Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jean paul sartre
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransaya renk ve bütün dünyaya ses veren Jean-Paul Sartreın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel…
Yazar: ludwig von mises
Interventionism provides Mises's analysis of the problems of government interference in business from the Austrian School perspective. Written in 1940, before the United States was officially involved in World War II, this book offers a rare insight into the war economies of Hitler's Germany and Mussolini's Italy. Mises criticizes the pre-World War II democratic governments for fav…
Yazar: ludwig von mises
Interventionism provides Mises's analysis of the problems of government interference in business from the Austrian School perspective. Written in 1940, before the United States was officially involved in World War II, this book offers a rare insight into the war economies of Hitler's Germany and Mussolini's Italy. Mises criticizes the pre-World War II democratic governments for fav…

Yazar: albert camus, albert camus (albert kamyu)
Albert Camus adı, çoğu okurun aklına hemen Yabancı adlı romanı getirir. Ancak, yazarın en önemli yapıtı, aslında, Veba'dır. Keskin bir gözlem gücünün desteklediği arı bir bilinçle yazılmış olan Veba, yalnızca 20. yüzyılın değil, bütün bir insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: felaketin yazgıya dönüşmesi. Albert Camus'nün hiçbir yapıtında böylesine acı bir yazgı, böylesine şiirs…

Yazar: jean paul sartre
İkinci Dünya Savaşı sonunda Fransaya renk ve bütün dünyaya ses veren Jean-Paul Sartreın (1905-1980) yaşamöyküsünün, peş peşe sıralanmış bir reddedişler bütünü olduğu ileri sürülebilir. Tanrıyı, kurulu düzenlerin tümünü, bu arada aileyi, klasik anlamıyla edebiyatçıyı, filozofu, eylem adamını, sayısız dostlukları, partileri, kalıplaşmış düşünceleri reddettiği gibi,1964 yılında layık görüldüğü Nobel…

Yazar: jean paul sartre
Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartreın başyapıtıdır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder. Dolayısıyla önemini ve güncelliğini hâlâ korumaktadır ve hiç şüphesiz daha uzun yıllar korumaya devam edecektir. Çünkü, insan, ilk defa bu yapıtta, özgür olmaya mahkum edilmiştir...İyi okumalar!
8/10
Yazar: jean paul sartre
Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartreın başyapıtıdır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder. Dolayısıyla önemini ve güncelliğini hâlâ korumaktadır ve hiç şüphesiz daha uzun yıllar korumaya devam edecektir. Çünkü, insan, ilk defa bu yapıtta, özgür olmaya mahkum edilmiştir...İyi okumalar!

Yazar: jean paul sartre
Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartreın başyapıtıdır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder. Dolayısıyla önemini ve güncelliğini hâlâ korumaktadır ve hiç şüphesiz daha uzun yıllar korumaya devam edecektir. Çünkü, insan, ilk defa bu yapıtta, özgür olmaya mahkum edilmiştir...İyi okumalar!

Yazar: jean paul sartre
Varlık ve Hiçlik, hiç şüphesiz Jean-Paul Sartreın başyapıtıdır. Sadece Fransız felsefesi açısından değil genel olarak felsefe tarihi açısından da son büyük ontoloji denemesini temsil eder. Dolayısıyla önemini ve güncelliğini hâlâ korumaktadır ve hiç şüphesiz daha uzun yıllar korumaya devam edecektir. Çünkü, insan, ilk defa bu yapıtta, özgür olmaya mahkum edilmiştir...İyi okumalar!

Yazar: dolores cannon
Birçok insan, ölümü her şeyin sonu olan, ürkütücü ve umutsuz bir durum olarak görür, çünkü ölüm insanların varolduğunu bildikleri tek yaşamdan ayrılış demektir. Peki, gerçekten de ölüm herşeyin sonu mudur? Ölümden sonra da yaşam var mıdır? Varsa, bu nasıl bir yaşamdır? Ünlü yazar ve hipnozcu Dolores Cannon, yüzlerce kişiyi transa sokarak onları doğmadan önce bulundukları âleme, yani ölümden sonra…

Yazar: anatole france
Tanrılar Susamışlardı Fransız Devriminin terör batağına saplandığı ve kendi çocuklarını yediği dönemi anlatır. Burjuva sınıfının mutlak egemenliğini hedefleyen Robespierre, bu hedefte aralıksız işletilen giyotinlere vazgeçilmez bir görev yüklemiş gibidir. Sel gibi akan kanın bulanık akıntısından geriye kalan, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik vaadi adına bir dehşet tortusudur. Anatole France, tutku…



Yazar: anatole france
Tanrılar Susamışlardı Fransız Devriminin terör batağına saplandığı ve kendi çocuklarını yediği dönemi anlatır. Burjuva sınıfının mutlak egemenliğini hedefleyen Robespierre, bu hedefte aralıksız işletilen giyotinlere vazgeçilmez bir görev yüklemiş gibidir. Sel gibi akan kanın bulanık akıntısından geriye kalan, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik vaadi adına bir dehşet tortusudur. Anatole France, tutku…

Yazar: anatole france
Tanrılar Susamışlardı Fransız Devriminin terör batağına saplandığı ve kendi çocuklarını yediği dönemi anlatır. Burjuva sınıfının mutlak egemenliğini hedefleyen Robespierre, bu hedefte aralıksız işletilen giyotinlere vazgeçilmez bir görev yüklemiş gibidir. Sel gibi akan kanın bulanık akıntısından geriye kalan, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik vaadi adına bir dehşet tortusudur. Anatole France, tutku…

Yazar: iskender pala
Dilenciden sultana, köleden efendiye Hânım hey! Sen ki muhabbet gülistanıma revnak bağışlayanım, efendimsin. Sen ki arzum, emelim, hicranım ve elemimsin, ayrılığından dolayı yardım dilenmeye takatim yok senden, kapında kendini kaybedenlere gıptayla geçen ömrümde bir takate de ihtiyacını kalmadı artık. Sevgili eşiğinde ölene değil sağ kalana şaşmak gerekir, der bir bilge ama ben senden uzakta, aşk…







