Bunu sen de biliyorsun. Ama gülen bir yüzün vardı, beni hayata bağlayan. Ve şimdi ağlıyorsun. Zaman geçti, sen büyüdün. Ben hâlâ sana Geceleri ağlama! diyorum. Tatlı bir uykuya dalıyorsun. Sana söylediğim eylemlere sâdık kalamadığımı hiç bilmiyorsun. Çünkü o saatlerde sen hep uykuda oluyorsun. Haydi, uyu artık. Yarın erken kalkmalı ve okuluna gitmelisin. Gülen y…

Yazar: randy pausch
Pankreas kanseri, 3 ay ömür biçilen dünyaca ünlü bir bilim adamı; Ama her şeyden önce 1,2 ve 5 yaşlarında üç tane çocuğu olan ve onlardan -hele de şimdi-hiç ayrılmak istemeyen son derece duygusal bir baba; Gelecek yirmi senede çocuklarına öğreteceklerini, günün birinde onların sahiline vuracak bir şişeye sığdırmaya çalışıyor. İşte böyle bir adamın bütün dünyaya ve en başta da çocuklarına mira…

Yazar: beyazıt akman
1492. Endülüs medeniyeti katlediliyor. Tüm dünya seyirci kalıyor. Bir Osmanlı sultanı hariç.. Endülüs'teki Osmanlı ajanı Kara Davud, karısı Elif'in hasretiyle yanıp, kendi topraklarına dönmeyi beklerken hayatının en zorlu göreviyle karşı karşıya kalır... Granada İslam İmparatorluğu'nun çökmesiyle birlikte Katolik Avrupa'nın önündeki tek engel artık Sefaradlar, yani Endülü…

Yazar: mehmet akif ersoy
İstiklâl Marşı şairi Mehmed Âkif Ersoyun Safahât (safhalar; evreler) adlı kitabı, daha önce tek tek yayımlanmış yedi kitabından oluşur. Mehmed Âkif, bütün düşünsel yaşamının özü ve özeti olan bu manzumelerinde, tüm Müslümanların birleşmesini, İslâm dininin boşinançlardan arındırılmasını, asr-ı saâdete (Hz. Muhammedin dönemindeki yaşama biçimi) dönülmesini savunur. Safahâtın elinizdeki basımında,…

Yazar: özdemir asaf
Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum Özdemir Asaf’ın kendi sesinden şiirler Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum kitabı ve bu kitapla birlikte verilen CD, Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun’un babasının sesini kaydettiği kayıtlarından oluşuyor. Bu kayıtlarda Özdemir Asaf’ın kendi sesinden dinleyeceğimiz şiirleri ve bir de İstanbul Ra…

Yazar: john verdon
Mark Mellery, posta kutusuna bırakılmış imzasız bir mektup alır. Mektupta şöyle yazmaktadır: “Aklından herhangi bir sayı tut – 1 ila 1000 arasında herhangi bir sayı.” Mellery öylesine 658 sayısını tutar. Not şöyle devam etmektedir: “Sırlarını nasıl bildiğimi göreceksin… Küçük zarfı aç.” SENİ O KADAR İYİ TANIYORUM Kİ NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ BİLİYORUM "Aldıklarını geri vereceksin Vermiş oldukl…











