
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ihsan süreyya sırma
Her şey Devlet için zihniyeti müslümanların kafalarına o denli yerleştirildi ki, Her şey din için inancı kayboldu. Ve müslümanlar saltanat ve diktatorya rejimleri uğruna ulul-emrler zihniyetinin kulları oldular. Ulul-emr -nasıl olursa olsun- la yusel bir hale getirilip kutsallaştırıldı. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanları ezen ulul-emrler, Yezid zihniyetinin mirasçısı oldular ve kendil…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Her şey Devlet için zihniyeti müslümanların kafalarına o denli yerleştirildi ki, Her şey din için inancı kayboldu. Ve müslümanlar saltanat ve diktatorya rejimleri uğruna ulul-emrler zihniyetinin kulları oldular. Ulul-emr -nasıl olursa olsun- la yusel bir hale getirilip kutsallaştırıldı. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanları ezen ulul-emrler, Yezid zihniyetinin mirasçısı oldular ve kendil…

Yazar: cahit zarifoğlu
Yeni Türkçe deki hatıra türünün en yetkin örneklerinden biri olan Yaşamak, toplumsal olarak bir ışığa dönüştürmek istediğimiz acıya, bireysel bir dünyada aydınlık sağlamaktadır. Zarifoğlu, çevremizde gelişen olayların gözümüzü yorduğu ve bizim, hayatın bütünsel akışıyla olan bağlarımızı güçlükle koruduğumuz dönemde, o bağlara canlılık veren birkaç şairimizden biridir. Yaşamak, şiirindeki derinli…

Yazar: ahmed arif
Hasretinden Prangalar Eskittim, ilk kez 1968 yılında yayımlandı. O tarihten günümüze defalarca baskı yaptı. Birbirini takip eden birkaç kuşak sosyalist ve devrimcinin ellerinde, sözlerinde ve şarkılarındaydı. Birçok kişinin acı tatlı hatıralarında unutulmaz, özel bir yeri oldu. Ahmed Arif şiirleri bizce, hem şairin kendi kuşağının hem de ardından 68-78 kuşaklarının memleket ve halk sevgisini, isy…

Yazar: ahmet şeyhun
Saygı duyulan bir devlet adamı ve yetenekli bir diplomat olan Said Halim, her şeyden önce etkili bir düşünürdü. II. Meşrutiyet dönemi boyunca (1908-1920) İslamcı ekolün en sözünü sakınmayan temsilcisi oldu. İslamcı ekolün içindeki konumu modernist-reformcu olarak tanımlanabilir: Modernistti, çünkü söylemi modern Batılı bir üsluptaydı. (...) Reformcuydu, çünkü İslamın özüne dönülmesi taraftarıydı.…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…

Yazar: ömer hayyam
Ömer Hayyam: Doğum ve ölüm tarihleri çeşitli kaynaklara göre farklılık gösterse de, 11. yüzyılın ortalarında doğduğu, 12. yüzyılın ilk çeyreği civarında öldüğü kabul edilen İranlı şair, felsefeci ve bilim adamı. Günümüzde ise, daha çok rubai türünün yaratıcısı olarak kabul gören Hayyamın dörtlükleri, Türkçeye Yahya Kemal ve Abdülbaki Gölpınarlı başta olmak üzere pek çok kez çevrildi. Sabahattin E…

Yazar: platon
Platon, nefret ettiğini söylediği dönemin politik yapısından ve devlet düzeninden yakınırken, yozlaşmanın örneği olarak arkadaşı olan yaşlı bir adamın haksız yere ölüme mahkûm edilişini örnek gösterir. Sokratestir bu kişi. Sokratesin ünlü Savunması biri Xenaphona biri de Platona ait olan iki metnin üzerinden günümüze ulaşmıştır. Savunma bize, bir yandan İÖ 4. yüzyılın Atinasının hukuk sisteminin…

Yazar: yaşar kemal
Kuşlar da Gitti, İstanbul’un çürüyen, kirlenen yüzünün ve insanlığın da şehirle birlikte yok oluşunun romanıdır. Kuşların bir zamanlar mekân tuttuğu İstanbul’da çocuklar onları yakalayarak cami, kilise ve sinagogların kapılarında “azat buzat beni cennet kapısında gözet” diyerek satarlar. Ancak çocuklar satamadıkları kuşları yemek zorunda kalırlar. “Sağlam bir kitap, yoğun bir insan sevgisi ve…

Yazar: yaşar kemal
Bir Anadolu kasabasında, çeltikçi ağaların yönetmeliklere karşı gelerek ektikleri çeltik sıtmaya neden olur. İdealist ve genç kaymakam tüm tecrübesizliğiyle, sıtmaya tutulan kasaba halkı adına ağalarla mücadeleye girişir. Ancak kaymakam kasabadan, ardından teneke çalınarak sürülür. Teneke idealizm ile baskın güç arasındaki mücadelenin romanıdır. “Teneke kuruluş halindeki milli edebiyatımızın n…

Yazar: amin maalouf
Afrikalı Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bri yaşamöyküsü: Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü yazmış olsaydı yazacağı gibi... Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant, Tanios Kayası, Doğunun Limanları, ve…

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: ihsan süreyya sırma
Her şey Devlet için zihniyeti müslümanların kafalarına o denli yerleştirildi ki, Her şey din için inancı kayboldu. Ve müslümanlar saltanat ve diktatorya rejimleri uğruna ulul-emrler zihniyetinin kulları oldular. Ulul-emr -nasıl olursa olsun- la yusel bir hale getirilip kutsallaştırıldı. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanları ezen ulul-emrler, Yezid zihniyetinin mirasçısı oldular ve kendil…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Her şey Devlet için zihniyeti müslümanların kafalarına o denli yerleştirildi ki, Her şey din için inancı kayboldu. Ve müslümanlar saltanat ve diktatorya rejimleri uğruna ulul-emrler zihniyetinin kulları oldular. Ulul-emr -nasıl olursa olsun- la yusel bir hale getirilip kutsallaştırıldı. Bugün dünyanın çeşitli yerlerinde müslümanları ezen ulul-emrler, Yezid zihniyetinin mirasçısı oldular ve kendil…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Hz. Peygamber(s.a.s)in vefatından sonra İslam Devlet Başkanlığını Onun halifeleri yürüttüler. Peygamber (s.a.s.)in ölümüyle Peygamberlik bitmiş, vahiy kesilmiştir. Fakat onun geriye bıraktığı İslam Devletinin idaresi devam etmeliydi; ve bu idareyi üstlenecek Devlet Başkanları gerekirdi ki bunlara halifeler denmektedir. Takdim ettiğimiz bu araştırmada sadece İslam Tarihinde Hulefay-i Raşidin diye…
7/10
Yazar: ihsan süreyya sırma
Hz. Peygamber(s.a.s)in vefatından sonra İslam Devlet Başkanlığını Onun halifeleri yürüttüler. Peygamber (s.a.s.)in ölümüyle Peygamberlik bitmiş, vahiy kesilmiştir. Fakat onun geriye bıraktığı İslam Devletinin idaresi devam etmeliydi; ve bu idareyi üstlenecek Devlet Başkanları gerekirdi ki bunlara halifeler denmektedir. Takdim ettiğimiz bu araştırmada sadece İslam Tarihinde Hulefay-i Raşidin diye…

Yazar: ihsan süreyya sırma
Hz. Peygamber(s.a.s)in vefatından sonra İslam Devlet Başkanlığını Onun halifeleri yürüttüler. Peygamber (s.a.s.)in ölümüyle Peygamberlik bitmiş, vahiy kesilmiştir. Fakat onun geriye bıraktığı İslam Devletinin idaresi devam etmeliydi; ve bu idareyi üstlenecek Devlet Başkanları gerekirdi ki bunlara halifeler denmektedir. Takdim ettiğimiz bu araştırmada sadece İslam Tarihinde Hulefay-i Raşidin diye…

Yazar: bejan matur
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri…
8/10
Yazar: bejan matur
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri…

Yazar: bejan matur
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri…

Yazar: bejan matur
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri…

Yazar: bejan matur
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri…


