
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: paul auster
Bir gün bir yazarı New York Timesdan ararlar ve Noel günü gazetede yayınlanacak bir hikâye yazmasını isterler. Yazar öneriyi geri çevirmeye çalışırsa da, ısrarlar karşısında kabul etmek zorunda kalır. Ama nasıl yazacaktır? Hem ustaların öyküleriyle boy ölçüşemeyeceğini bilmekte, hem de alışılmış aşırı duygusal Noel öykülerinden nefret etmektedir. Sorununu, bir purocuda tezgâhtarlık yapan Auggie W…
7/10
Yazar: ısabel allende
Daha önce yayımladığımız Ruhlar Evi, Eva Luna ve Eva Luna Anlatıyor adlı kitapları büyük bir ilgiyle karşılanan Şilili ünlü kadın yazar Isabel Allende, yazarlık anlayışını şöyle özetliyor: Yazarken, karanlığı dile getiriyorum; hemen her zaman böyle oluyor, çünkü gerçekliğin bir parçasıdır karanlık. Ama kitaplarımın karamsar olduğunu sanmıyorum. Kitaplarımda çok fazla acımasızlık var, ama aynı zam…

Yazar: ısabel allende
Daha önce yayımladığımız Ruhlar Evi, Eva Luna ve Eva Luna Anlatıyor adlı kitapları büyük bir ilgiyle karşılanan Şilili ünlü kadın yazar Isabel Allende, yazarlık anlayışını şöyle özetliyor: Yazarken, karanlığı dile getiriyorum; hemen her zaman böyle oluyor, çünkü gerçekliğin bir parçasıdır karanlık. Ama kitaplarımın karamsar olduğunu sanmıyorum. Kitaplarımda çok fazla acımasızlık var, ama aynı zam…

Yazar: ısabel allende
Daha önce yayımladığımız Ruhlar Evi, Eva Luna ve Eva Luna Anlatıyor adlı kitapları büyük bir ilgiyle karşılanan Şilili ünlü kadın yazar Isabel Allende, yazarlık anlayışını şöyle özetliyor: Yazarken, karanlığı dile getiriyorum; hemen her zaman böyle oluyor, çünkü gerçekliğin bir parçasıdır karanlık. Ama kitaplarımın karamsar olduğunu sanmıyorum. Kitaplarımda çok fazla acımasızlık var, ama aynı zam…

Yazar: birgül oğuz
Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…


Yazar: birgül oğuz
Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: haldun taner
Haldun Taner bu kitabında, zamanı durdurmanın çaresi olmadığını, onun yine her zamanki gibi akıp gideceğini; buna karşın bu geçişin iyice hissedilmesini, adım adım bilincine varılarak şimdiki zamana gelinmesini ister. 1955 Sait Faik Öykü Ödülü.

Yazar: halid ziya uşaklıgil
Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.

Yazar: ısabel allende
Daha önce yayımladığımız Ruhlar Evi, Eva Luna ve Eva Luna Anlatıyor adlı kitapları büyük bir ilgiyle karşılanan Şilili ünlü kadın yazar Isabel Allende, yazarlık anlayışını şöyle özetliyor: Yazarken, karanlığı dile getiriyorum; hemen her zaman böyle oluyor, çünkü gerçekliğin bir parçasıdır karanlık. Ama kitaplarımın karamsar olduğunu sanmıyorum. Kitaplarımda çok fazla acımasızlık var, ama aynı zam…

Yazar: birgül oğuz
Çünkü onlar ‘annelerini erken, babalarını ölümlerine yakın seviyor. Onlar en çok bunu biliyor. Babalarsa sevilmeye gelmiyor. Babalar bir kere sevildi mi hemen kısalıp ölüyor. Buna önce yas, sonra yasa deniyor. Böyle oluyor: Çocuk tüfeği eline alıyor. Namlunun ucunda: okunaksız bir baba. Sonra korkunç şeyler oluyor. Kırık cıncık ve leke. Saçma ve kül. Ve bir de bakmışsın, baba gökte soluk bir ambl…

Yazar: burçak çerezcioğlu
Yaşam ve ölüm arasındaki çizgi bazen çok incelebilir. Bu çizgide yaşanan hayatlar vardır. Can yıkıcı hayatlar. Emek emek büyütülen sevgiler vardır. Cesaret olmadan tek adım atılamayacak tehlikelerin içine sokar insanı. Acıya beklenmedik faturalar çıkarır. En umulmadık anda, renkler değişir. Küçücük bir yaşamın ardında kalan, insanın kendisinden büyütüp sevdiği, korumaya yazgılı olduğu bağlılıklar…

Yazar: orhan pamuk
Kafamda Bir Tuhaflık hem bir aşk hikâyesi hem de modern bir destan. Roman, bozacı Mevlut ile üç yıl aşk mektupları yazdığı sevgilisinin İstanbul'daki hayatlarını hikâye ediyor. 1969 ile 2012 arasında, kırk yılı aşkın bir süre Mevlut, İstanbul sokaklarında yoğurtçuluk, pilavcılık, otopark bekçiliği gibi pek çok iş yapar. Bir yandan sokakların çeşit çeşit insanla dolmasını, şehrin büyük bölümü…

Yazar: jane bowles
''Çocukluğumuzda ağaçların üstüne yaptığımız evleri hatırlarsın... Çocukken tırmanıp içine girer, yaprakların arasında gözlerden uzak kalınca da evden kaçma planları yaparsın. Çocuklar ağaç evleri severler. Mesela lafı hiç gevelemeden sana son derece orijinal ama bir o kadar da sığ bir kadın olduğumu söylesem... bir anlamda, çok sığ. Rezaletten korkarım.'' Özgün, harekete g…

Yazar: bercuhi berberyan
Ermenistanda Bir Türkiyeli, vatan bildiği yerde vatandaş sayılmayan, vatanı sanılan yeri vatan sayamayan Türkiyeli bir Ermeninin, başka Ermenilerin vatanı Ermenistana yaptığı gezinin kendisinde bıraktığı derin izleri anlama ve paylaşma çabasının ürünü. Yaşanan tarihsel travmalar yüzünden en çok ötekileştirdiğimiz komşumuzu daha yakından tanımamızı, birbirimize aslında ne kadar da benzediğimizi gö…

Yazar: carol off
Her türlü etnik, dinî, politik ve ulusal ayrılığı aşan, evrensel bir lezzet... Sütlü, karamelli, fındıklı, fıstıklı, bademli çikolatalar... Çikolatalı pastalar, kurabiyeler, dondurmalar, sütler, renk renk paket paket bonbonlar... Küçük büyük demeden milyarlarca insanı peşinden sürükleyen bu büyüleyici tat, çoğu kişi için mutluluk kelimesinin de içini dolduruyor. Oysa inanması zor gibi gelse de, ç…

Yazar: hamdi koç
Gizli bir şey yapıyordum ve korkuyordum, karımdan, çocuklarımdan, patronumdan, arkadaşlarımdan, iş arkadaşlarımdan, kısaca bana sahip olan, hayatımı zorlaştırma, hatta karartma potansiyeline sahip herkesten, tek tek ve toplu olarak hepsinden.

