Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: ihsan oktay anar
Eflâtun rengi hayaller kuran bir 'suskun'un sözleridir, bu roman. İşittiğini gören, gördüğünü dinleyen, dinlediğini sessizliğin büyüsüyle sırlayan ve tüm bunların görkemini hikâye eden bir adamın alçakgönüllü dünyasına misafir olacaksınız, satırlar akıp giderken. O ise, muzip bir tebessümle size eşlik edecek, sessizce... Sayfaları birer birer tüketirken, benzersiz erguvanî düşlerin …

Yazar: oğuz atay
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve oyun oynuyormuş gibi ilgilenme yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.

Yazar: murat uyurkulak
''Bu ülke, ki Netamiye derler adına, ulu bir ejderhanın mide fesadından doğdu. Biz oradaydık, gördük her şeyi. Kıyametin yarım boy küçüğü bir alamet gündü. Yalan elbet, ulu falan değildi ejderha. Kanatlarından irin saçan, pespaye bir yaratıktı aslında. Hastaydı, uçarken kusuyordu sürekli. Şöyle son bir kez titredi, süzülürken ağzını açtı ve macunumsu fokurdak bir sıvıyı, uzun ince kilim…

Yazar: murat uyurkulak
Yazarın ağzından; -''Tol'' ne demek? -Kürtçe intikam. İki nedeni var bu kelimeyi kullanmamın. Kelimeyi çok sevdim, çünkü intikam biraz daha alışılmış, biraz daha gevşek bir kelime gibi. Tol biraz çekiç gibi. Bir de Kürtçe olması. Bu ülkedeki en büyük “kenardakiler”in dili. Ülkenin yüzde 90’ı yoksul, onlar zaten kenarda, kadınlar, eşcinseller... Ben Kürt değilim ama bir m…

Yazar: hasan ali toptaş
“İnceldiğinde, çeşitli sebeplerle delindiği de olur uykunun. Ne bileyim, bazen zihnimizdeki sivri uçlu bir hatıra deler onu; bazen henüz hazmedemediğimiz bir sözün acısı, bazen kolu bacağı aklımızın dışında kalan bir düşünce yahut bir duygu, bazen de etrafımızda olup biten, bizim fark edemediğimiz meçhul bir şey deler. İşte o vakit delinen yerden içerisi görünmez ama dışarısı görünür. Hakikat ora…

Yazar: khaled hosseini
Nereye giderseniz gidin, ülkeniz peşinizden gelir. Artık siz orada yaşamasanız da o, içinizde yaşar. Afganistan'ın Khaled Hosseini'de yaşadığı gibi... Bin Muhteşem Güneş, ilk romanı Uçurtma Avcısı'yla tüm dünyada inanılmaz bir başarı yakalayan Hosseini'nin ikinci romanı.Yazar bu romanında da yine doğduğu toprakları anlatıyor. Bu kez iki kadının kesişen yaşamları ve dostluklar…

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: yalçın tosun
Yeni öykücülüğümüze hatırı sayılır bir katkı olarak da görüp okunabilecek bir ilk kitap! Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler bir ilk kitap... Olgun bir dille, dipdiri öyküler kotarıyor Yalçın Tosun. İnsana, dünyaya, çevresine, dahası kendi içine eğilip bakma gözü pekliğini gösterirken dostluğu, sevgiyi, mutluluk arayışını da hüzünle dillendiriyor. Dile gelmeyen, onun kaleminde incelikli bir kurguy…

Yazar: william cuthbert faulkner
Yüzyılın klasikleri arasına girmiş bir roman Ses ve Öfke. Faulkner'ın , kendine özgü yoğun dili ve kurgusuyla, yaşananları, düşünülenleri, yayılan ya da sıkışan duyguları tüm bir atmosfer içinde vermekteki ustalığını doyasıya gösteren bir roman. Ses ve Öfke' de, ABD'nin güneyinde yaşayan Compson ailesinin dağılışı farklı bilinçlerle izleniyor. Zihinsel engelli oğul Benjy'…

Yazar: mine söğüt
1979 yılı, gerçekten de, göründüğü gibi 1 Ocak Pazartesi günü başlayıp 31 Aralık Pazartesi günü mü bitti? 1979a, o yıl yaşananlara, bugün baktığımızda neler görmeliyiz? Sadece 12 Eylüle varan süreci mi? Yoksa 12 Eylül sonrasını da mı?Türk edebiyatının öne çıkan genç yazarlarından Mine Söğüt, yaşananların yazılanlardan daha uçuk, hayatın şiddetinin yazının hayal bile edemeyeceği kadar uçta olabile…

Yazar: mine söğüt
“Girdiği kabın şeklini alan su, geçtiği yolların rengini de çalarmış…” Mine Söğüt’ten Unutulmayacak Delilik Hikâyeleri Beş Sevim Apartmanı – Rüya Tabirli Cinperi Yalanları, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulâde Yılı 1979, Madam Arthur Bey ve Hayatındaki Her Şey gibi romanları ve çeşitli biyografi, monografi, söyleşi kitaplarıyla okurların yakından tanıdığı Mine Söğüt bu defa hikâyeleriyle kar…

Yazar: sabahattin ali
İşte adaşım, sana seven bir Çingenenin hikayesi. Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramız…

Yazar: sabahattin ali
İşte adaşım, sana seven bir Çingenenin hikayesi. Çiçeklerin açtığı mevsimde, senin kollarına yaslanan ve çiçekler kadar güzel kokan bir vücutla uzak su kenarlarında oturmak ve öpüşmek, yoruluncaya kadar öpüşmek hoş şeydir... Seni gördüğü zaman zalimce başını çeviren mağrur bir dilberin kapısı önünde ve ay ışığı altında sabaha kadar dolaşmak, bunu candan arkadaşlara ağlayarak anlatmak, -söz aramız…

Yazar: gün zileli
İkinci Cumhuriyetin ilân edildiği 2 Nisan 2024 günü İkinci Cumhuriyet Meydanı adını alan, eski adıyla Taksim Meydanındaki, eskiden Sular İdaresinin olduğu yere dikilen, Londradaki Big Benin taklidi, halkın alayla Big Sen dediği kule-saat 12yi vurur ve saatin altındaki ışıklı bölmede 22 Mart 2046 tarihi 23 Mart 2046ya dönüşür.Evet, bize gelen haberlere göre, birkaç saat içinde, bölgemizdeki işletm…

Yazar: paulo coelho
Seni kendimden bile daha çok seviyorum. Eğer bunu söyleyebilirsem kendimle barış içinde yaşamayı sürdürebilirim, çünkü bu aşk beni rehin aldı.Ünlü, başarılı, zengin bir yazarın savaş muhabirliği yapan karısı Esther bir gün ansızın ortadan kaybolur. Esther kaçırılmış mıdır, öldürülmüş müdür, yoksa kocasını mı terk etmiştir? Çok sevdiği karısını bulmak için yanıp tutuşan yazar, Estherin en son bir…

Yazar: kolektif
Doç. Gülperi Sertin hazırlamış olduğu seçme öykülerde İngilizceden dilimize çevrilmiş çeşitli yazarların sevilen öykülerini bulacaksınız.Amerikan edebiyatının önde gelen otuz bir yazarının büyük bir titizlikle seçilen otuz dokuz öyküsünün yer aldığı bu seçki, sizleri Amerikan edebiyatının kültürel çeşitliliği ile tanıştıracak, bilmediğiniz dünyalara götürecek.





