
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: thomas bernhard
1983 yılında yayımlanan Bitik Adam, Bernhardın son dönem romanlarından. Yazarın bir dostluk üçgeni ekseninde koyu bir mutsuzluğun izini sürdüğü roman, sarmal anlatımıyla okuru sarsacak bir derinlik taşıyor. Bernhardın yekpare dökümünde gene zamanlararası gelgitlerle insanın varoluşuna dokunuluyor. Dâhi Glenn Gould, onun gölgesindeki Wertheimer ve anlatıcının Salzburg Mozarteum Akademisinde başlay…

Yazar: thomas bernhard
1983 yılında yayımlanan Bitik Adam, Bernhardın son dönem romanlarından. Yazarın bir dostluk üçgeni ekseninde koyu bir mutsuzluğun izini sürdüğü roman, sarmal anlatımıyla okuru sarsacak bir derinlik taşıyor. Bernhardın yekpare dökümünde gene zamanlararası gelgitlerle insanın varoluşuna dokunuluyor. Dâhi Glenn Gould, onun gölgesindeki Wertheimer ve anlatıcının Salzburg Mozarteum Akademisinde başlay…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: thomas bernhard
1983 yılında yayımlanan Bitik Adam, Bernhardın son dönem romanlarından. Yazarın bir dostluk üçgeni ekseninde koyu bir mutsuzluğun izini sürdüğü roman, sarmal anlatımıyla okuru sarsacak bir derinlik taşıyor. Bernhardın yekpare dökümünde gene zamanlararası gelgitlerle insanın varoluşuna dokunuluyor. Dâhi Glenn Gould, onun gölgesindeki Wertheimer ve anlatıcının Salzburg Mozarteum Akademisinde başlay…

Yazar: maksim gorki
Gorki'nin önceki eserlerinde anlattığı "Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken" toplumun en geri kesimleri olan köylülük ve küçük esnafın dünyası ve işsizlerin anlatıldığı romanlarından farklı olarak bu eserinde üniversite gençliğini, yeni gelişen aydınları, işçi-patron ilişkilerini ele almaktadır. Ama bütün eserlerindeki sımsıcak insan sevgisi, insanlara güven, açık bir dille romanlaşma…

Yazar: nurulah ataç
Türk Şiirinin ve öyküsünün önemli adlarının seçme eserlerini gençlerle buluşturan Doğan Kardeş Dizisi, iki yeni kitapla deneme türüne çağırıyor okurunu… “Cânım Efendim, Bilseniz ne kadar severim “cânım” demeyi. Ca’yı şöyle uzatarak... Kısaca söylemenin de bir zevki, bir tatlılığı vardır, bilirim, ama “caaanım” demek daha hoşuma gider benim. Nasıl anlatayım? daha bir âşıkça oluyor, hani “âş…

Yazar: nurulah ataç
Türk Şiirinin ve öyküsünün önemli adlarının seçme eserlerini gençlerle buluşturan Doğan Kardeş Dizisi, iki yeni kitapla deneme türüne çağırıyor okurunu… “Cânım Efendim, Bilseniz ne kadar severim “cânım” demeyi. Ca’yı şöyle uzatarak... Kısaca söylemenin de bir zevki, bir tatlılığı vardır, bilirim, ama “caaanım” demek daha hoşuma gider benim. Nasıl anlatayım? daha bir âşıkça oluyor, hani “âş…

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: şemsettin sami
Eski geleneğin kimi kalıplarını sürdürmekle birlikte, Taaşşuku Talat ve Fitnat (Talât ve Fitnatın Aşkı), yazınımızda Batılı yöntemle yazılmış roman türünün ilk örneği olarak kabul edilmektedir. 18 yaşında yetim bir çocuk olan Talat Bey, bir yaşındayken öksüz kalan, babasını tanımayan bir kız olan Fitnata ilk görüşte âşık olur. Ancak kızı sokağa bile çıkarmayan tutucu bir adam olan babalığı tütünc…

Yazar: bülent akyürek
Roman boyunca çirkin tekliflere, rastlantılara maruz kalan soylu yazar "bir çay" imgesini savaş alanında "bir at" ister gibi tekrarlar durur. Bu imge, sermayenin vereceklerine karşılık bir derviş edasıyla direndiği bu kötü çağda, yazarın en büyük sancağı olmuştur artık. Hayata karşı ucuz talepleri vardır. Bu mütevazı hayattan beklediği, huzurlu, gönül rahatlığıyla, kendisini…

Yazar: şehbenderzâde filibeli ahmet hilmi
Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? dedim. Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı: Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın? Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına te…

Yazar: johann wolfgang von goethe
Goethe'nin dünya çapındaki klasikleşmiş eseri Faust'un kahramanı Doktor Faust (Faustus) bir hayal ürünü değildir. Kayıtlara göre Johann Faustus 1480'li yıllarda Almanya'da Knittlingen'de doğmuştur ve 1540 yılına doğru da Staufen-Brisgau'da ölmüştür. Faust'un hikayesi şöyle rivayet edilir: Faust, şeytanla arasında bir anlaşma imzalamıştır. Anlaşmaya göre, Şey…

Yazar: jose marti
Küba bağımsızlık mücadelesinin ozanı José Martí’nin ilk ve tek romanı Yalnızlık Avutmaz’da iliklerine kadar hayata saplanmış, kendi dünyalarının anaforunda dönenip duran üç arkadaşın kimi zaman trajik, kimi zaman trajikomik yaşamları anlatılıyor. Şiirsel bir anlatımın yoğun olduğu romanda Martí, kendi yazın dilinin sınır uçlarına seyahate çağırıyor okurlarını. İnsanlardaki büyüklük sevdası, mu…



Yazar: oğuz atay
Türk edebiyatının en önemli eserlerinden biri olan Tutunamayanlar'ı Berna Moran, hem söyledikleri hem de söyleyiş biçimiyle bir başkaldırı olarak niteler. Moran'a göre Oğuz Atay'ın mizah gücü, duyarlılığı ve kullandığı teknik incelikler, Tutunamayanlar'ı büyük bir yeteneğin ürünü yapmış, yapıttaki bu yetkinlik Türk romanını çağdaş roman anlayışıyla aynı hizaya getirmiş ve ona…
10/10Tutunamayanların tutunduğu bir .....!

Yazar: yaşar kemal
“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var…

Yazar: yaşar kemal
“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var…

Yazar: yaşar kemal
“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var…

Yazar: yaşar kemal
“Ben sevgiden, sevinçten söz açmak istemez miyim, delice, çılgınca, içim taşa taşa, bir sevinçten söz açmak istemez miyim? Ben sevinçli adamım. Bu dünya böyle olmasa, böyle kara, karanlık olmasa, ben sevinçten taşar coşardım. Yaradılışım karanlıktan çok aydınlığa, acıdan çok sevince... Ne çare, ne çare ki sevinmek gelmiyor elimden... Dostluktan söz açmak, ne güzel. Bir dostum var. Sıcacık eli var…

Yazar: leopold von sacher-masoch
Şimdi kalk! Ayağa kalkmayı denedim. Öyle değil! dedi, Diz çok! İtaat ettim ve o beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaç vuruşları hızla ve sertçe sırtıma, kollarıma inmeye başladı, her biri etimi kesiyordu ve yanmaya başladı, ama acılardan zevk alıyordum, çünkü taptığım, her an canımı onun için verebileceğim kadından geliyorlardı.Durdu. Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlıyor dedi, Bugün için yeterli, ama…

Yazar: leopold von sacher-masoch
Şimdi kalk! Ayağa kalkmayı denedim. Öyle değil! dedi, Diz çok! İtaat ettim ve o beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaç vuruşları hızla ve sertçe sırtıma, kollarıma inmeye başladı, her biri etimi kesiyordu ve yanmaya başladı, ama acılardan zevk alıyordum, çünkü taptığım, her an canımı onun için verebileceğim kadından geliyorlardı.Durdu. Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlıyor dedi, Bugün için yeterli, ama…

Yazar: leopold von sacher-masoch
Şimdi kalk! Ayağa kalkmayı denedim. Öyle değil! dedi, Diz çok! İtaat ettim ve o beni kırbaçlamaya başladı. Kırbaç vuruşları hızla ve sertçe sırtıma, kollarıma inmeye başladı, her biri etimi kesiyordu ve yanmaya başladı, ama acılardan zevk alıyordum, çünkü taptığım, her an canımı onun için verebileceğim kadından geliyorlardı.Durdu. Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlıyor dedi, Bugün için yeterli, ama…


