
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: adelheid meutes, judith bessert
Günün birinde bir keşiş Zen Ustası Joshu'ya sormuş "Zen nedir? Lütfen öğret bana". "Kahvaltı ettin mi?"diye sormuş Joshu "Evet, Usta" demiş keşiş. "Öyleyse" demiş Joshu "Git çanağını yıka". Zen özel bir şey değildir. Zen sizin dininizdir, benim dinimdir. Japonların dinidir. Zen Kızılderililerin, İslam'ın dinidir. Bir felsefedir. Bedenimi…

Yazar: adelheid meutes, judith bessert
Günün birinde bir keşiş Zen Ustası Joshu'ya sormuş "Zen nedir? Lütfen öğret bana". "Kahvaltı ettin mi?"diye sormuş Joshu "Evet, Usta" demiş keşiş. "Öyleyse" demiş Joshu "Git çanağını yıka". Zen özel bir şey değildir. Zen sizin dininizdir, benim dinimdir. Japonların dinidir. Zen Kızılderililerin, İslam'ın dinidir. Bir felsefedir. Bedenimi…

Yazar: arthur schopenhauer
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan ''Eristik Diyalektik'' yöntemini tariflendiriyor. Bir tezin objektif olarak ''doğruluğu ve haklılığından'' ziyade dinleyi…
8/10Eristik Diyalektik, gerçekten haklı olup olmamaya bakmaksızın, haklı çıkma sanatı olarak tanımlanıyor. Tartışmalarda kullanılan hileler ele alınıyor. Ancak bugün Kuantum Fiziği gibi alanlar tarafından özdeşlik ilkesi bile ihlal edilmişken çok fazla işe yarayacağını söyleyemem.

Yazar: arthur schopenhauer
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan ''Eristik Diyalektik'' yöntemini tariflendiriyor. Bir tezin objektif olarak ''doğruluğu ve haklılığından'' ziyade dinleyi…

Yazar: arthur schopenhauer
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan ''Eristik Diyalektik'' yöntemini tariflendiriyor. Bir tezin objektif olarak ''doğruluğu ve haklılığından'' ziyade dinleyi…

Yazar: arthur schopenhauer
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan ''Eristik Diyalektik'' yöntemini tariflendiriyor. Bir tezin objektif olarak ''doğruluğu ve haklılığından'' ziyade dinleyi…

Yazar: arthur schopenhauer
19. yüzyıl felsefesinin önemli figürlerinden, Kant'ın öğrencisi, Alman filozof Arthur Schopenhauer, 1830'da kaleme aldığı bu metinde, kökleri antik Yunan felsefesine uzanan, tartışmalarda her koşulda haklı çıkma sanatı olan ''Eristik Diyalektik'' yöntemini tariflendiriyor. Bir tezin objektif olarak ''doğruluğu ve haklılığından'' ziyade dinleyi…

Yazar: terry eagleton
Kendine yeten doğal varlıklar olmadığımız gibi, doğuştan kültürel varlıklar da değiliz. Hayatta kalmak için doğayla aramızdaki uçurumu kültürle kapatmak zorundayız. Eagleton, her zamanki akıcı ve çarpıcı anlatımıyla, böylesine mecbur olduğumuz kültür düşüncesinin geçmişten günümüze izini sürüyor. Farklı kültür yorumlarını titizlikle irdeleyerek tartışmaya açarken, bir yandan toplum tasarımlarına,…

Yazar: philippe corcuff
Bireyselleşme ve bireysellik sorunları, toplumsal soruna koşut olarak, toplum bilimlerinin öncülerinden Karl Marx ve Emile Durkheimı da epeyce uğraştırmıştır. Gerçi onların çoğu zaman esas olarak kolektif olanla ilgilenmiş ve kolektif olan adına konuşmuş oldukları düşünülür. Ama hiç de öyle olmadıklarını, bireyin modern serüvenlerinin onların dikkatini özellikle çekmiş olduğunu göreceğiz. Toplum…
8/10Birey-toplum ilişkisini, temel olarak bu dört isim üzerinden incelemesine rağmen çok sayıda çağdaş sosyolog ve siyaset felsefecisinden de alıntılar yapmakta ve kendi tezini "liberter sosyal demokrasi" olarak nitelendirmekte. Ben açıklayıcı bir kitap beklerken, bir siyasetbilimcinin kendi tezini dill

Yazar: philippe corcuff
Bireyselleşme ve bireysellik sorunları, toplumsal soruna koşut olarak, toplum bilimlerinin öncülerinden Karl Marx ve Emile Durkheimı da epeyce uğraştırmıştır. Gerçi onların çoğu zaman esas olarak kolektif olanla ilgilenmiş ve kolektif olan adına konuşmuş oldukları düşünülür. Ama hiç de öyle olmadıklarını, bireyin modern serüvenlerinin onların dikkatini özellikle çekmiş olduğunu göreceğiz. Toplum…

Yazar: philippe corcuff
Bireyselleşme ve bireysellik sorunları, toplumsal soruna koşut olarak, toplum bilimlerinin öncülerinden Karl Marx ve Emile Durkheimı da epeyce uğraştırmıştır. Gerçi onların çoğu zaman esas olarak kolektif olanla ilgilenmiş ve kolektif olan adına konuşmuş oldukları düşünülür. Ama hiç de öyle olmadıklarını, bireyin modern serüvenlerinin onların dikkatini özellikle çekmiş olduğunu göreceğiz. Toplum…

Yazar: philippe corcuff
Bireyselleşme ve bireysellik sorunları, toplumsal soruna koşut olarak, toplum bilimlerinin öncülerinden Karl Marx ve Emile Durkheimı da epeyce uğraştırmıştır. Gerçi onların çoğu zaman esas olarak kolektif olanla ilgilenmiş ve kolektif olan adına konuşmuş oldukları düşünülür. Ama hiç de öyle olmadıklarını, bireyin modern serüvenlerinin onların dikkatini özellikle çekmiş olduğunu göreceğiz. Toplum…

Yazar: philippe corcuff
Bireyselleşme ve bireysellik sorunları, toplumsal soruna koşut olarak, toplum bilimlerinin öncülerinden Karl Marx ve Emile Durkheimı da epeyce uğraştırmıştır. Gerçi onların çoğu zaman esas olarak kolektif olanla ilgilenmiş ve kolektif olan adına konuşmuş oldukları düşünülür. Ama hiç de öyle olmadıklarını, bireyin modern serüvenlerinin onların dikkatini özellikle çekmiş olduğunu göreceğiz. Toplum…

Yazar: philippe corcuff
Bireyselleşme ve bireysellik sorunları, toplumsal soruna koşut olarak, toplum bilimlerinin öncülerinden Karl Marx ve Emile Durkheimı da epeyce uğraştırmıştır. Gerçi onların çoğu zaman esas olarak kolektif olanla ilgilenmiş ve kolektif olan adına konuşmuş oldukları düşünülür. Ama hiç de öyle olmadıklarını, bireyin modern serüvenlerinin onların dikkatini özellikle çekmiş olduğunu göreceğiz. Toplum…

Yazar: terry eagleton
Kendine yeten doğal varlıklar olmadığımız gibi, doğuştan kültürel varlıklar da değiliz. Hayatta kalmak için doğayla aramızdaki uçurumu kültürle kapatmak zorundayız. Eagleton, her zamanki akıcı ve çarpıcı anlatımıyla, böylesine mecbur olduğumuz kültür düşüncesinin geçmişten günümüze izini sürüyor. Farklı kültür yorumlarını titizlikle irdeleyerek tartışmaya açarken, bir yandan toplum tasarımlarına,…

Yazar: georges politzer
Georges Politzer her Şeyden önce Gülüştür. Meydan okumanın Gülüşü; başkaldırmanın değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, tarihin mahkumiyet hükmünden kurtulmak için eski dünyanın güçleriyle açıkça alay eden marksistin Gülüşü. Zincirler içinde, Pucheunün karşısında, Gestaponun işkenceleri içinde bile, galip gelenin Gülüşü; infaz mangasının karşısında, galip gelenin Gülüşü. Politzerin yapıtı,…

Yazar: samed behrengi
Bir zamanlar bir Küçük Kara Balık annesiyle birlikte küçük bir derede yaşamaktaymış... Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen, İran şahlık rejiminin muhalif yazarı Samed Behrengi'nin en ünlü kitabıdır Küçük Kara Balık. Küçük Kara Balık, çocuklar için yazılan bir masal kitabı olmanın ötesinde, 7'den 70'e herkesin okuması gereken adalet, eşitlik ve özgürlük üzerine yazılmış b…

Yazar: sigmund freud
Uzun vadede hiçbir şey mantık ve deneyime karşı koyamaz ve dinin bu ikisiyle olan çelişkisi de son derece açık bir şekilde ortadadır. Hatta arıtılmış dinsel düşünceler bile, dinin verdiği tesellinin herhangi bir bölümünü korumaya çabaladıkları sürece bu gelecekten kurtulamayacaklardır. Bu düşünceler kendilerini, özellikleri tanımlanmayan ve amaçları sezilemeyen daha üstün bir ruhsal varlığa duyul…

Yazar: simone de beauvoir
Kızgın, karşı konmaz, öfkeyle dolu, her şeyde aşırı, töreler konusunda görülmedik bir hayalleme sapışı taşıyan, bağnazlığa dek tanrısız... Bir iki lafla ben böyleyim işte diyor, sadizm terimine adını veren Marquis de Sade. imilerine göre, insan biçimine bürünmüş bir mutlak kötülük, kimilerine göreyse bir özgürlük savunucusu... İlk lanetli yazar... işiliği kadar, hayat serüveni de yer yer karanlık…
7/10
